Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Mutlu Bir Aile Hikayesi – 12. Bölüm (FİNAL)
Artık Gökçe’yi de seks hayatımın içine almıştım ve fırsat buldukça onunla da sevişiyordum. Tabi pek fırsat bulduğumuz söylenemezdi. Annem teyzeme gittiğinde beni arıyor, eczaneden apar topar çıkıp eve geliyordum ve onunla sevişip tekrar işime dönüyordum.

Bazen akşamları eve erken geliyordum ve Gökçe gelmeden önce annemle sevişiyordum. Erhan arada sırada şehir dışına çıkardı. Öyle günlerde Defne beni çağırıyor, gidip onunla sevişiyordum. Bir kere babamla birlikte de gittik hatta. Bu arada bir de erkek arkadaşım olmuştu. O da benim gibi bir eczacıydı ve tek başına bir evde kalıyordu. Tahmin edersiniz ki, onunla da fırsat buldukça sevişiyordum. Böylece stabil olmasa da eskisine nazaran daha çok sevişme fırsatı bulabildiğim bir hayatım oluyordu.

Gökçe ısrarla ailenin diğer üyeleriyle sevişmek istiyordu. Ama ben, uygun bir şekilde ailenin bütün fertlerinin birbiriyle seviştiğini açığa çıkarmanın yolunu arıyordum. Bunu direkt olarak söylemeyi çok düşündüm, sonuçta ailedeki herkesle sevişmiştim. Ama annemle babam arasında sorun olabilir düşüncesiyle bunu yapmaya cesaret edemiyordum.

Gökçe’yi de bu hayata dahil etmemin üzerinden 6-7 ay kadar bir süre geçmişti. Erhan’ın bir akrabası vefat etmişti ve taziyesi için izin almıştı. Ama Defne çalıştığı şirketten izin alamadığı için gidemeyecekti. O olaydan birkaç gün önce de oturdukları siteye hırsız girdiği için Erhan Defne’nin evde yalnız kalmasını istememişti. Bu yüzden Defne bir hafta kadar bizimle birlikte kalacaktı. Aradığım fırsatın bu olduğuna karar verdim ve harekete geçtim.

Cuma akşamı, Erhan Defne’yi bize bırakarak memleketine gitti. Akşam yemeğini evde hep birlikte yedik. Sonra çay faslına geçildi. Çayları doldururken Gökçe’yle birlikte babamın çayına Cialis, annem ve ablamın çayına ise azdırıcı damladan damlattık. Yarım saat geçtiğinde, ilaçlar etkisini göstermeye başlamıştı. Annem ve ablamın kızardığını, babamın ise penisinin kabarmaya başladığını görüyordum.

Babam bana manidar bir bakış attı, ama hiç oralı değildim. Televizyondan gözümü alamıyordum. Çok geçmeden babam “Ben yatmaya gidiyorum” dedi ve yatak odasının yolunu tuttu. Annem de peşinden… Gökçe arkalarından “Nereye gidiyorsunuz ya? Saat daha çok erken” diye bağırsa da kimsenin umrunda değildi.

Kısa bir süre sonra ablam bana mesaj atıp dildonun yerini sordu. Ben de ona dolabımdaki yerini söyledim ve o da kalkıp “Ben bir Erhan’ı arayayım, bakayım varmış mı…” dedi ve o da benim odama geçti. Defne artık kendi evinde yaşadığı için bizim evimizde bir odası yoktu.

Gökçe’yle birbirimize bakıp gülümsedik. Planımız tıkır tıkır işliyordu. Babam ve annem yatak odasına geçmiş, muhtemelen sevişmeye başlamışlardı. Defne de benim odama geçmiş, dildoyu kullanmaya başlamış olmalıydı. Gökçe’ye elimle “Sen burada bekle” diye işaret ettim ve odama geçtim. Tahmin ettiğim gibi, Defne bacaklarını aralamış, dildoyu vajinasına yerleştirmişti.

“Sude çık, Gökçe içeride. Onu kontrol et” dedi bana inleyerek.
“Merak etme, telefonuna gömüldü o. Top atsan duymaz.”
“Sude saçmalama… Ya buraya gelirse. Tek başına kaldı içerde.”
“Merak etme, gelmez.” Dedim ve eğilip doğruca vajinasını yalamaya başladım. Ağzından derin bir inilti çıktı ve itiraz etmeyi bıraktı.

İçeriden annem ve babamın seslerini duyabiliyorduk. Her ne kadar duymayalım diye seslerini kontrol etmeye çalışsalar da, buraya kadar geliyordu. Defne de ufak ufak inlemeye başlamıştı. Benim dizlerim yerde, başım yatakta ablamın vajinasına gömülü, yani doggy pozisyonundaydım. O şekilde şortumu ve külodumu çıkardım ve kendimi parmaklamaya başladım.

Çok geçmeden kapımız açıldı ve Gökçe çığlıklar atarak “Ne yapıyorsunuz siz burada?” Diye bağırdı. Defne hemen battaniyeyi üzerine çekerek örtündü, ben ortada kalmıştım. Plan gereği ben de utanmış gibi yapıyordum. Gökçe hemen ardından “Siz görürsünüz” dedi ve “Anneeee! Babaaa!” Diye bağırarak onların odasına doğru yöneldi. Defne arkasından “Gökçe oraya gitme sakın” diye bağırsa da Gökçe kapıyı açmış ve “Hiiiii!” Diye bir çığlık koparıp geri kapattı. Sonra salona dönüp ellerini başının arasına aldı ve oturdu.

Gökçe rolünü çok iyi oynuyordu. Önce benle ablamı, hemen ardından da annemle babamı iş üstünde yakalamış ve hayatının şokunu yaşamış gibi duruyordu. Oysa ki her şey, onunla birlikte yaptığımız planın parçalarından ibaretti. Üzerimizi giyindik ve salona doğru geçtik. Babam ve annem de odadan çıkıyorlardı ama babamın önündeki kabarıklığı saklaması neredeyse imkansızdı. Yine de mümkün mertebe gizlemişti ve hep birlikte salona döndük. Herkesin işi yarım kalmıştı ve evin içinde inanılmaz bir gerginlik hakimdi.

Babam: “Ne oldu kızım? Ortalığı ayağa kaldırdın?”
Gökçe: “Onlar anlatsın ne olduğunu!”
Ben: “Gökçe, biraz sakin olur musun ablacım. Abla kardeş arasında olur böyle şeyler, niye abartıyorsun bu kadar?”
Gökçe: “Ne olur abla kardeş arasında ya, delirdin mi sen abla. Baba ablamları gördüm, size söylemek için odanıza geldim ama siz de…” cümlesini tamamlamadan utanç içinde yere baktı.
Defne: “Gökçe! Sus!” Diye gürledi.
Annem: “Ne gördün kızım?”
Ben: “Gökçe sakın söyleme.”

Babam ortalığı sakinleştirmek için sakin bir ses tonuyla Gökçe’nin yanına oturdu ve ellerini tuttu. Önündeki kabarıklıktan gözümü alamıyordum.

Babam: “Gökçem, önce bi sakin olalım kızım. Bizi öyle gördüğün için özür dilerim, ama karı koca arasında böyle şeyler olabiliyor. Evet, siz evdeyken bunu yapmamız çok büyük bir hataydı, ama olmuşla ölmüşe çare yok. Şimdi sakin olalım.”
Gökçe: “Baba asıl ben özür dilerim odanıza öyle birden girdiğim için. Ama ablamları öyle görünce.”

Babam anlamıştı ve birden başını sorgulayan gözlerle bize çevirdi.

Annem: “Nasıl gördün kızım? Çatlatma insanı!”
Gökçe: “Sevişiyorlardı.”
Annem: “Hiiiii!”
Babam: “Kızım bu nasıl bir tedbirsizlik kardeşiniz içerdeyken.”

Babam bunu gayriihtiyari söylemişti ve söyler söylemez de yaptığı hatayı fark etti. O andan sonra olaylar benim planladığımdan farklı bir yöne evrildi. Aslında benim işim kolaylaştı diyebilirim. Annem çıldırmış gibiydi.

Annem: “Mehmet ne demek kardeşiniz içerdeyken. Gökçe içerde olmasa sorun yok mu yani?”
Babam: “Nuran sakin ol, öyle demek istemedim.”
Annem: “Ya ablamlar sevişiyordu diyor kız, sen diyorsun ki tedbirsizlik. Konu bu mu sence? Kızım doğru mu kardeşinizin söyledikleri? Allah sizi bildiği gibi yapsın. Sude? Hani İtalya’dan sonra bir şey olmamıştı kızım? Yalan mı söyledin bana?”

Bu kez annem sinirle ağzından kaçırmıştı bunu ve gözler önce ona, sonra bana döndü.

Defne: “Sen anneme İtalya’yı mı anlattın?”
Ben: “Evet…” dedim fısıltıyla.
Defne: “Sude nasıl böyle bir şey yaparsın?”
Babam: “Ne zaman anlattın?”
Ben: “Yunanistan’da”
Annem: “Ha babanız da biliyor yani yediğiniz haltları?”
Ben: “Evet anne, babama daha önce anlatmıştık.”

Odada derin bir sessizlik hakimdi. Bir süre herkes kafasının içinde yapbozun parçalarını birleştirdi. En sonunda annem babama dönerek konuşmaya başladı:

Annem: “Mehmet sen bu kızların seviştiğini biliyor muydun? Doğru söyle bana.”
Babam: “Biliyordum Nuran. Biliyordum.”
Annem: “Bana niye söylemedin? Böyle bir şeyi nasıl içinde tuttun?”

Babam cevap vermeden halıya bakıyordu. Birden annem acı gerçekle sarsıldı.

Annem: “Hiiii! Mehmet yoksa?”
Babam: “Evet Nuran. Aynen düşündüğün gibi.”
Annem: “Mehmet sen nasıl… Nasıl olabilir böyle bir şey?”
Babam: “Nuran büyütme meseleyi. Olan oldu, yapacak bir şey yok.”

Defne bir köşede ağlıyordu. Annem ise babama hınçla bakıyordu. Olaylar kontrolümden çıkmıştı ve birazdan çok büyük bir kriz patlayacaktı. Benim planım, annem ve babam bize kızarken her iksiyle de ayrı ayrı seviştiğimi söyleyerek iki tarafın da suçlu hissetmesini sağlamaktı. Ama şu anda annemle babam arasında bir kriz patlak vermek üzereydi. Sizlere daha önceden bahsettiğim ve olmasından korktuğum şey tam olarak da buydu. Annem babama öfke dolu gözlerle bakmaya devam ediyordu ve odada ölüm sessizliği vardı. En sonunda annem patladı ve babama doğru bağırmaya başladı. Gökçe çok büyük bir zeka örneği sergiledi ve o an doğaçlama yaparak durumu bir anda kurtardı.

Gökçe: “Yeteeer!” Diye bağırdı önce. Ortalık sessizleştikten sonra konuşmaya devam etti. “Ya ablamları sevişirken görüyorum. Size söylemek için yanınıza geliyorum, sizi de sevişirken görüyorum. Sonra bir öğreniyorum ki ablamların seviştiğini babam da biliyor üstelik babam da onlarla sevişmiş. Bir dakika, bir dakika… Anne yoksa sen? Tabi yaa… O zaman bir gariplik olduğunu anlamıştım ama anlam verememiştim. Şimdi oturdu her şey…”
Annem: “Ne diyorsun kızım sen?”
Gökçe: “Bir gün okuldan eve dönmüştüm. İçeri girdiğimde senle Sude ablam mutfaktaydınız. Ama yüzüme çok garip bakıyordunuz. Böyle saçınız başınız dağınık, yanaklarınız kızarmış, terli… Tıpkı az önce hepinizin olduğu gibi…”

Annem kıpkırmızı kesilmişti. Bense şaşkınlıkla Gökçe’ye bakıyordum. Muhteşem bir doğaçlama örneği sergiliyordu. Gökçe devam etti:

Gökçe: “Anne doğru söyle, sen de Sude ablamla seviştin mi?”

Annem sessizce halıya bakıyordu.

Gökçe: “Abla?”
Ben: “Evet ablacım, doğru, annemle seviştim.”

Defne göz yaşlarını silmiş, şaşkınlıkla bir bana bir anneme bakıyordu.

Gökçe: “Anne?”
Annem: “Duydun işte kızım.”
Gökçe: “O zaman babama niye bu kadar öfkelendin anne? Senin yaptığından ne farkı var şimdi bunun?”
Babam: “Herkes sakin olsun şimdi bakalım. Yeter bağırıp çağırdığımız. Defne kalk kızım bir su getir hepimize. Biraz sakinleşelim.”

Defne gidip içeriden bir sürahi su getirdi. Hepimiz sırayla içtik. Sonra babam tekrar konuşmaya başladı. Bu arada babamın penisi artık iyice kemik gibi olmuştu.

Babam: “Artık bu ailede gizli saklı sır yok. Herkes her şeyi biliyor. Haklı mıyım? Ben Sude’yle Defne sevişiyor. Ben her iki kızımla sevişiyorum. Nuran, sen Sude’yle sevişiyorsun. Bu gece de Sude bizi ilaçladı. Doğru mu kızım? Sonra da Gökçe’ye yakalandık. Eksik bir şey var mı?”

Herkes sessizce babamı dinliyordu. “Eksik bir şey kaldı mı kızlar?” Diye tekrar sordu. Kimseden ses çıkmamıştı yine.

Babam: “Kızım çocuk mu kandırıyorsunuz siz? Gökçem, güzel kızım benim. Senin yaşadığın şoku yaşayan bir çocuğun şu anda evde taş üstünde taş bırakmaması lazımdı. Sen de bu işin içindesin değil mi kızım?”

Babam gerçekten çok zeki bir adamdı. Gökçe de ben de kıpkırmızı kesilmiştik. Babam kaldığı yerden devam ediyordu:

Babam: “Sude, kızım kardeşinle de seviştin değil mi? Bu geceyi de ikiniz organize ettiniz.”

Gökçe kıpkırmızı olmuştu. Bense kikirdemeye başladım. Annem ve Defne şok olmuş gözlerle bizi izliyorlardı. Kalkıp babamın yanına oturdum ve ona sıkı sıkı sarıldım. Sonra gidip anneme sarıldım. Annemi dudaklarından öperek “Annem benim, güzel annem. Bu ailede herkes birbiriyle çok mutlu.” dedim. Sonra kalkıp babamın dudaklarından öptüm. Sonra gidip Gökçe’yi, en sonunda da Defne’yi öptüm.

Odada hala çıt çıkmıyordu. Babamın önündeki çadır artık iyiden iyiye belirginleşmişti. Gidip önüne diz çöktüm ve pijamasını çekiştirdim. Odadaki herkes dik dik bana bakıyordu. Kimseyi umursamadan babamın penisini pijamasından dışarı çıkardım ve ağzıma aldım. Annem, ablam ve kardeşim gözlerini bile kırpmadan bizi seyrediyordu.

Defne de annem de ilacın etkisi altındalardı ve önlerindeki manzaraya da çok fazla dayanabilecek gibi değillerdi. Defne annemin yanına gitti ve boynuna sarıldı. Annem de ona sarıldı ve onların da dudakları kenetlendi. Gökçe şimdi bir yanda ablamla annemin öpüşmesini, diğer yanda benim babama yaptığım oral seksi izliyordu. Ürkek bir şekilde yanımıza yaklaştı ve babamın yanına oturdu. Babam ona doğru döndü, Gökçe korkarak babamın dudaklarına uzandı. Babamsa gayet iştahlı bir şekilde küçük kızının dudaklarına yapıştı.

Ben babama oral seks yaparken, babam da Gökçe’yle öpüşüyordu. Daha fazla dayanamadım ve bir çırpıda üzerimdeki her şeyi çıkartıp babamın kucağına oturdum. O şekilde babamı içime almaya başladım. Yüksek sesle inliyordum, annem donuk gözlerle bize bakıyordu. Kocası gözlerinin önünde öz kızlarını beceriyordu. Bir diğer kızı kocasının dudaklarına yapışmış, en büyük kızı ise o sırada kendisini soymaya çalışıyordu.

Çok geçmeden o salonun ortasında hepimiz çırılçıplaktık. Ben yerde sırtüstü yatıyordum. Gökçe benim yüzüme oturmuş ve vajinasını bana sunmuştu. Babam benim içime sertçe girip çıkıyor, bir yandan da Gökçe’nin göğüslerini yalıyordu. Ablam ve annemse 69 pozisyonunda birbirilerini yalıyor, boşaltmaya çalışıyorlardı.

Annem ve ablamın iniltileri orgazmın ipuçlarını vermeye başladığında “Sizi Gökçe boşaltsın” dedim nefes nefese. “Ama yatak odasına geçin. Ortalık biraz kirlenebilir.” Gökçe mesajı almıştı ve koşarak annemi ablamın üzerinden kaldırdı. Oracıkta annemin dudaklarına yapıştı, sonra da ablamla öpüşerek salondan ayrıldılar.

Salonda babamla ikimiz kalmıştık ve babam sertçe içime girip çıkıyordu. Bir yandan nefes nefese inlerken, diğer yandan konuşuyorduk:

“Kızım neler yaptın sen bize böyle.”
“Ahh, çok… iyi… yaptım… babacım…”
“Çok iyi yaptın Sudem.”
“Gökçe… de… seninle…. yatmak… ahhh… istiyor… babaa… ahhhh… babammm.”
“Gökçe bakire değil mi?”
“Bakire… ama… ahhh… senin…. onu… oooohh… bozmanı…. istiyor… babacıımmm.”
“Kızım daha çok erken değil mi?”
“Değil… baba… ben… senin… tadını… çok… aaaaaahh… çok… geç… aldım… ooooh… Gökçe… erkenden… oooohhh…”
“Tamam kızım, anladım. Annenle de konuşuruz, ona göre karar veririz.”
“Ooooohhhh, daha derin baba, ooooh daha derine.”

Çok geçmeden babam içime boşaldı ve bana sehpanın üzerinden bir peçete verdi. Peçeteyle vajinamdan dökülen spermleri temizledim. Sonra babamla birlikte yatak odasına geçtik. Yatak odasına girdiğimizde Defne adeta cansız yatıyor, Gökçe ise annemi yatırmış vajinasını deliler gibi yalıyordu. Annem delirmiş gibiydi adeta. Çok geçmeden annem de çığlık çığlığa boşaldı. Defne de annem de fışkırarak boşalmışlardı. Gökçe bu işte gerçekten çok iyiydi.

Artık bu mutlu ailemizde gizli saklı kalmamıştı. O hafta sonu defalarca seviştik. Annemin de onayını aldıktan sonra babam Gökçe’nin bekaretini aldı. Babamın elinin altında artık istediği zaman becerebileceği dört ateşli kadın vardı. Ama dikkatimden kaçmayan bir şey vardı ki, babam en çok Gökçe’yi istiyordu. Gökçe de sürekli babamın altına yatmak istiyordu. O güne kadar lezbiyen olduğunu zanneden küçük kardeşim, babamın penisini içinde hissedince tam bir penis delisi olmuştu.

O günden beridir bu mutlu aile tablomuz devam ediyor. İsteyen, istediği zaman, istediği aile ferdiyle istediği yerde sevişiyor. Mutlu, sportmen ve fit bir aileye dönüştük. Defne çoğu zaman bu mutlu ailenin dışında kalıyordu. Bu durumdan çok hoşnut olmadığı her halinden belliydi. Ama Erhan’la evlilikleri de çok uzun sürmedi zaten. Bütün ailenin birbiriyle seviştiği o muhteşem tarihten yaklaşık bir yıl sonra boşandı ve baba evine geri döndü.

Bu seks dolu günler, apartman hayatı yaşamamızı da imkansızlaştırmıştı. Memlekette birkaç tane evimiz vardı. Babam bu evleri satarak İncek taraflarında bir villa aldı. Tıpkı küçükken yaşadığımız ev gibi, dışarıdan görülmesi ve duyulması imkansız bir villada yaşamaya başladıktan sonra artık her şey bizim için daha güzel olmuştu.

Bu arada, bir görüşmemizde Sinem’e tüm bu olanları anlattım. Adeta çıldırmıştı. Benden taktikler istedi ve önce küçük kardeş Selen’i, sonra da teyzemi azdırarak sevişmeye başladı. En sonunda annesiyle ve kardeşiyle bir olup eniştemi de yoldan çıkardılar ve onlar da bizim gibi mutlu bir aile oldular. Tabi ki bu söylediklerim öyle pat diye olmadı, tüm bu süreç iki yıldan daha fazla sürdü.

Bir hafta sonu, teyzemler ailece bize geldiler. Bizim ailenin birbiriyle seviştiğini sadece Sinem; onların seviştiğini ise sadece ben biliyordum. İki aile oturmuş gayet normal bir şekilde muhabbet ederken, birden dayanamadım ve yanımda oturan Sinem’in dudaklarına yapıştım. Herkes şaşkınlıkla bize bakıyordu, ama hiç durmaya niyetim yoktu. Orada eniştem ve teyzemin gözü önünde Sinem’le deliler gibi öpüşüyordum. Birkaç dakika içinde herkes sırrını açığa çıkardı. Selen, yıllardır kardeş gibi büyüdüğü Sinem’le, annem ise öz kardeşi teyzemle çılgınlar gibi öpüşüyordu. Defne bir babamın, bir eniştemin penislerini yalıyordu.

O gün iki aile çılgınlar gibi birbirimizle seviştik. Herkes herkesle sevişiyordu, sevişmeyen hiçkimse kalmadı. Bir ara eniştem annemi, babam ise teyzemi kanepeye dört ayak pozisyonuna getirmiş arkalarından girip çıkarken; annem ve teyzem deliler gibi birbirilerini öpüyordu. Hemen ablamın yanına gittim. O sırada Gökçe’yle ateşli bir sevişmenin ortasındaydı. Onu kaldırıp babamların yanına götürdüm ve göstererek “Gördün mü? Tıpkı İtalya’daki gibi. İki kardeş, bir yandan vajinalarına girip çıkan penislerin keyiflerini tadıyor, bir yandan birbirilerinin dudaklarına doyuyor.” dedim.

Defne ise dudaklarıma yapışarak “Seni engellemek için o kadar uğraşmama rağmen vazgeçmediğin için teşekkür ederim” dedi.

Bu pozisyonu farklı farklı şekillerde tekrar tekrar yaşadık. Babam beni, eniştem ablamı becerirken; babam Sinem’i, eniştem beni becerirken; babam Selen’i, eniştem Gökçe’yi becerirken… Olabilecek tüm kombinasyonları denedik. İki erkek, önlerindeki yedi kadını olabilecek her pozisyonda beceriyordu.

Bu mutlu aile hayatımız hala devam ediyor. Annem ve babamı bir trafik kazasında kaybettik. Gökçe de tıpkı benim gibi bir eczacı oldu ve babamın eczanesini artık o işletiyor. Teyzemler de bizim villamıza taşındılar. Hep birlikte mutlu bir aile olarak yaşamaya devam ediyoruz. Hiçbirimiz evlenmedik, evlenmeye de niyetimiz yok. Arada erkek arkadaşlarımız oluyor, bir süre takılıp sonra ayrılıyoruz. Tabi ki dikkat çekmemek için. Ancak evde kaldığımız hakkında konuşulanları da duyuyoruz. Umrumuzda mı derseniz, değil tabi ki…

Bazen eniştem bizim gibi azgın 6 tane kadınla baş edemediğinde “Ah be bacanak, çok erken gittin. Yalnız bıraktın beni bu kadınlarla” diye iç çekiyor. İşte böyle… Benim hayat hikayem bu…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

 Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


bursa escort kocaeli escort bursa escort eskişehir escort bursa escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort canlı bahis illegal bahis illegal bahis kaçak bahis canlı bahis illegal bahis sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan ümraniye escort bayan webmaster forum