Kayınpederim tecavüz etti…

Kayınpederim tecavüz etti…

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kayınpederim tecavüz etti…
Ben Gül. Kumral, yeşil gözlü, gerçekten çok çekici ve güzel bir kadınım. Beş yıldır evliyim. Eşimin ailesiyle ailecek tanışıyorduk. Biz evlenmeden on yıl önce babası ölmüş, annesi tekrar evlenmişti. Evlendiği adam da benimle aynı kuruluşta çalışıyordu. Benim şefim konumundaydı.

Kayınpederim üvey olmasına rağmen beni çok sever üzerime toz kondurmazdı. Bana duyduğu ilginin, bir kayınpederin gelinine duyduğu ilgiden çok daha farklı olduğunu daha sonraları anlayacaktım.

Kocam benden beş yaş büyüktü. Biraz pasif, edilgen bir kişiliği vardı. Hiçbir şeyime karışmaz, hiçbir yaptığıma karşı çıkmaz, her istediğimi yapmak için çırpınırdı adeta… Belki de onunla evlenmeyi kabul etmemin nedeni de bu huylarıydı.

Sözümü geçirebileceğim, beni ezmeyecek, baskılamayacak biri olması hoşuma gitmişti. Kendi ailemde gördüğüm baskılar ve kısıtlamalardan bir an önce kurtulmak, evlenip rahat etmek istemiştim.

Evlendikten sonra öğrenebildim. Kocamın pasifliği sadece bana karşı değilmiş. Küçük bir çocukken babasının ölümü, annesinin eve getirdiği üvey babanın sertliği, disiplini, dayakları onun gelişim çağında kişiliğini etkilemişti.

Sessiz bir kadıncağız olan annesiyle beraber, üvey babanın sözünden çıkamayan, karşı gelemeyen, ürkek, korkak bir insan olup çıkmıştı. Benim ailemden kaçmam gibi o da evliliğimizi, beni sığınılacak bir liman olarak görüyordu.

image
Maddi durum nedeniyle ayrı eve çıkamamıştık. Hayli geniş olan ailesinin evinde hep birlikte oturuyorduk. Kayınpederimin kendini sadece bana göstermeyen ama varlığı hissedilen otoritesi, aileyle ilgili her kararda onun egemenliği evin içinde hüküm sürüyordu.

Akşam yemeği yenildikten sonra gece çekildiğimiz, baş başa kalabildiğimiz yatak odamız, bizim kurtarılmış bölgemiz gibiydi kocam için… Yatakta uykumuz gelene kadar sevişir, konuşurduk.

Bana üvey babasının yaptıklarını, eziyetlerini anlatırdı. Bense anlattıklarına hayret eder, şaşıp kalırdım. Sert görünüşlü de olsa, bana bir prensesmişim gibi davranan yakışıklı kayınpederimin yaptığı şeylere inanamazdım.

Kocamın en büyük tutkusu benim ayaklarımdı. Nedense ayaklarıma bayılıyordu. Özellikle nişanlı olduğumuz dönemde, onunla fazla ileri gitmeden sevişirken, o sürekli olarak ayaklarımla ilgilenirdi. İlk önceleri biraz garibime gidiyordu ama sonraları diğer huyları gibi buna da alıştım.

Ben her şeye razı seks için kıvranırken onun ayaklarıma kapanması, dakikalarca ojeli ayak tırnaklarımı, parmaklarımı yalaması, tek tek ağzına sokup emmesi hoşuma bile gidiyordu diyebilirim.

image
Bekaretimi bozmadan ayaklarımı severek orgazm olması, beni de oral seksle rahatlatması işime geliyordu tabi… Evlendikten sonra da aynı huy devam etti. Yaz veya kış, çoraplı bacaklarım, ojeli ayaklarım onun vazgeçilmez ön sevişmesiydi. Fazla büyük olmayan erkekliğini bu şekilde kaldırıp dakikalarca ayaklarımla oynaşıyordu.

Önümde diz çöküyor, bir köpek yavrusu gibi diliyle yalıyor, yalıyordu. Yalaya yalaya ıslattığı ayaklarımın arasında sikini bana okşattıktan sonra sıra benim istediklerime geliyordu. Eh, hoşuma gidiyordu ne yalan söyleyeyim… Kocamın, bir erkeğin önümde diz çökmesi, ona emir verebilmek, verdiğim emirleri köpek gibi yerine getirmesi…

Yere yatıyor, çoraplı ayaklarımla üstüne çıkarttırıyor, bastırtıyor, ezdiriyordu. Islak dili ayak parmaklarımda dolaştıkça ben de kendimden geçiyordum zaten… Bütün bunlardan sonra ben dayanamayacak hale gelince içime giriyor, beni tatmin edebiliyordu.

image
Böyle böyle aylar geçti. Artık evliliğe, kocama, ailesine alışmıştım. Bir gece eşim çok gecikmiş, evde herkes yatmıştı. Ben de geceliğimle salonda oturmuş kocamı bekliyordum. Kocam gelmeden salona kayınpederim geldi ve karşıma oturdu. Sohbet etmeye başladık. Havadan sudan başladığımız sohbetin konusu değişti sonra…

Üstümdeki gecelik biraz kısaydı. Bacaklarım meydanda, göğüs dekoltesi de fazlaca olduğundan memelerimin nerdeyse yarısı dışarıdaydı. Gözleri avcı kuş gibi üstümde dolaşıyordu. Lafını kesip kalkamadım, kısa geceliğimi ne kadar çekiştirsem de çıplaklığımı örtemedim.

Laf lafı açtı. Bana oğlunun ne kadar aptal, pısırık olduğunu anlatmaya başladı. Önceleri bu sözlere pek bir anlam verememiştim. Ama sonra konuyu değiştirip birden benden söz etmeye başladı.

Bana çok güzel, hoş, seksi bir kadın olduğumu ve bir kadında aradığı bütün özellikleri bende bulduğunu söylüyordu. Tanrım, kulaklarıma inanamıyordum. Üvey de olsam, hiç çekinmeden, yüzüme karşı seksiliğimden bahsetmesi… Şok olmuştum, donup kaldım, hiç bir şey söyleyemedim.

Üstünde eşofman vardı. Önünde de kocaman bir kabarıklık… Adeta iri bir salatalık büyüklüğündeki o tümseği bana göstererek gözüme sokar gibi okşuyordu. Gözlerimi kaçırmaya, bakmamaya çalışsam da bakılmayacak gibi değildi. Büyülenmiş gibi gözlerim ik**e bir adamın orasına gidiyordu.

image
Sonunda kalktım, yarı çıplak gecelik halimle, koşarak odama gittim. Kapımı kapatıp soluk soluğa arkasına yaslandım. Yüzüm kıpkırmızı, nefes alamıyordum. Biraz sakinleşince kendimi yatağa attım. Bir süre sonra da kocam gelip yattı.

Bütün gece, gözlerim tavana dikilmiş vaziyette, kocam yanımda horlarken ben gözümü kırpmadım. Kayınpederimin söyledikleri kulaklarımda çınlıyor, bana iştahla, arzuyla bakan gözleri, adeta bir patlıcan büyüklüğündeki kabarıklığı gözümün önünden gitmiyordu.

Kocama o geceyle ilgili hiç bir şey söyleyemedim. Aynı yerde çalıştığımız için maalesef bütün gün onunla beraber olmak durumundaydım. O günden sonra kayınpederim bulduğu her fırsatta beni biraz daha fazla sıkıştırmaya başladı. Adeta yalanarak beni izliyordu. Kocamla seviştiğimiz gecelerin sabahında anlamlı anlamlı gülümseyerek akşam sanki bizi izlediğini anlatmaya çalışıyor, bir punduna getirip imalı lastikli cinsel şeyler konuşuyordu benimle…

“Sakın yorgunum diye kaytarmaya çalışma.” diyor, sonra da parmağını bana uzatıp kocamın gerçekten de pek büyük olmayan organını ima ederek “Kısrak gibi kadınsın. Şu kadarcık bir aletin seni yoramayacağını biliyorum” diyordu.

Bu imalı sözleri işitince benim utançtan yüzüm kızarıyordu. Kayınpederimse yüzümün kızarıklığını gördükçe gevrek kahkahalar atıyordu. Zaman zaman beni ne kadar çok sevdiğini söylüyordu. Benimle olmak için her şeyi yapabileceğinden bahsediyordu. Aramızdaki neredeyse yirmi yıllık yaş farkını, gelini olmamı hiçe sayıyordu.

Bir süre sonra kocamın bir başka şehre tayini çıktığında deliler gibi sevindim. Kayınpederimden, bana yaşattığı, sessizce katlanmak zorunda bıraktığı cehennem hayatından kurtulacağım için çok mutluydum. Benim de eş durumundan tayinim aynı şehre yapıldı ve hemen onların evinden ayrıldık.

image
Yeni şehirde her şeye baştan başlamıştık adeta… Artık evimizde kocamla başbaşaydık ve dilediğimiz gibi yaşayacaktık. Arada bir kayınpederim aklıma gelmiyor da değildi… Sanki aylarca korkarak yaşayan ben değilmişim gibi…

Bazen kocamla sevişirken gözlerimi yumuyor, kayınpederimin önündeki kabarıklığı gözümün önünde canlandırıyordum. Üstümde gidip gelen kocamın yerine onu hayal ediyor, içimdeki şeyin onun koca siki olduğunu kuruyordum.

Kocamın ayak fetişi gibi bu da benim sırrım, kocama söyleyemediğim fantezimdi. Bu hayallerle coşuyor, kendimden geçiyordum. Zavallı kocam da beni bu hale getirenin kendisi olduğunu zannediyor, güya bana söylemese de erkekliğiyle gururlanıyordu.

Ah, bir bilse… Onun bana verdiği şeyle doymadığımı… O boşaldıktan sonra dönüp uyurken, benim gözlerimi kapatıp kendimi okşadığımı… Kocam yanımda horlayıp dururken ne hayaller kurduğumu… Geceliğimin üstünden memelerimi, kasıklarımı okşayan ellerin kayınpederimin elleri olduğunu… Amımı klitorisimi parmaklarken ne porno filmler çevirdiğimi…

Eski evimizde, evin her yerinde beni sıkıştıran kayınpederimin bana zorla tecavüz ettiği, her türlü pozisyonda beni becerdiği, altında inim inim inlettiği senaryolarıyla orgazma ulaştığımı… Dudaklarımı ısıra ısıra, ses çıkarmamaya, kocamı uyandırmamaya çalışırken nasıl sarsıldığımı bir bilse…

image
Aradan altı ay geçmişti. Bir akşam kocamın, üvey babasının bir iş için şehre geleceğini ve bizde kalacağını söylemesiyle şok oldum. Tanrım kabus başlıyordu… İçimden onun her şeyi unutmuş olmasını diliyordum.

Geceleri kurduğum fanteziler sadece orgazm olabilmek içindi, bana aitti. Gerçek hayatta ödüm patlıyordu böyle şeylerden… Kayınpederimin beni sıkıştırmaları, sikecek gibi bakışları, seksüel imaları aklıma geldikçe korkudan ter basıyordu.

Ertesi akşam kocamla birlikte geldiler. Doğrusu, elindeki çiçek demeti aramızda olan biteni bana unutturmaya yetmişti. Yemekte bana bir centilmen gibi davranıyor, hak etmediğim iltifatları birbiri ardına sıralayarak yüzümü kızartıyordu. Yemekten sonra kahvelerimizi içerken bana bir de armağan getirdiğini söyledi. Cebinden küçük bir kutuyu çıkarıp bana

“Biricik gelinime ufak bir armağan” diyerek uzattığında heyecandan kalbim duracak gibi oldu. Kutunun içinde küçük bir zincir vardı. Ben zinciri bileğime takmak istediğimde beni engelledi,

“Hayır, hayır… Halhal bu… Ayak bileğine takacaksın” diyerek kocamdan bana yardım etmesini istedi. Kocam önüme diz çöküp titreyen elleriyle zinciri ayak bileğime takarken, içimi garip bir heyecanın kapladığını ve altımın ıslandığını hissettim. Ben kekeleyerek,

“Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum!…” demeye çalışırken o, gözlerinde aylar öncesinden hatırladığım garip pırıltı ile bana,

image
“Sen nasıl teşekkür etmen gerektiğini bilirsin” dedi. Sonra da gözlerini ayaklarımdan ayıramayan kocama dönüp, “Nasıl, halhal gelinimin güzel ayağına yakıştı mı?” diye sordu.

“E… Evet…” diye yutkunarak kekeledi kocam… “Çok yakıştı, çok güzel oldu.” derken bir yandan da sertleşerek pantolonunun önünden belli olan organını elleriyle saklamaya çalışıyordu. Bütün akşam boyunca halhalıma baktı durdu.

Neden sonra yatak odamıza girdiğimizde, kocam hemen önüme diz çöktü, zincirli ayağımı yalamaya başladı. Ardından da deliler gibi seviştik. O her zamanki gibi erkenden işini bitirip uykuya daldı, ben de banyoya girdim.

Küvete su doldurdum. Bir havluyu yastık yapıp ılık suyun içinde kendimle oynayarak boşaldım ve o rahatlıkla, boşalmanın verdiği rehavetle kalkıp yatak odasına gitmeye üşendim, kendimi uykunun kollarına bıraktım.

Ne kadar uyuduğumu bilmiyorum. Gözlerimi açtığımda korkudan ölebilirdim. Karşımdaki aynadan banyo kapısında birisinin olduğunu gördüm. Korkuyla başımı çevirdim. Aman Allahım, oydu…

image
Kayınpederim, sertleşmiş sikini okşayarak aç gözlerle beni seyrediyordu. Hışımla küvetten çıkıp havluya sarıldım ve avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım. Bir hamlede havluyu çekti ve ağzımı kocaman eliyle kapadı.

“Bağırma Gül…” dedi. “Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Benim olmanı istiyorum. Şimdi uslu dur. Benimle zevk alarak sevişmeye bak, yoksa senin için kötü olur…”

O sırada kocam içeri girmiş, şaşkınlıktan dona kalmıştı. Karısı çırılçıplak ve ıslak, üvey babasının sımsıkı sarılmış kollarında çırpınıyor, kurtulmaya çalışıyordu. Kayınpederim,

“Geldin mi bok herif?” dedi. Kocam şaşkınlıktan ağzını açamıyordu.

“Ne…? Ne yapıyorsun baba?” diye kekeledi sonunda…

“Ne yaptığımı görmüyor musun, salak? Senin seksi karını becermeye çalışıyorum. Ama çırpınıp duruyor orospu… Şimdi senin gözlerinin önünde karına tecavüz edeyim de gör bakalım” diye bağırdı. Beni bırakmadan banyo kapısına gidip kapıyı kilitledi, anahtarı cebine attı.

Tecavüz sözcüğü aklımı başımdan almıştı. Geceler boyunca onun bana zorla tecavüz ettiği fanteziler kurmuştum sürekli… Kapının yanında hareketsiz kalmış, banyonun içinde iki erkeğin yanında çırılçıplak, çıplaklığım aklıma gelmeden, şaşkın gözlerle onlara bakıp duruyordum. Kocam

“Baba…? Ne oluyor, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler gevelemeye çalışırken kayınpederim kocama aniden müthiş bir tokat attı. Osmanlı tokadı gibi sert şamarın sesi banyoda yankılandı.

“Sus ulan pezevenk… Siktirtme kendini bana ibne… Sesini çıkarmadan dur, yoksa gebertirim seni…” diye hırladı.

Neye uğradığını şaşıran kocam eli kızarmış yanağını ovalayarak baka kalmıştı. Adam sert hareketlerle gitti, çamaşır makinesinin uzatma kordonu olarak kullandığımız ince elektrik kablosunu eline aldı. Kocama,

“Soyun ibne…“ dedi öfkeyle… “Çırılçıplak soyun hemen…”

Tokadın etkisiyle iyice şaşkınlaşan kocam üstündeki eşofmanları iç çamaşırlarıyla beraber sıyırdı. Önünü kapamaya çalışarak banyonun ortasında dikildi. Merakla bekliyordum ne olacağını… Kayınpederim elindeki kabloyla kocamın ellerini arkasından bağlamaya başladı.

O anda büyük bir ikileme düştüğümü fark ettim. Bir yanda alacağım o muhteşem zevk, diğer yanda da tecavüze uğrayacak olan bedenim, onurum, değer yargılarım ve önümde üvey babasından dayak yiyen kocam vardı. Yaprak gibi titriyordum heyecandan… Gözlerim faltaşı gibi olan biteni izliyordum.

Kayınpederim kocamın ellerini bağladıktan sonra artan kablo ile onu makinenin musluğuna sıkıca bağladı. Kocam zor duyulur bir sesle

“Ama baba…” diyebildi. Yine aynı sertlikle karşılaştı. Bu kez elinin tersiyle diğer yanağına yedi tokadı… Gözlerinden bir damla yaş süzüldüğünü görünce içimden acımak geldi. Artık ses çıkarmaya cesareti kalmamıştı kocamın… Benim de tabi…

“Çeneni kapa eşek herif… Gözlerini aç ve karının ırzına nasıl geçiyorum seyret…” dedi.

Aniden bana dönüp dudaklarıma yapıştı ve beni öpmeye çalıştı. Bense kendime geldim, karşı koymaya çalıştım. Ama ne mümkün… Sırtımı Hilton lavaboya dayamış, ahtapot gibi sarılmıştı çıplak bedenime… Kurtulmak mümkün değildi. Yine de çırpınırken bir şey fark ettim.

Öylesine tatlı ve sıcak öpüyordu ki… Ahtapot deyimi tam ona göreydi. Bir yandan sarılmış öperken, bir yandan memelerimi okşuyor, önündeki sertlik kasıklarıma baskı yapıyordu. Yavaş yavaş içimde bir şeyler erimeye, ateşim yükselmeye, direnmeyi bırakmaya başladım. Öyle bir an geldi ki, tüm değer yargıları, tüm ahlak kuralları alt üst olmuştu.

image
Dudaklarımı bıraktı, bir adım geriye çekildi. Birkaç dakika hiç konuşmadan beni seyretti. Ellerim ve kalçalarım lavaboya dayanmış vaziyetteydim. Dizlerim titriyordu, dayanıp destek almasam düşecek gibiydim. Körük gibi nefes almaya çalışıyordum. Uçları sertleşmiş memelerim inip kalkıyordu. Çenemi tuttu, başımı yukarıya kaldırdı.

“Gözlerime bak Gül…” dedi yumuşak bir sesle… Az önceki sertliğinden eser yoktu sesinde… Baktım, o bir çift kahverengi göz sıcaklık, sevgi ve kararlılık doluydu. İnanamıyordum.

“Seni bütün kalbimle sevdiğime inanmanı istiyorum” diyordu.

Bana daha sıkı sarılıp yeniden öpmeye başladı. Bir an kocamla göz göze geldik. Suçluluk duygusu içindeydim. Onun gözlerinde ise çaresizlik, ama daha çok belirgin bir onaylama vardı sanki. Beni kucağına alıp küvetin içine koydu. Banyo süngerini alıp her yerimi sabunlamaya başladı. Ellerinin dolaştığı her yer alev alev yanıyordu sanki.

“Sen harika bir kadınsın. Göreceksin seni çok mutlu edeceğim” diyordu köpükleri bedenimin her yanına okşarcasına dağıtırken…

Öğrenmiştim artık… Onun bana sertliği sadece bir oyun, bir fanteziydi. Her zaman hayalini kurduğum tecavüz fantezim gerçek olacaktı biraz sonra…

image
Gözlerimi kapatıp kendimi ılık suya ve onun sıcak ellerine bıraktım. Hiç bitmesini istemiyordum ama kısa sürdü. Beni çıkarıp duruladı. Havluyla kuruladı. Güçlü kollarıyla tüy gibi kaldırıp kucağına aldı sonra… Beraber banyodan çıktık. Biz çıkarken kocam bir şeyler söylemek istedi. Kayınpederim ona,

“Merak etme, senin önünde yapacağım onu…” dedi.

Beni yavaşça yatağa uzatıp tekrar banyoya gitti ve çıplak kocamı getirdi. Elleri hala bağlıydı. Sonra onu odadaki sandalyeye oturttu. Kablonun sarkan ucuyla bu kez sandalyeye bağladı sıkıca… Yanıma geldi. Ayakta durup bir süre çıplaklığımı seyretti. İçimdeki korkunç istek ve utanç duygularıyla kıvrandım yatağın üzerinde çırılçıplak…

Eğildi sonra, yanıma oturup elleriyle her yerimi okşamaya başladı. Göğüs uçlarım kabarmış, bir gül tomurcuğunu andırıyordu. Parmaklarıyla sıkıştırıp beni bağırttırdı. Sonra acımın geçmesi için kendini affettirmek ister gibi dudaklarının arasına aldı. Yavaş yavaş ısırıyor ve emiyordu.

Bu adam seks konusunda çok ustaydı doğrusu… Bana müthiş zevk veriyordu. Göğüslerimden karnıma oradan göbeğime indi, diliyle göbeğime bastırıyordu. Başını bacaklarımın arasına gömdü. İçinden zevk suları akan amıma dilini sokup çıkartıyordu.

image
Bir süre sonra klitorisimle oynayıp duran ıslak dilinin sıcaklığına dayanamadım, boşaldım. Kasıldığımı fark edince ağzını iyice dayadı. Akan sularımın hepsini emdi. Kendimi çekmeme izin vermiyordu. Daha sonra soyunmaya başladı. Pantolonunu çıkardığında hayretten küçük dilimi yutacaktım.

Kocam doğal olarak üvey babasına hiç çekmemişti. Adamın siki o güne kadar gördüğüm en büyük aletti. Muhteşem görünüyordu. İştahım kabardı, onu ağzıma almak için dayanılmaz bir istek duydum. Ama onun da coşmasını istiyordum. İnce, titrek, korku dolu bir sesle,

“Hayır… Lütfen babacım… Onu almak istemiyorum. Beni çok korkutuyor…” diyerek inledim. O ise sert bir sesle

“Yatağın kenarına otur ve ağzını aç bakayım…” diye emretti.

Dediğini yaptım. Yatağın kenarına oturup ağzımı iyice açtım. Yaklaştı ve köküne kadar ağzıma girdi. Sıcaktı, ateş gibiydi. Hiç bırakmak istemiyordum. Hemen yanımızda, sandalyenin üzerinde kıvranan elleri arkasından bağlı kocama,

“Mmmm… Gördün mü ibne herif? Karını ağzından yapıyorum…” dedi. Tanrım bu adam beni delirtecekti. Hafif hafif, canını yakmadan sikinin gövdesini ısırdım, yaladım… Çok zevk alıyordu.

“Ohh… Karının ağzını yapıyorum… Güzel karının ağzını sikiyorum… Ooohhh….” diye inliyordu.

Kasıldığını hissettiğimde iyice soktum ağzıma… Saçlarımı tutmuş, ağzımda iyice büyüyen sikini sokmaya çalışırken genzime ılık sıvısının fışkırdığını hissettim. Yutkunarak mideme gönderdim spermlerini… Aletinin üstünde kalanları da büyük iştahla yaladım, tertemiz yaptım.

image
Tekrar yatağa uzandım. O da yanıma uzandı. Kocam da epeyce sertleşmiş, sandalyenin üstünde kıvranıp duruyordu o da… Kayınpederim,

“Şimdi sıra sende kaltak…” diye tekrar emir verdi. Sesindeki sertliğe rağmen gözlerinin içi gülüyordu. Anlamıştım, tecavüz oyunumuz devam edecekti. Yine ince, titrek sesimle, ölümüne korkmuş gibi yaparak adama yalvardım,

“Ne sırası babacım? İstediğini yaptım işte… Sikini yaladım, emdim, boşaldın. Spermlerini bile yuttum. Yarağını tertemiz yaptım. Acı artık… Bırak bizi…”

“Bırakmak mı? Seni sabaha kadar sikicem yavrum… Sabaha kadar tecavüz edeceğim sana… Evlendiğin, eve geldiğin günden beri bunun hayalini kurdum ben… Kolay kurtulamazsın benden… Hadi kalk, tekrar kaldır şunu…” Çaresizce kalktım, üzerine çıkıp her yerini, bütün bedenini dilimle gezindim, yaladım.

“Karın neler yapıyor bak” dedi oğluna… Az önce boşalan siki ellerimin arasında, dilimin altında tekrar eski sertliğine kavuşmuştu. Taş gibiydi…

“Nasıl da güzel yalıyor… Ohhh, yavrum benim… Yavru kekliğim… Bıldırcınım… Çıtır çıtır yemek istiyorum seni… Yala… Güzel güzel yala… Taşaklarımı da yala…”

image
Her dediğini yaptım, her emrini yerine getirdim. Boydan boya, ucundan taşaklarına kadar yaladım, emdim, somurdum. Sonunda saçlarımdan tutup damar damar olmuş sikini benden kurtardı. Yatağa fırlatıp attı. Darmadağın olmuş, uzun sarı saçlarımla, kayınpederimin sikini yalamaktan ıslanmış dudaklarımla yatağın üstünde kalakaldım.

Memelerimin uçları parmak gibi olmuş, amımdan sular akıyordu. Vücudumun her zerresinden şehvet akıyor, bir an önce sikilmek istiyordum. Amımın dudakları kan hücumuyla şişmiş, kabarmış, istekle açılıp kapanıyordu.

Sert hareketlerle, hırpalayarak beni altına çekti. Akşam altın zincir halhalı taktırdığı ayağımdan tutup, ikiye ayırdığı bacaklarımı da omzuna aldı. Altında kendimi kurtarmaya çalışıyormuş gibi kıvranmaya,

“Ne olur yapma baba… İçime girme… İstemiyorum, çok acıyacak… Lütfen girme babacım…” diyerek inlemeye, yalvarmaya başladım.

“Bu güzel amı sikmeden bırakmam yavru kuşum…” diye homurdandı ağzının içinde… “Yarrağımı sokmadan, sikmeden bırakmam seni… Hiç yalvarma… Amına koyacağım senin… Kestaneni çizicem senin… Kocanın önünde sikicem seni… O da seyredecek seni nasıl siktiğimi… Ohhh… Harikasın bebeğim….”

Aslında kendimi gerdeğe giriyor gibi hissediyordum ve müthiş bir zevk alıyordum. O kalın, kocaman yarrağını içime bir an önce sokması, o zevki bana tattırması için deli oluyordum. Kayınpederimse bu gece beni delirtmeye karar vermişti anlaşılan… Bir türlü sokmuyor, içime girmiyordu.

image
Damar damar kabarmış erkekliğini am dudaklarımın arasında, minik bir çük gibi kabarmış klitorisimin üzerinde dolaştırdı. Şehvetle kıvrandım. Omuzlarında duran bacaklarım kasılıyor, amcığım bir an önce o sikin içine girmesi için istekle açılıp kapanıyordu.

Sonunda beni iyice kıvranıp dayanamaz hale getirdikten sonra, sularımdan ıslanmış yarağını bir iki defa sıvazlayıp hedefe kilitledi. Kalın sikinin yumruk gibi olmuş başının kadınlığımı zorladığını hissettim. Dudaklarıma bir öpücük kondurup ileriye doğru hamle yaptı. Canım yanmış, ağzımdan boğuk bir çığlık çıkmıştı ama o büyük bir zevk alıyordu.

“Hayvan herif… Şimdi karına giriyorum. Sesini duyuyor musun? Nasıl bağırıyor, nasıl inliyor? Amcığını yarıyorum karının… Sen böyle sikebildin mi karını hiç?”dedi. Ben yapmaması için tekrar yalvarmaya başlamıştım.

“Ohhh… Yapma babacım… Yapma… Canım yanıyor… Kocamın sikine alışkın benim amım… Sen… Sen çok büyüksün… İçimi parçaladı yarağın… Lütfen… Ohhhh…. Yapmaaa… Kocacım… Babana bir şeyler söyle… Sikmesin beni… Ooohhhh…”

“Duyuyor musun ibne? Karın yapmamam için yalvarıyor… Ama ben yapacağım… Yarak neymiş görecek karın… Gerçek erkek neymiş anlayacak… Onu zevkten kudurtana kadar sikicem… Amına koyuyorum gelinimin… Ohhhh…” diye diye sikiyordu beni altında…

image
Sesi hırıltıya dönüşmüş hareketleri hızlanmıştı. Bir yandan ona yalvarıyor, öte yandan da içimden hiç bitmemesi için dua ediyordum. Üzerimde kudurmuş gibi gidip geliyordu. Sanki kadınlığımı yeni hissediyordum. Bitmez tükenmez bir enerjisi vardı. Evire çevire sikiyordu beni… Ne kadar pozisyon varsa hepsini deniyorduk. Bilmediğim pozisyonları da bana verdiği talimatlarla o öğretiyordu. Kaç defa boşaldığımı hatırlamıyorum. İçim onun sıvısı ile dolmuş, taşmıştı.

Neden sonra üzerimden kalktı. Pestilim çıkmıştı sikilmekten… Zar zor doğruldum. Banyoya gitmek, içimdeki dölleri, yalayıp ısırmadık yer bırakmadığı vücudumdaki tükürüklerini temizlemek, rahatlamak istedim ama izin vermedi.

“Hadi güzelim. Git önü açık yüksek topuklu bir ayakkabı giy, buraya gel…” dedi.

Çok yorgundum ama saçma bulduğum emirlerini yerine getirmek için içimde karşı koyulmaz bir istek vardı. Ayağa kalktığımda kadınlığımdan taşan sıvıları baldırlarımdan aşağı akmaya başlamıştı. Onları silmeme de izin vermedi.

Gidip yazlık yüksek topuklu bağcıklı iskarpinlerimi getirdim. Ben hazırlanırken o kocamın ellerini çözmüş, kordonu bir tasma gibi boynuna bağlamıştı. Kocam yerde dört ayak vaziyetindeydi. Çekerek onu yanıma getirirken,

“Şimdi sıra bu küçük köpekte…” dedi.

Kocamdan ayak parmaklarımı yalamasını istedi. Tapınırcasına dört ayak üstünde önümde eğilen kocamın dili ve dudakları parmak uçlarıma değerken içim yine bir hoş olmuştu.

Bunu kocamla daha önce de çok yapmıştık. Fakat şimdi, yanımızda kocaman sikiyle çıplak kayınpederim varken daha çok hoşuma gitmişti. Onun da zevk aldığını sürekli sert duran sikinin sertliğinden görebiliyordum.

Kocam ayaklarımı yalarken, kayınpederim tasma olarak kullandığı kablonun diğer ucuyla kırbaç gibi kocamın kalçalarına birkaç kez, canını acıtarak, acıdan bağırtarak vurdu.

“İyice yala köpek… Her yerini yala, temizle… Tertemiz istiyorum” dedi. Kocam acıyla inledi, boğuk bir sesle

“Peki babacım… Vurma lütfen… Yapıcam…” dedi.

Bileklerimi, bacaklarımı, baldırlarımı iyice yalayıp temizledi kocam. Kayınpederim arada bir, yaptığı işi beğenmediği, istediği şekilde yapmadığı anlarda kocama vurmaya devam ediyordu. İnce kablo kocamın sırtında, belinde, kalçalarında kırmızı çizgiler bırakmıştı.

Sonra yatağa oturup bacaklarımı kaldırmamı istedi benden… Kocama da kadınlığımı emerek döllerini temizlemesini söyledi. Emirlerini itaatkarca, birer köle gibi yerine getirdik. Tanrım, kocam kadınlığımı yalamaya başlarken ben sarsılmaya başladım. Az sonra yeniden gelmiştim. Biraz sonra kocam işini bitirdi. Kayınpederim kocamın kalçalarına tekrar vururken,

“Onu yapmak istiyor musun hayvan? Karını sikmek istiyor musun?” dedi. Kocam

“Evet baba.. Lütfen izin ver, onun içine gireyim. Ohh… Buna çok ihtiyacım var… Lütfen…” diye yalvarmaya başladı. Hemen toparlanmış bacaklarımı indirip sıkı sıkıya kapatmıştım.

“Hayır… Bir köpekle sikişmek istemiyorum” dedim. Bir ayağımı omzuna dayayıp kocamı hızla ittirmiş onu sırt üstü yere devirmiştim. Bir an gözlerime inanamadım. Üvey babasınınki kadar olmasa da kocamın organı, o güne kadar hiç görmediğim bir iriliğe erişmişti.

“Duydun işte, bir köpekle yapmak istemiyor” dedi. Kocam ağlamaklı bir sesle yalvarmaya başlamıştı. Kayınpederim ona kızmış, kabloyla tekrar vurmaya başlamıştı.

“Sıranı bekle…” dedi. “Rahat durursan, uslu köpek olursan, belki bir şey yapmana izin verebilirim…” Sonra yatağın kenarına oturdu ve benim arkamı dönüp kucağına oturmamı istedi. Ben sırtım ona dönük, yavaşça kucağına otururken o muhteşem organ da içime yerleşmişti. Kocama

“Ben karını yaparken sen de ayaklarını yalayabilirsin” dedi.

image
Kocam sevinçle bana yaklaşıp zincirli bileğimi kavrayıp ayakkabımı çıkardı ve parmaklarımı emmeye başladı. O artık kendi dünyasındaydı. Kayınpederim kalçalarımı kavrayıp beni aşağı yukarı oynatmaya başladı.

O kadar doluydum ki hemen uçup gitmiştim. Kocam iki ayağımı birden kavramış, organını sürtmeye başlamıştı. Önce ayaklarımı yakıcı bir sıvı kapladı, ardından içimin yine dolduğunu hissettim. Gün ağrırken uykuya dalıp gitttik.

image
Ertesi gün uyandığımda, kocam kahvaltı tepsisiyle içeri giriyordu. Boynunda hala tasması vardı ve mutluluktan gözleri parlıyordu. Ardından da kayınpederim girdi. Bana

“Kahvaltıdan sonra sevişmek iyidir…” deyince onun elinden kolay kolay kurtulamayacağımı anladım.

Ama zaten ondan kurtulmayı istemiyordum artık… Sıkı bir kahvaltıdan sonra artık sıra bana gelmişti. Kalktım, hazırlanmak üzere banyoya geçtim. Bir duş alıp kendime çeki düzen verdikten sonra yatak odasına geçip siyah jartiyerli çoraplarımı, kırmızı çok kısa mini eteğimi ve siyah transparan bluzumu giydim.

Tabii kırmızı yüksek topuklu ayakkabılarımı da… İçime hiç bir şey giymemiştim. Şeffaf kumaşın altında iri memelerim olduğu gibi görünüyor, kabarmış meme uçlarım dikilmişler, göz kırpıyorlardı.

image
Salına salına salona girdiğimde kayınpederim çırılçıplak kanepede, kocam da sandalyede yine aynı şekilde elleri bağlı oturuyordu. İkisi birden beni görünce heyecanlanmışlardı. Kayınpederim kocama,

“Karını görüyor musun, bir orospu gibi giyinmiş…” dedi.

Sözlerindeki aşağılamaya aldırmadan, aksine daha da uyarılmış vaziyette önlerinde dolaşmaya başladım. İkisinin de benim gibi tahrik olduğunu görebiliyordum. Kenardaki alçak mobilya üzerinde duran müzik setine oryantal bir CD koyup önlerinde dans etmeye başladım. Kalçalarımı salladıkça, dönüp durdukça kısacık eteğimden içim görünüyordu.

“Ulan orospu… Bana o güzel memelerini göster bakayım…” diye bağırdı kayınpederim kalkmış yarağını sıvazlayarak…

Kocam boynunda tasmasıyla köpek gibi davranılmaktan ne kadar mutluysa, ben de orospu diye diye beni aşağılamasından tahrik oluyor, şehvetle kıvranıyordum.

Dans etmeye devam ederken, ağır ağır bluzumun düğmelerini açıp memelerimi santim santim meydana çıkardım. İki azgın sapık erkeğim benim çıplaklığımı izlerken ben de müziğin ritmine uyarak yılan gibi kıvranıyor, memelerimi okşuyordum. Arada bir onlara arkamı dönüp kalçalarımı sallıyor, belime doğru sıvanan eteğimin altından çıplak kalçalarımı görmesini sağlıyordum.

Kayınpederimin erkekliği iyice havalanmış, neredeyse göbeğine değiyordu. Yanıma gelip beni öpmek istedi. Onu sertçe ittim. Neredeyse düşüyordu. Tekrar geriye, koltuğa gitti, oturdu. Çok kızdığını fark etmiştim.

“Hadi ama… Gel şunun tadına bak… Seni bekliyor…” dedi kazık kesilmiş erkekliğini okşarken…

O kalınlığı içime bir an önce alabilmek için deli oluyordum aslında… Ama aldırmaz göründüm. Onu iyice tahrik etmek niyetindeydim. Bana tecavüz etmesini, beni zor kullanarak becermesini, yatırıp sikmesini istiyordum.

image
“Yerine otur ve seyret. Artık seninle olmak istemiyorum” diye hırladım.

Sandalyesinde uslu uslu oturup eli sikinde bizi izleyen kocamın yanına gittim. Tasma niyetine boynuna bağlanmış elektrik kablosunun ucunu tutup hızla aşağıya çektim. Kocam seksi oyunumuza kendini iyice kaptırmış, hemen uslu bir köpek gibi yere çökmüştü.

“Bu gün köpeğimle yapacağım…” dedim ona.

Sonra arkamı ona dönüp iyice eğildim ve dört ayak üzerinde duran kocamın altından elimi uzatıp sertleşmiş küçük organını elime aldım. Arkamda bütün manzarayı, ıslanmış çıplak hazinemi, istekle açılıp kapanan minik deliğimi olduğu gibi görüyordu. Kocama,

“Ah tatlı köpek.. Beni sikmek istiyor musun?” dedim. Kocam coşkuyla,

“Evet, evet… Lütfen yapalım… Ne olur…” diye inledi.

“Hadi gel köpecik, banyoya gidelim. Orada rahat rahat sik beni… Bu kötü adam bizi rahatsız etmesin…”

Doğrulup kocamın tasmasını çekmek isterken gözü dönen kayınpederim bana saldırdı. Kolumdan tuttuğu gibi bir hamlede beni yere yatırdı. Sanki gerçek bir tecavüz sahnesi yaşıyorduk.

image
Göğsünü yumrukluyor, saçını çekiyor, çığlıklar atıyordum. O da beni tokatlıyor, açık saçık küfürler ediyordu. O arada eteğim ve bluzum parçalanmış, ayakkabılarım ayağımdan fırlamıştı. Bir ara kulağıma eğilip

“Bırak o daracık kutuna benim kocaman aletim girsin. Gör bak, çıkarmak istemeyeceksin” dedi. Kanım tutuşmuştu.

“Hayır… Hayır… İstemiyorum… Yapma… Kocamın önünde sikme beni… İmdat…” diye bağırmaya başladım.

Ben bağırdıkça kayınpederim daha da delirdi. Kaslı gövdesiyle üstüme abanıp hareketsiz bıraktı beni… Çırpınmaktan, bağırmaktan nefesim kesilmişti altında… Elleriyle bacaklarımı iyice ayırıp büyük bir iştahla içime girdi.

O koca siki yine içimi yarmaya, amımı haşat etmeye başlamıştı. Yumruk gibi başının tam anlamıyla amımı yardığını hissediyordum. Zevkten gözlerim kaymaya başladı… Bu kez bağırmıyor, şehvetten inliyordum…

“Ooohhh… Söylemiştim sana… Canımı yakıyor sikin… Çok büyük… Çok kalın… Ooohhh….” Kayınpederim o kalın yarağıyla acımasızca gidip geliyordu amımda…

“Oh, karın bir harika oğlum…” dedi.

image
Sonra yer değiştirdik… Amımdan sikini çıkardı, yere uzandı. Ben de sabırsızlıkla, boşluk hisseden amımı bir an önce onun kalın sikiyle doldurmak için doğrulup üzerine çıktım.

“Baksana, kendisini düzmem için neler yapıyor” dedi. Sanki ata biniyormuş gibi üzerinde zıplıyordum. Sonra beni üzerinden indirdi. Ellerimin ve dizlerimin üzerinde durmamı sağladı. Kalçalarımı yalamaya başladı. Başıma geleceği anlamıştım.

“Yapma, seni arkamdan alamam. Yırtılırım, perişan olurum” diye yalvarmaya başladım. Dili deliğime deyince vücudum titredi, kaçmak için öne doğru bir hamle yaptım. Kalçalarımı sert bir şekilde tokatlamaya başladı. Vururken de

“Anlaşıldı, rahat durmayacaksın sen orospu…” diye öfkeyle bağırıyordu.

O vurdukça ben öne doğru hamle yapıyordum. Sonunda kafam duvara değmiş, yolun sonuna gelmiştim. Elleriyle kalçalarımı iyice ayırıp hedefe kilitlendi. Hızlıca bir hamle yaptı. Amımdan çıkardığı siki vıcık vıcık ve kaygandı ama çok da büyüktü. Canım çok yanmıştı. Acıdan haykırdım. Gözlerim yaşarmış, ter bütün bedenimden fışkırmıştı.

“Kes sesini orospu…” dedi. “Bunun zevkini çıkarmaya bak. Böylesi her orospuya kısmet olmaz.”

image
Ben çıkarmaya çabaladıkça o daha da bastırıyordu. Duvarın dibine son bir ümitle iyice büzülmüştüm ama çaresi yoktu. Yalvarmaya başlamıştım. Eğer hemen çıkartırsa istediklerini hepsini yapacağıma yeminler ediyordum. Ben hıçkırarak yalvardıkça o keyifleniyordu. Kocama seslenip yanımıza çağırdı.

“Karının arkası bir harika oğlum. Sanki erkekliğim içinde daha da büyüyor. Onu parçalamak istiyorum” dedi. Kalçalarım kasıklarına yapışmıştı. Aldığı zevkten sesi iyice kısılmıştı. Fısıltılı bir sesle

“Arkan harika bebeğim… Siktiğim en güzel göt seninki. Başımı döndürüyorsun” dedi. “Şimdi seni rahatlatacağım. ”

İçimden çıkacağını sanmış, içimi bir sevinç dalgası kaplamıştı. Oh, en sonunda kurtuluyordum ondan… Ama öyle olmadı. Elini önüme atıp kadınlığımın dudakları arasından dışarı fırlamış olan bızırımı yakaladı. Daha parmakları değer değmez içim ürpermiş rahatlamıştım. Kendimi bıraktığımı, kalçalarımın gevşediğini hissettim. Sanki arkamdaki o korkunç alet bana zevk vermeye başlamıştı.

“Şimdi çıkıyorum” dedi. Yavaşça geriye kaydı. İçim yeniden ürpermiş, o korkunç acı zevke dönüşmüştü. Hemen kalçalarımı bastırıp yeniden kasıklarına yapıştım.

“Ne oldu?” dedi. Sonra tekrar yarıya kadar dışarı çıktı. Ben yine geri kayıp ona yapıştım. Artık duvardan kurtulmuştum.

“Ne o? Yoksa beni bırakmak istemiyor musun?” dedi.

“Evet” dedim kısık bir sesle. Cevabımı duyamadığını söyleyince yüksek sesle “Eveet!” diye bağırdım.

image
“Gel o zaman” dedi. Yine geri çekilmişti. Hemen arayı kapattım. Sanki beynim uyuşuyordu. Tekrar çekildi, hemen arayı kapattım. Biraz önce aldığımız yolu şimdi geri geri gidiyorduk. Salonun ortasına başladığımız noktaya gelmiştik.

“Hadi ama, artık çıkmalıyım” dedi.

“Çıkarma lütfen…” diye yalvardım. “İçimde kalmanı istiyorum.” Kayınpederim keyiften kahkaha atıyordu.

“Sana demedim mi orospu? Bak şimdi çıkarmak istemiyorsun” dedi. Umurumda değildi artık. İşimi kendim bitirmeye karar vermiştim. Hızla gidip gelmeye başladım.

“Sen bir harikasın, orospum benim…” diye bağırıyordu. Onun gelmek üzere olduğunu içimde büyümeye başlamasından anladım. Kalçalarımı iyice sıktım. Zevkten inliyor,

“Keyfini çıkar bakalım…” diyordu. O da hızlanmıştı ama ben daha önce gelmiştim ve duracak halim kalmamıştı. Onu içimden çıkarmadan yere uzandım.

“Hey, sende ne numaralar varmış öyle…” dedi. Hemen boşalmamak için üzerime uzanıp biraz bekledi. Soluğu düzelmişti. Bu sefer de ben kalçalarımı oynatmaya başladım.

“Demek devam etmemi istiyorsun ha… Al bakalım o zaman” dedi.

Bütün ağırlığını üzerime verip beni ezerek yapmaya başladı. Tanrım korkunç bir zevk alıyordum. Her hamlesinde çığlık atıyordum. Yeniden içimde büyümeye başlamıştı ki hızla içimden çıkıp sırtıma boşalmaya başladı. Sıcak döl damlaları, erimiş mum gibi sanki tenimi yakıyordu… Serilip kalmıştım yüzükoyun…

image
Kocamın boynundaki tasmayı tutup çekeleyerek dört ayak üzerinde yanıma getirdi. Sırtımdaki dölleri yalayarak temizlemesini emretti.

Üvey babası eli yarı inmiş sikinde gülerek onu izlerken, kocam büyük bir iştahla, tam da bir köpek gibi dilini boydan boya sürterek sırtımı yalamaya başladı. O santim santim sırtımı yalarken ben kendimden geçtim.

Bu olaydan sonra kayınbabam bizi sık sık ziyaret edip benim ırzıma geçiyor. Her geldiğinde sabahlara kadar süren seks seansları bitmek bilmiyor, kıyasıya sevişiyoruz.

Hepimiz bundan çok mutluyuz. Ne kadar devam edecek bilmiyorum Bir gün bitebileceğini de düşünmek istemiyorum. Ben çok mutluyum… Bacaklarımın arasında büyük şeyler olmasından çok hoşlanıyorum…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bekarlığa Veda Partisi – ALINTI

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bekarlığa Veda Partisi – ALINTI
Benim adım Murat ve karımın ismi Sinem. Yaklaşık 8 yıldır evliyiz.Her ikimizde 30 ların başlarındayız. Sinemle beraber daha önce yurt dışında yaşıyorduk. Daha sonra kendi ülkemize dönüş yaptık ve İstanbul’a yerleştik. Yurt dışında her ikimizde parti organizasyon firmasında çalışıyorduk. Ülkemize döndüğümüzde birikimlerimiz ile artık kendi işimizi kurmuştuk.
Bu tür organizasyon firmaları yurt dışında daha yaygın ve bilindik olmasına rağmen kısa sürede burada da kendimize bir müşteri kitlesi edinmiştik. Şirketimizde her türlü konferans, evlilik, cenaze, doğum günü organizasyonlarının yanı sıra arada bir bekarlığa veda partileri de düzenliyorduk. Her parti organizasyonu kendimiz bizzat ilgileniyorduk. Bazen bu ikimizin de altından kalkamayacağımız büyüklükte olduğunu düşünsek te müşteri odaklı yaklaşım sergiliyorduk.
Nadir olsa da gelen bekarlığa veda partileri için ise dışarından striptizci ve bazı yerel müzik grupları kiralıyorduk. Bu işi yapan firma sayısının az olmasından dolayı en çok kar bırakan organizasyonlarımız bunlar oluyordu. Sinem bu organizasyonlarda genelde ön plana çıkmayı sevmiyordu. Bu tür toplantılar çoğunlukla erkek müşteriler tarafından talep edildiği için etrafta kadın olmasından rahatsızlık duyulurdu.

Bir gün yerel bir politikacının oğlu için bekarlığa veda partisi isteği geldi. Genellikle bu partiler için standart olan içki, yiyecek ve olmazsa olmazımız striptizci istenilirdi. Parti mekanı şehirdeki 5 yıldızlı otellerin birinin suit dairesinde olacaktı.
Partinin 3 gün sonra olacağını söylemişlerdi. Süremizin kısa olmasından dolayı hızlı bir organizasyon yapmamız zamanından önce listemizdeki tüm malzemeleri otele yetiştirmemiz gerekiyordu. Güzel olan masrafların üzerine çok iyi bir kar payı koyarak teklif ettiğimiz fiyatı pazarlıksız kabul etmiş olmalarıydı.
3 gün boyunca Sinem tüm organizasyonu tamamlamıştı. Parti akşam saat 1900 da başlayacaktı. Artık gün gelmişti. Sinem ile beraber yiyecekleri minibüse yüklerken telefonum çaldı. Elemanlarımızdan birisi trafikte sıkıştığı için yetişemeyecektir.

Sinem “Problem değil partinin olacağı odayı dekorasyonunda yardım ederim” dedi.

Ben minibüse geçtim Sinem’de kendi arabasıyla beni takip ederek otele geldik. Sinem ile beraber minibüste bulunan malzemeler yük asansörüyle odaya çıkardık. Kanepeleri içkileri yerleştirdik. İşimiz bitmiş sayılırdı.

“Sen çıkarken beni ararsın ben otelin lobisinde senden haber bekliyorum” dedi Sinem.

Tam zamanında ayrılmıştı Sinem. Gideli 5 dk olmamıştı ki damat ve bekar arkadaşları odaya gelmişlerdi. Anladığım kadarıyla başka bir partiden yeni gelmişlerdi. Hepsi içkili görünüyordu. Zaten bu beni ilgilendirmezdi. Gelenlere kendimi takdim ederek ilk içkilerini doldurmuştum bile. Damadın arkadaşlarından birisi otelin kanalları arasında gezerken porno kanalı bulmuştu bile. Şimdi büyük ekran televizyonda porno film oynuyordu. Her şey düzgün giderken telefonum bir daha çaldı.Arayan o gün programı olan striptizcimizdi. Geçirmiş olduğu kaza nedeniyle gelemeyecekti.Bu çok kötü olmuştu. Artık zaman kalmamış ve yeni birini bulma şansım azalmıştı. Buna rağmen telefon rehberimdeki tüm dansçı ve striptizcileri fark ettirmeden aradım. Günlerden cumartesi olması şansımı azaltıyordu. Son numaradan sonra yapılabilecek bir şey kalmamıştı. herkesin programı vardı veya şehir dışındalardı.
Organizasyonu satın alan kişiyi bulup ona durumu anlattırken damadın diğer arkadaşlarından birisi gelerek,

“Sizce de burada kız olması gerekmiyor mu?” dedi. Durum kötüden daha kötüye gidiyordu.

“Evet haklısın ufak bir karışıklık söz konusu oldu en kısa sürede çözeceğiz”
“Şimdi bakalım neler yapabiliyoruz”

Diyerek Sinemi aradım ve durumu olduğu gibi anlattım. Sinem,

“Bende araştırayım sen onları oyalamaya bak. Bu partiden karımız yüksek bunu batırmamalıyız” diyerek kapattı.

Yaklaşık yarım saat geçmişti. Herkes birbiri ile konuşuyor ve porno film izliyordu. Sinem halen aramamıştı. Kimi nasıl bulabileceğini merak ediyordum.

Kapı çalındığında içimden dansçıların gelmiş olduğunu umarak kapıyı açtım. Karşımda karım duruyordu. Uzun gece elbisesi içinde harika görünüyordu.

“Burada ne yapıyorsun”

“Dansçıları bulamadım. Eğer bunu batırırsak işimizde ciddi sıkıntı yaşayacağız. En yakın yerden bunları alabildim.”

Sineme tekrar baktım. Gerçekten güzel olmuştu.

“Bunu yapamazsın” diyebilmiştim.

“Bana yapamazsın deme. Daha önce yapmadım ama yapabilirim” dedi fısıldayarak ve
“Eğer başka bir fikrin varsa çekinmeden söylebilirsin”

Tam o sırada odadakilerden birisi kapıya gelmişti.

“Millet kızlar geldi” dedi bağırarak. Artık ok yaydan çıkmıştı.

Hemen uzanıp karımın elini tutarak odanın ortasına sürüklemişti bile.
“Bakın kapıda ne buldum”

Sinem gerçekten güzel bir kadındı. Aslında çoğu striptizciden bile güzeldi. Yaklaşık 1,65 boyunda, uzun sarı saçlı, kum saatine benzeyen vücudu vardı. Göğüsleri vücuduna göre orantılı idi. Giymiş olduğu uzun eldivenler, uzun gece elbisesi ve altındaki 10-12 cm lik topuğa sahip platform tabanlı ayakkabılar onu olduğundan daha uzun gösteriyordu. Ayrıca bacakları olduğundan çok daha uzun görünüyordu. Umarım Sinem neyin içine düştüğünü biliyordur.
Aralarından birisi kalkarak müzik sisteminden bir kanal açtı. Bu esnada hala televizyonda porno showu devam ediyordu.

“Hadi bebeğim çıkar üstündekileri” dedi gülerek.

Sinemin gergin olduğu çok belli oluyordu.

“En azından biriniz bu bayana içki ısmarlar diye düşünüyordum” demişti.

Karımın en sevdiği içkiyi biraz sert olarak hazırlayıp götürdüm. Buna ihtiyacı olduğu çok açıktı.

Adamlardan birisi kanepede biraz yana kayarak,

“Gel bebeğim damatla benim arama oturarak içebilirsin”

Sinem oturur oturmaz hemen birisi kolunu omzuna atmıştı bile. Diğer tarafındaki elini Sinemin bacaklarına koymuş elbisesinin yırtmacının açılmasına neden olmuştu. Sinem artık herkesin odağına yerleşmişti.

“Arkadaşların gelecek mi?”

“Bilmiyorum henüz ama onlar gelene kadar sadece ben varım” dedi gülerek.

Herkes gülerek damadın şerefine kadeh kaldırmıştı bile. Fondipler bittiğinde kalabalıktan birisi

“Eğer sen yalnızsan show başlasın artık bebeğim”

“Aceleniz nedir baylar, elinizde ben varım ve tüm gece buradayım. Birer kadeh daha kaldırmayı teklif ediyorum”.

Yerinden kalkmayı denediğinde yanındaki adam

“Neden kalkıyorsun bunun için bir barmenimiz var.Barmen içkilerimizi doldur”

Bu arada eli karımın bacaklarında biraz daha yukarı hareket etmişti bile. Elini bu yeni pozisyonda yırtmaçtan içeri girmiş ve artık görünmüyordu. Diğer yanındaki adamın eli karımın omuzu üzerinden göğüslerini okşuyor gibiydi.

“Sen şunu yapabilir misin?” diye sordu yanındaki adam ekranı göstererek. Televizyonda kadın amından sikilirken önündeki adama oral seks yapıyordu.

“Ben dansçıyım orospu değilim baylar”

“Kızma sadece yapıp yapayacağını sorduk” dedi gülerek.
“Daha önce yapıp yapmadığını sorsak peki”

“Hayır yapmadım” dedi Sinem gözlerini ekrandan ayırmadan.

“Peki yapmak istermisin”
“İsteyeceğimi sanmıyorum” demişti.

bu arada omuzundaki el kıyafetin üzerinden göğüslerini okşamayı bırakmış direk elbisenin içine kaymıştı. Elbisenin ince kumaşından adamın Sinemin göğüslerini okşadığı, sıktığı görünebiliyordu. Üçüncü içkileri vermiştim. Bunları da kısa sürede fondip yapmışlardı.

Gençlerden birisi kalkarak,

“Artık parti başlasın…..” dedi.

Sinem herkesin alkışları eşliğinde ayağa kalkmıştı. Odanın ortasına geldiğinde kafamdan binlerce plan, binlerce düşünce birbirleri ile yarış halinde idi.

Artık karım yavaşça müziğin ritmini yakalamıştı. Kalçalarını yavaşça sallıyor. Ellerini vücudu üzerinde gezdirerek kendini okşuyordu. Yavaş hareketler ile kanepede oturup gözlerini ondan alamayan gençlerin önünde yürüyordu. Sonra damadı elinden tutarak odanın ortasına getirdi. Ortaya bir sandalye koyarak damadı buna oturttu. Yüzü damada dönük olarak kucağına oturmuştu bile. Damadın kafasını tutarak göğüslerine bastırıyor ve sallıyordu. Damadın yüzü kızarmıştı.
Karım dansederek kucağından yavaşça ayağa kalktı. Damadın önündeki kabarıklık ortaya çıkmıştı. Benim de durumum aynı gibiydi. Sinemin yaptığı show ereksiyon olmama neden olmuştu.

Sinem müzikle beraber ortamda akmaya başlamıştı bile. Yavaşça elbisesinin yanındaki fermuarı aşağıya kadar açmıştı.Omuzlarından aşağıya kayan elbise yeni alınmış dantelli jartiyer takımını gözler önüne sermişti.Sinem elbisenin eliyle elbiseyi önünde tutarak showu izleyen herkesi taciz etmeye devam ediyordu. Herkes kilitlenmiş gibi karımı izliyordu.
Sinem elini serbest bırakır bırakmaz elbise ayaklarına inmişti bile. Bir süre elbisenin içinde kalarak elleri ile beyaz dantel sütyeni üzerinden göğüslerini okşadı. Göğüsleri dantel sütyenin içerisinde çok daha güzel görünüyordu. Elleri ile göğüslerini kaldırıp kafasını eğerek ulaşabildiği her noktasını yalıyordu.

“Çıkar onu bebeğim” diye bağırmıştı birisi.

Sinem yavaşça dönerek sehpaya doğru eğildiğinde kalçaları olduğu gibi gençlere dönmüştü. Arkasındaki herkes hipnotize olmuşçasına karımın kalçalarına bakıyordu.
Birden arkasını dönerek bir eliyle sütyenini tutarken diğeri ile arkadan sütyen kopçasını açtı. Ellerini serbest bıraktığında artık sütyen yoktu ve göğüsleri özgürlüğüne kavuşmuştu.
Birden alkış yükseldi.
Sinem dönerek yeniden damadın kucağına oturarak kafasını göğüslerine bastırdı. Damat hemen göğüs uçlarından biri ağzına alarak emmeye başlamıştı. Bunu Sinem bile beklemiyordu. Damadın kafasını ittirerek işaret parmağını sallayarak

“Seni yaramaz çocuk” dedi gülerek.

Sinem yine damadın kucağından kalkmıştı. Bir ayağını damadın kasıklarına koyarak jartiyerli bacağını okşayama başladı. Arada damat ellemeye çalışsada Sinem her seferinde eline vurarak damadı engelliyordu.

Ardından damada doğru eğilerek elleri ile göğüslerini damadın ağzına dayadı. Artık damat özgürce göğüslerini yalıyor ve emiyordu. Sinemin külodundaki ıslaklık gözle görülür durumda idi. Odadı herkese karşı eğilmiş olan Sinem bu ıslaklığı cömertçe sergiliyordu.
Ardından odadakilere dönerek sırtı damada dönük olarak kucağına oturdu. Bacaklarını açtığında ıslaklığın görülmemesinin imkanı artık yoktu. Sinem yavaşça damadın kucağında zıplamaya sürtünmeye başlamıştı. Göğüsleri her hareketi ile sallanıyor kalçası damadın kasıkları üzerinde dansediyordu.
Odada herkes gözlerini bu sahneye dikmiş kimse konuşmuyordu. Gençlerin bir ellerinde içki kadehleri varken diğer elleri ile yarraklarını okşuyorlardı.

Sinem profesyonel bir striptizci değildi. Profesyonel striptizciler genellikle soyunduktan sonra külotlarını çıkarmaz veya yüklü bahşişler karşılığı damada verirlerdi. Acaba Sinem bunu biliyormuydu?

Sinem damadın kucağından kalkarak önünde eğildi. Damadın yüzü ile kalçası arasıda sadece 10-15 cm vardı. Damat bu arada elini cebine atarak bir tomar dolar çıkartıp jartiyerinin arasına sokarak Sinemin küldounun yanlarından tuttu.
Bir anda aşağıya çekti.

Artık Sinem bir oda dolusu içkili azmış genç karşısından çırılçıplak kalmıştı. Dans ederken biraz önce sıkıştırılmış parayı alarak içki tezgahına fırlattı.

Dönerek tekrar damadın sandalyesine gitti. Kanepedekilere arkasını dönerek dizlerini kırmadan eğilmişti. Artık ıslak amı ve harika kıçı gençlerin gözleri önünde tamamen çıplaktı. Sinem kafasını eğidiğinde saçları yanları kapatmıştı. Kafasını aşağı yukarı oynatırken damada oral seks yapıyor görüntüsü veriyordu.
Sonra her şey çok hızlı gelişmeye başladı. Kanepedeki gençlerden birisi ayağa kalkarak Sinemin arkasına geçmişti. Ne zaman çıkardığını göremediğim yarrağını Sinemin amının dudaklarına bastırıyordu. Sinem kaçmaya çalışıyordu. Fakat sandalyedeki damat Sinemin kafasını kasıklarına bastırarak hareket etmesini engelliyordu.

Yardım etmem gerekiyordu. Fakat yarrağım bu sahne karşısında pantolonumu zorluyordu. Olayın şoku ve ilginç bir şekilde aldığım zevk müdahale etmememe engel olmuştu

Damat bir eliyle Sinemin kafasını bastırırken diğer eliyle pantolonunun fermuarını çözmüştü bile. Arkasındaki genç çoktan yarrağını Sinemin amına gömmüş ve onu sikmeye başlamıştı.
Damat yarrağını çıkarıp Sinemin ağzına soktuğunu görüyor gibiydim. Sinemin yana düşen saçları görüntüyü kapasa da damadın yüzündeki zevk kasılmaları, Sinemin ağzına soktuğunu gösteriyordu.

Karım herkesi ortasında sikiliyordu ve ben bundan inanılmaz zevk alıyordum.

Kısa bir süre sonra Sinemin arkasındaki genç kasılarak boşalmıştı. Ne olduğunu anlamadan hemen arkasından birisi daha yarrağını sokmuştu biraz önce arkadaşının siktiği ve dölleri ile içini doldurmuş olduğu ama.

Gözlerimi Sinemden aldığımda odadaki herkesin pantolonlarını indirdiği Sinemi sikmek için sıra beklerken masturbasyon yaptıklarını gördüm. Bekarlığa veda partisi toplu seks partisine dönmüştü.

İkinci genç Sinemin amına boşaldığında Sinem doğrularak damadın kucağına oturdu. Damat Sinemin bacaklarını iki yana açarak arkadaşlarının pozisyonu daha açık izlemesini sağlamıştı bile. Şimdi Sinemi kucağında zıplatırken sikinin amına girişini net bir şekilde görüyorduk. Daha önce iki kişi Sinemin içine boşaldığı için döller her girişinde amından sızıyordu.
Sinem damadın kucağında iken gençlerden birisi gelerek Sinemin ağzına dayamıştı bile. Yine iki kişi tarafından aynı anda sikiliyordu. Gençler izledikleri sahnenin etkisinden dolayı daha fazla dayanamamıştı.
Önce damat Sinemin içine bağırarak boşaldı. Hemen sonra Sinemin ağzındaki yarrak döllerini ağzının içine boşaltmaya başladı. Sinem kaçamamıştı. Spermler ağzının kenarından sızıyordu fakat ayaktaki genç hala gırtlağına kadar sokmaya çalışıyordu.

Damat bir süre içinde kaldıktan sonra arkadaşları Sinemi kaldırıp yerde yatan diğerinin üzerine taşıdılar. Bacakları açık şekilde yerdeki adamın kalkmış yarrağına indirirlerken döllerin Sinemin amından süzülerek yerdeki gencin taşaklarına damladığını görebiliyordum.

Yarrağı Sinemin ıslak amıyla buluşan genç vakit kaybetmeden Sinemi sikmeye başlamıştı. Sinemin tenine çarpan ten sesleri, şapırtı ve inlemeler odayı doldurmuştu. Ayakta kalanlardan birisi çoktan Sinemin dudakları arasında yerini almış ve ritmik hareketler ile ağzına sokmaya başlamıştı.
Bir anda Sinem kasılmaya başlamıştı. Artık dayanamıyordu. Bağırmaya, ağzındaki yarrağı hırsla emmeye ve tekrar bağırmaya başlamıştı.Boşalıyordu…….
Sinem boşalırken tüm suları altındaki adamın taşaklarına iniyordu. o anda altındaki adam yarrağını amından çıkarıp kalçaları ve amı arasına boşalmaya başladı. Arda arda 4-5 salvo Sinemin amının dudaklarına çarpıyor Sinemin kendi zevk sıvılarıyla çarpışıyor karışıyordu..

Ağzındaki gençte daha fazla dayanamamıştı. Sikini Sinemin ağzından çekmişti. Eli ile çenesini açıp sperm salvolarını Sinemin ağzına boşaltmaya başlamıştı.

Damat ve ikinci boşalan genç Sinemi yerden kaldırıp dizlerinin üzerine çökmesine yardım ettiler Artık arkasında yeni bir yarrak biraz önce boşalmış amına doğru yol alıyordu. Hemen diğeri ağzındaki yerini aldı. İnanılmaz hızlı tempo ile sikmeye başlamışlardı bile…

İlk olarak arkasıdan amını siken yarrağını çıkartarak Sinemin sırtına boşalmıştı. Olayın heyecanı nedeniyle kısa sürse de sperm salvoları karımın saçlarına ulaşmıştı. Bazıları aşarak öndekinin üzerine gelmişti.
Sinemin önündeki genç hemen sonrasında patlamaya başlamıştı. Sinem bu sefer kaçabilmesine rağmen döller yüzüne gözüne gelmiş ve suratından akarak göğüslerine sızmaya başlamıştı….

Herkes artık odanın çeşitli yerlerinde yerlere uzanmıştı. Sineme gelen gençleri Sinem kibarca reddediyordu.

Sinemin yanına giderek

“Yan odaya geçip giyinebilirsin artık” diyebilmiştim sadece.

Gençler porno filmi değiştirmemişti Sadece artık oturup içerek biraz önce yaşadıklarının kritiğini yapıyorlardı.
Karım içeri geçtiğinde ortalığı toparlamaya başlamıştım. Yaşananlara inanamıyordum. Yaşananlarının yanında, tüm bu yaşananların aslında beni nasıl tahrik etmiş olduğuna da inanmıyordum.

Sinem içerideki yatak odasına geçtiğinde bende toparlanmayı tamamlamıştım. Malzemeleri minibüse taşımıştım. İşler bittince odaya geri dönüp karımın yanına geçtim.

“Sevgilim bir harikaydın sana inanıyorum. Artık hepsi bitti geride yapabileceğin hiç bir şey kalmadı”

“Öyle mi düşünüyorsun. Şimdi ben odadan nasıl çıkacağımı bilmiyorum sanırım olmaması gereken bir utangaçlık var şu anda bende”

“Merak etme hepsi sağda solda sızmış durumda” dedim gülerek.

Odanın kapısını açınca tuvalete çırılçıplak giden birisi ile karşılaştık.

“Bebeğim harikaydın yine benimkini ağzına almak istermisin?” dedi yarı peltek konuşmasıyla..

Sinem gülümseyerek,

“Bu akşam sanmıyorum canım belki senin bekarlığa veda partinde daha fazlasını yaparız”

Odadan çıkıp otoparka gidene kadar hiç konuşmadık.
“Bu son söylediğin tam zamanlı striptizci olarak çalışmak istediğin anlamına mı geliyor?”

“Evet, bugün tüm olanlar sırasında odadaydın. Müdahale etmedin ve ben sikilirken sikinin nasıl sertleştiğini rahatlıkla görebiliyordum.Sanırım seninde istediğin şey bu” dedi gülümseyerek.

“Haklısın.” diyebilmiştim.

Her ikimizde kendi arabalarımıza binerek yola çıktık. Yol boyunca bugün olanları hayalimde tekrar tekrar yaşamıştım. Gerçekten izlemekten, karımın yabancı erkekler altında zevkten kıvranırken görmekten zevk almıştım.

Eve ulaştığımızda Sinem hemen içeri geçerek üzerindeki iş kıyafetlerini çıkarmıştı. Onu yeniden çıplak görmek sikimin kalkmasına neden olmuştu. Daha önce defalarca görmüş olmam bu etkiyi yaratmamıştı. Sanki onu ilk kez yeniden görüyordum.

Sinem gülerek yanıma geldi.

“Galiba bugün en sevdiğim siki biraz ihmal ettim”

Dizlerin üzerine çökmüştü bile..

Artık seks hayatımız tamamen farklı olacaktı……

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocama Vermediğim Götüm Almana Nasip Oldu! 1

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocama Vermediğim Götüm Almana Nasip Oldu! 1
Merhaba, adım Marziye. 37 yaşında 3 kız çocuk annesiyim. Doğup büyüdüğüm Türkiye’den genç yaşımda Almanya’ya gelin gelmiştim. Kocam halamın oğluydu, Almanya’da doğup büyümüştü. Bir türlü alışıp sevemedim Almanya’yı, uyum sağlayamadım. Bu da evliliğimde gerginliklere sebep oluyordu. İlk zamanlar birkaç ayda bir Türkiye’ye gidip annemi babamı görüyordum ama peş peşe üç çocuk doğurduktan sonra bu durum da ortadan kalktı. Kocamın ve ailesinin baskıları sürerken işin içine dayak da girmişti. Birkaç günde bir sudan bahanelerle tokatlar suratımda patlıyordu.

Kaynanamlarla aynı binada altlı üstlü oturuyorduk. Almanca bilmiyordum, kendi başıma sokağa çıkmama bile izin vermiyorlardı. Gidebileceğim hiçbir yer yoktu. Büyük bir baskı altındaydım. Sadece çocuklarım beni hayata bağlıyordu. Boşanmak yapabileceğim bir şey değildi. Zaten inancımız ve töremiz gereği gelinin ancak cenazesi baba evine dönerdi. Boşanıp Türkiye’ye dönsem kimse yüzüme bakmaz, bir tas su, bir dilim ekmek vermezdi.

Tesettürlü, dini bütün bir kadındım ama kocam sürekli içki içen zaman zaman da uyuşturucu maddeler kullanan biriydi. Dışarda içtiği yetmiyormuş gibi bir de evde içer, cebinden çıkardığı hapları atardı ağzına. Kızlarımı yatırdıktan sonra beni zorla yanına oturtup içki içmeye zorlardı. Dudaklarımı sımsıkı kapatıp itiraz ettiğimdeyse suratıma sert tokatlar atardı. Kaynanama ve kayınbabama bu durumu anlattığımda, “Sen de azıcık kadın ol da kocanı eve bağla, bize de böyle şikayetlerle gelme!” derlerdi. Çocuklarının ne olduğunu çok iyi bildikleri halde kazancı iyi olduğu için ses etmezlerdi.

Sadece içki ve uyuşturucu değildi problemim. Yatakta da problemler vardı. Kocam başından beri götten ilişk**e bulunmak istiyordu benimle. Birkaç sefer götten zorla yapmaya kalktığında kaçıp elinden kurtulmuş, kendimi banyoya kilitlemiştim. Utana sıkıla kaynanama bu durumu anlattığımda, “Sen de ver götten, ne diye itiraz ediyorsun. Köydeki anan bile veriyor götten. Götün çok mu değerli senin, elmas mı saklıyorsun orada!” diye bana çıkışmıştı. Üstelik hiç utanmadan kendisinin kocasına götten verdiğini söylemişti.

Evlilik içi tecavüzlerse rutin bir olaydı. İstemediğim, hasta ve adetli olduğum zamanlarda bile zorla sahip oluyordu bana. Birkaç sefer büyük kızıma yakalanmıştık. Gözleri önünde babasının tecavüzüne uğramıştım. Ama güçlü direnmelerim sayesinde onca yıl götten ilişkiye girememişti. Kayınbabamın sarkıntılıkları ise söylemeye utandığım başka bir olaydı. Kaynanamın evde olmadığı zamanlarda beni sıkıştırıp oramı buramı elliyordu. Birkaç sefer banyo yaparken yanlışlıkla (!) içeri girmişti. Kaynanamın Türkiye’ye gittiği ve hasta olduğu bir dönemde ise kendisini yıkamamı istemişti. Kocama bunu yapmak istemediğimi söylediğimdeyse, “O senin baban, ne demek ben onu yıkamam!” demişti öfkeyle. Zorla beni banyoya sokup kayınbabamın çıplak vücuduna dokunmamı, onu sabunlayıp yıkamamı sırıta sırıta izlemişti. Öz babasının sikine dokunmama ses çıkartmamıştı…

Yıllar bu şekilde gelip geçerken kızlarım büyüdü. En büyüğü Hande, 18 yaşına gelmişti. Liseye gidiyordu. Benimle hiç ilgisi olmayan güzel ve şık giyinmeyi seven, makyaj yapan genç bir kızdı. Doğal olarak erkek arkadaşları da oluyordu. O nedenle anlaşamıyorduk birbirimizle. Benden çok babasına bağlıydı. Telefon sürekli elindeydi. Almanca doğru düzgün bilmediğim için telefonda ne konuştuğunu anlayamıyordum, ama ortanca kızım ablasının ahlaksız konuşmalar yaptığını söylüyordu. Ben ablasıyla iyi geçinemediği için iftira attığını düşünüyordum, ama bir gün telefonunda gördüklerim karşısında doğru söylediğini anladım…

Hande banyo yapıyordu, telefonu yatağının üstündeydi. Telefonuna peş peşe Whatsapp mesajları gelmeye başladı. Merak edip telefonu aldım elime. Bir adamın sikinin resimleriydi gelenler. Kızım da ona kendi çırılçıplak resimlerini çekip atmıştı üstelik. Almanca konuşmalar yapmışlardı. O an elim ayağım titremeye başladı. Banyoya girip saçlarına yapıştım. Kendimi kaybetmişçesine vuruyordum. Diğer kızlarım ablalarını elimden çekip alana kadar dövdüm. Ağzı yüzü kan içinde kalmıştı. Kaynanam ve kayınbabam koşup geldiler. Ama onlara neden dövdüğümü söyleyemezdim. Benimkinden daha beter döverlerdi çünkü. Tartıştığımızı, bana küfür ettiğini, dayanamayıp dövdüğümü söylediğimde inandılar.

Akşam kocam geldiğinde de aynısını söyledim. Ama olayın gerçek sebebini bilmediğinden, “Sen benim kızıma nasıl vurursun!” diyerek beni dövdü, kızıma attığım dayağın bir benzerini ben yedim. Ama artık alışmıştım dayaklara, o nedenle umursamadım. Hande’ye telefonundaki resimleri silmesini, o adamla bir daha görüşmemesini, öbür türlü babasına gerçeği anlatacağımı söyledim.

Dediğimi yaptı, ama birkaç hafta sonra yüzünden düşen bin parça halde yanıma geldi. Adamın kendisiyle birlikte olmak istediğini, itiraz ederse çıplak resimlerini internete koymakla ve babasına göndermekle tehdit ettiğini söylediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü. “Kızım sen silmedin mi o resimleri?” dediğimde, “Anne ben sildim, ama onun telefonunda duruyor sonuçta!” dedi ağlayarak.

Teknoloji konusunda iyi değildim. Kızım resimleri silince her şeyin bittiğini düşünmüştüm. Gene saçlarına asılıp dövmek istedim, ama dövsem de bir faydası yoktu artık. Kızım ağlayıp ayaklarıma kapanarak, “Anne ne olur babama söyleme, ne olur, kimse duymasın anne, ne olur!” diyordu. Adamın adının Günter olduğunu, Alman bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığını söyledi. Günter denilen adam kızımla birlikte olmak istiyordu. Aksi halde resimleri internete koyup kocama gönderecekti. Bir şeyler yapmak lazımdı. Alman polisine gidemezdim. Olay açığa çıkar, belki de kızım aile içi cinayete kurban giderdi. Bu işi sessiz sedasız çözmek gerekiyordu. Kocamın ve ailesinin haberi olmamalıydı. Bunu yapacak olan da bendim.

Maksadım kocamdan habersiz biriktirdiğim birkaç yüz Euro’yu adama verip olayı kapatmaktı. Kızıma, “Günter’le buluşmak istediğini söyle, beraber buluşup konuşalım!” dediğimde, “Tamam anne!” dedi. Hemen yanımda aradı adamı. Almanca konuşuyorlardı, konuşma hararetli bir hal aldığında, “Kızım ne oldu, ne diyor bu adam?” diye sordum. “Ben kafede buluşalım diyorum, ama o itiraz edip evine gitmemizi istiyor!” dedi. İstemeye istemeye, “Tamam, ama yanımda annem de olacak de!” dedim. Hande dediklerimi söyledikten sonra, “Kabul etmiyor!” deyince, “Ne demek kabul etmiyor?” dedim sinirle. “Ya sadece sen gel, ya da annen gelsin tek başına. İkiniz birden gelmeyin diyor!” dediğinde öfkeden kendimi parçalayacak hale gelmiştim, ama artık dönüşü olmayan bir yola girmiştim.

Kızımı tek başına o adamın evine gönderemezdim. “Tamam, annem gelecek seninle konuşmaya de!” dediğimde sözlerimi Almancaya çevirdi. Sonra da, “Tamam kabul etti!” diyerek kapattı telefonu. “Peki, ben bu adamla nasıl anlaşacağım kızım, benim Almancam az!” dediğimde, Günter’in Türkçe bildiğini, konuşma konusunda sıkıntı yaşamayacağımı söyledi Hande. “Türkçeyi nerden öğrenmiş bu kefere?” diye sorduğumdaysa, “Anne Almanya’da kaç milyon Türk var. Hem Günter her yaz Türkiye’ye gidiyormuş tatil için, o şekilde öğrenmiş!” diye yanıt verdi.

Ertesi gün Hande ile beraber çıktık. Büyük ve eski bir binanın en üst katındaydı Günter’in dairesi. Ben binaya girerken Hande etraftaki kafelerden birinde oturup bekleyecekti beni. Asansör yukarı çıktıkça heyecanım da artıyor, kalp atışlarımın şiddeti çoğalıyordu. Kızarmış, terlemiştim. Sonunda asansör durdu. Birkaç merdiven çıkıp kapısının önüne geldim, zile bastım. İçerden ayak sesleri gelirken elim ayağım titriyordu. Biraz sonra kapı açıldı. Sarışın, uzun boylu, benim yaşlarımda, atletik vücutlu bir adam kapıdaydı.

Almanca hoş geldiniz deyince içeri geçtim. Adam bana elini uzatınca ters ters baktım ve elimi uzatmadım. O da neden uzatmadığımı anlamış gibi çekti elini hemen. Koltuğa oturmamı istedi, kendisi de karşıma oturdu. Günter Hande’nin dediği gibi Türkçe biliyordu. “Benim çok Türk arkadaş var, ben tatillerde hep giderim Türkiye’ye. Ben çok seviyor orayı!” dediğinde, “Sen bırak şimdi bunları. Benim kızımdan ne istiyorsun? Utanmıyor musun o yaşta kıza sarkıntılık etmeyi? Suç işlediğini bilmiyor musun? Ayıp değil mi?” değimde, “Oo, oo, bi dakka, bi dakka. Hande 18 yaşında. Artık yetişkin bir kadın. Sen karışamazsın ona!” diyerek karşılık verdi.

“Bana bak, ben onun annesiyim. Öyle bir karışırım ki, aklın çıkar yerinden. O resimleri hemen sileceksin!” dedikten sonra da çantamı açıp 500 Euro çıkardım. “Al bak, bu parayı al, kızımı rahat bırak tamam mı? Sil o resimleri şimdi!” dediğimde, “Oo, siz beni yanlış anladınız, ben para istemiyorum, benim param var!” dedi gülerek. “Bak Günter misin nesin, al şu parayı da konu kapansın. Kızımı rahat bırak, o resimleri sil, bundan sonra birbirimizi görmeyelim. Tamam mı? Eğer kocama söylersem seni öldürür. Ben bunu istemediğim için kendim geldim. Al şu parayı, sil o resimleri. Kendi yolumuza gidelim!” dediğimde sırıtarak geriye yaslandı.

Günter, “Sen Türk değil misin? Sen kocana söyleyemezsin. Bana yalan söyleme, beni kandıramazsın. Ben para istemiyorum. Ben Hande’yi istiyorum!” dediğinde kan beynime sıçradı. Hiç yapmadığım halde küfür ettim, “Bana bak orospu çocuğu, al şu parayı insan gibi sil o resimleri. Kızım çocukluk edip yapmış bir hata, ama daha fazla uzatma artık. Al şu parayı, sil resimleri!” diyerek paraları suratına fırlattım.

Günter gülerek paraları yerden aldı ve önümdeki sehpanın üstüne koydu. “Sen çok sinirlisin, ama sana yakışıyor, sen çok güzel kadınsın!” deyince bir an üstüne atılmak istedim. “Bak, insan gibi söylüyorum. Bizi rahat bırak. Kocama söylersem seni öldürür. Al bu parayı, rahat bırak bizi. Bu işi aramızda çözelim. Uzatma artık. İnsan gibi söylüyorum sana. Anlaşalım, tamam mı, al şu parayı!” diyerek paraları ona doğru ittim. Hatta 200 Euro daha çıkarıp onu da koydum.

Günter, “Ben başka bir şey demiyorum ki, ben de anlaşmak istiyorum. Ama ben para istemiyorum, ben sana söyledim. Hande yetişkin biri artık. Polise gitsen de bir şey yapamaz. Sen suçlu olursun. Kocan da bir şey yapamaz. Burası Almanya Türkiye değil” dedi sırıtarak. Öfkem gittikçe artarken aynı sözleri bir kez daha ama bu kez daha yumuşak bir tonda söyledim. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır hesabı ben de Günter’i ikna edebileceğimi düşünüyordum. Ancak Günter pis pis sırıtıp duruyordu ben konuşurken. Yine de sözlerimi sessizce dinledi.

Konuşmam biterken, Günter, “Ben Hande ile olmak istiyordum, ama artık vazgeçtim!” dediğinde büyük bir neşe kapladı içimi. Ama hemen sonra, “Ben seni istiyorum!” deyince deliye döndüm. “Senin kulakların duyuyor mu ne dediğini!” diye bağırdığımda, gülerek iki kulağını tutup salladı. “Duyuyor, ikisi de sağlam!” dedi pis bir gülüşle. Şoka uğramıştım. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Şok içindeydim. Küfürler ettim, ama ettiğim küfürler Günter’e hiç tesir etmedi.

Günter, “Ben teklifimi yaptım. Sen benimle olursan sizi rahat bırakırım. Bir daha da görmem. Ama yok dersen, itiraz edersen sen bilirsin. Hemen şimdi koyarım internete, üstüne de yazarım Almanyalı Türk Hande diye. Bütün akrabaların görür. Kocanın çalıştığı işyerine gider orada herkese gösteririm!” dedi iğrenç bir gülme eşliğinde. Elindeki telefonu tutmuş bana gösteriyordu bu sırada. Ekranında kızımın çıplak resimleri vardı. Yerimden fırlayıp telefonu elinden almaya çalıştım, ama kolumu havada yakalayıp büyük bir güçle beni koltuğa geri fırlattı.

Sırıta sırıta gülüp telefonu sallayıp kızımın resimlerini göstermeye devam ediyordu. Kapana kısılmış bir fare gibiydim. Kızımın istikbali vereceğim karara bağlıydı. Beynimin içi boşalmıştı sanki. Hiçbir şey düşünemiyordum. Elim ayağım buz kesmişti. Gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı. Kızımın cahillikle yaptığı hatanın bedelini ödemem isteniyordu. Belki de bu kaderime yazılmıştı, kadere iman etmiş biriydim. Başka türlüsünü düşünemezdim.

Dakikalar sonra gözyaşlarımı silip, “Tamam, ama sileceksin resimleri, bir daha da bizi rahatsız etmeyeceksin!” dedim. Günter, “Tamam, söz veriyor ben, dediğimi yapacağım. Ama sen de yapacaksın. Ben çok seviyor senin gibi kapalı Türk kadınları. Çok merak ediyor, siz çok güzel oluyorsunuz!” dedi acı veren gülmesi eşliğinde. Göğsüm kalkıp iniyordu şiddetle. “Bu aramazda kalacak, kimseye söylemeyeceksin. Eğer öyle bir şey olursa seni bıçakla delik deşik ederim!” dediğimde, “Ooo, sen çok öfkeli ama öyle daha güzel. Çok güzel kadınsın sen, kocan çok şanslı. Ama korkmana gerek yok, ben kimseye söylemem. Kimse bilmez, söz veriyorum sana!” dedi yüzüne ve sesine ciddi bir ifade vermeye çalışarak.

Derken Günter pantolonunun kemerini ve fermuarını indirdi. Pantolonu ayaklarına inerken, “Sen manyak mısın be, ne yapıyorsun?” dedim, ama Günter hiç oralı olmadan baksırını da sıyırdı aşağı. Kasıklarına inen kalın ve sünnetsiz siki karşımdaydı. Taşakları ve kasıkları sarı kıllarla doluydu. Öfke, utanç, korku her türlü pis ve aşağılık duygular kaplamıştı içimi. Hande’nin telefonunda resimlerini gördüğüm şey şimdi kanlı canlı karşımdaydı. “Sen ne pis adamsın, yatak odası yok mu bu evde?” dediğimde, “Yok, benim ev küçük, ben bu koltukta yatıyorum!” dedi sikini sallayarak.

Çatı katı olduğundan pencerelerden karşıdaki evler görünmüyordu, sadece bulutlu gökyüzü görünüyordu, ama hep gece vakti ilişkiye giren beni fazlasıyla germişti bu durum. Üstümde halen kıyafetlerim vardı. Ayağa kalkıp pardesümü çıkartmak istediğimde, “Nein, çıkartma, böyle daha güzel, daha seksi oluyorsun!” dedi Günter. Koltuğa oturdum yeniden. Günter önüme gelip sikini salladı tekrar. Kalın, sünnetsiz siki sosise benziyordu. Kafasındaki derisi bir ileri bir geri gidiyor, ucundaki delik bir görünüp bir kayboluyordu.

Yavaşça ağzımı açınca ucundan tuttuğu sikini soktu ağzıma. Hayatımda kocamın ve kayınbabamın sikinden sonra başka bir erkeğin siki temas ediyordu vücuduma. Acemisi olduğum bir şeydi bu. Kocamla 19 yıllık evliliğimizde çok yaptığımız bir şey değildi. Daha doğrusu o istese de ben itiraz edip yapmıyordum. Pek zevk almıyordum çünkü. Kocamın sünnetli kısa kalın sikine göre Günter’inki daha uzun ve kalındı. Dudaklarımın arasında sikinin ileri geri hareketlerini hissediyordum.

Dişlerim sikinin kafasına değiyordu, dişlerimle ağzımın içine daha fazla girmesine izin vermiyordum, ama Günter, “Ağzını aç, dişlerini aç!” diye söylenince dediğini yaptım. Araladığım dişlerimin arasından ılık, kalın bir sosis içeri doğru kaymaya başladı. Dilimi sağa sola oynatıp kurtarmaya çalışıyordum, ama Günter’in kalın siki ağzımı dolduruyordu. Dilimi oynatabileceğim bir alan bırakmıyordu.

Başımda mavi ve siyah desenli ipek türbanım vardı. Renkli, büyük başlı toplu iğnelerle saçıma sabitlemiştim. Günter’in siki gibi kalın parmaklarının başımın üzerinde gezindiğini hissediyordum. Gözlerimi kapadım, daha fazla açık kalmasına dayanamadım çünkü. Kalın sike tutunmuş sarı kıllar ağzıma, dudaklarıma batmaya başladığındaysa açtım gözlerimi. Kocamınki gibi sikinin gövdesi temiz değildi. Kıllar ortasından başlıyor, köküne doğru daha sıklaşıp uzuyordu. Kılların kalınlığı da artıyor gibiydi. Ağzımda gidip gelen sikinin uzunluğu ve kalınlığı çoğalıyordu. Ağzımın derinliklerine doğru bastırıyor, parmaklarıyla yanaklarıma dokunup okşuyordu. Nazik ve acelesi olmadan yapıyordu bu işi. Oysa kocam hızlı ve hoyratça yapardı. İstemememin bir sebebi de bu hoyratlığıydı.

Günter sallanmaya başlamıştı. Siki ağzımda ileri geri gidip geliyordu. İyice şişen ve sarı kıllarla kaplı kırmızıya çalan taşakları top gibi sallanıyordu. Türbanım üzerinden başımı okşuyordu durmadan. Ellerim dizlerimin üstünde duruyordum, ama bu halim Günter’in hoşuna gitmemişti. Sikini ağzımdan çıkarıp, “Böyle soğuk durma, sen de katıl, zevk almaya bak. Kimse yok burada, bizi kimse görmez, korkmana gerek yok!” dedi sırıtarak.

“Saçma sapan konuşma, ne yapacaksan yap!” diyerek itirazda bulunduğumda birden surat ifadesi değişip çenemi sıktı sıkıca. “Beni memnun et, yoksa resimleri herkes görür. Böyle durma, hareket et, bana katıl. Beni memnun et!” diyerek geriye itti. Sırtım koltuğun sırtına çarparken, “Yala benim penisi, dilini çıkar yala!” dedi kalkık sikini sallayarak.

Doğrulduktan sonra sağ elimle sikini tuttum. Başımı kaldırıp yüzüne bakmadan sıvazlamaya başladım. Siki parmaklarımın arasında hareket eden canlı bir varlıktı sanki bir yılan gibi oynuyordu. “Dilini çıkar dışarı, öyle yap!” diye direktifte bulununca dilimi uzattım. Sikinin kafasına dilim değerken Günter Almanca anlayamadığım bir şeyler söyledi. Keyif almıştı belli ki. Dilimle sikin kafasına dokunup ufak bir dondurmayı yalıyormuşum gibi yapıyordum. Sağ elimleyse kökünden tutmaya devam ediyordum, bir ara elim taşaklarına çarptı bu sırada. Sertleşmiş ve şişmiş taşağı büyükçe bir yumurta gibiydi.

Siki zaman ilerledikçe sertleşip kalınlaşıyordu. Tek elimle zapt edemez hale geldiğimde sol elimi de kullanmaya başladım. İki elimle kontrol etmeye çalışıyordum sikini. Dilimle kafasını yalarken Günter başımı ve yanaklarımı okşamaya devam ediyordu yine. Sikin kafasındaki alınmamış deriyi geriye sıyırdım, bir sosis gibi yuvarlak başını dillerken anlayamadığım bir nedenle emmeye başladım. Neden yaptığımı çözemedim, ama siki dondurma reklamlarındaki kadınlar gibi emiyordum.

Günter bu hareketimden çok zevk aldığını Almanca, “Jaaa, schön, gut, gut!” diye diye söylenerek gösterdi. Sikin kafasını emdikçe ağzıma daha çok girmeye başlamıştı. Günter sikini ağzıma itelerken bir yandan da ben biraz daha ileri kayarak ağzıma daha çok alır olmuştum. Pembe dudaklarımın arasından ıslak ve sıcak ağız boşluğuma sikinin girmesine müsaade ediyordum. Ağzımda biriken tükürüğüm dudaklarımı ve çenemi ıslatıyordu. Kocaman sik ağzımı doldurmuş onu yutmama engel oluyordu. Sikinin kafası ağzımın içinde sağa sola oynuyordu durmadan.

Nerdeyse yarısı belki daha fazlası ağzımdaydı. Burun deliklerim kocaman olmuşlar, ihtiyacım olan havayı alabilmek için büyümüşlerdi. Bu esnada gözlerimi kaldırıp Günter’e baktım. Çok keyif aldığı, memnun olduğu yüzünün şeklinden belli oluyordu. Sallanan şişkin taşakları ellerime değiyordu. Köydeki ineklerin sütle dolan memeleri gibi olmuşlardı. Sağ elimle siki kontrol etmeye çalışırken sol elimle de taşaklarını tutmaya başladığımda, Günter kahkaha atarak, “Jaaa, gut, gut! “Sen de sevdin, sen çok özel bir kadın!” dedi koca ağzını yaya yaya.

Taşaklarını tutup sıkıyor, aşağı çekiyordum. Kıllı taşakları tek elimle tutamayacağım kadar büyümüştü. Sağ elimle de tutup çekmeye, sıkmaya başladım. Siki tek başına kalmış, sadece ağzımla kontrol eder hale gelmiştim. Kocaman açtığım gözlerim Günter’in üzerindeydi. Başımı ileri geri oynatmaya başlayıp sikini emiyor, ara ara da ısırıyordum. Kalın bir sosis ağzımın içinde gidip geliyordu hiç durmadan. Sikinin kalın gövdesindeki çalı dikeni gibi sarı kıllar narin dudaklarıma batıyordu. Etek tıraşı nedir bilmiyordu Günter, temizlik konusunda sınıfta kalmıştı.

Artık nefes alamayacak duruma geldiğimde kendimi geriye çektim. Sik ağzımdan çıkarken o kadar şeyi nasıl ağzıma aldığıma hayret ettim. Çenemdeki, dudaklarımdaki tükürüğümü sildim ellerimle. Günter sırıtarak, “Sen harika bir kadın, muhteşem!” dedi yanaklarımı okşayıp. Ardından beni ellerimden tutup kaldırdı. Boyu 1,90 vardı, bense 1,72 boyundaydım. Ayağımda kalın yüksek topuklu siyah ayakkabılarım vardı. Gene de benden uzun kalıyordu. Oysa normal boyumla bile kocamdan birkaç santim uzundum, hele ayağımda topuklular varken bu fark daha da artıyordu. Bazen kocamın benden kısa olmasının bana baskı yapmasına sebep olduğunu düşünürdüm.

Günter güçlü elleriyle belimden kavrayıp beni kendine çekerken, “Ne yapıyorsun?” dedim tepki göstererek. “Nein, konuşmak yok!” dedi mavi gözlerini açarak. Ardındansa ağzını kocaman açtı ve ne olduğunu anlayamadan ağzıma yapıştırdı. Kendimi geriye itmeye çalıştım, ama yapamıyordum. İki eliyle sıkı sıkı tutuyordu beni. Ağzıyla emiyordu ağzımı. Bütün hayat enerjimi emmeye çalışıyordu sanki. Kalın kırmızı dudakları kaplamıştı ağzımı. Uzun dilini ağzımın içinde hissettiğimdeyse garip bir duygu kapladı her yanımı. Ne olduğunu tam anlayamadığım, ama nefsimin, içimdeki şeytanın uyanmasına neden olan bir şeydi bu yaptığı.

Hoşuma gitmişti. Evet, hoşuma gitmişti. Yıllardır küllenmiş kadınlık duygularım Günter’in öpmesi ile uyanıvermişti. Kocam beni bir kadın değil, şişme bir bebek gibi görüyordu. Üzerime çıkıp işini görüyor, sonra da yatıyordu. Cinsellikten benim de zevk almam umurunda değildi. Yıllardır ilişkiye zorlamaları, tecavüzleri kadınlığımı öldürmüştü. Ama aslında ölmemişti kadınlığım, küllenmişti. Yeni farkına varıyordum. O küllerin altında yanan bir köz vardı halen. Günter’in küçük bir üflemesi ile küller dağılmış ve köz açığa çıkmıştı. Şimdi yavaş yavaş yanmaya başlamıştı. Bu ateş her yanımı sarıyordu. Vücudum titremeye başlamış, serin bahar günü terlememe sebep olmuştu.

Kocamın yaklaşımı haricinde cinselliği inancım gereği neslin devamı için yapılan bir eylem olarak görmüştüm. Küçük yaşlarımdan beri bana öğretilen bu olmuştu. Kadın şeytandır, cennetten de bir kadın yüzünden kovulduk diye diye kafama sokulmuştu düşünceler. Ama aslında yanlış olduğunu ateş vücudumu sararken anlıyordum. Yada şeytan mı aklımı ve bedenimi ele geçiriyordu?

Günter koca elleriyle bastırıyordu belimden. Dudaklarımı emiyor, dilimi çekmeye adeta yutmaya çalışıyordu. Televizyonda bir kadınla erkeğin öpüşme sahnesi göründüğünde kanalı değiştiren ben, şimdi sünnetsiz bir Hristiyanla sarmaş dolaş öpüşüyordum. Günter’in altta halen dimdik duran ve sallanmakta olan siki ellerime değiyor, çarpıyordu. Günter’in vahşi öpmesi sürerken önce sol elimi ardından sağ elimi siki tutmuş üzerinde gidip gelirken hissettim. Kendi başıma yaptığım bir eylemdi bu. Günter’in kabaran erkekliği ile benim de kadınlığım bir denizin dalgaları gibi kabarmıştı. Sikini iki elimle tutmuş okşuyor, koca ağzıyla beni yutmasına izin veriyordum.

Sonunda Günter kendini geri çekti. “Sen çok güzel bir kadınsın, çok özelsin!” dedi gülerek. Yanaklarımı okşadı. Sözleri karşısında göğsüm kabardı. Utandım, ama hoşuma gitmişti. Kocamın yıllarca bana söylemediği bir şeydi bu dedikleri. Kocamdan iltifat duymak çöle kırmızı kar yağması gibi bir şeydi. Beni aşağılayıp alay etmekti hep yaptığı. Makyaj yapmıyor, çenemdeki ve yanaklarımdaki tüyleri çok sık aldırmıyordum. Kaşlarımı aldırmak da sevdiğim bir şey değildi. Ancak bir düğüne yada nişana davetli olduğumda kuaförün yolunu tutuyordum. Bu da kocamın hoşuna gitmiyor, beni tersleyip azarlıyordu. Ama Günter’in karşısında yanaklarımda ve çenemde alınmamış uzamış siyah tüylü halimle duruyordum. Yüzümde bir gram makyaj yoktu. Kaşlarımı da epey zamandır aldırmamıştım. En doğal halimle duruyordum. Buna rağmen bana güzel bir kadın olduğumu söylüyordu.

Bir süre yanaklarımı tutup gözlerini gözlerime dikti. Sanki gözlerimin içinde bir şey arıyordu. Gözlerimi kaçırmaya çalışıyordum, ama yapamıyordum. Daha doğrusu yapmak istemiyordum. Bu mavi gözlerde yıllardır özlemini çektiğim bir şeyler vardı. Beni içine çekiyordu. Şu an burada bulunmaktan dolayı itiraf etmekte zorlansam da memnundum. Kızımın başına gelen kötü olay kadınlığımın açığa çıkmasına vesile olmuştu.

Koltuğa oturmamı istedi, kendisi de yanıma oturdu. Sırtımı geriye yaslayıp dudaklarımı bu kez nazik bir şekilde öpmeye başladı. Bense sağ elimle kalkık sikini okşuyordum. Öpmelerine karşılık vermeye başlamıştım tüm acemiliğimle. Gözlerim kapalıydı. Elim sikinde, dudaklarım dudaklarındaydı. Kalın ve büyük elleri vücudum üzerinde gezinmeye başladığındaysa bir hoş oldum. Pardesümün üstünden memelerimi sıkıyor, kollarımı okşuyor, alta indirip kalçalarıma bastırıyordu. Az önce onun yaptığı şekilde kalın kırmızı dudaklarını emiyordum. Uzattığı diline dilimle karşılık veriyor, onu kendi ağzımla çekmeye çalışıyordum. Sağ elim sikinin üzerinde gidip geliyor, akıyordu. Sikinin kafası ıslanmıştı. Ağzımın ıslaklığından hariç meniye benzeyen bir sıvıydı bunun sebebi.

Derken kendini geri çekti. Sikini ağzıma almamı istedi tekrar. Yavaşça eğildim ve şişip kalınlaşmış ten rengi sosisi ağzıma aldım yeniden. Başımı kaldırıp indirerek yapıyordum. Sik ağzımın içinde ilerleyip duruyor, kafasına dilimle ufak dokunuşlar yapıyordum. Kıllı kasıklarının arasına sol elimi soktum, taşaklarını avuçladım. Güçlü ve kalın kalçalarını elledim. Elimin altında Günter’in tenini, etini hissediyordum. O ise kendini geriye yaslamış ve başımı okşamaya devam ediyordu. Ara sıra sırtıma kayıyordu eli.

Halen giyinik olmam onu mutlu ediyor gibiydi. Böyle bir şey hiç başıma gelmemişti. Tecavüzler haricinde kocamla cinsel ilişkilerimiz esnasında hep çırılçıplak olurduk. Mutfakta, salonda, yatak odasında hatta kızlarımın odasında bile tecavüze uğramıştım. Hepsinde de normal günlük kıyafetlerim vardı üzerimde. Kocam kendi anne babasının evinde, köyde annemlerin evinde bile tecavüz etmişti bana. Ama şimdi giyinik olsam da tecavüze uğramıyordum. Benimle sevişen bir erkek vardı yanımda.

Bu işe başlayalı ne kadar olmuştu bilmiyorum, ama geçen zamana rağmen Günter’in siki sertliğini koruyor, erkenden boşalma sıkıntısı çekmiyordu. Oysa kocamın yatakta bile bir dakika sürmeden, sikini içime sokmadan boşaldığı olurdu. Tecavüz ettiği zamanlardaysa külotuma, eteğime, üstüme başıma boşaldığı çok olmuştu.

Günter’in siki ağzımı dolduruyor, ama halen dışarıda bir parçası kalıyordu. O kalan parçayı da alabilmek için ağzımı daha çok açıyordum. Ama başaramıyordum. Bunu neden yapamadığımı anladığımda kalktım ayağa, Günter’in bacaklarının arasında eğildim dizlerimin üzerine. Şimdi daha rahat edebileceğim bir şekle gelmiştim. Sallanan siki kavradım ve bakışları arasında yeniden ağzıma soktum. Bu kez hiçbir parçası dışarıda kalmadan tamamen ağzıma girmişti. Kıllı kasıklarına, taşaklarına kadar almıştım ağzıma. Günter’den gelen iniltiler ve aralarda anlamadığım Almanca sözler arasında gırtlağıma kadar almıştım haşmetli siki.

Yavaşça kaldırdım başımı. Sik ağzımdan çıkar çıkmaz sağa sola oynadı tıpkı bir hacıyatmaz gibi. İşaret ederek bacaklarını ayırmasını istedim. Kıllı kasıklarını, şişkin taşaklarını emmeye, yalamaya ve ağzıma almaya başladım bu sefer. Günter’in sesleri çatı katını dolduruyordu. Güçlü kalçalarını, uyluklarını bile emiyor, yalıyordum. Kadınlığım yıllar süren derin uykusundan uyanmıştı artık…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Üvey Kızımı Arabada Molada da Gelinimi Siktim!

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Üvey Kızımı Arabada Molada da Gelinimi Siktim!

O sabah İzmir’deki Doktordan randevu saatinin hemen ertesi güne alındığını öğrendiğimizde, gün boyu apar topar hazırlanıp, gece saat 22:00 gibi Ankara’dan İzmir’e doğru yola çıktık. Arabayı yaşlıca olan şoförüm kullanıyordu, yanında karım. Arkada solda gelinim, yanında yani ortada kaynanam, en sağda da 16 yaşındaki üvey kızım Sinem ve ben. Doktordan sonra yazlığa gitmeye niyetlendiğimizden, Sinem’le kucak kucağa idik. Kaynanam, arkada, ortada oturmayı sever. Hem yolu görüyor, hem ayakları rahat ediyormuş. Hanım, uzun yolda şoför uyumasın diye ve arkada dört kişi oturmaktan kurtulmak için önde. Sinem’le ben zaten oldum olası iyi uyuşup anlaştığımız için, biz de memnun olarak arkada, sağda yerimizi kabullendik.

Polatlı’yı geçip, Sivrihisar’a doğru yol aldığımızda, karım, gelinim ve kaynanam çoktan horlamaya başlamışlardı bile. Sinem şoförle ordan burdan saçma sapan konuşuyor, el kol hareketleri yetmezmiş gibi kucağımda da hop oturup hop kalkıyor, bir o yana bir bu yana, kendini bir sağıma bir soluma, bir ayaklarımın arasına yerleştiriyordu. Ben de farkında olmadan ellerim belinde, göbeğinde ona yardımcı oluyor, rahat etmesi için çaba harcıyordum. Aynı zamanda (Ne yapıyor bu kız? dememe kalmadı), sikimin kabarıp, sıkışıp beni rahatsız ettiğini fark ettiğimde, Sinem de bir anda sessiz kalıp, götünü iyice sikime bastırmaya başladı.

O zamana kadar aklımdan geçmeyen bir sürü düşünceler, görüntüler birbiri peşine beynime yığılmaya başladı. Şimdi, üvey kızım Sinem kucağımda kendisini bana ittirir, yaslarken ister istemez bir sürü duygular uyandı. İlk aklıma gelen, Sinem’in amcığı, bir de götü oldu.

Kaynanam uyanmasın diye, sol elimle Sinem’in belinden kavrayıp, biraz yukarı alıp, sağ elimle de pantolonumun içinden sikimi sıkıştığı yerden kurtarıp, göbeğime yaslatıp rahatlamıştım. Sinem, güya şoförle konuşmak için öne eğilip, sikimi götünün arasına denk getirdi. Üstünde, pek de uzun olmayan, etek vardı. Pantolon giymemişti. Yola çıkmadan kimin nerede oturacağı tartışılmıştı. Kerata, tahmin ediyorum, bütün bunları hesaplamış, özellikle pantolon giymemişti. Böyle düşününce, daha bir heyecanlanıp, sikim daha bir sertleşti. Sinem de artık çekinmeden götüyle iyice sikime baskı yapmaya, götünü sikime sürtmeye başladı. Ben, Sinem’in bu hareketleri bilinçsizce yaptığını düşünürken, o andan itibaren kasıtlı yaptığını ve zevk aldığını anladım. Sinem üvey kızım, ama benimkisi de nefis yani! Üstelik ikimiz de zevk alıyorduk bundan, aramızda hiç konuşmadan, ikimiz de bundan fazlasını istiyorduk …

Uzun süre nefsimle mücadele ettikten sonra, nefsime yenildim ve daha ileriye gitmeye karar verdim. Sinemi sol elimle belinden kavrayıp, yukarı kaldırdım, pantolonumun fermuarını indirdim, zor da olsa sikimi dışarı aldım. Bu arada Sinem benim zorlamama meydan vermeden kendini yukarı çekip bekliyordu. Eteğini kaldırıp külodunu aşağıya sıyırdım. Üvey kızımın küçücük göt deliği ve hemen atında bir çizgi gibi birleşmiş amcık dudakları, sikimin bir karış yukarısında bütün ihtişamı ile duruyordu. Baktım ağzımda tükürük kalmamış, çok heyecanlanmışım. Avucumu Sinem’in ağzına uzattım, kulağına fısıldayarak, “Bolca tükür avucuma!” dedim. Hem sikimi, hem onun göt deliğini iyice ıslattım. “Yavaş!” dedim, yavaş yavaş sikimin başını götünün deliğine denk getirip, Simem’i oturtmaya başladım. Bir süre sonra kendisi küçük küçük zorlamalar, bastırmalarla, acısını ayarlayarak sikimin başına oturmaya başladı. Bu arada yine saçma sapan konuşuyor, zırvalıyordu ama, garip kaçmıyordu. Şöyle bir etrafa göz attım, her şey yolunda gibi görünüyordu. Gelinim, kaynanam ve karım uyuyorlardı. Şoför de zaten hem yolla hem Sinem’in çenesiyle meşguldü.

Ben Sinem’den daha çok zorlanıyordum. Her an patlayabilirdim. Zamansız gelmemek, boşalmamak için kendimi epeyi zorladım. Hatta bir ara ödenmemiş çekleri borçları düşünerek kendimi tutmayı, boşalmamayı becerdim. Sinem halen küçük küçük bastırmalarla başını içine almaya çalışıyordu. Heyecandan tükürüğüm nasıl yok olduysa, şimdi de bir anda ağzımın suları dolmaya taşmaya başladı. Hemen tekrar bolca Sinem’in götünü ve sikimi ıslattım. Belinden hafif hafif bastırmalarla ona yardımcı oluyordum. Sinem Şöföre durmadan masal anlatıyor, anlattıklarını da seslendiriyor, “Oooovvv…, Ahhhhh…” gibi sesler çıkarıyordu. Bir ara kuvvetlice “Ahhh!” çekip, başını içine almayı başardı. Bu arada gelin ve kaynanam uyandı tabii. Ne oluyor der gibisinden bakındılar. Sinem hemen, “Masal anlatıyorum Anneanne!” dedi. Gelinimle kaynanam yeniden uyumaya koyulunca, Sinem başladı sikimi kaydıra kaydıra götüne almaya. Köküne kadar oturduğunda, sanki anlattığı masalın Ohhhh’larını anlatır gibi derin bir “Oooohhh!” çekti. Doğrusu şaşırdım kızın bu oyunculuğuna.

Ben sırtımı arkaya vermiş, sikim dibine kadar üvey kızımın götünün içinde, öylece oturuyorum, bir elimi eteğinin altından amına atmışım, klitorisini okşuyorum. Sinem çok küçük hareketlerle, aşağı yukarı inip çıkmaya başladı. Bu arada biz de neredeyse Afyon’a geldik geleceğiz. Gerçi var daha biraz ama, alışkanlık, durup çay molası v.s. vereceğiz. Ben de alttan hafif hafif pompalamaya başladım. Sinem iyice alıştı, inip çıkmaya başladı sikimin üstünde. Ben artık kendimi koyverdim, ne olacaksa olsun deyip, Sinem’in belinden göbeğinden sarılıp onu üstümde at gibi hoplatmaya başladım. Bir anda şiştim ve patladım. O da aşağı yukarı aynı zamanlarda sarsılıp kasılmaya başladı ve elime boşalarak rahatlayıp durdu. Uzunca bir süre öylece bekledik. Benimki yavaş yavaş götünün içinde inmeye, küçülmeye başladı. Sinem kendini kurtarıp, külodunu çekti. Ben de sikimi pantolonumun içine, yerine oturtabildim.

Tam da bu durumda gelinim kaynanamın arkasından elini uzatıp, omzumu dürterek, bana, ‘Seni seni!’ der gibi işaret parmağıyla işaret yapmaz mı! ‘Anlamadım, ne diyorsun?’ der gibilerden göz kırptım. O da ne? Gelinim iki parmağının arasından baş parmağını geçirip (çomak işareti yapıp), yumruğunu yüzüme doğru sallamaz mı? Başımdan kaynar sular döküldü. Gelinim anlamıştı durumu. Nasıl anladı, gördü mü, görmedi mi, bilmiyorum ama, olanın bitenin farkındaydı. Ben de hemen işaret parmağımı dudaklarıma götürüp ‘Sus, aman kimse duymasın!’ anlamında işaret ettim. Gelinim başını salladı, ‘Merak etme!’ der gibilerden. Ama, eliyle kendisini göstererek avucunun içiyle de memelerine doğru işaret etti. Anlamıştım, demek gelinim de istiyordu! Vay orospu vay dedim içimden. Güldüm, göz kırptım, başımla onayladım. Gelinim de güldü, dudaklarını diliyle yaladı, bakıştık, anlaştık. Üvey kızım kucağımda, gelinim de kaynanamın arkasından elini uzatmış, çaktırmadan ensemi boynumu, saçlarımı ve kulak mememi okşayarak, Afyon’a kadar geldik.

Afyon’da mola verdiğimizde herkes hemen tuvaletlere seğirtti. Ben tuvalette külodumu çıkardım, cebime koydum. Temizlendim. Millete yiyecek içecek bir şeyler ısmarladım. Bir çay içip, şöyle biraz ayaklarımı rahatlatacağımı, yürüyeceğimi söyledim. Gelinim hemen, “Ben de geliyorum baba!” dedi. Aslında üvey kızım gelmek istiyordu o yürüyüşe, ama gelinim erken davranmıştı. Gelinimle dışarı çıktık. Tesisin ışığının aydınlatamadığı koyu karanlık bir köşeye doğru yürüdük. Hiçbir şey konuşmadan hemen gelinimin beline sarılıp, kendime çekip, dudaklarını ağzımla kapattım. Dilim ağzının içinde yılan gibi kıvrılıyordu. Gelinim kendisini toparlayamadan inlemeye, kıvranmaya başladı. Gelinim de aç kurtlar gibi öpüşlerime karşılık veriyordu. Fermuarımı açtım, sikimi çıkardım, “Seni de götünden sikeceğim, alabilecek misin bakalım, benim güzel gelinim?” dedim. Gelinimin, “Hiç durma, o orospu kızını nasıl siktiysen beni de hemen şimdi götümden sik!” diye sokak ağzıyla argo konuşması beni iyice alevlendirdi. “Al, nasıl istiyorsan kendine göre hazırla bakalım!” dedim. Daha o sikimi eline alıp ağzına sokmadan kazık gibi oluverdim. “Hadi bakalım orospu, iyice bir yağla tükürüklerinle, yoksa senin o götünü kuru kuru bağırta bağırta sikerim!” dedim. Sikimi ağzına alıp iyice hazırladı.

Gelinimi domalttım, eteğini beline toplayıp, külodunu indirdim. El yordamıyla götünün deliğini bulup, sikimi deliğin ağzına yerleştirdim, belinden kendime çekerken yüklenmemle başı içine girmişti. Gelinimin ağzından “Iıhhh!” diye sessiz bir çığlık çıktı. Biraz bekleyip iyice yüklendim. Gelinim de hepsini içine almıştı artık. “Al bakalım benim orospu gelinim, çok mu merak ettin babanın yarağını, ye bakalım!” diyerek sikiyordum gelinimin götünü. Gelinim de, “Buldun buz gibi götü, sik bakalım. İlk> sen bakıyorsun tadına, nasıl beğendin mi götümü?” diye sordu. “Harika götün varmış!” diyerek pompalamaya devam ediyordum. Gelinim inleyerek, “Amıma da sok, bir amımdam bir götümden sik beni!” diye kıvranıyordu. “Sen neymişsin yavrum benim, yoksa oğlan yetmiyor mu, beceremiyor mu seni, iyi sikemiyor mu?” dedim. Gelinim de, “Önce bir kaldırabiliyor mu diye sorsana! Kalkmayan sikle beni nasıl siksin?” dedi. “Vay benim aç gelinim vay, bundan sonra seni de ben doyururum, merak etme!” derken götüne giriş çıkışlarım hızlanmış, yarağım iyice şişmiş, patladım patlayacağım.

Gelinimin götünden çıkarıp amına soktum. Birkaç Git Geld’en sonra ben çeşme gibi amına boşalırken, gelinim de aynı anda sarsılarak, kıvranarak boşalmaya başladı. Sikimi amından çıkardığımda hemen döndü ve ağzına aldı, bir güzel yaladı temizledi. Dudakları dudaklarımı bulduğunda diliyle sanki ağzımı sikiyordu. “Doymadın değil mi orospu gelinim benim?” dedim. “Doymadım tabii!” dedi. “Merak etme güzelim, yazlıkta seni doyuracam, şimdi fazla gecikmeden bizimkilerin yanına gidelim hemen!” dedim. Giderken gelinim, “Oh ne güzel, İzmir’e kadar yine Sinem’i sikeceksin!” dedi. “Çeşme miyim ben? Zor biraz!” dedim. Gelinim de, “Var mısın iddiaya, sen istemesen bile Sinem seni uyandırır ve kendini siktirir sana. O ne orospu o, bilmezmiyim! Bulmuş böyle bir fırsat, kaçırır mı orospu? Keşke Sinem’le ben yer değiştirebilsem!” dedi. “Vay azgın gelinim, merak etme ileride seninle güzel sikişmelerimiz olacak!” deyip yatıştırmaya çalıştım gelinimi.

Yanlarına vardığımızda bizimkiler yemeklerini daha yeni bitirmişler, şoförle birlikte alış verişe çıktılar. Bu arada ben de ayaküstü duble porsiyon kaymaklı ekmek kadayıfını bir güzel mideme indirdim. Yetinmedim, böyle durumlar için hep yanımda bulundurduğum o meşhur güçlendirici haplardan hemen bir tane yuttum.

Arabaya yine aynı nizamda oturarak yola koyulduk. Herkes molanın verdiği uyanıklıkla, şarkılar vs. söyleyerek neşeli bir şekilde yol aldık. Kısa bir süre sonra karımla kaynanam yine horlamaya başladılar. Ama bu kez gelinim uyanıktı. Ara sıra göz göze geliyor, gözlerimizle sanki sevişiyorduk. Sinem kucağımda etrafa şöyle bir göz attıktan sonra elini eteğinin altından uzatıp sikimi bir yokladı. Fermuarım açıktı. Fark etti, elini soktu, külodumun olmadığını anladı, eliyle sikimi bulup, başladı oynamaya. Ben de eteğinin altına elimi uzattığımda onun da (molada, tuvalette) külodunu çıkardığını anladım. Baba kız külotsuzduk. Elimle amcığını karıştırmaya, sıvazlamaya, okşamaya başladım. Sikimi çıkarıp, bacaklarının arasına aldı, amcığına badana yapıyor, fırça çekiyordu. Benim sikim de kıvama gelmişti yine. Kulağına eğilip, “Sakın önden içine alma!” dedim. Duydu mu, duymadı mı, anladı mı, anlamadı mı bilmiyorum ama, sanki atına binmiş de, üzerinde rahvan gidiyormuş gibi tempolu bir ritmle boyuna fırça çekiyordu.

Şeytana pabucunu ters giydirir benim bu üvey kızım olacak orospu, elini ayağımın dibinde duran çantasına atıp, (demin Marketten alışveriş yaparlarken kimseye sezdirmeden almış olduğu) bebe yağını çıkardı verdi bana ve avucunu açtı! Avucuna biraz bebe yağı döktüm, götünün o şahane kara deliğini bir güzel yağladı. Sonra elinde kalan yağı da sikime sıvazlayarak sürdü. Bebeyağını çantasına geri koydum ve sikimi elimle götünün deliğine ayarlayıp yavaş yavaş sikimin üzerine oturtmaya başladım. O da kendini bastırarak, ilk sefere göre daha kolay ve kaygan bir şekilde hepsini içine aldı. Yine derin bir “Ohhhh!” çekti ama bu seferki sessizdi. O sırada gelinime baktım, eliyle zafer işareti yapıyordu, göz kırptım ve gülümsedim. Sinem yavaş tempo ile kalkıp oturarak yarağımı götünün içinde milim milim hissetmek ister gibi inip çıkıyordu. Artık öyle hemen boşalmazdım, boşalacağımı boşaltmıştım zaten. Şimdi üvey kızımın o şahane götünün, ben de milim milim tadına varıyor, keyfini çıkarıyordum.

Benim, bir şeyden anlamaz zannettiğim üvey kızım sanki kırk yıllık siktirici gibi, değme orospulara taş çıkartıyordu. Taa sikimin başına, şapkasına kadar götünden çıkarıyor, sonra tadını ala ala dibine kadar içine alıyor, alırken de büzüğünü sıkıp sıkıp gevşeterek beni delirtiyordu.

Gelinim kendisini arkaya vermiş, gözleri kapalı, eli önünde, büyük ihtimalle masturbasyon yapıyor, kendi kendini tatmin ediyordu. Sinem sikimi götünden çıkararak tekrar bacaklarının arasına alıp, badana fırçaya devam ediyordu. Ben zevklerin birinden öbürüne geçiyordum, elimin biri amcığında, öbürü memelerinde, hafif hafif yoğuruyorum. Sinem dayanamayarak, kendisini ve başını geriye atarak dudaklarını dudaklarıma doğru uzatmaya çalıştı. Artık film kopmuştu, o hokka dudaklarını dilimle aralayarak ağzının içinde dilleşmeye başladık. Bir yandan kaynanam uyanmasın, bir yandan aman şoför bir şey fark etmesin diye kendimi kontrol ederken, Sinem’in neler yaptığının farkında olmadım. Biz öpüşür, dilleşirken, bir anda sıcacık, daracık bir kuyuya girdiğimi, kaydığımı fark ettim. Anladığımda iş işten geçmişti. Üvey kızım kendisini bana bozdurtmuştu. Artık kadındı!

Kulağına, “Na’ptın sen?” diye sessizce ve biraz da kızgınlıkla fısıldadığımda, “Karışma bana!” diyerek, az önce götüne aldığı gibi, şimdi de yavaş yavaş oturup kalka kalka, amcığına alıyordu. Kendisini iyice öne alarak, yediğinin tadını çıkarmaya çalışır gibi temposunu ayarlayarak yarağımın üstünde gidip gelmelere başladı. İçinde ilk kez duyumsadığı aletle sanki müzik çalıyor, raks ediyordu. Ama, tüm bunları az hareket, çok yoğun hissetmelerle yaptığı için daha fazla dayanamayarak, sessiz kalmaya çalışarak, bitmek bilmez kramplar halinde amından ilk orgazmını yaşıyordu.

Ben cebimden külodumu çıkardım, sikimin ve Sinem’in amının sularını ve kanlarını sildim tekrar cebime koydum. O da çantasından pedlerini aldı, bir kez de kendisi sildi, temizledi. Sonra sağ bacağıma oturarak, sırtı kapıya doğru, bana yan dönüp sol kolunu boynuma attı, ben de belinden sardım, başı omzumda, uyuyan baba kız tablosu olduk. Beni sik halen kazık gibi meydanda, gelin eğilip (ağzının suyu akarak) bakıyor, Sinem elini atmış sıvazlıyor, ağzı boynumda, dudaklarıyla küçük küçük, kulağımı boynumu gıdıklıyor, öpüyor, dilliyor. “Yapma, uyu artık!” diyorum, “Canavar uyanık ama!” diyor, devam ediyor. Hep fısıl fısıl sessiz konuştuğumuzdan, o da ayrı bir heyecan ve haz veriyordu. Sinem’e, “Gelin biliyor, fark etti!” dedim. O da, “Biliyorum, ben de epey zamandır farkındayım, çok da hoşuma gidiyor aslında onun bizi izlemesi!” demez mi! Vay orospular vay, ben de kendimi uyanık, cingöz biri sanırdım güya. Gelin de, kız da çoktan Üsküdar’ı geçmişler de haberim yok.

“Hadi toparlanalım artık, dinlenelim biraz!” dedim. Ama Sinem sikimi sıvazlamaya devam ederek kulağıma, “Tamam toparlanacam, fakat önce son birkez amımdan sikeceksin ve içime boşalacaksın!” diye tehditkar bir şekilde emrivaki yaptı. (Vay anasını, ya ben şimdi bugün böyle orospu yaptım bu kızı, ya da zaten iyice kaşarmış! deyip) tekrar Sinem’i kucağıma oturttum. Anında amına aldı orospu. Çok değişik duygular heyecanlar gidip gelmeler arasında artık ben de dayanamadım, 15-20 dakika Git-Gel’den sonra amının içine çeşme gibi akmaya başladım. Boşaldım ve rahatladım. Sinem, sikim içinde inene sönene kadar amıyla hareketlerine devam etti ve kendisi de orgazm olup boşaldı. Sonra yine çantasından aldığı pedleriyle temizlendi ve sikimi de bir güzel temizledi sildi, pantolonumun içine yerleştirdi. İkimiz de toparlanarak, tekrar uyuyan Baba-Kız tablosuyla sabahın erken saatlerinde İzmir’e vardığımızda kafamda tek şey vardı: Çeşme’de yazlıkta, gelinim ve üvey kızımla yaşayacağım yeni maceralar…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Balıkesir Evli Kilolu -1

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Slm Balikesirde yasiyorum 180 82 kumral bakimli atletik biriyim 39 yasindayim güzel bir isim sosyal cevrem var Evliyim evliligimde buyuk problemler yok ancak sanırım ergenlikten gelen birsey kilolu ve olgun kadinlari delicesine begeniyorum Bunu okurken size garip geleceginin farkindayim ama kalin kollar bacaklar sarkmalar selulitler beni tahrik ediyor dogal buluyorum ayrıca kilolu kadinlarin zevk almayida zevk vermeyide cok daha iyi bildiklerini libidolarinin daha yuksek fantazi dunyalarinin daha genis oldugunu dusunuyorum Aldatmanın yanlis oldugunu tabiki biliyorum ancak icimde oyle buyuk bir arzu istek var ki anlatamam Kim ne derse desin uzun evliliklerde bir sure sonra cinsellik gorev gibi oluyor yapalimda bitsin tarzinda .dısarıdan cok mutlu gorunen ciftlerin bile cinsel yonden mutlu oldugunu dusunmuyorum Seks sadece icine girip cıkmak olmamali insan sevisirken zamani mekani unutmali ter icinde hicbirseyden utanmadan cekinmeden neyi ne kadar arzuluyorsa o anda pis demeden ayip demeden sırılsıklam yasayabilmeli Bu dusuncelerle internette instagramda bir kadina istek gönderdim 40 li yaslarda kilolu bir hanımdı cevap verdi ve ileride yasayacagimiz o muhtesem ilişki basladi İsimleri degistirerek yaziyorum Ayse benim gibi evli , çalışmayan 165 boylarında 90 kilo civarında kapali bir ev hanimiydi İlk sohbetlerimiz biraz havadan sudan karsilastıkca selamlasma olarak devam etti Zamanla daha yakınlastik ve daha özel konulara girdik onunda ilişkisi sorunsuz gorülsede monotondu benim gibi ateş arzu istek tamamen bitmiş haftada bir iki gun uzerine çıkıp opmeden oksamadan icine girip cıkan bosalan bir koca . Aysenin oldugu kadar benimde cekindigim seyler vardı duyulması gorulmesi evliligime hayatıma herhangi bir zarar gelmesi gibi ama birbirimizi tanıdıkca tum bu korkularımız sona erdi ben kendi hayatıma gelecek zarardan korktugum kadar karsı tarafın hayatınada asla zarar vermek istemezdim Aysede zamanla bunun farkina varinca bana daha cok guvendi
Aylarca bu sekilde yazistik birbirimizi tanidik İnstagram uzerinden konusuyor kamera aciyorduk aramızda muhtesem bir cekim vardi ama asla birbirimizi zor durumda bırakacak birseyde yapmaktan kaciniyorduk Aysenin bembeyaz bir teni kalin kollari bacaklari iri memeleri ve sarkik muhtesem bir göbisi vardı kameradan birbirimizi izler karsılıklı masturbasyon yapardik size garip gelsede onun o göbeginin sarkmasi kamerada gördugum selulitleri catlakları bile benim sikimi anında kazık gibi yapmaya yetiyordu Birbirimize fantazilerimizden bahseder deli gibi sanal seks yapardik uzun yazısmalardan sonra tum onlemleri alıp bulusmaya karar verdik En uygun zamanı bekliyorduk icimizdeki ates birbirimizi yakacakti ilk bulusmamızda Ben bekar cok guvendigim arkadasımın anahtarını aldım ve ayseyi gorulmeyecegi bir yerden arabamla alarak eve gittik eve ayrı ayrı girdik Ayse 24 yıllık evli ve esinden baska kimseyle olmamıstı Eve girdigimizde ortamdaki alev sanki gözle görulur bicimdeydi Uzerindeki mantoyu cıkardım altında siyah kumas bir pantalon ve uzerinde bluz vardı oturduk Yanına oturdum basını kendime cevirip dudaklarından öpmeye basladım o kadar tedirgindiki anlatamam ilk defa yabancı bir erkegin dudaklari dudaklarına degiyordu Opusurken dilini kendi agzıma alıyor emiyordum elimi pantalonunun uzerinden bacaklarına attım o kalın yumusacık bacaklarını oksamaya basladım kasıklarina dogru cıktım amı alev alev yanıyordu Aysenin heyecandan nefesi sıklasmıstı amına elimi attıgımda o siskinlik yumusaklık beni cıldırtmaya yetmisti bluzunun dugmelerini cözmeye basladım tek tek opusmeye devam ederken icinde beyaz bir sutyen kocaman memelerini zor zaptediyordu ayaga kaldırıp onu pantalonunun dugmesini cözdüm fermuarını indirdim göbeginide kapatan beyaz bir kilodu vardı heyecandan olecek gibiydim pantalonunu ayaklarına kadar sıyırım sadece sutyen kilot kalınca uzerinde tekrar kanepeye oturttum cekingence benii izliyordu kazagımı cıkardım pantalonumun dugmelerini açıp karsısında sadece boxer imla kaldım yaragım o kadar kabarmıstı ki boxer ımın ustunden bası çıkmıstı ayse dudaklarını ısırarak benim aletime bakıyor yüzü alev alev yanıyordu kızarmıstı o kanepede otururken onun ayak ucuna oturdum ayagını elime alıp masaj yapmaya basladım basını geriye atmıs kendini bana bırakmıstıAyaklarını oksadım ayak parmaklarını ağzıma alıp emmeye basladım bacakları acılıyor o muhtesem etli tombul amı görünüyordu aldığım zevki anlatamam ayak parmaklarını bir sure emdikten sonra bacaklarını oksamaya basladım oldukca kalın bacakları vardı yukarıya cıktıkca kendini kasıyordu bacaklarının üst ısmı iç kısımlar amına yakın kısımlar normal teninden biraz daha koyuydu bu görüntü beni delirtiyordu oranın kokusunu tadını almak icin sabırsızlanıyordum elimi kilodunun üzerinden amcıgına göturdum oksamaya basladım yumusacık kadınlıgını kilodun uzerinden ıslaklıgı parmaklarıma geliyordu bir sure oksadıktan sonra poposunu hafif kaldırmasını isteyerek kilodunu iki yanından tutarak çektim elime aldım kilodu amının değdigi yerler sırılsıklamdı gözlerinin icine bakark o ıslanmıs yerleri burnuma göturdum içime cektim kokusunu doya doya kadınımın am kokusu muhtesemdi dilimi degdirdim ilk amının tadına oradan baktım sikim patlayacak gibiydi gercekten sonra elimdeki kilodu bırakıp bacaklarını ayırıp amını izledim dolgun dudakları vardı ve dediğim gibi oranın rengi muhtesem bir sekilde teninden birkaç on daha koyuydu dudakları kilodan dolayı hafif burusmustu orayı dakikalarca yalama isteğimi biraz erteleyerek yukarıya cıktım göbeğini okşadım mıncıkladım muhtesemdi çok hoşlanıordum büyüklüğünden yumuşaklığından sonra sütyenini çözdüm büyük sarkık memeleri karşımdaydı öpmeden once elimi amına götürdüm gerçekten vıcık vıcık ıslanmıstı amının suyunu parmagıma alıp meme uclarına surdum memelerini emerken yalarken muhtesem kadınımın amının kokusunu tadını istiyordum memelerinin ucları parladı dilimi götrdüm gezdirdim uclarında agzıma alıp bebek gibi emmeye basladım muhtesemdi tadı kokusu bir süre memelerini emdikten sonra ayağa kaltım bakışları önümdeydi boxer ı indirerek aletimi dısarı cıkardım koltukta arkasını döndürüp domalmasını istedim kalktı dizlerini koltuğun oturulan yerine koydu dirseklerini sırtını yasladığı yere o kocaman selülitli poposu onumde muhtesem sekilde açıldı arkasından yaklastım ne yapacağımı bekliyordu o kücücük arka deliğinde ilk nefesimin sıcaklıgını hissetti sonra dilimin ıslaklıgını dilimi kücücük deliğinde gezdirdim elimle vıcık vıcık olmuş tombul amcığını parmakllarken dilimi arkasına soktum girdiği kadar ileri geri yaptım amını okşamamı hızlandırdım dilimle sanki onu arkasından sikiyordum bir süre sonra cığlıklar içinde hem parmaklarımın amına girmesinden hem dilimin arkasına girmesinden cığlık cığlıga bosaldı agzımı amına götürerek tüm ıslaklığını yaladım amının suyunun tum damlarını kana kana içtim çok uzun olduğu için devamını sonra yazacagım tabi eğer isterseniz Ayseyle bir kaç defa daha bulustuk gizlilik içinde o kadınlığını ben erkekliğimi tekrar tekrar kesfettik ve cinsellikte yapılacak ne kadar cok sey olduğunu sonra eşinin işi dolayısısyla taşındılar ve görüşmelerimiz bitti hala internette karşılastıkca selamlasırız eğer okumaktan hhoşlandıysanız ayseyle yasadığımız değişik fantazilere devam edeceğim Gercekten kilolu kadınlardan deli gibi hoşlanıyorum benimle konusmak dertlesmek isteyen kilolu kadınlar olursa instagramdan eklemedende bana özel mesaj yazabilirer instagramda : onurblksr_1010 olarak aratırsanız beni bulursunuz yada skypetan : darkwater06@hotmail.com şeklinde gerçekten ömür geciyor ve gizlilik içinde en azından sohbetimizi fantazilerimizi paylaşabiliriz tşk ederim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

intikam aldım

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben 30 yaşında oldukça güzel ideale yakın vücut ölçüleri olan bir kadınım. Vasat bir evliliğim, sıkıcı bir iş hayatım var. Çalıştığım işyerinden hafif bir baş ağrısı ile biraz erken ayrılmamın hayatımda çok büyük değişikliklere sebep olacağını nereden bilebilirdim…

Eve geldiğimde saat henüz erkendi. Evde kimsenin olmayacağını düşünerek zili çalmadım ve anahtarımla içeri girdim. Fakat evde bazı tuhaflıklar vardı. Girişte olmaması gereken ayakkabılar beni şaşırtmıştı.

Merakla yatak odasına doğru yavaşça yürüdüm. Daha yaklaşırken içeriden gelen zevk inlemeleri, sevişme sesleri, yatak gıcırtıları olayı anlatmaya başlamıştı. Kapının aralığından gördüklerimle beynimden vurulmuşa döndüm.

Kocam çırılçıplak bir durumda, yine kendisi gibi çıplak olan bir kadının üzerinde inip kalkıyordu. Alttaki kadın yüzükoyun yattığı ve başını yastığa gömdüğü için kim olduğunu göremiyordum. Sadece yan taraftan beyaz kalçaları görünüyordu.

Biraz kadının kim olduğunu merak ederek, çokça kızgınlıkla, kocamla siktiği orospuyu izlemeye başladım. Bir yandan da, tüm öfkeme rağmen yataktakilerin vahşi sevişmeleri, inlemeleri, zevk feryatları tahrik etmeye başlamıştı sanki…. Altımda kıpırtılar oluyordu.

Kocam olacak pezevenk bir süre daha gidip geldikten sonra çekildi ve altındaki kadına dönmesini söyledi. Kadın dönünce şok oldum. Kızkardeşim… Kocam henüz yeni boşanmış kız kardeşimi sikiyordu…

Kocasının kendi evinde, kendi yataklarında sevgilisiyle yakaladığı azgın kardeşim… Boşanırken ağlaya sızlaya mahvolan, evime alarak teselli etmeye çalıştığım, avutmak için eniştesiyle beraber gezilere götürdüğümüz benim seksi, nemfomanyak kızkardeşim… Anlaşılan mutsuz ve dul kardeşimi avutma olayını bayağı ileri, yatağımıza kadar götürmüştü kocam…

Geçirdiğim şoka rağmen, ses çıkarmadan yatakta, örtüsünü yastığını kendi seçtiğim, özenle hazırladığım yatağımda çırılçıplak baldızıyla sevişen kocamı ve marifetlerini izlemeye devam ettim.

Kızkardeşim eniştesinin önüne eğilmiş, büyük bir iştahla önündeki dibi bol kıllı taş gibi olmuş yarağa saksofon çekiyordu.

Kocam da saçlarından tuttuğu kardeşimin kafasını sert darbelerle kendine çekiyor, her çekişte o damarlarına kadar bildiğim koca yarak kardeşimin ağzında kayboluyordu. Biraz sonra kocam sırt üstü yattı, yarağını dikti ve kardeşimi büyük bir itina ile yarağının üzerine oturttu. Kızkardeşim derin bir oh çekerek başını geriye attı ve inip kalkmaya başladı.

Bu arada ben de kendimi eteğimin altından amımla oynar buldum. İyice sulanmıştım. Nasıl sulanmam… Son zamanlarda kocamdaki isteksizlik yüzünden sikilmeye hasret kalmıştım. Demek ki isteksizliğinin nedeni benim sevgili kızkardeşimmiş… Seksi baldızını sikmekten bana sıra gelmiyormuş meğer…

Parmaklarım iyice hareketlendi bu arada… Biraz daha oynasam boşalacaktım ama kardeşim ve kocamın dozu artan inleme sesleri onların da yakın olduğunu anlamama sebep oldu. Biri başını çevirse onlara bakarak elim amcığımda, kendimi okşadığımı görebilirlerdi ve ben bunu istemiyordum. Hemen üzerimi düzelttim ve sessizce geldiğim gibi dışarı çıktım.

Hem yürüyor hem kara kara düşünüyordum. Sürekli kendi kendime “bunu bana nasıl yaparlar” diyordum. Bunu onlara, orospu kızkardeşime, özellikle de kocama ödetmeliydim. Onların bana yaptığını ben de onlara yapacaktım. Göze göz, dişe diş… Duruma göre, yapacaklarımdan belki haberleri olacak, belki olmayacaktı ama olsun ben intikamımı alacaktım ya…

Şimdi ne yapmam gerektiğini, nasıl bir intikam almam gerektiğini kara kara düşünüyordum. Çok vurucu ve acı olmalıydı intikamım… Sonunda olayı zamana bırakmayı uygun gördüm. Ancak düşündüklerimi nasıl uygulayacaktım bunu bilmiyordum.

Çok geçmeden düşünmeme gerek kalmadı, aradığım intikam fırsatı ayağıma geldi.

Bir gün akşam eve döndüğümde, kocam işi nedeniyle on gündür yanımızda kalan babası ile oturmuş hem sohbet ediyor hem de içkilerini yudumluyorlardı. Ben de katıldım.

Sohbet sırasında söz hafta sonu tatilinden açıldı. Kayınpederim bizi hafta sonunu geçirmek üzere çiftliğine davet etti. Biz de kabul ettik. Cuma akşamı gidecek Pazar akşamı gelecektik. Cuma akşamı işten eve gelince yola çıkmak üzere kocamı beklemeye başladık.

Biraz sonra gelen telefon nerede ise tüm hayallerimi yıktı. Kocam işinin uzadığını, bu akşam geç geleceğini, istersek bizim gidebileceğimizi, işini halledebilirse kendinin de bize ertesi gün katılacağını söyledi. Halledemezse bütün hafta sonu çalışması gerekiyormuş.

İçimden “Tabi, işin ne olduğunu biliyorum. O sikişken, orospu baldızınla sikişeceksiniz bütün hafta sonu, fırsatçı köpek” diye geçirdim. Sinirden kuduruyordum. Ama hissettiklerimi, olayı bildiğimi belli etmeden durumu kayınpederime aktardım.

Bana başı ile tamam işareti yapıyordu. Ben de kocama soğuk bir tavırla babasının tamam dediğini söyleyip telefonu kapadım. Kayınpederimin yüzüne bakınca muzipçe güldü ve

-“Boş ver Gül… Bari biraz baş başa kalıp dertleşiriz güzel gelinim…” dedi.

O anda kafamın içinde bir ampul yandı. İşte buydu. Kocamdan alacağım intikamın baş aktörü kocamın babası olacaktı. Madem kocam benim kızkardeşimle aldatıyordu beni, ben de onu en yakınıyla, babasıyla aldatacaktım.

Hemen odama çıktım. Küçük bir çantaya orada giyeceğim giysileri koydum. Daha önce yol için giydiğim kotumu, uzun kollu oduncu gömleğimi, çamaşırlarımı çıkarıp soyundum tekrar… Önce minicik beyaz tanga külodumu giyerek ilk ateşi yaktım.

Gardrobun aynasında gözlerimi süzerek giyeceklerimi seçiyor, kendimi kayınpederimin bakış açısıyla, bir erkeğin gözüyle görmeye çalışıyordum. Sütyen giymedim içime… Üzerime askılı, memelerimin güzelliğini meydana çıkaran cesur dekoltesiyle incecik bir bluz, altıma dizimin biraz üzerinde, bol, kloş, mini bir etek giydim.

Manken edasıyla kırıtarak yanına gittiğimde başını kaldırıp tepemden tırnağa, yarısı meydanda göğüslerimden, mini eteğin meydanda bıraktığı uzun, ince bacaklarıma kadar iyice bir süzdü. Sanırım üzerinde istediğim etkiyi yaratabilmiştim.

Kayınpederim yaşına göre çok dinç, bir kaç yıldır dul, yalnız yaşayan, yakışıklı bir erkekti. Sürekli çiftlik yaşantısı onu çok diri yapıyordu. Atletik bir vücut yapısı, sert karakteri vardı. Her zaman otoritesi karşısında hayranlık duyardım ona…

-“Tamam mısın Gül?” diyerek bir bana, bir de eteğime baktı.

Neden giysilerimi değişmeye gerek gördüğümü, mini etek giydiğimi soracak gibiydi yüz ifadesinden anladığım kadarıyla, ama bir şey söylemedi. Eh, ben de olsam söylemezdim.

Uzun yol boyunca yanındaki koltukta bu giysiyle, bu mini etekle oturacaktım. Oturup kalkarken pek dikkatli olduğum, frikik vermekten kaçındığım söylenemez zaten, hele bu dekolteli bluzumla, bu eteğimle olunca… Benden

-“Hazırım babacım…” lafını duyunca da

-“Hadi o zaman, bir an önce yola çıkalım” dedi.

Elimden hazırladığım çantayı alırken süründüğüm egzotik, baştan çıkarıcı parfüm kokusunu ciğerlerine çektiğini hissettim, gülümsedim.

Çiftlik için kullandığı son model lüks cipine bindik. Hemen yola koyulduk. Sohbet ede ede giderken tuvaletim geldiğini, bir benzinciye uğramamızı söyledim. Biraz sonra gördüğü ilk benzincide durduk. Ben koşarak tuvalete gittim.

İşim bitince çıkıp arabaya doğru giderken bir rüzgar beni gafil avlamış, eteğimi kafama geçirivermişti. Minik beyaz külodum ve arasında kaybolduğu taş gibi kalçalarım tüm ihtişamı ile birkaç saniye de olsa ortaya çıkmıştı.

Ben pek acele etmeden eteğimi indirene kadar, pompada çalışanlarla beraber kayınpederim de göz banyosundan nasibini almıştı. Normalde utancımdan yerin dibine girmem gerekirdi fakat umursamadım bile…

Biraz yüksekçe olan cipe binerken bacaklarımı açarak binmek zorunda kaldım. Haliyle her ne kadar sakınsam da mini etekten bacaklarım yine açıldı. Tekrar hareket ettik. Önce konuşmadık bir süre… Biraz sonra kayınpederim başını çevirip bana, bacaklarıma bakarak gülümsedi,

-“Biraz daha küçük külot bulamadın mı yavrum?” diye şaka ile karışık söze başladı. Bir şey söylemedim, sadece güldüm. Gülmem onu cesaretlendirmişti.

“İp gibi ağı araya bir girmiş ki, rengini bile göremedi pompacı çocuklar…” Onun gülmesiyle bana da cesaret gelmişti, attığı pası aldım, lafa girdim ben de… Kayınpederime yarım dönerek elimi yavaşça omuzuna koydum okşarcasına,

-“Aman babacım… Her zaman giydiğim tanga külot işte… Nerden bilebilirdim rüzgarın azizlik yapacağını, her şeyimi meydana çıkaracağını… Senin görmen neyse de, yabancılar gördüğü için utandım biraz… Kızmadın ya bana?” dedim cilveli cilveli… Eteğim sıyrılmıştı biraz daha… Tertemiz, tüysüz bacaklarım görünüyordu iyice…

-“Sana kızmak mı? Ne mümkün bebeğim? Ah Gül… Çok güzelsin gelinim… Kocan çok şanslı…” diye iltifatlar etmeye başladı.

-“Teşekkür ederim” dedim gülümseyerek…

-“Yok… Gerçekten söylüyorum, iltifat etmek için değil… Hem de her yönden şanslı benim köpek oğlan… Bazen geceleri sesleriniz benim odaya kadar geliyor…” dedi imalı imalı… Anlamazdan geldim,

-“Nasıl yani babacım?” diye sordum. Aslında sesimden domuz gibi neyi ima ettiğini anladığım belli oluyordu.

-“Seks hayatınızı diyorum yavrum… Anlaşılan iyi gidiyor. Nerdeyse ezberledim senin inleme seslerini… İki üç günde bir… Hafta içinde olursa kısa, tek seferlik… Hafta sonu uzun uzun, gece boyu… Öyle değil mi?”

-“Ay, kusura bakma babacım, senin duyduğunu düşünemedik. Utandım şimdi bak… Ama… Eh, yani babacım… İkimiz de genciz sonuçta, sağlıklıyız… Oğlun da maşallah boğa gibi… Dayanamıyorum en son, bağırtıyor beni…”

-“Tabi canım yavrum… Oğlum da bana çekmiş. Sağken annesiyle ben de sizin gibiydik. Hatta sizin gibi de değil… Biz her gece sevişirdik. Tavşanlar gibi, hiç durmazdık, her fırsatta… Şimdiyse… Halime bak…”

Sesi üzgün geliyordu. Dertliydi. Elimi uzatıp vitesin üzerinde duran elinin üzerine koydum, okşadım. Teselli etmek istedim zavallı adamı… Ben elini okşarken parmaklarımı kaptı, avucunun içinde sıktı.

İçim bir hoş oldu sert parmaklarını elimde hissedince… Hele elimi tutup dudaklarına götürmesi, parmaklarımda dudaklarını hissetmem… Hazla ürperdim. Çarpıldığımı belli etmemeye çalışarak hafifçe elimi çektim, söze devam ettim,

-“Ah, ben de üzülüyorum yalnız kaldığın için… Zor oluyordur bunca yıldan sonra bekar kalmak…” İçini çekti,

-“Çok zor güzel gelinim… Çok zor… Bilemezsin. Yalnız yatakta yatmak çok zor…”

-“Yalnız yatma sen de… Kolayı var…”

-“Kolayı var tabi ama parayla seks yapmayı sevmiyorum ben…”

-“Ben evlenmeni kastetmiştim ama…”

-“Yaşıma göre olan kadınları ben beğenmem. Senin gibi güzelini, gencini, körpesini isterim ama bulamam ki… Senin gibisi nerde kızım?”

Bunları konuşurken bana baktığını hissettim. Konu iyice özel yaşama girmiş, düpedüz seksten bahsetmeye başlamıştık. Konuştuklarımız beni olduğu gibi kayınpederimi de ateşlemeye yetmişti sanırım.

Baktığını hissedince ben de başımı ona çevirdim, gözlerimi süzerek ona baktım. Bir iki saniyelik bu bakıştan aldığı cesaretle başını çevirip tekrar yola bakarken ateş gibi sıcak elini çıplak bacağıma koydu. Kasıklarım yandı adeta sıcaklığı hissedince… Yine de,

-“Babacım, ne yapıyorsun?” dedim.

-“Kolayı var dedin az önce… Ben kolayını buldum. Hem kolay olacak, hem de ucuz fahişelerle seks yapmayacağım. Bir taşla iki üç kuş birden… Senin kuşunla benim kuşum…”

Sürekli konuşurken bir yandan da bacağımı okşuyor, parmaklarıyla sıkıyordu.

-“Ama nasıl olur? Kocam…” diye yarım ağız itiraz etmeye çalıştım.

-“Bal gibi olur yavrum. İki üç günde bir sevişiyorsun. Biraz da benimle seviş. Amında yarak sayacı mı var da kocanın haberi olacak?” dedi.

Söylediği şey öyle komiğime gitti ki kendimi tutamadım, ikimiz de gülmeye başladık. Benden tepki gelmediği gibi yeşil ışık görünce bacaklarımı iyice okşamaya başladı kayınpederim…

-“Dhhh… Ulan ne azgın kancıksın kız… Başka kadın olsa kayınpederi amdan bahsedince utanır kızarır, sen kahkaha atıyorsun. Ne şehvetli karısın sen…”

-“Ne yapayım canım, komikti işte, güldüm.”

-“Gül canım… Seksi bebeğim benim… Gülmek sana yakışıyor. Hadi aç şu bacaklarını da rahat rahat okşayayım seni…”

Ben de bacaklarımı iki yana açarak daha rahat hareket etmesini sağladım. Tek eli ile araba kullanırken diğer eli ile bacaklarımı ve külodumun üzerinden amımı okşuyordu.

-“Mmmm… Yapma… Sulanıyorum…” deyince

-“Benim de istediğim o zaten…” dedi. Başım geriye düşmüş gözlerim kapanmış bacaklarımda ve amımın üzerinde gezinen elden zevk almaya başlamıştım ki elimi tutup yarağının üzerine koydu. Tanrım, nasıl da kabarmıştı.

-“Bu ne böyle babacım?” dedim

-“Aç da bak yavrum…” dedi.

Otobanda gidiyorduk. Yakınımızda fazla araba yoktu. Biraz ilerdeki kamyonu sollayınca yol iyice boşaldı. Yine de çekiniyordum,

-“Ya gören olursa…”

-“Boş ver, görsünler… Gören bir kere görecek. O da bayram yapacak. Senin gibi güzeli gören göze ziyafet… Hadi, bekletme de, al şu sikimi eline bakayım… Zaten benzinlikte amını külodunu göstermediğin adam kalmadı, yoldan geçen arabadan mı korkuyorsun?”

Ben de yavaşça eğilerek fermuarını indirdim. Baksır külot vardı içinde… Biraz uğraştırdı ama, külodunun önündeki aralıktan sertleşmiş yarağını dışarıya çıkardım. İyice kalkmış, ucundaki delikte bir damla yaşıyla, parmak gibi kabarmış kan damarları nabız gibi atıyordu.

Eğildim. Dilimin ucunu dokundurarak o bir damla zevk suyunu içtim. Ağzıma almam için kafama bastırıyordu. Onu daha fazla üzmeden yarağının başını ağzıma aldım.

-“Ohhh… Hepsini al yavrum… Hepsini al güzel bebeğim…” diye söyleniyordu. Sikini ağzımdan çıkarıp,

-“Acele etme babacım… Daha çok zamanımız var…” dedim.

Tam o anda başıma öyle bir yüklendi ki yarak sonuna kadar ağzıma girdi. Ben de yalayıp emiyordum. İnlemeleri artınca ağzımdan çıkardım

-“Biraz daha yaparsam geleceksin…” dedim

-“Olsun, sen devam et canım… Eve kadar yolumuz uzun… O zamana kadar dinlenirim. Evde yeniden yaparız. Sadece ağzına vermekle kalmam. O güzel amının ve götünün de tadına bakmak istiyorum” dedi.

Ev dediği malikane gibi çiftlik evinde yaşayacak olduğum zevkleri düşünerek kayınpederimin yarağını tekrar ağzıma aldım emmeye başladım. Biraz sonra kasılmaya başladı,

-“Ohhh… Geliyorum… Şimdi…” diye bağırıp kafamı yarağının üzerine bastırdı. Yarak tamamiyle ağzımda kaybolurken sevgili kayınpederim ağzıma boşalmaya başlamıştı. O geldikçe ben yutuyordum.

Biraz sonra iyıce rahatladı. Ben de dilimle yarağını iyice temizledim. Aleti küloduna yerleştirdim, pantolonun fermuarını çekip kapattım. Arkama yaslandım. Elini uzatıp kucağımda duran elimi tuttu, okşadı,

-“Sağol yavrum. Çok güzeldi” dedi.

-“Benim için zevkti babacım” dedim. Bir saatlik bir yolculuktan sonra yazlığa gelmiştik. Eve girdik. Ben elindeki çanta ile yukarı kata her zaman kocamla beraber kaldığımız odaya çıktım. Çantayı bırakıp sperm yuttuğum ağzımı çalkaladım, dişlerimi fırçalayıp aşağıya indim.

Bu arada kayınpederim de tuvaletten çıkmış salona dönüyordu. Yemek işini halletmek üzere mutfağa yöneldim. Yanıma geldi.

-“Fazla uğraşma Gül… Pratik bir şeyler hazırla… Vaktimiz çok ama yine de boşa zaman geçirmeyelim…” dedi.

Dediği gibi basit bir şeyler hazırlayıp self servis yaparak salona gittim. O da rakılarımızı hazırlamıştı. Hem yedik hem içtik hem de sohbet ettik. Vakit hayli ilerlemişti. Ortalığı toplayıp yatak odalarına çıkmak için merdivenlere yöneldiğimde,

-“Bu geceyi benim odamda geçireceksin. Git geceliğini giy gel…” dedi.

-“Peki babacım” diyerek uysal bir kedi gibi emirlerine itaat ettim.

Önce tuvalete sonra kendi odama gittim. Güzelce makyajımı tazeleyip saçımı düzelttim. Daha gelmeden niyeti bozunca hazırlıklı gelmiştim. Beyaz dantel minik külodumu, beyaz jartiyer ve dantelli çorap giydim. Üzerime yine beyaz saten geceliğimi giyip erkeğin odasına gittim.

Geniş yatak odasında cam kenarında oturmuş rakısını yudumlarken benim geldiğimi gördü. Beğeniyle bakıyordu bana… Sigarasından derin bir nefes çekti. İçerisi hafif loştu, derinden bir slow müzik çalıyordu.

-“Yaklaş” dedi. Yanına gidip önünde durdum. Dönmemi istedi döndüm. Bir daha… Bir daha döndüm.

-“Beyazların içinde melek gibi olmuşsun. Seksi meleğim benim…” Geceliğin altındaki çorabı görünce gözleri parladı. Kalktı yeni bir slow parça koyup koltuğuna oturdu ve

-“Hadi meleğim… Hem dans et, hem de striptiz yap bana…” dedi. Şaşırdım,

-“Ama striptiz dansı bilmem ki babacım… Belki de hoşuna gitmeyebilir…”

-“Olsun… Bilmemen önemli değil… İçinden nasıl geliyorsa öyle hareket et. Senin varlığın, güzelliğin yeter…”

Yavaş yavaş müziğin beni saran ritmine uyarak sallanmaya, kendimi hafif hafif okşamaya başladım. Göz kapaklarım ağırlaşmış, kendimi iyice kaptırmıştım. Eteklerimi yukarı sıyırdım.

Santim santim yukarı çekiyordum eteğimi… Çoraplı bacaklarım, çorabımın dantelleri, jartiyerim ve külodum tamamen ortaya çıkmıştı.

Kayınpederim hemen önümdeki koltukta, bir eliyle kalkmış sikini okşuyor, diğer elindeki rakı kadehinden içkisini yudumlayarak beni izliyordu.

Kasıklarıma kadar yukarıya çektiğim eteklerimi tekrar bıraktım. Uzun sarı saçlarımı, geceliğin eteklerini savurtarak kıvrıldım, kıvrandım, etrafımda döndüm.

İyice tahrik olan adam hayranlıkla izliyordu beni… Onun sikecek gibi, üstüme saldıracak gibi bakması da beni tahrik ediyordu. Bu kez geceliğin üzerinden ince belimi ve iri memelerimi okşamaya başladım.

Askılarımın önce birini daha sonra öbürünü omzumdan düşürdüm. Saten gecelik yavaş yavaş ince belimden ve kalçalarımdan aşağıya inmeye başladı.

Geceliğim ayaklarımın dibine düşmüş, iç çamaşırlarımla, içindekileri gizlemekten aciz külot sütyen ve jartiyerlerimle kalmıştım. Hala gözlerim kapalı, müziği içimde hissederek dans etmeye devam ediyordum.

Birden vücudumda onun ellerini hissettim. İrkilip gözlerimi açtım. Dayanamamış, kalkıp yanıma gelmişti. Çok yumuşak hareketlerle omuzlarımdan başlayıp beni okşamaya başladı. Elimden tutup kucağına aldı. Tüy gibi kaldırıp odanın içinde büyük yer kaplayan, etrafındaki tül cibinliklerle kaplı, şatafatlı karyolaya götürdü, kırılmamdan korkarcasına yavaşça yatağın üzerine bıraktı. Duyduğum heyecan ve zevkten kısılmış gözlerle baktığımda karşımda doğrulup soyunduğunu gördüm.

Bir tek külodu kalınca yatağa yaklaştı. Çiftlik yaşamı nedeniyle sağlık fışkırıyordu vücudundan… Oğlundan daha kaslı, biçimli, gergin… Gelirken arabada oral seks yaparak boşalttığım erkekliği şimdi külodun önünü kabartmış, dışarı çıkmak için zorluyordu.

Ayak ucuma oturup ayaklarımı eline aldı. Beyaz çorabın üzerinden ayak parmaklarımı öpüp koklamaya yalamaya başladı. Çok hoşuma gitmişi Yavaş yavaş dizlerime doğru çıktı. Artık daha iştahlı öpüyor yalıyordu.

-“Uzun seneler senin gibi diri bir vücut koklamadım” dedi yavaşça.

Jartiyer çorabımın süslü dantellerini geçti, çıplak bacak içlerimi sıcak ve ıslak diliyle yalaya yalaya okşadı. Külodumun üzerine gelince durdu yüzüme baktı hafif hafif külodun üstünden ısırmaya başladı. Kafasını iyice bastırdım daha da ateşlenmişti. Kayınpederim bu işi oğlundan daha iyi yapıyordu. Senelerdir sikişmeme rağmen bu kadar hoşlandığımı bilmiyorum.

Koltuk altlarımdan tutup yavaşça kaldırdı beni… Elleri arkaya gitti, sütyenimi çözdü fırlattı. Biraz geri çekilerek memelerimi inceledi. Fazla büyük olmayan portakal şeklindeki memelerimin ikisini de avuçlarının arasına aldı sıkmaya başladı.

Gittikçe daha fazla sıkıyordu. Canım yanmaya başladı biraz, inleyip engel olmak istedim. Fakat vazgeçer diye sesimi çıkarmadım. Sağ mememin başını dişlerinin arasına alıp hafifçe ısırdı. Zevkle kıvranıp,

-“Ahhh… Yavaş…” diyebildim. Sonra tüm göğsümü ağzına aldı. Orta büyüklükteki memelerim aslında dimdik bir durumda uçları şişmiş bir vaziyette idi. Usulca,

-“Morartma lütfen…” diye fısıldadım.

Deli gibi bir göğsümü emiyor diğerini sıkıyordu. Tüm göğsüm memelerim boynum tükürüğünden vıcık vıcık olmuştu. Bu kadar zevk aldığımı hatırlamıyorum. Ben de bir elimle tırnaklarımı sırtına bastırıyor bir elimle de külodunun üzerinden taş gibi olmuş yarağını sıkıyordum.

Derken göbeğime indi göbek çukurum ağzındaydı. Bir eliyle de kalçalarımı mıncıklıyordu. Ani bir hareketle külodumu sıyırmak istedi. Minicik külodum yırtılmaya başlayınca tüm kuvveti ile parçalayarak çıkardı.

Şimdi jartiyerim ve çoraplarım haricinde tamamen çıplak bir vaziyette kayınpederimin altında yatıyor zevkten de inliyordum. Bacaklarımı iki yana ayırdı. Şekil vererek bıraktığım bol kıllı amıma bakarak

-“Ohhh… Tam istediğim gibi… Harika…” diyerek yalamaya başladı. Zaten zevkten iyice sulanmış olan amım tam manası ile bir göle dönmüştü.

Ne kadar yaladığını bilmiyorum ama üzerimden kalktı. Yatağa sırt üzeri yatarak beni tersten üzerine yatırdı. Yani 69 pozisyonunda idik. Amımı iyice yemeye başladı. Ben de külodunu indirerek o muhteşem yarağı tekrar emmeye başladım.

Bir müddet sonra beni tekrar yatırdı bacaklarımı havaya kaldırarak ayak omuzda pozisyonunda köküne kadar yarağını içime soktu. Yüzüne baktığımda çok mutlu görünüyordu. Siki içimdeyken eğilip dudaklarımdan öptü,

-“Bu yaştan sonra otuz yaşında bir karım oldu. Her ne kadar gelinim de olsan, bundan sonra bana da karılık yapacaksın” dedi.

-“Ohhh… Tamam…” diye inleyerek karşılık verdim. Sonra istekle kıvranarak ilave ettim, “Ama böyle hareketsiz durma… Sokup çıkar şu sikini…”

Gidip gelmeye başladı. Sürekli ritm değiştiriyordu. Biraz yavaş yavaş gidip geliyor, sonra hızlanmaya başlıyor, ben tam yükselmeye başladığımda tekrar hızını düşürüyordu.

Tam benim motor soğumaya yüz tutarken tekrar köklemeye, kasıklarını benim kasıklarıma vura vura sikmeye başlıyordu beni… Kısaca harika bir şekilde sikiliyordum. Sonunda nefes nefese,

-“Ohhh… Dayanamıyorum artık… Gelmek üzereyim babacım…” diye feryat ettim.

-“Benim işim daha bitmedi, sen gel canım…” dedi sikiyle beni oymak istercesine amımda gidip gelirken…

Ben de boğazımdan hırıltılar çıkararak çığlık atarak titreyerek boşaldım. Kendime geldiğimde o hala içimde idi. Dudaklarıma yumuldu hem öpüyor hemde sikiyordu. Birden geri çekildi,

-“Dön…” dedi. Ben dönünce karnımın altına iki adet yastık koydu. Götüm tabak gibi göz önündeydi. Eğildi, amımı yalamaya, küçük kara deliğimi emmeye başladı.

Sonra da ateş gibi sıcaklığıyla yarağının başını göt deliğimde hissettim.

-“Yapma… Bu güne kadar hiç yapmadım…” dedim.

-“Olsun… Götünün kızlığını ben bozarım kızım, ilk defa benimle tadarsın…” diyerek esnete esnete hafifçe yüklendi.

Az sonra kayınpederimin tükürükleriyle ıslattığı büzüğümü yardı sikinin başı, tokmak gibi götümdeydi. Acı ile karışık zevk duyuyordum. Înleyerek,

-“Devam et, durma…” dedim.

Dememle birlikte koca yarak götümü yararak deliğime gömüldü. Az sonra tamamiyle götümde, içimdeydi. Üzerime yüklendi ve içimde gidip gelmeye başladı. Biraz sonra,

-“Patlıyorum… İçine boşaltacağım sevgili gelinim…” dedi.

-“Patlaa… Tam dibime patla… Oh, benim sikici kayınpederim… Götümden zevk veriyorsun bana babacım…” dedim.

Sarsıla sarsıla içime tohumlarını atmaya başladı. Biraz sonra üzerime yığıldı. Sonra yana kaydı beni kendine çekti dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Biraz dinlendikten sonra banyo yapmamızı söyledi. Beraber banyoya girdik. Jartiyerimi ve çoraplarımı çıkardım. Kayınpederim çırılçıplak kalınca sarıldı, öptü.

-“Sadece duş yapacağız canım… Banyoda da sikişecek kadar genç değilim…” dedi.

-“Tamam babacım…” dedim ve ben onu o beni yıkayarak yukarı çıktık.

-“Kocan gelene kadar benim yatağımda yatacaksın. Bana karılık yapacaksın, ben de senin kocanım…” dedi.

-“Peki babacım, nasıl istersen…” dedim yine uysalca… Beraberce yatağa uzandık. Başımı göğsüne koyup sımsıkı sarıldım. Elimi biraz önce kol gibi olan ama şimdi ufalmış yarağına götürdüm, avucuma alarak uyumaya başladım.

Gözlerimin önüne bir kocamın kızkardeşimi sikişi, bir benim yaptıklarım geliyordu. Sonunda baldızıyla beni aldatan kocamdan intikamımı almıştım. Ama kayınpederimin söylediğine göre bu iş bir seferle kalmayacaktı.

Ama olsun, benim de hoşuma gitmişti. Hareketli günler beni bekliyordu. Artık gündüz babasıyla, akşam oğlu ile sikişecektim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

BİR ERKEĞİN GİZLİ DÜNYASI GERİ DÖNÜŞ…

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhaba,

Yıllar önce yazdığım bir erkeğin gizli dünyası hikayelerime kişisel bloğumda devam etmeye karar verdim.Bana tekrar yazma isteği uyandıran şey yazdığım hikayelerin birçok farklı sitede yayınlanmış olması Ve dahada önemlisi binlerce kişi tarafından okunup onlarca yorum gelmesiydi.Tabi yeni hikayelerime başlamadan önce sizlerle paylaşmak istediğim bir kaç konu var.Size daha önceki anılarımda anlattığım gibi yaşadığım her şey gerçekten yaşanmış olup her ayrıntısını sizlerle uzun uzun paylaşmıştım.Ve bloğuma girip yazılarımı tekrar okuyacak kişilerin birçoğu geçmişte anlattığım hikayelerimi okumuşlardır. Şunu belirtmek istiyorum ki,o hikayelerde bahsettiğim eşimle ayrıldık.Uzunca bir süre yazılarıma ara verişimin sebebi de bu yüzdendi.Bazı insanlar tarafından merak edilebileceğini düşünerek kısaca bahsetmek istiyorum ki,insanlar hayatta bazı evrelerden geçiyorlar.Gençlik dönemleri ve olgunluk dönemleri gibi.Bu dönemler içerisinden insanların hayat görüşlerinde yada geçmişte aldıkları kararlardan farklı düşüncelere sahip olabiliyorlar.Ve geçmişinde görüp beğendiği aşık olduğu insanla gelecekte aynı düşüncelere sahip olamayabiliyorlar.Kısaca bu sebeplerden dolayı yollarımızı ayırmaya karar verdik.
Bu bloğumda anlatacağım hikayeler ise bir kaç yıl aradan sonra tekrar aşık olarak evlendiğim yeni karımla yaşadığımız anılardan oluşacak…

1–TANIŞMA;

Merhaba,

Hikayeme başlamadan önce size karımdan ve kendimden bahsetmek istiyorum.Karımın ismi sevgi,1.75 boylarında esmer dolgun vücut ölçülerine sahip 38 yaşında bir bayandır.Yıllardır iş hayatının içinde olduğu için kendisine bakan güzel giyinen ve oldukça da çekici biridir.Bu arada bu tür hikayelerde bahsedildiği gibi bir bakanın bir daha bakacağı kadar güzel bir kadın değildir…
Ama ona bakan her erkeğin dizlerinin bağının çözüleceğine eminim.Çünkü fiziksel özellikleri ve gözlerini kısarak etrafı süzmeleri bir çok erkeğin içine işleyecek cinstendir.
Ben onu tanıdığım ilk günden beri sende Yahudi kanı var derim hep.Hiç dikkatinizi çekti mi tatil yerlerinde bilmiyorum ama İsrailli kadınların yüzlerinde soğuk ama bir o kadarda kadınsı bakışlar hiç bir ırkta yoktur.Bu yüzden karımı hep onlara benzetmişimdir ırk olarak.
fiziksel özelliklerine gelince,ince sayılabilecek bir beli ve dolgun kalçaları vardır.Göğüsleride normalden büyüktür.Omuzlarının altına kadar uzanan siyah dalgalı saçları vardır.Erkeksi hatlara sahip bir yüz iri simsiyah gözler koyu bir ten …Ve etli dudaklar…
hikayemin ilerleyen bölümlerinde daha ayrıntılı olarak ondan bahsedeceğim.Birazda kendimden bahsedeyim.Ben de 35 yaşında 1.75 boylarında kumral mavi gözlü bir erkeğim.Daha önceki yazılarımda çok bahsetmiştim ama okumayanlar için bir kaç şeyi tekrar hatırlatmak istiyorum.
Bende bu hayatta birçok şeyi yaşamış,her insanın kendine göre özel yanlarının olduğunu bilip bu özgüvenle yaşayan bir adamım.Yine daha önceki yazılarımda bir çok defa bahsetmiştim…
biz erkekler ikiye ayrılıyoruz.Bir yaşadığımız hayatlar bir diğeride hayal ettiklerimiz.
Birçoğumuz birçok fantazi kurup hayallerimizde yaşarken aslında hiç birini itiraf etme cesaretini gösteremeyiz.Yaşadığımız toplum baskısı, çevre, yetişme tarzı, aile yapılarımız bunların hiç birine müsade etmez çünkü.Bende sizlerden farklı değilim aslında.Birçok farklı sınırlarda hayatlar yaşamış olsamda hepsini gizli yaşamaya özen göstermişimdir.Ve daha da önemlisi yaşanan her ne olursa olsun hiç bir hayat istedim oldu,yada geldim baktım açtım ayırdım soktum…böyle olmuyor bu işler…
Bu hayatta yaşananlar bazen yıkımla sonuçlanabiliyor maalesef.Bazende doğru insanlarla doğru frekanslarla doğru zamanda çoook büyük bir güvende işin içine girince herşey insanlar içindir diyerek kendinizi,duvarlarınızı,tabularınızı yıkarak bir anda farklı olayların içinde bulabiliyorsunuz.
mesela bir örnek verecek olursam..Biz erkekler doğamız gereği kıskanç paylaşmayı sevmeyen varlıklarızdır.Karımız sevgilimiz yada çok sevdiğimiz bir dostumuzu kimselerle paylaşmak istemeyiz.Ama günümüzden örnek verecek olursam,hangimiz instagramda yada facebookta çekici bir kadının yaptığı seksi paylaşımlara bakmamışızdır?Ben sadakat konusunda kendime çok güvenirken bile gözlerime kilit vuramıyorum.nefsime söz geçiremediğim çok zaman oluyor.Biliyorum ki sizlerde benden farklı değilsiniz bu konuda.Ha şuda var,bu insan doğasıdır.Arz ve talep.Yine günümüzden örnek verecek olursak,fenomen birçok kadın var sosyal medya hesaplarında.Hemen hepsi ya göğüslerini sergiler ya kalçalarını yada dekoltelerini.En masum fotoğrafların içinde bile erotizm içeren bir bakış dudak büzme yada yan profilden kalçalarını gösterme hafif bir dekoltesi varsa bile öne eğilerek göğüslerini gösterme hareketi mutlaka vardır.Ben hiç bir kadını yargılamıyorum burda.Sadece hikayeme başlamadan önce hayatın içinde olan bir konudan bahsetmek istedim.Biz insanoğlu yaşadığımız hayatta hep bir gösterme hevesi içindeyiz.Ve bu sahip olduğumuz kıymetli şeylerin arz ve talep karşılığıdır aslında.Biz erkekler farksız mıyız? yeni bir araba alırız mutlaka ailecek yada arkadaşlarla o arabanın olduğu bir fotograf paylaşırız.Normalde spor kişinin kendisini sağlıklı hissetmesi içindir ama bizim spor anlayışımız fit vücutlar kaslı karın ve kollardan ibarettir.
çünkü sergilenmesi gerek.peki ya paralarımız? cebinden çıkartıp parasının fotografını çekmez kimse,ama kıyafetleriyle gittiği mekanlarda,yedikleriyle içtikleriyle bunu göstermekten hepimiz haz alırız.Ve işte kadınlarda böyledir…dünya da hemen her insan öyle yada böyle bir hayat koşturmacası içindedir.ve bu süreçte insanların doğası gereği en güçlü silahlarını yada sahip oldukları en değerli şeyleri sergilemek içten içe bir gerekliliktir.
Şimdi ben bu tür yazılar yazıyorum diye saçma sapan yorumlar atan bir çok insan olacaktır.Ama peşinen şunu söylemek istiyorum ki…siktirin gidin olur mu;)
o kadar çok gördüm ki bu hayatta delikanlı geçinip her türlü boku yiyen her yürlü pisliğe bulaşan insanları.Öyle çok gördüm ki ahlak abideliği yapıpta yolda yürürken yanında erkek olan bayanlara öküz gibi bakanları…o yüzden bu konulara hiç giripte konuyu saptırmak istemiyorum.
her neyse…
bu hayat benim.Ve ben bu hayatta bir şeyi çok iyi anladım ki…
her şey insanlar için.
gelelim karımla tanışmamıza..
ilk evliliğimden sonra uzunca bir süre bekar hayatı yaşadım.Bende herkes gibi işlerimle uğraşırken bir yandan da kısa kaçamaklarım oluyordu tabi.Derken bir gün sevgi ile tanıştım.
Akşam vakti bir kahve içip evime gideyim diye bir kafede otururken kapkara gözlerini dikmiş bana bakıyordu.Ama öyle beğeni yada flört gibi değildi.gözleri dalmış gibi öylece boş boş bakıyordu.
ama o bakışlar beş altı saniye sürmesine rağmen benimde mideme kadar ulaştı nerdeyse.Ben kolay beğenen bir adam değilimdir.Öyle erkek tabiriyle bebek gibi güzel hatunlarda hiç ilgimi çekmez benim.Ama bakışları güzel çekici kadınlara bayılırım.
sevgide aynen öyleydi.o bakışından sonra karşımda konusan arkadaşıma kendimi veremiyordum bile.sürekli gözüm sevginin üzerindeydi.Taki hesabı ödeyip ayaklanana kadar sadece baktım ona…
ayaga kalktığında o muhteşem fiziğini ilk defa görmüştüm.siyah uzun bir etek giymişti.bacak arasında uzunca bir yırtmacı olan.Ayaklarında topuklu ayakkabıları vardı.üzerinede siyah boğazlı bir kazak giymişti.Kazak ne kadar koyu olursa olsun iri göğüslerini onun üzerinden bile seçebiliyordum..kafeden dışarı çıkmak için yanımdan geçecekti.Ağır adımlarla yanıma doğru gelirken ben gözlerini hiç ayırmadan ona bakıyordum.Ben öyle dikkatli bakınca onunda bana baktığını gördüm…gitgide yaklaşıyordu yanıma.Ama size yemin ederim o bakışlar beni yerime zincirlemişti sanki.bütün bedenim uyuşmuş kaskatı kesilmiştim.öyle dikkatli ve donuk bakıyordu ki bana,gözlerimi gözlerinden biran olsun ayıramıyordum…
ve yanımdan geçerken tepeden bana bakarak geçti gitti…
o gidince tatlı bir şeker kokusuda nefesimle birlikte içime doldu sanki…ben ise büyülenmiş gibi etraftaki insanlara aldırmadan arkamı dönüp ona baktım…kalçaları siyah dar eteğinden geriye doğru çıkmış her adım atışınca titreşimlerini görebiliyordum…saçları dalga dalga sırtında parlıyordu resmen…Ve bir anda kendime gelip yerimden kalkarak peşlerinden dışarı attım kendimi.
Hayatımda bir çok çapkınlık tecrübem olmuştu aslında.Ama böyle düşüncesizce hiç tanımadığım birinin peşinden koşup saçma bir duruma sokmamışımdır kendimi.
ama kaybedecek hiç birşeyim yoktu..eğer gitmeseydim asla şansım olmayacağınıda biliyordum…
kafeden çıkıp etrafıma bakınırken onun arabasına binip çalıştırdığını gördüm.Biran ne yapacağımı bilemeden boş boş baktım..siyah golfüne binmiş ve otoparktan geri geri çıkıyordu ben ise panik halinde onu izliyordum..Arabasını otoparktan çıkartıp gideceği sırada bana baktığını gördüm.Ve o anda bütün cesaretimi toplayıp kendimi arabanın önüne attım:)
o sırada ileri doğru hamle yapmıştı ki benim atlamamla bir anda baldırımdan bana vurdu.hani böyle filmlerde kazalar oluyor esas oğlan üç beş takla atıyor ama sonra hiç bişe olmamış gibi ayaga kalkıyor ya…siktirsin aq:) bana araba belki 20 ile vurdu bacağım koptu sandım.baldırımda öyle bi acı hissettim ki…belk**e yandan dengesiz atladığım içindir bilmiyorum ama bir anda ikiye katlandım.hatunu flan unutup acıyla bacağıma doğru eğildim.kızda o sırada arabadan inip sen delimisin ne yapıyorsun diye saydırarak yanıma doğru geliyordu.geldi geldi…ve gözlerini dikti üstüme ellerini açarak ne bu? ne yapıyorsun sen dedi…
olaylar bu kadar hızlı gelişirken en kral çapkın bile iyi bir hikaye yazamazdı.Bende dürüst olmaktan başka çarem yok diyerek,eğer gitmene izin verseydim bir daha seni göremeyecektim dedim.
kızda daha sinirli bir şekilde yaniii??? diyerek bağırdı.
elimi baldırımdan çekip doğruldum.o sırada kafeye şöyle bi baktım.cam kenarında oturan herkes bana bakıyordu.siktir dedim içimden.ben normalde ne kadar rahatsam izlendiğim takdirde bir o kadar gergin olurum.ve o anda olan biten herşeyi gören bir sürü insan vardı.
sonra bütün cesaretimi toplayıp ben aşık oldum dedim.
sevgi bana baktı baktı baktı…gözleri gitgide irileşti o an..ben ise küçüldükçe küçüldüm sanki..nerdeyse yer yarılsa içine geçecektim.
sonra bir anda git oğlum işine akşam akşam dedi döndü arabasına doğru yürüdü…
o arabasına binip gaza bastığı anda ben kenara kaymak zorunda kaldım..ve öylece gitti.
arkasından bakarken bir ses duydum o anda.Abi sen ne yaptın yaa öldürecektin kendini dedi.Kim o diye başımı çevirdiğim anda sigara içmek için dışarı çıkan kafede çalışan çocuklardan biri olduğunu gördüm.O sırada arkadaşımda kafeden çıkmış yanıma doğru geliyordu.Ben ise biran önce ordan uzaklaşmak için arabama doğru giderken o çocuk yine seslendi…
abi sevgi onun ismi.bir anda durdum.geri dönüp sen tanıyor musun dedim.
sonra da o kafeye sürekli geldiğini çalıştığı yerden tutta az ileride oturduğu ev adresine kadar aldım çocuktan:) tabi karşılıksız bırakmadım bu istihbaratını:)
….
işte arkadaşlar şimdi ki karımla tanışma hikayem böyle oldu.sonrası mı, üç gün flört..4.gün kapadokya gezisi…3 günde orada…
sonra 7.gün evlilik teklifi.9.gün yoldan çevirdiğimiz iki şahitle evlendik…
ve iki yıl geçti üzerinden…
bundan sonrası ise sizinle paylaşacağım en özel anılarımız olacak.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir erkeğin gizli dünyası– KIBRIS

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhaba arkadaşlar,

son anlattığım Kapadokya gezimizin üzerinden yaklaşık altı ay geçmişti.karımla bu süre içerisinde yoğun bir iş temposu içine girmiştik.Akşamları yemeğimizi yerken sohbetler ediyor bilikte film izliyor,normal gündelik yaşamımıza devam ediyorduk.Size daha öncede söylediğim gibi,yaşadıklarımız ne olursa olsun günlük yaşantımıza asla yansıtmıyor ve o konu hakkında bir daha konuşmuyorduk bile.sadece bazı hafta sonları içip seks yaptığımız sırada çok ayrıntıya girmeden bazı olayları hatırladığımızda oluyordu.bu şekilde yaklaşık altı ayı geçirmiştik ve bir gece film izlerken karım yazın yaklaştığını,tatil için düşündüğüm bir yer olup olmadığını sordu.bende hiç düşünmediğimi ayrıca bu yaz yoğun olacağımı söyledim.karım ise valla ben çok sıkıldım Ayen,yazı iple çekiyorum.sakın bu sene tatile gitmeyeceğimizi söyleme demişti bana.Bende, mayıs gibi bir kaç gün izin alabilirim belki. sen uygun biyerlere bak ozaman dedim.karım ise tamam ozaman ona göre bir plan yapayım bende dedi ve o gece bu konuyu kapatmıştık…

bu konuşmanın üzerinden bir kaç gün geçmişti ki,karım birgün işteyken beni aradı.Ayen beş günlük bir tatil ayarlamayı düşünüyorum tarihleride şunlar,bana kesin birşey söyle rezervasyon yaptıracagım.kampanyalı güzel bir otel buldum dedi.Bende neresi diye sormadan olur sen ayarla dedim.akşam eve gittiğimde de rezervasyonu yaptırdığı yerin kıbrısta güzel bir otel olduğunu öğrenmiştim.kıbrısa gidiyoruz yani dedim gülümseyerek:)? karım ise hiç öyle heveslere girme canım,sadece deniz ve güneş! kumar yok dedi..bende bakarız gidince diyerek kapattım konuyu.

ve bu konuşmanın üzerinden de bir ay kadar zaman geçmişti ki tatil zamanımız gelmişti.Türkiyede havalar yağmurlu ve serindi.Ama kıbrısa baktıgımda otuz derece civarı görünüyordu.Bizde ona göre kıyafetler alarak hazırlıklarımızı tamamladık ve havaalanına gittik.

daha ucaktan iner inmezde yüksek nem ve sıcak hava bir anda kendini hissettirmişti.havaalanından çıktığımız sırada da bizi karşılamak üzere transfer aracı bekliyordu.daha sonrada bir saatlik bir yolculuktan sonra otelimize varmıştık.Gittiğimiz otel de magusa da kaya artemis adında bir oteldi.

daha önce giden arkadaşlar var ise anlattığım olayların geçtiği yerleri hatırlayacaktır eminim ki.

neyse araçtan indik güzel lüks bir otele giriş yaptık.kalacağımız oda da artemis tapınağı adında ana binanın içinde bir yerdi.otelin içi gerçekten çok lüks ve gösterişliydi.bu arada size birşey daha itiraf etmek istiyorum.karım daha sonra bu yazdıklarımı okurken bana kızacaktır eminim ki:) ben karımın rezervasyon yaptırdığı otele gitmeden telefon açtım.şimdi şöyle anlatayım size,otelin iki çeşit müşterisi var.biri aile müşterisi.çoluk çocuk gelip denizinden hizmetlerinden faydalanan birde kumarhane müşterisi.ikisininde rezervasyon sistemi ayrı çalışıyor.karım normal halkla ilişkilerden rezervasyon yaptırmıştı.ben ise kumarhane müş.hizmetlerini arayıp farklı bir rezervasyon yaptırdım.kumarhane hesabıma 5 bin tl yüklenecekti.kumarhane müşterisi olduğum için otelin bütün imkanlarından ücretsiz faydalanabilecektim.masaj,sauna,vip havuz ve sahildeki localar…

mesela sahilde ki locanın günlük kirası bin tl.ama kumarhane müşterisi olursanız bütün hizmetler ücretsiz.ayrıca daha önce bahsettiğim gibi artemis tapınağı isminde ki ana binada kalıyorsunuz.direk altı kumarhane olduğu için.normalde aile müşterisi olarak gittiğinizde sizi ana bina haricinde ki villa tarzı evlerde konaklatıyorlar çünkü.bütün bunları karımdan habersiz yaptım evet.çünkü ona söylemedim bir zamanlar kıbrısa çok gittim diye:) ama kumarhane müşterisiyseniz her zaman daha kaliteli tatil yaparsınız;)

neyse kalacağımız odaya girdikten sonra ben hemen klimayı açtım.kıbrıs yanıyordu resmen.sırt üstü de attım kendimi yatağa.karım ise şu eşyaları boşaltayım da bi çarşıya inelim dedi.ne çarşısı aşkım dedim.ya bikini flan alacağım dedi.ben ise sinirlendim tabi.o işleri niye gelmeden halletmedin,burda nerde bulacaksın mağazayı,gelirken görmedin mi heryer dağ bayır burda dedim.

karımda çok dik kafalıdır.iyi tamam sen yat dinlen ben giderim dedi sinirle.sonrada baktım üstüne şort flan giyiyor hazırlanıyor.oflaya puflaya tamam gidelim dedim mecburen.tribede hiç gelemem:)

ama her zaman kazanan kadınlar tabi…

hazırlandık indik tekrar lobiye.karım üstüne kısa bir kot şort üstünede göbeği açık bi bady,ben ise kot şort, tşort çıkmıştık.tabi inerken de odada ki mini bardan küçük bir şişe viskiyi arka cebime sıkıştırmıştım.ne de olsa tatil başlamıştı:)

lobiden taksi istedik.bir beş dakka sonrada geldi taksimiz.sonra da 45 dakikalık bir yolculuktan sonra merkeze indik.merkez diyorum ama Türkiyede ki gibi mağazalar flan yok orda.böyle tek tük bir kaç mağaza,sonra iki yüz üç yüz mesafede başka bir mağaza.sıcak nem…

taksiden inmeden dedim ki karıma,nerden alacaksan ordan alıp geri dönelim dedim.oda dur internetten bakayım hangi mağaza varmış burda diyerek araştırdı,sonrada taksiciye şuraya gidelim dedi.geldiğimiz yerde lüks büyük bir mağazaydı.böyle dışı ahşap kahverengi ama bayada şık görünüyordu.içeri girdik..yüzlerce bikini iç çamaşırı..tam ortada ise siyah deri yuvarlak bir puf gibi bişe vardı.içerisi baya zevkli döşenmiş bir mağazaydı.beni ilgilendiren ise buz gibi olmasıydı:)

kendimi ortadaki pufun üstüne bıraktım.arka cebimden de viskimi çıkarttım başladım içip etrafa bakmaya.yavru vatan da olsa turist sayılırsınız.ve tatildeydim:)

zaten daha havaalanında iner inmez yurt dışına gelmiş hissine kapılırsınız kıbrısta.insanları o kadar rahat ve vurdumduymaz ama bir o kadar da kibar ve anlayışlı…

karım mağazada tek tek bikinilere bakarken beğendiklerini koluna atıyordu denemek için.bende onu izliyordum arkasından.bu sırada içeri girerken bişe dikkatimi çekmişti.girişte büyük bir banko vardı.ve orda bayanın birisi oturuyordu.ama mağazanın içi bomboştu.ne bir müşteri vardı bizden başka nede yardımcı olacak bir çalışan.hemen Türkiyeyle kıyasladım içimden.şimdi Türkiyede olsak on tane çalışan gelmişti yanımıza.ve içeriside tıklım tıklım olurdu diye geçirdim içimden…

karım bikinilere bakarken bir anda arkasına dönüp bana bakarak sordu.aşkım şunu beğendim ama bedeni küçük.kimse yok mu yardımcı olacak diye..bende sağa sola baktım en son kasadaki bayanla gözgöze gelince,pardon hanımefendi kimse yok mu yardımcı olacak diye sordum.

oda başını yana yatırıp yan tarafa bakarak arkadaşlar yardımcı olur musunuz diye seslendi..

kadının seslendiği yere bakıyorduk bizde karımla..ve tam o sırada bir bayan birde erkek çıktı içerden.ama önden çıkan erkek olduğu için o geldi bize doğru.tam bana soracakken ben elimle karımı işaret ettim.sonra karıma dönüp buyrun nasıl yardımcı olabilirim dedi.karımda sordu bu bikininin bir büyük bedeni var mı diye.bu sırada ben çocuga baktım o sırada.

çocuk diyorum ama yaşı gençti aslında.en fazla yirmi üç yirmi dört ama çocukta bir vucüt var,bildiğin hulk gibi.esmer bakımlı ama tam bir herkül gibi bişeydi.o ilk gördüğüm kıbrıslı erkekti çok şaşırmıştım.ama daha sonra kıbrıslı erkeklerin fitness a ne kadar meraklı olduklarını sonradan öğrenecektim:) neyse çocuk gitti depodan karıma istedigi bikinin bir büyük bedenini getirdi.karımda elinde üç dört bikiniyle kabine girdi.ben ise oturduğum yerden hem viskimi içiyordum hemde adının özgür olduğunu öğrendiğim çocukla sohbet ediyordum.gerçekten çok sıcak kanlı efendi kibar biriydi.

baya bir sohbet ettik onunla.zaten içerdede bizden başka hiç müşteri yoktu o sırada.

derken karım seslendi bana.Ayen bakar mısın bi.gittim perdenin içine başımı sokup efendim aşkım dedim.karım da ya şunu beğendim ama sence nasıl diye sordu.baktım benim çok hoşuma gitmedi.üstü sarı altı siyah sıradan bişeydi.yani sen bilirsin ben pek beğenmedim çok sıradan duruyor dedim.karımda benim öyle dememle ya ayen baksana ben aslında brezilya model bikini istiyordum.

iç çamaşırlarımdan biraz daha kapalı oluyor.vardı burda da emin olamadım ne dersin diye bana sordu.bende sen bilirsin karım dedim.benim öyle dememle de karım tekrar şortunu tşörtünü giyip çıktı kabinden.şunlara bakayım bi eğer beğenmezsem bunu alırım deyip sarı siyah bikiniyi ayırdı kenara.bu sırada bende tekrar yerime oturmuş içmeye devam ediyordum.bu arada sıcaktan mı uzun zamandır içmediğimden mi bilmiyorum küçük şişe beni baya çarpmıştı.son yudumuda alıp şişeyi çöpe atmak için yerimden kalktıgım da yer ayağımın altından kaydı sandım biran.

sonrada ayakta bir süre durup dengemi sağlayıp özgürle gözgöze geldim ve oda anladı çarpıldığımı güldü bana:) bende göz kırparak iyiyim gibisinden gülümsedim ona.

bu sırada canım sigara istemişti.çıkarken karım hala bikini seçiyordu.bende sigara içeceğimi söyleyip kapının önüne çıktım..sigaramın yarısını içmiştim ki içeri doğru baktım bi.karım görünmüyordu.

bikinisini seçti deniyor heralde diye düşündüm.neyse bir iki nefes daha almıştım ki sigaramdan bir gözümde içerdeydi..ortada karımın denediği bikinileri askıya takan özgür bir anda kabine doğru yürümeye başladı.karım denediği bikininin yine küçük veya büyük bedenini isteyecek heralde diye geçirdim aklımdan.

ve o anda da başını kabinin perdesinden çıkartıp özgüre birşeyler söyledi.konuşmaları duyamıyordum ama onları görebiliyordum.tahmin ettiğim gibi bedeni olmadı heralde diye düşünürken…karım tekrar kabine girdi ve daha sonra da özgür perdeyi kenara çekip başını içeri soktu..o anda bir kıskançlık dalgası sardı bütün bedenimi.bir anda içeri girecek gibi oldum ama sonra elimdeki sigaraya bakıp bir nefes daha çekeyim diye bekledim.ama gözüm sürekli içerdeydi.özgürün başı hala perdenin içinde ama arkadan sırtını ise görebiliyordum..bu şekilde yaklaşık 15 20 saniye kadar durdu.sonra da perdeyi kapatıp depoya dogru yürüdü.ben ise o sırada içeri girip kabine doğru yürüdüm.tam perdenin önüne gelince de karıma seslendim.noldu aşkım oldu mu dedim.karım ise sesimi duyunca baksana sence dar mı bu ben kararsız kaldım dedi.perdeyi araladı o sırada.

ben ise bakakaldım karıma.çiçekli morlu siyahlı bi bikiniydi üstünde ki.göğüsleri bikinini içinde sıkışmış nerdeyse fırlayacak gibi duruyordu.altında bişe yoktu önden görünüşüyle.ama arkasını dönünce kalçaları aklımı yerinden alacaktı o an.kalçalarının ortasına kadar çıkıyordu bikinin yanları.karımın iri olan kalçaları dahada iri ve çok seksi görünüyordu.belinin iki yanında fiyonklar vardı.sonra bir anda önüne dönüp nasıl dedi.ben ise gülümsüyordum o an sadece:)

fenaa dedim gülerek.karım ise of ayen ya ciddi soruyorum dedi.bende altı iyi ama üst dar olmuş biraz dedim.karımda bende öyle düşündüm bunlar takım oldugu için alt üst alamıyorum ama bir büyük bedenini deneyeceğim dedi.tamam dene bakalım dediğim sırada özgür gelmiş perdenin yanından karıma bikiniyi uzatmıştı.bu sırada perde açık özgürde bende karımı görüyorduk o şekilde.

derken karım perdeyi kapattı ve diğer bikiniyi denedi.sonrada perdeyi aralayıp bu nasıl olmuş diye sordu.bu sırada özgür kabine yakın olduğu için perde aralanınca direk baktı karıma.sonrada yaklaşıp bu biraz daha iyi görünüyor dedi.ben ise oturduğum yerden hiç kalkmadan o tarafa doğru bakıyordum.karım bir süre özgürle konuştu bikini hakkında.sonra da perdeyi tekrar kapatıp yeni aldığı bikiniyle çıktı kabinden.yanıma gelince de tamam sarıyıda alıyorum bunuda deyip kasaya dogru yürüdük.ben ödemesini yaptıktan sonra da o mağazadan çıkıp tekrar otelimize döndük.odaya girince ben yine attım kendimi yatağa.sonra da sırt üstü uzanmış sigara yaktım bir tane.karıma da aldığın bikinileri giyde birdaha bakayım dedim.oda hevesle aldığı bikiniyi giyip nasıl olmuş diye sordu bana.ben ise karıma o bikiniyi bilerek giydirmiştim tekrar…

kafam çok güzeldi.oda buz gibi.karım ise harika görünüyordu.

kaktım yataktan ve karımın yanına gittim.sana bayılıyorum biliyorsun dimi dedim.karım iltifatlarıma hiç dayanamazdı zaten.kollarını boynuma sardı hemen.beğendin mi diye sordu gözlerime bakarken..

ben ise belli olmuyor mu derken gözümle sikimi gösteriyordum..tam karımın dudaklarına yapışmış öpecektim ki..hımmm özgürde çok beğenmiş dedi…

bir anda durup bende karıma baktım.evet ben dışarıda sigara içerken sen ona soruyordun fikrini dedim.evet sana seslendim gelmeyince ona sordum bende dedi..

ben ise karımı ters çevirip kalçalarını okşarken bunları da gösterdin mi ona dedim..arkamı dönünce gördü tabi dedi…bu sırada ben karımın kalçasını avucumun içine almış sıkıyordum sertçe.

sen çok sürtük bir kadınsın biliyorsun dimi dedim…

ımmm biliyorum dedi gülerek..

ama beni kudurtuyorsun deyip bir anda karımın omuzlarından bastırdım yatağa doğru…kolları yatagın üstüne düşünce durdu karım..ben ise arkasında diz çöküp harika kalçalarını iki avucum arasına aldım..karım önümde domalmış altında brezilya modeli bikinisiyle beni çıldırtıyordu…

önce başımı yaklaştırdım..sonra da dişlerimle karımın kalçalarını ısırmaya başladım.ben ısırdıkça karım belini geri itekliyor kalçalarını bana yedirmeye çalışıyordu.ben ise karımın kalçalarını eziyor sıkıyor okşuyor birbirinden ayırıp sonrada dilimi arasına sokuyordum…arada birde sertçe tokatlayıp canını acıtıyordum..karım ayy diye çıglık atınca da bir anda dilimi karımın amına bastırıp acısını alıyordum.bu şekilde ne kadar devam ettik bilmiyorum ama sikim kazık gibi olmuş artık dayanamıyordum.karım ise benden farksızdı.hadi kocam gir içime artık dediği anda bikinisini aşağı sıyırıp karımın sikimi bir anda kalçalarının arasından amına soktum…sırılsıklamdı..bu kadının ıslaklığı beni her zaman delirtmiştir.içi sıcacık ve öyle ıslaktı ki..içine girdikçe kendimden geçiyordum.kalçalarını ellerimle ayırıp daha derinine sokuyordum.ve her girişimde de odada karımın ıslak sesi yankılanıyordu..sonunda dayanamayıp karımın içine bütün spermlerimi doldurdum..uzun zamandır bu kadar azdığımı hatırlamıyordum.kafam çok güzeldi tatile gelmiştik ve uzun zaman sonra karımı kıskanarak sikmiştim tekrar..boşaldıktan sonra yataga çıkıp uzandım ben.karım ise temizlenmek için banyoya girdi..daha sonrada ben girdim ve akşam yemeği için hazırlanmaya başladık…

ben buz mavisi bi kot üstümede beyaz keten gömlek giymiştim.karım ise dizlerine kadar bağcıklı siyah topuklu ayakkabı,üstünede saten siyah tek parça askılı bir elbise giymişti.o küpelerini takarken bende arkadan ona yaklaşıp elimi elbisenin içinden kalçalarına sokup okşamaya başladım.daha kısası yokmuydu bunun dedim gülümseyerek..karım ise öne eğildiğim için o kadar kısa duruyor aşkım ayaktayken değil dedi cilveli ses tonuyla.sonra da eğildiği yerden doğrulup bak şimdi nasıl dedi..

bende elimi tekrar kalçalarına atarak,sakın öne eğilme yemek alırken,çünkü biraz eğilirsen kalçalarının çizgisi görünüyor dedim gülerek.karım ise amaaan ayen görsünler kocam senin hepsi zaten derken dudaklarıma o şehvetli öpücüklerinden birini kondurmuştu..

karım hazırlanmış ve çıkmak üzereydik.dursana bi dedim karıma.noldu diye bana dönünce,şöyle bir defa daha baktım karıma..bu kadın beni öldürecekti yemin ederim..o kadar çekici o kadar baştan çıkarıcı görünüyordu ki..yok bişe hadi çıkalım dedim …karım ise noldu söylesene dedi..

gülümsüyordu bu sırada ve anlamıştı onu ne kadar beğendiğimi..

bende yürü hadi yürü kudurtacaksın beni yine dedim ve çıktık o sırada..

sonra da yemek salonuna indik karımla.aşağısı çok kalabalık değildi.tatile geldiğimiz mevsim henüz sezon olmadığı için otel tamamen dolu değildi.ama çok fazla yabancı müşteri vardı otelde.hatta bir kaç masada Türk görmüştüm sadece.yemeklerimizi yerken karımla konuşmaya başladık.

bana yemekten sonra ne yapalım diye sordu.bende henüz sezon olmadığı için disko flan kapalıdır.istersen alakart restoranta gidip bişeler içelim istersende casinoya inelim dedim.

karımda bi düşündü sonra da casinoyu merak ediyordum hem orda içecek bişeler bulurmuyuz deyince,olmaz mı bin çeşit vardır dedim gülümseyerek..

sonrada yemeklerimizi bitirip casinoya geçtik.Saat dokuza geliyordu ama içerisi tıklım tıklımdı.diğer casinolara göre çok büyük değildi artemis ama elit biyerdi gerçekten.içerdeki tiplerde belli ediyordu hemen kendini.girişte durup kart alacağız burdan dedim.karımda ne kartı diye sorunca,kredi kartı gibi bir kart veriyorlar içine para yüklüyorsun makinalardan bununla oynuyorsun dedim.

sen nerden biliyorsun dedi,giden arkadaşlarım anlatmıştı dedim gülerek:)

sonra onun kartına iki yüz lira yüklettim bana ise rezervasyon yaptırdıgım kartı uzattı bayan.tabi karım o sırada içeriyi süzdüğü için anlamadı bile bana verdikleri kartı.

neyse karımı makinanın birine oturttum anlattım şöyle oynayacaksın diye.bir süre sonra zaten karımın da hoşuna gidip dalmıştı makinaya.yanından ayrılırken söyledim canın sıkılınca şu ilerdeki masaların olduğu yere gel ben black jack oynayacağım dedim.elimlede gösterdim olacağım yeri ve ayrıldım karımın yanından.ortaya kadar yürüyüp masanın birinin yanına geldim.baktım 4 kişi oynuyordu burda.en gençleri 45 yaşlarındaydı ama belli hepside godoman tiplerdi.yeni el dağıtılacağı sırada da kurpiyere söyleyip bende geçtim masaya.dönen oyun el başı 100 dolardı.normalde o kadar yüksek masalara oturmazdım ama artemiste küçük oyun hiç görmedim.rulette bile turu 100 dolardan dönderiyorlardı.neyse bir kaç el oynamıştım ki bi kazanıyorum bir kaybediyorum böyle geçiyordu zaman.arada birde karımın olduğu makinaya doğru bakıp karımı izliyordum.o ise keyfi yerinde takılıyordu.bu sırada üç dört el üstüste kazandım tabi masadakilerlede muhabbet etmeye başlamıştık.ikisi yabancıydı biri Türk biri de Kıbrıslıydı.Türk olanın ismi yalçındı.50 yaşlarında bayada karızmatik bi adamdı.nerden geldiğimi ne iş yaptığımı flan sormuş muhabbeti ilerletmiştik.o sırada saate baktım bir e geliyordu.viskileri deviriyor bazen kazanıp bazen kaybediyordum.derken tam kağıt dağıtılacağı sırada omuzuma bir el dokundu.başımı kaldırınca da karımı olduğunu anladım.noldu tatlım sıkıldın mı diye sordum,yok param bitti kaybettim dedi gülümseyerek.vereyim mi para yüklet istersen kartına deyince yok biraz sizi izleyeyim sıkıldım orda tek başıma dedi.

sonrada başımda durup oyunu izlemeye başladı.tabi ortada dönen parayı görünce de ilk tepkisi ayen yüz tl mi her el yatırdıgın para diye sordu..ben daha cevap vermeden yalçın beyde yok dolar dedi gülerek.karım ise gözlerini iri iri açmış bana bakıyordu bu sırada.ben tam dönüp yalçın beye bişe söyleyecekken onun karıma baktığını farkettim.lafta ağzımda kaldı söyleyemeden.tekrar dönüp oyuna baktım.ama yalçın beyin her yaptığı espiride karımada bakması beni rahatsız etmişti masada.

oyunda ki konsantrasyonum bozulmuştu.karıma dönerek oynayacakmısın yükletelim mi kartına para diye sordum.olur yükletelim dedi oda.tamam al sen şunu yukarda girişte ki bayana ver o yüklüyor zaten dedim.karımda elimdeki parayı alıp yanımızdan ayrıldı.tam bu sırada tekrar oyuna dönmüştüm ki yalçın bey bana müsade arkadaşlar bugünlük yeter benim için diyerek masadan kalktı.banada bol şans dostum diyerek elini omuzuma koyup veda etti.o giderken yeni el dağıtılıyordu.ben ise bir yandan ona diğer yandan da karıma baktım.karım merdivenlerden çıkarken aşağıdan bakan biri kalçalarını bile görebilirdi.ama arkasında kimse yoktu neyse ki..

bu sırada yalçın beye baktım oda makinaların oldugu tarafa yönelince bende tekrar oyuna döndüm.o karmaşada bir kaç elde üstüste kaybetmiştim zaten.bir saat kadar daha oynadım o masada sonrada sıkılmaya başlamıştım.başımı kaldırıp sağa sola bakınca karımı görememiştim.son elide tamamlayıp bende müsade istedim ayrıldım masadan.bu alkolde otururken iyi ama ayağa kalktığında hemen kendini hatırlatıyor.bir anda yine başımın çok döndüğünü farkettim.karımı alıp odaya çıkarız diye düşünürken karımı aramaya başladım.biraz ilerledim ama yoktu.tam sağa sola bakıyordum ki,sondan bir önceki makinada oldugunu gördüm.yanında ise kolunu makinaya yaslamış ayakta duran yalçın bey vardı..biraz dikkatli bakınca karımın oynamadığını farkettim.vücudu yan dönmüş yalçın beyle sohbet ediyorlardı.yanlarına gidip gitmemekten tereddüt ettim biran.aslında gidip gayet normal bir şekilde karıma odamıza çıkalım diyebilirdim ama neden bilmiyorum bir süre daha uzaktan izlemek istedim.ve hemen yanımda ki masaya oturup oynuyormuş gibi yaparak onları izlemeye başladım.

yalçın bey karıma kollarını hareket ettirerek bişeler anlatıyor karımda başını yana yatırmış onun anlattıklarına gülerek karşılık veriyordu.ve arada birde yalçın bey karımın omuzuna dokunarak anlatmaya devam ediyordu.ne ara bu kadar samimi oldular diye geçirdim aklımdan ama karım gayet rahat görünüyordu onunla sohbet ederken.aradan bir on dakika daha geçmişti ki yalçın beyin yaslandığı yerden dogruldugunu karımında masadan kalktığını gördüm.beni görmemeleri için ise tamamen makinaya dönüp oturdum bende.bir yandan ekrana bakıyor bir yandan da çaktırmadan göz hapsinde tutuyordum onları.karımla yalçın bey ise arkalarını bana dönüp yürümeye başladılar karşıya doğru.onların sırtı bana dönükken bende onlara doğru dönüp nereye gittiklerini anlamaya çalışıyordum.bu sırada yalçın beyin yürürken karımın çok yakınında oldugunu ve makinaların arasından geçerken de eliyle hafifçe karımın beline dokunup onu yönlendirdiğinide görmüştüm.

ve karım bu yakınlaşmadan hiç rahatsız görünmüyordu..biraz daha yürüdüler ve casinonun restorant kısmına geldiler.sonra da ikili koltugun birine oturdular.ortada küçük cam bir sehpa vardı etrafında iki tanede oturdukları koltuk.casinodan müşteriler çıkmasın diye hazırladıkları küçük kafe tarzı biyerdi orası.bana çok uzaktılar ama çok net bir şekilde görüyordum yinede onları.

bir süre sonrada casino çalışanı yanlarına gelip içeceklerini getirmişti.uzaktan gördüğüm kadarıyla karımla yalçın bey baya koyu bir sohbete girmişlerdi.bazen ciddi bir konuşma içine giriyorlar bazende karım kahkahalarla gülüyordu anlattıklarına.bu sırada elim telefonuma gitti.ve karıma mesaj yazdım.napıyorsun aşkım sıkıldın mı diye sordum.telefonu sehpanın üzerindeydi ve ben elli metreden ışığının yandığını bile görmüştüm ama karım eline almamıştı telini.yalçın bey ne anlatıyorsa pür dikkat onu dinleyip gülüyordu sürekli..yine kıskançlık damarım tutmuştu.evet daha önce çok daha fazla şeyler yaşamıştık karımla ama duygusal yakınlaşmalara asla izin vermem ben ki bundan da çok rahatsızlık duyarım.o an karımın bu adamla bu kadar samimi olmasıda rahatsız etmişti beni.bir mesaj daha attım yine cevap yok.en sonunda çağrı bıraktım.ve telefonu çalınca karım da görüp eline aldı telefonunu.benim oyunum bitmek üzere sen ne yapıyorsun diye sormuştum ikinci mesajımda.karım ise kalkınca kafe nin oraya gel oturuyoruz yazmıştı sadece.kiminle diye yazdım bilmiyormuş gibi..cevap yok!

daha fazla dayanamadım ve kalkıp onlara doğru yürüdüm.karım beni görünce daha yanlarına gelmeden seslendi.ne oldu kocam kazandık mı kaybettik mi diye..

bende sadece zaman geçirdik ne kazandık ne kaybettik dedim ve yandaki masadan koltuğu çekip oturdum yanlarına.ben otururken de ayencim bizde karınla makinada karşılaştık oyundan sıkılmıştı bizde oturup bişeler içelim diye buraya geldik dedi.o konuşurken ben karımın gözüne bakıyordum ama karımın kafası yine bir milyondu o anda anlamıştım.iyi yapmışsınız bende sıkıldım oynamaktan karımı arıyordum odaya geçelim diye dedim.o sırada karım söze girip yalçın beyinde oteli varmış kıbrısta biliyor musun dedi.bende yalçın beye dönüp kendi oteliniz var peki burda ne için bulunuyorsunuz diye sordum.oda artemisin işletmecisinin arkadaşı oldugunu onu görmek için geldiğini adamın işi oluncada casinoda zaman geçirdiğini söyledi.sonra da devam etti,kıbrısı,otel işletmeciliğinin zorluklarını anlatmaya.beni saran bir konu değildi çokta dikkatli dinlemiyordum ama karım dirseğinin birini koltugun kenarına koymuş adamın içine düşecek gibi dikkatle dinliyordu onu.zaten adamında bana bişe anlattığı yoktu karımla muhabbet ediyor gibiydi.ben iyice sıkılmıştım bu durumdan artık.adam lafını bitirince karıma dönüp biz artık müsade isteyelim dedim.karımda ya ayen yalçın bey bu gece bizi otelinde misafir etmek istiyor söylemeyi unuttuk dedi.nasıl yani dedim ben yalçın beye bakarken.oda eşiniz buranın sıkıcı biryer oldugunu söyledi,casinodan başka akşam aktivitesi olmadığından şikayetçi.bizim otelin diskosu açık şuan.isterseniz sizi misafir edeyim hem bizim otelimizide görmüş olursunuz dedi.bu durum iyice canımı sıkmaya başlamıştı.ama karım gidelim mi ayen tatile geldik bu saatte uyumayacağız ya diyordu elimi tutarken…

tam burda size bişe itiraf etmek istiyorum arkadaşlar.bunca şeyi yaşamış biri olarak bu durumun beni neden rahatsız ettiğini paylaşmak istiyorum sizinle.bir defa adam king.ne demek istediğimi anladınız eminim ki.ikinciside evet ben herzaman kendime güvenmişimdir.her ortamı gördüm her yerede uyum sağlarım.kimseyede altımı çaldırmam iş hava civaya gelince.ama dediğim gibi.adam king:)

bizimde altta kalacağımız haddimizi bileceğimiz zaman olur elbet.böyle adamlar tehlikelidir.saadettin saran,yada erdal acar tarzı bir adam.hem king hem şekli yerinde…

bu adamla helede onun çöplüğüne gidersem kontrolü elimde tutamayacağım zamanlar olabilirdi.ve en tehlikeliside kadınların hepsi güçlü erkeklerden etkilenirler.karımında bu adamdan etkilendiğine adım gibi emindim.o yüzden benim biraz başım ağrıyor belki başka bir zaman gideriz.ama yinede teşekkür ederim diyerek kibarca teklifini geri çevirdim..

ve o anda karımın gözlerine baktığımda içten içe hayal kırıklığını görebiliyordum..

karım bişe demedi ama yalçın bey çok fazla kalmazdınız,hem eşinizinde gönlü olurdu çok sıkılmış daha tatilinin ilk gününde dedi.ben ise hiç uzatmadan daha bugün geldik.dinlenme fırsatımız olmadı biz kalkalım artık diyerek ayaklandım.karımda benim peşimden ayaga kalkınca yalçın bey elini uzatıp sizi tanıdığıma sevindim ne zaman isterseniz buyrun gelin misafirim olun dedi.bizde teşekkür edip ayrıldık adamın yanından odamıza çıktık.

odaya girince karım geldi hemen sarıldı boynuma.aşkııım niye gitmedik çok mu kötüydün diye sordu.bende ellerini çözüp başım ağrıyor yatacagım dedim soğuk bir şekilde.karım o an ki tavrımdan anladı hemen.yanıma oturup noldu ayen diye sordu.bende çenesini elime alıp gözüne bakarak,bir daha benim olmadığım yerde başka biriyle oturdugunu görürsem o masayı kafanıza geçiririm dedim.

ne kadar ciddi oldugumu anlayınca da,tamam kocam deyip kalktı üstünü çıkarttı.

yanıma gelip uzanırken de ben seni tanıyamıyorum.ne zaman nerde ne tepki göstereceğini bilmiyorum.bazen çok rahatsın bazen çok kıskançsın.bugün bu kadar kızacak ne vardı anlamadım dedi.geçmişte yaşadıklarımızı ima ederek.bu sırada ben hem onu dinliyor hemde sigara yakıyordum.

sonra konuşmaya başladım.

bak sevgi beni çok iyi dinle.bir daha bu konuşmayı yapmayacağım sana.

biz bunca zaman ne yaşadıysak birlikte yaşadık.birlikte zevk aldık birlikte heyecanlandık.kendi zevkimizi artırdık kendi fantezilerimizi gerçekleştirdik.bana en son erdemin evindeyken ne demiştin?ben seninim kocam.nerde dur dersen orda dururuz ne yaşamak istersen onu yaşarız.şimdi sana soruyorum.sen bu götle otururken ben nerdeydim? neyi benim için yapıyordun? yaptığının hangisi oyun hangisi fantezimizdi? adamın ağzının içine düşüyordun beni mi düşündün o an?

hem şaşırmış hem korkmuş hemde dikkatlice dinliyordu beni karım!

seni ilk ve son defa uyarıyorum.yaşadıklarımızı iyi düşün.neyi neden yaptığımızı düşün.bu sana başka biyerde başka biriyle özgürlük vermez.ha oldu sen yürek yedin..öldürürüm seni!

sana bu kadar dürüst bu kadar açık sözlü bu kadar özgürlükçü davranırken sen bana yanlış bişe yaparsan seni affetmem sevgi haberin olsun dedim.

ve bir yıllık evliliğimizde belk**e ilk defa karım ne kadar ciddi olduğumu anlamıştı bu konuda.

ki o beni tanır.trafikte yada başka biryerde bir anda gözümün dönüp nasıl saldırdığımada şahit olmuştur zaten..

işte size de bir çok yazımda anlatmak istediğim buydu arkadaşlar…hayatınızı paylaştığınız insanla aranıza asla mesafe koymayın.onunla konuşun sevin sayın..ilgi gösterin mutlu edin.yemek yemek nasıl ki ihtiyaçsa sekste öyle ihtiyaçtır.doğru iletişimlerle herşeyi yaşayabilirsiniz.ama kontrol…

her zaman sizde olmalı.ben asla duygusal bir yakınlaşmaya izin vermem.işte ozaman kontrolü kaybedersiniz çünkü.ve hiç bir zaman da karımın yanında kendimi küçük düşürmem.bir kadın önce size saygı duymalı..çünkü kadınların doğasında vardır güce itaat etmek.

karımla bu konuşmamızdan sonra beni çok iyi anladığına emindim o gece..

konuşmam bitince sırtımı dönüp uyumak için yattım.o gece soğuk ve mesafeli olmak istedim.

tam uykuya dalacaktım ki..karım konuşmaya başladı.Ayen ben seni çok seviyorum kocam.seninle o kadar mutluyum ki…bazen evde sana yemek yaparken bu adam benden ayrılırsa ne yaparım diye düşünüyorum biliyor musun.aklımı oynatırım heralde.evet geçmişimde ilişkilerim oldu aşık oldum sevdim.ama seni tanıyana kadar ben mutluluğu aşkı hiç tatmamışım ki..seni çok seviyorum kocam.

ve bende sana bişe itiraf edeyim.birgün beni bırakırsın diye çok korkuyorum.

birgün beni beğenmezsin diye..birgün benden soğursun diye..

sen bana kadın olduğumu hissettirdin.öyle güzel seven bir adamsın ki..

evet belki yanlış bişeler yapabilirim.seni üzebilirim sinirlendirebilirim.ama hiç birini isteyerek yapmıyorum emin ol kocam..

bu gece olan hiç bişeyi planlamadım.geldi ben oyun oynarken selam verdi lafa tuttu beni.bende ayıp olmasın diye oyunu bıraktım sohbet etmeye başladım.hem beni masaya davet edende oydu.

özürdilerim kocam..birdaha yapmam öyle bişe…

ben ise sessizce karımı dinledim.ve sonra da tamam uyu hadi artık.sabaha bu olayı hatırlamak istemiyorum dedim.

bir süre sessizlik oldu..

ve karım yine konuşmaya başladı..

ayennn..ama çok yakışıklı adamdı dimi..

sürekli bacaklarıma göğüslerime bakıyordu konuşurken..

masaya otururken gözüm sikine takıldı.kalkmıştı.çok iri görünüyordu…

bide bi ara masaya otururken telim koltugun yanına düştü.almak için eğildim.doğrulurken ona baktım kalçalarıma bakıyordu.sonradan farkettim kilodumu gördü galiba diye..

ben yerime oturunca bardağındaki içkiyi bir dikişte bitirdi biliyor musun…

kocam bişe sorcam..neden gitmek istemedin onun oteline? beni orda siker diye mi korktun? o yüzden gitmek istemedin dimi..koca sikini içime sokacak diye dimi…iri vücuduyla beni biyerde sıkıştıracak,eteğimi kaldırıp içime girecek diye gitmedin dimi otele..

offf…ayen…düşünsene bi..beni domaltmış masada…elbisemi çıkartmadan arkama geçmiş.kilodumu kenara çekmiş..koca sikini çıkartmış..ve içime sokmaya çalışıyor..ımmm sende karşıda ki koltukta oturuyorsun..gözlerime bakıyorsun…

….

bir anda üstümde ki pikeyi fırlattım karımın üstüne atladım yüz üstü yataga atıp arkasına geçtim.belinden kaldırarak kalçalarını kaldırdım.bir kolum beline sarılıyken sikimi çıkartıp amına soktum hızlıca…karım altımda yılan gibi kıvrılmaya başladı.belini zaptedemiyordum..offf yalcıııınn sok içime sokkkk diye inlemeye başladı.

elimi saçlarına attım.bileğime doladım.canını acıtmak istiyordum.daha cok acıtmak istiyordum..sikimle resmen karımın amını dövmeye başladım.her soktugumda beli kırılacaktı nerdeyse.amına her girdiğimde suları baldırlarına sızıyordu..karım ise bas bas bağırıyor offf yalçııın öldürdün beni daha hızlı sok daha sert girrr acıt canımı sik beniii offfff hadiiii hadiiiii diye bas bas bağırıyordu…

öyle bir azmıştım öyle bir kendimden geçmiştim ki ilk defa karıma bu kadar sert davranıyor ilk defa sikimi midesine kadar sokmaya çalışıyordum..hatta o kadar sert giriyordum ki içine yumurtalarım çarpmanın etkisiyle uyuşmaya bile başlamıştı artık..daha fazla dayanamadım ve son defa bütün gücümle karımın amına sokup kendimi bütün agırlıgımla karımın üstüne bırakmıştım…o altımda titreyerek yatarken ben şelale gibi boşalıyordum karımın amına…tam boşalırken karımın omuzunu nasıl ısırdıysam dişlerimle ayrıldıgımızda mosmor olmuştu..

üstünden kalkarken bana doğru döndü karım..

hayvansın sen ayen..yemin ederim hayvansın..şu halime bak derken saçlarını düzlüyordu..

yataktan kalkarken de,birgün sikerken öldüreceksin beni diye gülümsüyordu..

ben ise hala köpek gibi soluyor yaşadığım zevkin beni ne hale getirdiğini düşünüyordum…

karım banyoda temizlenip geldikten sonra yanıma sokuldu.boynumun içine girip yattı.en sevdiği şeydir bu.boynuma girip uyumak..o sırada bana şunu söyledi.

kocam tekrar özürdilerim.sana anlattıgım herşey gerçekti..ama seksten önce söylediklerim seni kudurtmak içindi:)

sen çok sürtük bir kadınsın biliyorsun dimi dedim bende gülerek:)

karım ise,

biliyorum ama senin sürtüğünüm ben sadece dedi..

kıbrısta yaşadıklarımız bununla bitmedi tabi..

kıbrıs 2 yi de yakında yayınlarım..

sağlıcakla kalın..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Konu seks olunca delirten kızlar

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Açıkçası ya da bilindiği gibi diyelim, bütün beylerin her zaman en büyük istekleri arasında kaliteli olan bir seks yapmak gelir. Bu aslında son derece doğal olan gerçek bir durumdur. Çünkü bir yandan da bakıldığı zaman bunu yapacak olan escort neredeyse yok denecek kadar azdır. Hatta kaliteli olan İstanbul bayan escort yok denecek kadar azdır demek daha doğru olacaktır. Ama artık sitemiz üzerinde yer alan ve sadece sizlere en iyi olan hizmeti veren bayan ataşehir escort hatunları vardır. Bu sayede sizlerde onlarla birlikte ciddi anlamda harika olan geceler yaşayacaksınız. O zaman sizlerde harekete geçin ve bu özel olan bayanların yatağında olun. Muhteşem olacak olan geceler ve aynı zamanda da kaliteli olan saatler için sizlerde her zaman bu hatunları arayabilir ve randevu alabilirsiniz.
Çünkü onlarla görüşmek aynı zamanda da kaliteli bir Ataşehir escort ile görüşmek demektir. Muazzam olan gecelerin yaşanması ve bundan da her zaman zevk alınması noktasında, sitemiz her zaman sizlerin yanında olacaktır. Aynı zamanda da her gün güncel olan bir yapıya da sahip olduğumu iletmek gerekiyor. Hepsi özel olan escort Ataşehir hatunları bir yandan da elit olan hatunlar olarak da kabul edilir. Değerli olan zamanları yaşamak da aslında onlarla birlikte son derece kolay olacaktır sevgili beyler!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar!

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar!
ALINTI

Evleneli bir yıl olmuştu ve 19 yaşındaydım. Kocamın ailesiyle birlikte oturuyorduk. Kocamla kaçarak evlenmiştim. Yakışıklı ama serseriydi. Kendi ailemin maddi durumu çok iyi olmasına rağmen kaçtığım için beni reddetmişler, görüşmüyorlardı.
Gerçekten de maddi imkanlarımız çok ama çok kısıtlı idi. Bir yıl çok büyük maddi güçlüklerle geçti. Kocam girdiği işlerden bir haftada çıkan, çalışmak istemeyen tembel biriydi. Gün geçtikçe de kocama olan sevgim azalır olmuştu. Üzgündüm, sürekli ağlayarak geçiriyorum günlerimi…
Para sıkıntıları, sorunlar, borçlar yetmezmiş gibi bir de kocam askere gitmez mi? Bense kayınpederlerin yanında kaldım. Tüm sorunların yanında bir de kocaya, erkeğime hasret, yalnız geçen geceler eklenmişti dertlerime… İşsiz kocamla gece gündüz, her türlü sevişmeye alışmışken, birden yatakta tek başıma kalmak en büyük sorun haline gelmişti şimdi..

Kayınpederim bir bakanlıktan emekli idi. Aynı bakanlıktan emekli olan arkadaşı Ali bey, bir inşaat firması kurmuş ve kendisine bir sekreter arıyormuş. Kayınpederim de ona,
”Bizim gelin çalışsın, oğlan asker, zor durumdayız, bir sürü borç bırakıp gitti eşek sıpası!” diye dert yanmış. Ali bey de,
”Tamam gelsin, başlasın hemen!” demiş.
Kayınpeder bana iş bulduğunu söylediğinde, en azından elime geçen parayla kendi ihtiyaçlarımı alırım, kocama para gönderirim, bir güvencem olur gibi düşüncelerle hemen kabul ettim tabi ki.
Kayınpeder beni aldı, Kızılay’da bir binaya gittik. Büronun kapısını 50 yaşlarında, biraz kel, bıyıklı, orta boylarda biri olan Ali bey açtı. Çok sevecen bir şekilde karşıladı bizi. Oturduk konuştuk. Ben incecik, narin yapılı biriydim, uzun saçlarım vardı. O gün işe girebilmek için güzel de giyinmiştim.

Biraz oturup konuştuktan sonra, Ali bey kayınpederime,
”Biz gelininle anlaşırız, sen merak etme üstad!” dedi ve kayınpederimi uğurladı.
Ben o günden itibaren çalışmaya başladım. Ali bey ne derse harfiyen yerine getiriyordum. Öğlen yemeklerini bazen beraber, bazen de odamda yiyordum. Güzel geçiyordu günlerim. Elim parasal yönden biraz düzelmiş, eve de yardım ediyordum. Kayınpeder halinden çok memnundu. Ben akşamları eve gelince bana hiç iş yaptırtmıyordu bile, evdeki görümceme yaptırıyordu tüm ev işlerini işleri. Böyle aradan 4 ay geçmişti.
Ali beyin eşi birkaç yıl önce vefat etmişti. Hoş arada sırada bayan arkadaşının da geldiğini görmüştüm. Bayan arkadaşı gelince, Ali bey beni dışarıdaki işlere gönderirdi. Olayın farkına varmıştım, ama herkesin özel hayatı, beni ilgilendirmez diyordum, ama çok merak ediyordum yalan yok.

Ali beyin arada sırada da beni süzdüğünün farkındaydım, ama hiçbir şey söylemiyordu bana. Bir gün bana seslendi,
”Hümeyra, bu gün arkadaşım Mustafa gelecek, şu parayı al da biraz çerez, kavun, beyaz peynir, meyva falan al. Haa, rakı da az, bir de soğuk rakı al!” dedi.
”Peki!” dedim, dediklerini karşıdaki marketten aldım ve hemen geldim. Mutfağa gidip hazırladım, bürodaki masaya getirdim.

Ali bey akşam üstü arada bir demlenir, benle sohbet eder, ben de kola içerek ona eşlik ederdim. Yine öyle olacak zannettim.
Neyse, aradan 10 dakika geçti geçmedi kapı çaldı. Mustafa bey geldi. Kendisi de Ali Bey ile hemen hemen aynı yaşlardaydı. Kapıyı açınca bana gülümsedi, yanağımı okşadı. Ben kapıyı kapatmak için arkamı döndüğümde eli kalçama dokundu.

”Yok yok, mutlaka eli yanlışlıkla çarptı, öyle bir şey yapmaz” dedim kendi kendime.
Güldüm, içeri buyur ettim ve odama çekildim. Büro ile odam arasında da bir koridor vardı. Bir ara benden bahsettiklerini duydum. Kapıların açık olmasına rağmen tam anlaşılmıyordu konuştukları, ama benden bahsediyordu Mustafa bey. Ne diyordu diye merak ediyordum… Sonra beni çağırdılar yanlarına. Gittiğimde Mustafa bey,
”Hümeyra, gel otur, bizimle bir duble rakı da sen iç, hem biraz da laflarız!” dedi.
Hayatımda hiç içki içmemiştim. Ama sırf hakkımda ne konuştuklarını çok merak ettiğimden kabul ettim. Rakıdan bir yudum aldım ve tadını da kokusunu da beğenmedim. Yüzümün ekşidiğini görünce, Mustafa bey,
”İlk defa mı içiyorsun?” diye sordu. Ben,
”Evet, tadı berbat!” deyince,
”O zaman bir seferde fondip yap!” dedi.

Dediği gibi yaptım, bir dikişte bitirdim bardaktaki rakıyı. Ama halen ağzımdaki anason tadı vardı ve yine yüzüm ekşimişti. Mustafa bey kendi çatalıyla ağzıma önce biraz beyaz peynir verdi, üstüne de bir parça kavun yedirdi.
Ağzımdaki anason tadı şimdi yerini kavun tadına bırakmıştı, ama kafamın hafiften dönmeye başladığını hissediyordum. Ve işin garip tarafı, vücudum gevşemiş, dilim çözülmüştü, sebebini bilmediğim bir şekilde neşeliydim. Bana sormadan Ali bey bir duble daha rakı doldurup verdi elime,
”Al bakalım, bu seferkini yavaş yavaş yudumla!” dedi.
Ben rakıdan yudumladıkça, Ali beyle Mustafa bey sırayla ağzıma beyaz peynir ve kavun veriyorlar, kah sırtımı sıvazlıyorlar, kah başımı okşuyorlardı. Doğrusu gösterdikleri bu ilgi çok hoşuma gitmişti. Sonunda ikinci dublem de bitmiş ve kafam çok güzel olmuştu. Ali bey,

”Bak sana bir teklifimiz olacak Hümeyra…” dedi.
”Buyrun?” dedim merakla…
”Daha çok para kazanmak ister misin?” deyince, hemen atladım,
”Tabi ki isterim!” dedim. Mustafa Bey kendi yanına mı alacaktı beni acaba diye düşünüyordum bir yandan da…
”Bizim dediklerimizi yaparsan eline çok iyi para geçer! Ailece zor durumda olduğunu biliyoruz. Kayınpederin bana (Eti de senin, kemiği de!) demişti, hatırlıyor musun?” dedi. Evet gerçekten te öyle söylemişti. Ali bey,
”Eğer daha çok çalışırsan, sana daha çok para veririz!” dedi.
”Tamam, çalışırım!” dedim.
”Söz mü?” dediler,
”Söz! Ama ne iş yapacağım?” dedim.

”Kabul ediyor musun, önce onu söyle?” dediler.
”Tabi ki kabul ediyorum, neden etmeyim? Sonuçta hafta sonlarım boş geçiyor!” dedim.
”Evet, hafta sonu çalışması var. Bir iki saat de akşamları fazladan çalışırsın!” deyince,
”Tamam!” dedim.
”O zaman mesai çizelgen için şunu imzala! İstersen oku!” dediler. Onlara çok güvendiğimden ve ayrıca arada kayınpeder de var diyerek, ne yazdığını okumadan hemen imzaladım. Ali bey kayınpederimi de aradı, durumu izah etti, o da seve seve kabul etti, fazladan para alacaktım sonuçta. Ali bey güldü, kağıdı aldı, kasaya koydu ve Mustafa beye,
”Güzel! Bak hiç zor olmadı!” dedi. Mustafa bey de güldü, rakısını içmeye devam etti. Ben halen anlamamıştım, fazladan ne iş yapacağımı sordum. Ali bey gülerek,
”Bizim özel isteklerimizi yerine getireceksin! Bizi memnun et, biz de seni fazla fazla memnun ederiz!” deyince,
”Nasıl yani?” dedim. Mustafa bey bir kahkaha attı,
”Üstad sen harikasın valla, nerden bulursun bunları yaa!” dedi. Ali bey gayet ciddi bir şekilde,
”Bak Hümeyra, biz seni bir güzel sikeceğiz!” deyince, bir refleksle,
”Hayır, olmaz!” dedim.

”Nasıl olmaz? İmza attın! Ayrıca kayınpederine telefon ederim, senin gelin çalışmak istemiyor, hem de eli uzun, birkaç kez hırsızlık yaparken yakaladım onu derim!” dedi.
Ne yapacaktım şimdi ben? Gözümün önüne kocam geldi. İpsiz, sapsız, beni bu zor durumlara düşüren kocam… Kayınpederim geldi, çalışıp eve para getirmem için her şeye razı çaresiz adam… Para getirdikten sonra benim ne yaptığım umurunda olur muydu?
İki kart zampara gözlerini dikmiş, vereceğim cevabı bekliyorlardı. Acaba kabul etse miydim? Üstelik benim özel durumum da vardı işin içinde… Ne zamandan beri sevişmemiş, aylardır yarak da görmemiştim. Bazı geceler rüyamda boşaldığım bile oluyordu. Ali Beyin getirdiği kadınlarla yan odada sevişmeleri aklımdan çıkmıyordu. Saatlerce kadınları bırakmıyordu herif, ne kadar güçlüyse…

Bir de beni hırsızlıkla suçlayacak olması da cabası… Hepsini alt alta toplayınca bir anda kararımı verdim. Tüm cesaretimi topladım ve
”Tamam kabul ediyorum, istediğinizi yapacağım!” dedim. Mustafa bey, Ali beye,
”İşte bu dostum! İlk sen buldun, ilk sen bak tadına!” dedi.
Ali bey elimden tutarak beni kaldırdı ve misafirleri kabul ettiği odaya götürdü. Ayakta gömleğimin düğmelerini açtı. Dudaklarımı, boynumu boğazımı öperken, bir eli göğüslerimde geziniyor, göğüslerimi sıkıyor, diğer eli de kalçalarımı okşuyordu. Sonra beni kanepeye oturtup, kendisi soyunmaya başladı,
”Hadi durma, soyun sen de!” dedi. Sıkıla sıkıla soyundum. Kanepeye uzandım. Kapı yarı açık kalmıştı bu arada… Ali bey sikini eline almış, yüzüme doğru sallayarak,
”Hadi biraz em de kendine gelsin!” dedi, sikini ağzıma dayadı.

Kocamla sevişiyormuşum gibi hissetmeye çalıştım. Gözlerimi yumdum ve bir güzel emdim sikini, taşaklarını yaladım. Meğerse ne kadar çok özlemişim yarak yalamayı…
Ali bey sikini biraz yalattıktan sonra aşağı tarafıma geçti, bacaklarımı ayırdı ve kalçalarımı okşayarak, dilini amıma soktu. Amımın dudaklarını emiyor, klitorisimi yalıyordu. Bu konuda kocamdan daha tecrübeliydi. Deliriyordum. Aylarca süren açlıktan sonra bir anda seks yapmak, amımın dillenmesi çıldırtmıştı beni… Amım müthiş sulanmıştı.

O ara kapıda Mustafa beyi gördüm. Bize bakıyor ve yarağını sıvazlıyordu. Şaşırdım. Benimle tek tek sevişeceklerini zannetmiştim. Ama az sonra o da içeri soyunuk bir şekilde geldi, kalkık yarağını ağzıma verdi. Resmen ağzımı sikiyordu, ağzımda gidip geliyordu. Ben artık kendimi olayın akışına kaptırmıştım, çünkü çölde susuz kalmış bedenimin buna ihtiyacı vardı.
Ali bey amcığımı yalıyor, arada bir parmaklarını sokuyordu amıma… Boşalacağımı hissettim, iyice dolmuştum çünkü. Kaç aydır yarrak yüzü görmezken, şimdi iki tane vardı. Ali bey kalktı ve Mustafa beyle yer değiştirdiler, şimdi Ali beyin yarağı ağzımda, Mustafa bey benim amcığımı yalıyordu.

Mustafa bey amımı yalarken bir ara parmağını göt deliğine soktu, işte o zaman sarsıla sarsıla orgazm olup, işercesine boşaldım. Mustafa beyin yüzü püsküren zevk sularımdan sırılsıklam olmuştu. Mustafa bey bir, “Woawww!” çekti.
”Ne kadar istekliymişsin sen böyle yavrum? Şuna bak, suları nasıl fışkırıyor zevkten…” dedi.
Sonra doğruldu, bacak arama yanaştı. Yarağını önce amımın dudakları arasına sürttü, sonra birden sonuna kadar kökledi amıma.
Kaç aydır yarak girmediği için amcığım daralmıştı. Bundan dolayı canım yanmıştı, ama bir o kadar da hoşuma gitmişti. Yarağı içimi doldurmuştu. Bir taraftan Ali bey ağzımı sikerken, Mustafa beyin amcığımı sikmesi tarif edilmez bir zevk veriyordu bana. Doğrusu Mustafa bey işini iyi yapıyordu, bir taraftan da,

”Uzun zamandır sikilmediği belli, amı öyle dar ki, sikimi mengene gibi kıstırıyor üstadım!” diyordu.
Bu Ali beyi daha da şehvetlendirmişti ki, iyice sokuyordu yarağını ağzıma, boğazımın derinliklerine kadar giriyordu. Sonra aniden ağzıma boşaldı. Midem bulanmadı hiç, sikini emmeye yalamaya devam ettim, ama yutmadım, döllerini geri sikine tükürdüm. O sırada Mustafa bey de,
”Offf, harika bir amcığın var!” diyerek içime boşaldı… Ali bey,
”Ağzı da öyle dostum… Öyle güzel yalayıp emiyor ki orospu, denemeden bırakma. Ağzının zevkine de var.” dedi.

Biraz dinlendikten sonra beni kaldırıp banyoya götürdüler, bir güzel yıkadılar, kuruladılar. Sonra da büroya geçtik, üçümüz de çırılçıplak bir şekilde… Beni aralarına oturtmuşlardı, sürekli iltifat ediyorlardı. Harika bir kadın olduğumu, böyle gidersem çok para kazanacağımı ve bir kadının ne kadar çok sikilirse o kadar güzelleşeceğini falan söylüyorlardı.
Rakılarını yudumluyorlar, bir taraftan da meze olarak göğüslerimi öpüyorlar, amcığımı kurcalıyorlardı. Ben de iki elimle onların yaraklarını sıvazlıyor, tekrar kaldırmaya çalışıyordum. Doymamıştım çünkü, bir kez sikilmiştim daha… Evlendiğimizin ilk günlerinde kocam beni sabaha kadar siker inletirdi de, bana mısın demezdim.

Sonra Mustafa bey masayı biraz ittirip yer açtı ve yarağını iyice emmemi söyledi. Kalktım ve önünde çömelerek yarağını ağzıma aldım. Tıpkı Ali beyin sikini ve taşaklarını da yalayıp emdiğim gibi, güzelce yaladım emdim.
O sırada Ali bey de kalktı ve arkama geldi, ben Mustafa beyin yarağını yalarken, belimden tutup beni önünde domalır hale getirdi. Sonra götümün yanaklarını iki elimle ayırmamı istedi. Dediğini yaptım. Mustafa bey de saçlarımı eline dolamış, yarağını ağzıma vermeye devam ediyordu.
Birden göt deliğimde garip bir ıslaklık hissettim. Meğersem Ali bey göt deliğime bir parça kavun koymuş, parmağıyla da kavunu götüme yedirmeye çalışıyordu. Tabi kavun parçasının hepsi götüme girmiyor, birazı göt deliğimin ağzında eziliyor, suyu amıma akıyordu. Ali bey de amımdan yukarı doğru yalayarak göt deliğime geliyor ve ezilen kavun parçalarını yiyor, sonra da göt deliğimi yalıyordu… Bu işlemi birkaç kez yaptıktan sonra,
”Mis gibisin yavrum, amın da götün de harika! Hele bu göte hiç giren olmamış, bakir kalmış burası!” deyince, eyvah şimdi götümü sikecek diye iç geçirdim.

Ama itiraz hakkım yoktu, zaten onların seks kölesi olmuştum, artık geriye dönüş yoktu. Derken göt deliğimde bir yanma hissettim, hemen ardından Ali bey göt deliğimi yalamaya başladı. Bu sefer de göt deliğime biraz rakı döküp yalıyordu.
Bir süre sonra göt deliğim iyice uyuşmuştu artık, nerdeyse götümü parmaklamasını bile hissetmiyordum. Ali bey yarağını yavaş yavaş sokmaya başladı parmaklarıyla alıştırdığı götüme. İlk başlarda çok hafif acı hissettim. Ama sonra yarrağının tamamını götüme köklemesiyle gözlerimden yaşlar geldi. Mustafa bey de yarağını ağzımdan çıkartmış, yarağıyla yüzüme vuruyor,
”Hadi doğru dürüst yala şunu kaltak, daha seninle işim var! Senden iyi bir fahişe çıkacak, eminim buna!” gibi şeyler söylüyordu.
Ali bey fazla geçmeden böğürerek boşaldı götümün derinliklerine, ılık ılık hissediyordum döllerinin içime fışkırmasını. Boşalması bitince yarağını götümden çıkarıp banyoya gitti. Sonra Mustafa bey yere yattı ve yarağını eliyle dik tutarak,
”Hadi otur üstüne!” dedi.

Amcığımın dudaklarını ayırıp yarağına oturdum. Rahatça girmişti amıma. Üstünde zıplatıyordu beni.
”Ohhh orospu, ağzını sikmek ayrı zevk, amını sikmek ayrı bir zevk veriyor! Orospummm!” diyor, bu kelimeler beni daha da azdırıyor, yarağının üstünde sanki dans ediyordum, kalçalarımı kıvırıyor, içimde yarağını gezdiriyordum.
İçimi büyük bir heyecan kaplıyor, zevkten bacaklarım titriyordu. Evet ikinci kez boşalıyordum ve bunu hisseden Mustafa bey daha hızlı pompalıyordu alttan. Az sonra ikimiz aynı anda boşaldık.

Biraz öyle kaldıktan sonra, beni üstünden kaldırıp,
”Benden bu kadar!” diyen Mustafa bey de banyoya gitti. Bense ter ve döller içinde kalmıştım…
Kanepeye oturup biraz kendime geldikten sonra, kalktım ben de banyoya gittim. Ali bey banyodan çıkmak üzereydi, beni görünce,
”Gel bakalım, madem biz terlettik, biz yıkayalım seni!” dedi.
Duşun altına girdiğimde amımdan ve götümden döller süzülüyor, bacaklarımdan aşağı akıyordu artık. İkisi birden güzelce yıkadı beni, göğüslerimi, amcığımı, götümü bolca köpükleyerek. Sonra kurulanıp içeri girdik, üstümüzü giyindik, masayı toparladık. Saate baktım, nerdeyse 21:00 olmuştu,
”Eyvah, evden merak etmişlerdir beni!” dedim. Ali bey,

”Yok ben kayınpederine söyledim bu akşam geç geleceğini! Merak etme, seni eve kadar bırakacağım!” deyince biraz rahatladım. Mustafa bey,
”Ben çıkıyorum üstad!” dedi, yanıma geldi dudaklarımdan öptü,
”Harika bir yaratıksın sen!” dedi ve elime bir miktar para sıkıştırdı, gitti. Parayı çantama koyarken baktım, bir maaşım kadardı! Ali bey,
”Hadi yavrum, biz de çıkalım artık!” dedi, büroyu kapatıp çıktık, arabaya bindik. Arabayı çalıştırmadan cüzdanını çıkarıp, bir o kadar para da o verdi ve
”Bu akşam harika geçti, inan bak hiç pişman olmayacaksın! Al şu parayı, ama hepsini verme kayınpederine! Haa, bir ara seni Cavit’le tanıştıracağım, hafta sonu onunla birlikte olacaksın. Ben gelmeyeceğim, ikiniz olacaksınız sadece, hiç acıma ona, iyice gevşesin, ihale işi var, onu çok memnun et, ihaleyi bize versin daha çok kazanacaksın!” dedi.

”Tamam!” dedim, parayı aldım çantama attım.
Çok sevinmiştim, bir iki saat içinde bu kadar çok para kazanmıştım… Eve geldik. Arabayı park etti. Ben anahtarımla açacakken, Ali bey zili çaldı. Kayınpeder kapıyı açtı,
”Buyurun girin içeri!” deyince, Ali bey,
”Yok yok girmeyim, Hümeyra’yı getirdim, kendi elimle teslim edeyim dedim, sonuçta emanet!” dedi. Ben içeri girdim ve Ali beye,
”Bir yorgunluk kahvesi yapsaydım size, bugün çok çalıştınız, çok yoruldunuz!” dedim. Ali bey güldü,
”Senin bu gelin harika biri, sanki kendisi hiç yorulmadı! Hadi yarın görüşürüz!” dedi gitti.

Ben de odama gittim, paranın az bir kısmını çıkarttım cüzdana koydum, sonra içeri girip,
”Baba, al!” dedim. “Ali bey haftalık fazla mesai parasını peşin verdi.” Kayınpeder parayı görünce öyle bir sevindi ki, hiç sormayın.
”Hafta sonu için tekrar mesai varmış!” dedim.
”Aman olsun kızım, aman olsun… İkimiz iki taraftan borçları kapatırız! Sakın, yapmam etmem deyip Ali Beyi küstürme. Kim verir bu zamanda bu kadar para? Bak iki saatte iyi para almışın!” dedi. Oysa kendime daha çok para kalmıştı.
”Yok baba olur mu, iş olsun yeter ki, yaparım ben!” dedim.
”Yemek yedin mi kızım sen? Hemen bir şeyler hazırlasınlar!” dedi.
”Aç değilim, çok yorgunum, hemen yatayım!” dedim.
”Tamam tamam, hemen yat dinlen!” dedi.
Odama girip çırılçıplak soyundum, yattım. Bacaklarım, amım, götüm, ısıra ısıra emdikleri memelerim sızlıyordu. Ama sekse, sevişmeye öyle doymuştum ki, umurumda bile değildi vücudumun sızlaması… Bugün neler yaşadım diye gözden geçirirken, uyuya kalmışım…

***
Sabah erkenden kalkıp işe gittim. Büroyu havalandırdım, çöpleri çıkarttım. Yarım saat sonra Ali bey geldi büroya,
”Günaydın fıstık!” diyerek götümü avuçlayıp, sabah kahvesini istedi ve direk odasına geçti. Hemen kahvesini yaptım götürdüm. Beni çekti kucağına oturttu ve
”Bir öpücük ver bakayım! Dün çok yordun bizi ya! Seninle çok işimiz var! Hele o götün sabaha kadar gözümün önünden gitmedi!” dedi. Dudaklarımı öptükten sonra göğüslerimi sıktı,
”Hadi biraz emeyim şunları da, işimizi yapalım!” dedi.
Gömleğimin düğmelerini açıp, sütyenimin askılarını indirdim. Memelerimi öptü, kokladı, yaladı ve emdi, sonra da,

”Hadi git şimdi işinin başına!” dedi. Öğlene kadar odasından çıkmadı. Öğlen de,
”Yemeğini sen burda ye, sonra da alışverişe çık, al şu parayı, kendine güzel seksi bir şeyler al, akşamüstü gelirim ben!” deyip, bana AVM’de bir mağaza tavsiye etti.
Öğlen yemeğimi yedikten sonra, büroyu kapatıp AVM’ye gittim. Dediği mağaza çok lüks bir yerdi, çok kaliteli, seksi ve pahalı iç çamaşırları falan satıyordu. Ordan kendime iki takım seksi iç çamaşırı aldım, aynı renklerde topuklu terlik aldım, pahalı bir parfüm aldım, bir de beyaz saten gömlek aldım. Büroya döndüm. Akşamüstü Ali bey geldi.
”Hoş geldin patron!” dedim. Güldü,
”Hoşbulduk fıstık, aldın mı güzel bir şeyler?” deyince, paketleri açıp gösterdim. “Çok güzel, aferin sana, bunları giyince tam bir oruspu olacaksın!” dedi. Ben de gülerek,
”Ama sizin orospunuz!” dedim.
”Hadiii git başımdan, azdırma beni şimdi!” dedi.
Paketleri odama götürdüm dolabıma sakladım, sonra işimi yaptım. Akşam da erkenden beni eve gönderdi,
”Yarın için iyice dinlen, öğlene doğru gel!” dedi.
Ertesi günü öğlene doğru işyerine gittim, açtım büroyu. Normalde Cumartesileri öğlene kadar Ali beyle ‘Fazla mesai!’ yapacaktım hesapta, ama bugün öğleden sonra Cavit beyi memnun edecektim. Tam etrafı temizliğe girişmiştim ki, kapı açıldı Ali bey geldi ve gülerek,
”Hayırdır, ne yapıyorsun?” dedi.
”Ortalığı toparlıyordum, bugün Cavit bey gelecek dedin ya?” dedim. Yine güldü ve
”Bırak şimdi ortalığı, sen kendine bak! Cavit birazdan seni almaya gelecek!” dedi.
”Tamam!” deyip, hemen üstümü başımı düzelttim, makyajımı tazeledim. Hazırdım. Ali bey,
”Yanına dün aldıklarını da al!” dedi. O sırada Ali beyin telefonu çaldı. Konuşup kapadıktan sonra, “Cavit aşağıda seni bekliyor, hadi git! Unutma bak, onu perişan et, tamam mı? İhaleyi bizim almamız lazım, eğer senden memnun kalıp ihaleyi bize verirse, sana çok büyük ikramiye var!” dedi.
”Sen bana bırak, hallederim!” dedim, dudağından öptüm ve seksi iç çamaşırların olduğu paketleri alıp aşağıya indim.
Aşağıda simsiyah, lüks bir Jeep bekliyordu beni. Kapıyı açtım, öne oturdum. Külotuma kadar sıyrılan mini eteğimi düzeltme gereğini bile hissetmedim. Kısa bir tanışma faslından sonra yola çıktık.

”Gölbaşına gidiyoruz!” dedi.
”Tamam!” dedim.
Yolda havadan sudan, ordan burdan konuştuk. Güzelliğimden, Ali ve Mustafa beylerin beni nasıl beğendiklerinden bahsetti. Övgü dolu sözler söylemişler benim hünerlerim için. Sohbet ede ede, göl kenarında güzel bir villaya geldik. Arabayı villanın garajına soktuktan sonra içeri girdik.
Harika bir villaydı. Elindeki poşetleri mutfağa koydu. Bahçeye ufak bir çilingir sofrası hazırladı. Etleri ızgaraya koydu. Ben de yardım ettim. Bu arada Cavit bey de Ali beylerin yaşlarındaydı. Çok güzel seks fıkraları anlatan, samimi, içten biriydi, sevecendi, nazikti. Ayrıca yaşına göre çok karizmatikti.
Izgaradaki etler pişince, oturduk yedik. Sonra sofrayı kaldırdık, içeri girdik. Duvarda kocaman dev ekran bir TV vardı. Ses düzeni harikaydı. Bira, kuruyemiş ve meyve getirdi, sehpanın üstüne koydu. Sonra bir porno film koydu. Evet, sanırım bizim sikiş başlamak üzereydi. Bana,

”Yere oturalım rahatça şöyle, hadi gel!” dedi.
”Önce üstümü değiştireyim…” dedim, paketleri aldım ve giriş kattaki ilk gördüğüm odaya girdim. Üzerimi değiştirdim.
Üstümde şimdi kırmızı dantelli bir beybidoll vardı. Göğüslerim gözüküyor, ucunda kurdele vardı. Altımda yine kırmızı, dantelli tanga külodum vardı. Ayağımda ise topuklu, üstü tüylü bir terlik vardı. Kıyafetim kırmızı rujumla tamamlanmıştı. Saçlarımı açmıştım. Evet, bu halimle tam bir orospuydum.
Salona döndüğümde porno çoktan başlamış, Cavit bey de üstünü çıkartmış, sadece baksırla yerdeki beyaz uzun tüylü peluş halının üzerine oturmuştu. Beni görünce bir ıslık çaldı ve
”Üfff, sen gel bakayım kucağıma otur!” dedi. Cilveli hareketlerle gittim kucağına oturdum. Beni uzun uzun öptü, göğüslerimi öptü, kulak memelerimi emdi,
”Harika kokuyorsun!” dedi.
O benim kulak mememi emerken, ben de onun göğsündeki kılları okşuyor, kılları hafif hafif çekiyordum. Sonra elini bacağıma atıp, bacaklarımı araladı. Ben de bir ayağımı sehpanın üstüne koydum, iyice ayırdım bacaklarımı.

Eli şimdi tangamı kenara çekmiş, amcığımı okşuyordu. Ben de onun baksırını sıyırıp, ayaklarından çıkardım, yarağını aldım elime, sıvazlamaya başladım. Yarağının başı iyice şişmiş, morarmaya başlamıştı.
Dayanamayıp toparlandım, hemen yarağına yumuldum. Yarağının başını yavaş yavaş dudaklarıma sürtüyor, dilimi gezdiriyordum. Bunu yaparken de taşaklarını okuyordum. Yarağını ağzıma alıp emmeye başladığımda, o da kasılıp inlemeye başladı. Keyif aldığı her halinden belliydi. Yarağı ağzımda iyice büyüyordu. Boşalmamak için kendini tutuyordu belli ki. Kısa bir an yarağını ağzımdan çıkarıp,
”Hadi boşal ağzıma, yutayım döllerini, sik ağzımı hadi aşkım!” deyip yeniden soktum ağzıma ve emmeye devam ettim.
Birden gırtlağıma kadar sokup yanardağ gibi patladı. Yutuverdim hepsini. Sonra ağzımdan çıkarıp yarağının başını öptüm ve
”Sen harika bir erkeksin, yarağın çok müthiş, döllerinin tadı da bir başka!” dedim.
Sarıldı bana. Bu söylediklerimi daha önce hiçbir kadından duymamış. Biraz dinlendikten sonra beni yatırdı yere, tanga külodumu çıkardı, gömdü başını amcığıma. Kokluyor, öpüyor, yalıyor, parmaklarını sokup çıkartıyor amıma. Arada bir de baş parmağını götümün deliğinde gezdiriyor, başparmağını götüme sokmaya çalışıyordu.
O böyle yaptıkça ben de zevkin doruklarına çıkıyordum. Sonra yeniden kalkmakta olan yarağını gösterdi ve sırtüstü yattı, beni üstüne ters aldı, 69 olduk. Ben onun yarağını emerken, o da göt deliğime diliyle masaj yapıyordu. İki parmağını amıma sokmuş, sanki parmağıyla kavanozdan bal çıkartıp yalıyormuş gibi, resmen zevk sularımla ıslattığı parmaklarını emiyordu.

Yarağı yeterince sertleşince beni üstünden indirdi, yere yatırdı, yan çevirdi, bacağımı araladı, arkadan amıma soktu yarağını. Gidip geliyordu. Bir taraftan da meme uçlarımı parmaklarıyla kıvırıyordu, ufalıyordu. Harika bir şeydi bu.

Bir süre sonra yarağını amımdan çıkarıp, sırtüstü yattı ve kalkıp yarağına ters oturmamı söyledi. Kalkıp dediği gibi oturdum, yarağını amıma alarak.
”Yavaş, kıracaksın!” dedi.
Kalktım, tekrar aynı pozisyonda, ama bu sefer ağırlığımı vermeden, elimle yarağını tutup yavaş yavaş amıma sokup sokup çıkartmaya başladım. O ise ellerini başının altına kenetlemiş, yarağının amıma giriş çıkışını seyrediyordu.
Sonra isteği üzerine yüzümü ona döndüm. Başladı sırayla memelerimi emmeye, bir taraftan da amıma pompalamaya devam ediyordu. Bu durum beni iyice azdırıyordu. İkimiz de aynı anda boşaldık.

Kan ter içinde kalmıştık. Banyoya gidip güzelce yıkandık. Banyodan çıkınca, o salona gitti, ben de iki dakika müsaade isteyip paketleri bıraktığım odaya gittim. Bu sefer dantelli siyah iç çamaşırı takımı giydim. Üstüme de beyaz saten gömleği giyip, düğmelerini de kapatmadım. Salona gittim.
Yine ıslık çaldı, müthiş olduğumu söyledi. Yanına oturdum. Bana da bira açmıştı. İlk defa bira içecektim. Biralarımızı içtik, biraz çerez, biraz meyve yedik. Biranın tadı rakıdan daha güzel geldi bana.
İlk şişeler bitmişti, ikinci biraları da açtı. Kendimize gelmiştik biraz. Bacaklarımı okşadı. Saten gömleğimi çıkarmadan, dantelli südyenimin üstünden taşan göğüslerimi öptü. Sonra bacaklarımın üstüne yattı ve o halde südyenimden kurtardığı memelerimi emmeye başladı. Ben de yine göğsündeki kılları çekiştiriyordum. Epeyce emdi memelerimi. Göz göze geldik.
”Doydun mu memelerime?” deyince,
”Doymak mümkün mü? Sabaha kadar emsem bu memelerini ve amını, doymam ben!” dedi.
Baktım yarağı yine kalkmıştı, elimi atıp okşadım biraz. Müsaade isteyerek kalktı, çekmecelerin birinden vibratör ve krem aldı geldi. Dört ayak üzerine domalmamı istedi. Domaldım hemen. Vibratörün titreşimini çalıştırıp, amıma soktu. Titreşim amımdan bütün vücuduma yayıldı sanki. Sonra,

”Götüne girmek istiyorum, izin var mı?” diye sordu.
”Tabi erkeğim, neremi istiyorsan sikebilirsin!” dedim.
”Harikasın, iyice aç bacaklarını o zaman!” dedi.
Açtım bacaklarımı iyice. Göt deliğimi epeyce bir yaladı, parmaklarıyla genişletti. Sonra kremi de sürdü göt deliğime ve daha ne olduğunu anlamadan öyle bir soktu ki yarağını götüme, çığlığı bastım. İlk defa Ali bey sikmişti götümü, ama hiç bu kadar acımamıştı.
Cavit bey şimdi götüme yarağını köküne kadar sokup çıkarttıkça, benden elimde olmadan anırır gibi sesler çıkıyordu. Amımda vibratör titreşiyor, götüme de gerçek yarak girip çıkıyordu ve ben zincirleme orgazm olup boşalıyordum. Cavit bey ise parmaklarını ağzıma sokmuş, şuursuzca götümü sikiyordu…

Sonunda o da boşalmış ve yarağı götümün içindeyken üstüme kapaklanmış kalmıştı. İkimiz de burnumuzdan soluyorduk ve yine terden sırılsıklam olmuştuk.
Dizlerimin ağrıdığını söyleyince, yarağını götümden çıkarıp üstümden kalktı. Beni de kaldırdı, gidip yıkandık tekrar. Ama bacaklarım titriyordu. Salona geldiğimizde bana,
”Bitirdin beni aşkım, müthiş bir kadınsın, seni sürekli sikmek isterim, ama bu günlük bu kadar yeterli, hadi giyin de çıkalım!” dedi.
Çok sevinmiştim buna, bir daha sikmek isteseydi dayanamazdım sanırım. O salonda giyinirken, ben de odaya gidip normal kıyafetlerimi giyindim. Salona geldiğimde çantama tomarla para koyarken gördüm. Birbirimize teşekkür edip, öpüştük, villadan çıktık. Arabaya bindik hareket ettik, ama bir süre götümün üstüne oturamadım, çok canım yanıyordu.
Beni büronun önünde indirdi, kendisi devam etti. Ben de iç çamaşırlarımın olduğu paketleri bürodaki dolabıma koyup çıktım. Bir taksiye bindim, eve gittim. Eve girer girmez, görümceme,
”Başım ağrıyor, çok yorgunum!” dedim ve odama gidip yattım.
Kayınpederim evde değildi, muhtemelen kahvehaneye gitmişti. Aradan birkaç saat geçmişti, görümcem geldi uyandırdı,
”Yenge yemek hazır, hadi gel babam çağırıyor!” dedi.
Kalktım, elimi yüzümü yıkadım, yanlarına gittim. Kayınpeder belli ki para istiyordu, fazla mesaiden geldiğimi biliyordu. Hemen çıkartıp geçen günkünden biraz daha fazla para verdim. Kayınpederim,
”Aferin kızım sana, bak isteyince nasıl çalışıyor insan!” dedi ve parayı cebe indirdi.
Kayınpederimin ağzı kulaklarına varıyordu, çalıştığım ve para getirdiğim için çok memnundu. Hoş ben daha çok memnundum bu durumdan. Hem evde oturup sıkılmıyordum, hem bir sürü para biriktiriyordum. Hem de bol bol yarak yiyordum ve erkeksizliğimi gideriyordum.

Evdekiler de beni daha çok seviyorlar ve artık bana ev işleri yaptırmıyorlardı.
Yemekten sonra sofrayı da görümcem topladı, bulaşıkları yıkadı, çay demleyip getirdi, meyva hazırlayıp getirdi. Aslında görümceme de çok üzülüyordum, normalde benim yaptığım evişlerini zavallı kızcağız yapıyordu şimdi.
Yine de keyfime diyecek yoktu, onlarla oturdum biraz TV seyrettim, sonra odama gidip yattım. Ertesi gün Pazar’dı, iş te yoktu, ‘Fazla mesai!’ de yoktu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

bursa escort
istanbul escort
bursa escort kocaeli escort bursa escort eskişehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort online slot bahis güvenilir bahis illegal bahis canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri webmaster forum sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan sakarya escort bayan