Kızarkadaşımın kankası nergis

Kızarkadaşımın kankası nergis

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kızarkadaşımın kankası nergis
Merhaba arkadaşlar bu sitede yeniyim ve ilk defa bir anımı sizlerle paylaşıcam umarım beğenirsiniz.
Ben Tolga 2003 senesinde İstanbulda öğrenci yurdunda kalıyordum bu yurt kız erkek karışık bir yurttu buradan irem adında biriyle çıkmaya başladım gayet güzel düzgün bir ilişkimiz vardı ikimizde henüz çok gençtik ben 19 irem 18 yaşındaydı, iremin nergis isimli kankası vardı bu kız ilk başlarda pek dikkatimi çekmesede havaların ısınmasıyla birazcık dekolte giyerek çok ilgimi çekmeye başlamıştı, nergis deli dolu cıvıl cıvıl bir kız olup fiziği gayet düzgündü yüzü biraz sivilceliydi ama harika denebilecek irilikte göğüsleri vardı ve göğüs bölgesi lekeliydi o lekeler ve göğüsleri benim aklımı başımdan alıyordu, özellikle askılı giydiği günler yurdun bahçesinde otururken her eğilip kalkmasında göğüslerini izleyip kendimden geçiyordum havaların dahada ısınmasıyla birazcık serinlemek amacıyla yüzmek için büyükadaya gitme planı yapmaya başladık, nergisin göğüslerini daha yakından görebilmek için harika bir fikirdi ve zaman kaybetmeden büyükadaya gittik biraz bisiklet turundan sonra kendimizi ufak kayalık bir koy a attık ve artık soyunma vakti gelmişti ilk ben ve kız arkadaşım soyunduk ben sabırsızlıkla nergisin üzerindekileri çıkarmasını bekliyordum ve o an geldi nergis ilk olarak tişörtünü çıkarttı bikinisini zaten alta giymişti o harika göğüsleri artık tam karşımdaydı delirmek üzereydim biraz güneşlendikten sonra kız arkadaşım irem yüzme bilmediği için kayalıklarda kalmayı tercih etti,biz nergisle denize girdik ikimizde çok iyi yüzme bildiğimiz için kıyıdan baya bir uzaklaştık bir müddet yüzdükten sonra nergise daha yakın olabilmek için beni batırabilirmisin dedim o da alaycı bir şekilde ne varki deyip yanıma geldi ve omuzlarıma bastırıp beni batırmaya çalıştı işte o an o harika göğüsler bana en yakın mesafedeydi dilimi uzatsam deyecek gibiydim zor tuttum kendimi,batırma sırası bana gelmişti bu sefer ben nergisin omuzlarına yüklendim ve batırmaya başladım bu böyle devam ederken yine sıra bana geldiğinde omuzlarından değil de kollarından tutarak batırmaya çalıştım tabi o sıra ellerim bi yandan kollarını kavrarken bir yandan da göğüslerine dokunabiliyordum böyle sert ve iri bir göğüs olamazdı ve en güzeli nergis buna hiç ses çıkarmıyordu hatta bazen el ele yüzüyorduk bunu birkaç defa daha tekrarladıktan sonra nergisin bacakları ve kalçaları dahil her yerine şakalaşmak maksadıyla dokunmuş oldum,
Bir müddet sonra denizin ortasında bir kayaya rastgeldik bu kayaya çıkınca su omuzlarıma geliyordu, nergiste yanıma gelip hadi beni buradan at dedi bende tamam diyip onu önüme aldım ellerimi koltuk altından soktum parmak uçlarım göğüslerini kavramıştı o sıcaklığı ve iriliği hissedebiliyordum aylardır görebilmek için çok uğraştığım taş gibi göğüslere artık dokunabiliyor hatta hafiften sıkabiliyordum bunu 5-6 defa daha tekrarladık ben atıyordum nergis geri geri yüzerek geliyordu ben her seferinde belinden tutup kendime çekiyordum ve yine göğüslerine dokunuyordum bir daha diyordu, ben en sonunda dayanamayıp bu sefer onu kalçalarından tutup kendime çektim ve taş gibi olan penisime doğru bastırdım kalçalarını, nergisin bunu hissetmemesi imkansızdı bir müddet öyle durduk onunda hoşuna gitmişti anlaşılan hiçbirşey demedi bu sefer daha çok bastırdım göğüslerine artık bilmesini istiyordum ama sanırım anlamıştı ve artık çıksak iyi olur dedi ama bana karşı soğuk değildi halen şakalaşıp gülebiliyorduk, daha sonraki deniz planlarımızda da batırma bahanesiyle bir çok göğüslerine dokundum artık dokunma değil de resmen avuçlayıp batırabiliyordum ve çok hoşuna gidiyordu,
Bir gün nergis benim fotoğraf makinemi almak için öğrenci evime geldi evde kimse yoktu ve bana nasıl kullanılacağını sordu bende yanına oturup anlatmaya başladım nergis harika kokuyordu ve yine askılı bir tişört giymişti göğüslerine kayıtsız kalmak imkansızdı, ona biraz daha yakınlaşıp eline ve omuzlarına temas ettikten sonra onunda istekli olduğunu anladım ve hiç beklemeden dudaklarına yapıştım ve öpmeye başladım yaklaşık 5 sn duraksadıktan sonra karşılık verdi birbirimizin dudaklarını parçalıcak gibi öpüşüyorduk nergisin bakire olduğunu bildiğimden fazla ileri gidemicektim hemen tişörtünü çıkarttım o göğüslere dokunmak koklamak ve ısırmak artık serbestti hemen sütyenini çıkardıktan sonra o iri göğüslerini yalamaya başladım harika göğüsleri vardı hem iri hem sert ve uçlarıda dimdik ,uçlarını yalayarak onu çıldırttım vajinası sırılsıklam olmuştu ama içine girmeme müsade etmiyordu, en sonunda penisimi çıkartıp ağzına verdim ilk defa alıyordu ama harika yalıyordu boşalmamak için zor tuttum kendimi sonra nergisi yatağa yatırıp penisimi göğüslerinin arasına koydum elleriyle göğüslerine bastırıp penisimi sıkıştırmıştı biraz gidip geldikten sonra göğüslerinin tam üzerine boşaldım aylarca en ufak hareketini bile takip edip dekoltelerini izlediğim nergis ve göğüsleri artık benimdi ve her fırsatta beni boşaltmak için ziyaret etmeye başladı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Berdel (2) Zeynep Teyze Tost Oluyor!

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Berdel (2) Zeynep Teyze Tost Oluyor!
Telefonu bizi aydınlatacak şekilde ot çuvallarının üstüne yerleştirdim. Yansıyan ışığın altındaki Zeynep Teyzenin vücudunu izledim bir süre. Babam tadına bakmıştı, şimdi sıra bendeydi. Debelenip durmasına aldırmadan ellerimi memelerine attım. O an yaşadığım heyecanın tarifi mümkün değildi. Büyük ve dolgun memeleri avuçlarımı doldurup taşıyordu. Babam öncekine göre biraz daha yukarıdan bağlamıştı ellerini, bu nedenle Zeynep Teyzenin ayakuçları değiyordu yere. Bu da hareketlerini biraz olsun kısıtlıyordu.

Meme uçlarını parmaklarımla sıkarken yüzüne bakmamaya çalışıyordum. Memelerinden sonra karnını ve kalçalarını elleyip okşadım. Pantolonumun altındaki yarağım yeniden sertleşmeye başlamış hatta boşalacak hale gelmiştim. Gözlerim alta kaydı daha sonra. Babamın döllerini akıttığı amına elimi attım. Belki de daha bu sabah tıraş olmuştu Zeynep Teyze, çünkü elime batan bir kıl tanesi bile yoktu. Kaymak gibi kaygan ve pürüzsüzdü amı. İlk defa bir ama dokunuyordum, dudaklarını parmak uçlarımda hissettim. Babamdan kalan döl artıkları elime bulaşıncaysa iğrenerek çektim elimi.

Arkasına geçtim. Büyük ve yağlı göt yanaklarını avuçlayıp sıktıktan sonra göt yanaklarını ayırdım. Zeynep Teyzenin debelenmeleri sonuç vermiyor, ama yine de debelenmeye devam ediyordu. Derin göt yarığının arasında kara büyük bir delik belirdi. Amının şişkin dudakları da belli oluyordu. Soyunup sikmeye karar verdim ama dışardan gelen seslerle korkuya kapıldım. Babam ve amcalarımın sesleriydi duyduklarım. Hemen telefonu kapıp ışığını söndürdüm ve aynı yere saklandım.

Zeynep Teyzenin boğuk iniltileri kulağıma gelirken ahırın dış kapısı açıldı ve babamla iki amcam girdi içeri. Babam ahırın ışığını yaktığında her iki amcamın şaşkınlık ve heyecan dolu sesleri doldurdu ahırı. Babam Zeynep Teyzeyi sikmişti. Şimdi de iki kardeşinin de sikmesi için onları beraberinde getirmişti.

Zeynep Teyze o an beni unutmuş, karşısındaki üç erkeğe bakıyordu çaresiz gözlerle. Her iki amcam da kadının karşısına geçerken babam aynı bağ bıçağı ile ipleri kesti. Ancak bu kez bileklerindeki ipleri de kesip ellerini çözdü. Zeynep Teyze gündüzden beri elleri bağlı olduğundan ellerinin çözülmesiyle birkaç saniyelik bir sevinç yaşadı, ama başına gelecekleri bildiği için sevinç yerini korkuya bıraktı hemen.

Ağzındaki türbanı çözdü babam, ama bağıracak gibi olduğunda bir eliyle ağzını diğeriyle de boğazını sıktı vahşice. Zeynep Teyzenin başı kızarmaya başladığında büyük amcam araya girdi, “Abi bırak, kadını boğacaksın!” diyerek babamı geriye itti. Zeynep Teyze babamın elinden kurtulduğunda şiddetli bir öksürüğe tutuldu. Amcam araya girmese belki de babam boğacaktı onu. Birkaç dakika dizlerinin üstünde öksürmeye devam etti.

Bu sırada amcalarım ve babam soyunmuştu. 3 çıplak erkeğin arasındaydı Zeynep Teyze. Yalvaran yaşlı gözleriyle bakıyordu onlara, ama onlar birazdan yaşayacaklarını düşünüp yaraklarını sıvazlıyordu. Derken babam tutup kaldırdı onu. Zeynep Teyze güçlü kuvvetli yapılı bir kadındı, babamın kollarında çırpınıyor, kurtulmaya çalışıyordu, ama gücünün babama yetmesi imkansızdı. Yine yalvarmaya başladı, ama babam ve amcalarımın onu dinlemeyeceği ortadaydı.

Büyük amcam lafa girip “İstersen bağır, bütün köy duysun seni. Duysun ki ne orospu olduğunu görsünler. Bu saatten sonra kimse sana yardım edemez. Etselerdi gündüz vakti biz seni buraya getirirken ederlerdi, kimse yardım etti mi sana? Hepsi bakıp başını çevirdi!” dedi. Gerçekten de öyleydi. Babam evini basıp onu zorla bizim eve getirirken köylüler durmuş ve sadece seyretmişti. Aralarında Zeynep Teyzenin bunu hak ettiğini söyleyenler bile çıkmıştı, duymuştum konuşmalarını. Yani amcamın dediği doğruydu, bu saatten sonra ne köylülerden ne de kocasından hayır gelirdi Zeynep Teyzeye.

Amcamın bu sözlerinden sonra sanki onu haklı bulmuş gibi sesi yavaş yavaş kesildi. Artık ağlayamıyordu da. İki amcamsa kadının bu çaresizliğine bakıp gülüyordu. Karşılarındaki manzaranın tadına bir an önce varmak için birbirleriyle yarışıyor gibiydiler. Önce kim sikecek diye tartışmaya başlamışlardı. Sonunda söz büyüğün su küçüğün diyerek büyük amcamın sikmesinde karar kıldılar.

Büyük amcam babamdan iki yaş küçüktü, 43 yaşındaydı. 4 çocuk babasıydı, Hatice yengemle evliydi. En az babam kadar güçlü kuvvetliydi. Yarağı kalkmış ve bir sopa gibi havaya dikilmişti. Sanki bir çengele benziyordu yarağının şekli, oldukça kavisliydi. İleri atıldı ve babamın kolları arasındaki Zeynep Teyzeyi kavradı güçlü kollarıyla. Ve birden onu havaya kaldırdı. Zeynep Teyze ayakları yerden kesilmiş halde amcamın kolları arasında çırpınıyordu, ama amcam bir mengene gibi sıkıyordu onu.

Derken saman yığınlarının üstüne yatırdı Zeynep Teyzeyi. Kadıncağızın tiz çığlıkları ineklerin gürültüleri arasında kaybolup gitmişti. Amcam vahşi bir hayvan gibi Zeynep Teyzenin üstüne çullanmıştı. Bacaklarını tutup zorla ayırmış ve arasına girmişti. Memelerini emiyordu, başı durmadan sağa sola oynuyordu bu sırada. Zeynep Teyzenin elleri sağa sola savruluyordu havada ama bir şey yapamıyordu. Amcamın ağırlığı altında ezilmişti, bacaklarını da oynatamıyordu.

Amcam doğruldu, kıllı sırtı ve götü kasılmış taş gibi olmuştu, yarağını sıvazladıktan sonra Zeynep Teyzenin amına soktu birden. O an kadından derin bir hırıltı çıktı, sanki amı yırtılmış gibiydi. Başı yukarı doğru kalktı, gözleri kayar gibi oldu. Amcamın ayakuçlarından destek alarak hızlı hareketlerle sikmeye başlaması izledi bu görüntüyü. Amcam ayı gibi abanıyordu Zeynep Teyzenin amına. Kadının iki yana iyice açtığı bacaklarının arasındaydı. Bir yandan sikerken diğer yandan da bir tren gibi oflayıp pufluyordu. Abanmalarıyla birlikte Zeynep Teyze yerde ileri geri gidip geliyor, havada tuttuğu elleri de aynı şekilde sallanıyordu.

Vahşice tecavüze uğruyordu Zeynep Teyze, ama kurtarıcısı yoktu. Babam ve küçük amcam gülerek izliyorlardı manzarayı, bense yarağımı okşuyordum. Amcamın elleri Zeynep Teyzenin memelerinde, kalçalarında gezinip duruyor onları hoyratça sıkıyordu. Derken kalçalarını kavradı sıkıca ve bastırıp bacaklarını havaya kaldırdı. Havaya dikilen kalın beyaz bacaklarıyla Zeynep Teyzenin çaresizliği daha da ortaya çıkmış gibiydi. Götü bir davul gibi amcamın altında belirmiş haldeydi. Amcamsa o davulu yarağıyla tokmaklamaya başlamıştı.

Her abanmasıyla Zeynep Teyzenin iniltileri katlanıp çoğalıyordu. Anlamsız bakışları ahırın tavanında, babamın ve küçük amcamın yüzünde geziniyordu. Aralık ağzından “Ihhh, ıhhh…” diye sesler geliyordu boğuk boğuk. Acaba bunlar aldığı zevkin sonucunda çıkan sesler mi diye sordum kendi kendime. Babamın annemi siktiği zamanlarda annemden buna benzer sesler çıkardı çünkü, annem aldığı zevki bu seslerle gösterirdi.

Ama hayır, Zeynep Teyze zevk almıyordu, ne yaptığını bilmez halde aklı kaybolup gitmiş gibiydi. Amcamın yüklenmeleri sonucu bacaklarını kendiliğinden kaldırır gibi oldu Zeynep Teyze. Havada bir pergel gibi iki uca açılmıştı, ayak tabanları yukarı bakıyordu şimdi. Havada tuttuğu ellerini ise saman yığınlarının üstüne koymuştu, artık direnecek gücü takati kalmamıştı. Memeleri amcamın göğsünün altında kalmış, şişmiş ve taşmıştı. Yarak darbelerinin etkileri beyaz dolgun vücudunda ve memelerinde kolayca görülüyordu. Kalçaları, karnının etleri ve memeleri titreyip duruyordu sürekli.

Amcam belini ve götünü kaldırıp indirmeye başladı bir zaman sonra. Ayakuçlarında yükselmiş haldeydi. Ellerini ise kadının iki yanından bastırmıştı yere. Şınav çeker gibi kalkıp iniyordu Zeynep Teyzenin üstünde. Babamın sikerken çıkan seslerden daha yoğun ve şiddetli ‘Şop şop şop şop!’ sesleri ahırın içini çınlatıyordu. Gecenin bu saatinde alışık olmadıkları bir manzaraya şahit olan inekler huzursuzlanmış ve yerlerinde tepiniyorlardı. Babam aralarına girip onları sakinleştirmeye çalıştı bu yüzden.

Küçük amcam eliyle yarağını okşayıp abisine akıl veriyordu bu sırada. “İyi kökle abi orospuya, biraz da öne arkaya git gel yap devamlı kendini kaldırıp indirme!” dedi. Büyük amcam bu tavsiyeye uydu ve küçük amcamın dediği şekilde Zeynep Teyzenin amına ileri geri köklemeye başladı. Zeynep Teyzeden derin ve boğuk boğuk hırıltılar çıkmaya başladı bu anlarda. Amcam amını matkap gibi deliyordu. Amcamın çengel gibi kıvrık yarağı belki de kadının amının içinde gide gele düzleşmiş ve uzamıştı. Yarak darbelerinin etkileri daha da belli oluyordu çünkü.

Ancak bu anlar fazla uzun sürmedi. Büyük amcam kendinden geçmiş halde Zeynep Teyzenin amına boşaldı, tüm vücudu katılaşmış taş gibi olmuştu. Sesleri de boğuklaşmıştı. Birkaç kez derin derin öksürdü halen kadının amında olduğu halde. Sonra yavaşça kendini geri çekti. Sanki birkaç aydır boşalmamış gibi yoğun bir döl akmıştı yarağından. Zeynep Teyzenin nar gibi kızaran amının ve kasıklarının arası dölden görünmüyordu.

Amcam doğrulup kalktı ayağa. Terden sırılsıklam olmuştu. Yarağı yine çengel gibiydi. Babamın uzattığı sigarayı alıp yaktı. Birkaç derin nefes çekti, yüzü kızarmıştı, ama neşeliydi, gülüyordu. “At gibi karı amına koyayım, yordu beni!” dedi. “Hamit pezevengi şanslıymış!” dedi küçük amcam onun bu sözü üzerine. Sonra da babama dönüp, “Abi Reşit nerde, çağır o da gelsin, çocuk da nasiplensin!” dedi.

Adımın geçmesi beni heyecanlandırdı. Sessizce babamın vereceği cevabı bekledim. “O da olacak, oğlum da bu orospunun tadına bakacak ama zamanı var, şimdi değil!” dedi babam. Zeynep Teyzeyi sikeceğimin garantisiydi bu sözler. Kanım birden daha hızlı akmaya başladı damarlarımda, kalbimin atışları şiddetlendi. Bu gece başaramadığım şeye yakında kavuşacaktım.

Bu arada Zeynep Teyze saman yığınlarının üzerindeydi halen. Aynı boş ve anlamsız gözlerle etrafa bakıyordu. Yaşadığı şokun etkisinden çıkamamıştı bir türlü. Şimdi sıra küçük amcama gelmişti. Ancak onun başka bir düşüncesi vardı. “Karının amını göle çevirdin amına koyayım!” dedi büyük amcama dönerek. Sonra da, “Ben sikmem bu halde!” deyince, babam, “Sikmeyip ne yapacan gavat?” dedi sinirle.

Küçük amcam gülerek, “Sikmeyecem demedim, amından sikmeyecem dedim. Ben götünden sikecem bu orospuyu!” dedi. O an yaşadığım heyecan daha da arttı. Zeynep Teyze iki kez amından sikilmişti ve şimdi de götünden sikilecekti. Büyük amcam sinirle, “Götünden mötünden yapma, hem pis hem de günah lan!” deyince, küçük amcam, “Sikmişim günahını, götü dururken çuval gibi amından sikmem ben!” dedi. Ardından da, “Sen yengemi götünden sikmiyor musun?” diye sordu büyük amcama.

Bu söz üzerine büyük amcam sinirlenerek, “Ne diyon lan orospu çocuğu?” diye bağırdı. Ancak küçük amcam oralı olmadan, “Sen sikmezsen başkaları siker!” dedi. Eski defterler açılmıştı, iki amcam yumruk yumruğa birbirlerine girecek hale geldiler, ama araya giren babam onları sakinleştirdi. “İkinizin de götünü ben sikecem şimdi, adam olun lan gece gece. Şuraya çağırdık sizi işin bokunu çıkartmayın. Bana bak lan, sen de abuk subuk konuşma!” dedi.

Son sözünü küçük amcama söylemişti. Küçük amcam, “Ama abi görüyorsun…” diye cevap verecek olunca, babam, “Kes, sikerim ebenin amını, ne yapacaksan yap, amından mı sikiyon, götünden mi sikiyon, uzatma!” diye kükredi. Büyük amcam bu tartışmadan sonra üstünü giyinmeye başladı. Babam, “Nereye gidiyon lan?” deyince, “Kalırsam elimden kaza çıkacak!” dedi öfkeyle. Küçük amcamsa cevap vermedi bu söz üzerine. Tüm bu tartışmalar sırasında Zeynep Teyze yerde yatmaya ve boş boş bakınmaya devam ediyordu. Babam ve amcalarımı izliyor, sağa sola bakınıp duruyordu.

Büyük amcam çıkıp gittiğinde, küçük amcam, “Kendi karısına sahip çıksın önce!” dedi fısıltıyla. Babam ise, “Tamam, sen de uzatma!” dedi ve Zeynep Teyzeyi göstererek işini yapmasını istedi. Ancak küçük amcam pek sakinleşmiş değildi henüz. “Kendi de sikiyor karısını götünden abi, sadece ben sikmedim yani. İbnelik yapıyor, kendisi amından sikerken ben götünden sikecem deyince gıcık oldu!” dedi. “Tamam oğlum uzatma artık!” dedi babam onu sakinleştirmeye çalışan bir tonda.

Evet, tüm bu tartışmaların sonunda sıra yeniden Zeynep Teyzeye gelmişti. Amından iki kez sikilmişti ve sırada götü vardı. Küçük amcam inişe geçmiş yarağını sıvazlamaya başlarken, babam, “Senden sonra ben de sikecem götünden!” dedi. Amcamınsa buna cevabı, “İstersen tost yapalım karıyı, yer değiştiririz sonra!” oldu. Ne demek istediğini anlayamadım tost yapalım derken, ama babam anlamıştı ve keyifle güldü. “Züleyha gibi mi?” diye sorduğunda, “Hee, onun gibi!” diyerek cevap verdi amcam.

Züleyha Teyze Cemşit Amcanın karısıydı, oğlu Halil de en yakın arkadaşlarımdan biriydi. İki ev ötemizde oturuyorlardı. Bizim de yakın akrabamızdı üstelik. Babamın teyzesinin kızıydı. Babamla amcamın bu konuşmaları neye işaret ediyordu? Sadece büyük yengemi değil Züleyha Teyzeyi de mi sikmişti amcam, yoksa babam da mı sikmişti? Yatılı bölge okulunda okuduğum için köydeki bazı olaylara uzak kalmıştım, bu da onlardan biriydi demek ki.

Babam, “Sen alta uzan amından gir, ben götünden sokarım, benden sonra da sen sikersin!” deyince, amcam, “Tamam!” dedi neşeyle. Zeynep Teyze bu sırada yavaş yavaş kendine gelmeye başlamış gibiydi, bakışları biraz daha anlam kazanmıştı çünkü. Küçük amcam yanına uzandığında, “Ne yapıyon, ne oluyor?” dedi korkarak. Amcamsa cevap vermek yerine samanların üzerinde sırtüstü uzanmıştı, kalkık yarağını sıvazlıyordu.

Babam Zeynep Teyzeyi kolundan tutarak kaldırdı ve amcamın üzerine uzanmasını söyledi. Ancak Zeynep Teyze itiraz edip debelenmeye başladı. “Geç, ananı sikerim senin, şimdi evini basar kızlarını getirir gözünün önünde sikerim!” dedi babam sinirle. Saçlarına asılmıştı bunu söylerken. Dehşetli bir şekle girmişti yüzü, sadece Zeynep Teyze değil ben bile korkmuştum. Korkudan yerimde sıçrayacaktım nerdeyse ama zor tuttum kendimi.

Zeynep Teyze korkuyla kendini geri çekti. Yeni bir şoka girmiş gibiydi. Amcamsa yanı başında uzanmış halde yarağını okşamaya devam ediyordu hiçbir şey olmamış gibi. Derken kıvrak bir hareketle Zeynep Teyzeyi belinden kavradı ve kaldırıp üzerine oturttu. Yıllardır tarlada, bağda, bahçede çalışan güçlü kuvvetli biriydi, Zeynep Teyze onun için boş bir çuval gibiydi.

Kadıncağız neye uğradığını anlayamadan babam arkasında dizlerinin üzerine çöktü, bacaklarını tutup ayırdı. Amcamsa belinden tutmaya devam ediyordu, Zeynep Teyze amcamın kucağındaydı. Amcam onu kendine çekerken arkadaki babam amcamın yarağını tutup Zeynep Teyzenin amına sokmaya çalıştı. Birbirlerinin en özeline böyle pervasızca dokunmaları hoşuma gitmedi ama yapacak bir şeyim yoktu. Zeynep Teyze ise yaşadığı dehşetengiz korkunun etkisinden çıkamamıştı. Başı yana dönük halde olan biteni anlamaya çalışıyordu.

Derken amcamın yarağının Zeynep Teyzenin amına girdiğini amcamın derin ohlamasından anladım. “Amı yanıyor orospunun!” dedi keyifle. Ama sonra, “Orospu çocuğu doldurmuş amını karının!” dedi sinirle. Büyük amcamdan bahsediyordu, kendi annesi için de orospu demekten geri durmuyordu. Babamsa tepkisiz kaldı bu sözlere. Yarağını tutmuş arkadan Zeynep Teyzenin götüne girmeye hazırlanıyordu. Amcama onu biraz kendine çekmesini istedi. Amcam kadının sırtına bastırdı ve öne doğru yatırdı, Zeynep Teyzenin davul gibi götü ortaya çıkmıştı şimdi.

Babam keyifle bir iki kaydı dizlerinin üzerinde, göt yanaklarını ayırdı. Yarağının kafasını Zeynep Teyzenin göt deliğine bastırmaya çalışırken, “Bu karı vermiş midir daha önce götten?” diye sordu amcama. “Bana götü dar gibi geldi!” dedi ardından. Amcam, “Bizim köyde götten vermeyen karı yoktur abi, vermiştir bu orospu da!” diye cevap verdi. “Hee, öyle mi diyon?” dedi babam sol elini Zeynep Teyzenin sırtına koyarken.

Artık Zeynep Teyze ne olacağını anlamıştı. Yaşadığı şoku atlatmış gibiydi, babamın götüne gireceğini biliyordu. “Ağam, yapma kurbanın olayım, ordan yapma ağam, kurban olayım yapma!” demeye başladığında, babam, “Heee, dediğin doğruymuş lan, bu karı götten vermiş daha önce!” dedi amcama. “Biliyorum da söylüyorum sana abi, zamanında Yusuf Çavuş sikmişti bunu harmanda çalışırken!” dediğinde yeni bir şok oldu benim için. Yusuf Çavuş birkaç yıl önce ölmüştü, köyden komşumuzdu. Askerliğini çavuş olarak yaptığı için de lakabı öyle kalmıştı. Demek Yusuf Çavuş Zeynep Teyzeyi sikmişti hem de götünden…

“Ben niye bilmiyorum bunu?” dedi babam, sanki içerlemiş gibiydi bunu şimdi öğrendiğine. Yarağını kadının götüne bastırmaya devam ediyordu ama bir türlü girmiyordu. “Seni Yusuf mu sikti ulan orospu?” dedi babam Zeynep Teyzeye. Zeynep Teyze konuşulanlardan ürkmüştü, “Tövbe ağam, o ne demek, ölmüş gitmiş adam hakkında gonuşuyonuz!” dedi başını yana çevirip.

Şimdi iş değişmişti, Zeynep Teyzenin foyası, sırrı ortaya çıkmıştı ve amcamla babam bunu kendi lehlerine çevirmeye kararlılardı. Derken, “Giriyor yavaş yavaş…” dedi babam keyifle. Yarağı Zeynep Teyzenin götüne girmeye başlamıştı. O an Zeynep Teyzeden acı bir haykırış çıktı, “Ahhh!” diye ancak bunu duyacak kimse yoktu. Sadece inekler vardı beni saymazsak ama onların da yardım edecek durumu yoktu.

Amcam güçlü kollarıyla sarmıştı Zeynep Teyzeyi, kendine daha da bastırdığından kadının götü daha çok kalkmıştı havaya. Bu da babama daha rahat bir pozisyon sağlamıştı. Çaprazımda kaldığından tam göremiyordum, ama babamın ileri doğru hareketinden yarağının Zeynep Teyzenin götüne daha çok girdiğini anlıyordum. Zeynep Teyze acı haykırışlarına devam ediyor, “Çıkar ağam, kurban olduğum çıkar, yandı götüm, çıkar ağam, yandı götüm!” diye diye babama yalvarıyordu. Ama babam onu dinleyecek durumda değildi. Keyifli iniltiler çıkıyordu ağzından. Alttaki amcam ise belini ve götünü hafif hafif kaldırıp indirmeye, Zeynep Teyzeyi amından sikmeye başlamıştı.

Tost yapalım dediklerinin ne olduğunu canlı canlı izliyor, öğreniyordum…

[Reşit]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Genç yaşta dul yaşlı kadınla birlikte

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Genç yakışıklı erkeğim çalışmayı pek sevmem işim gücüm kadınlarla seks ilaveten.
info yapmayı da seviyorum derken bizimkiler seni evlendirelim başımıza bela olmadan dediler bende kiminle deyince mahallenin zengin dul kadını ile dedim ben bunu alayım zaten parası da var hem vurur hem yerim diye düşünerek kabul ettim

Çoğu zaman gizlice tuvalette resmine boşaldığımda oldu ve en sonunda geçen ay, artık Aysel’in ısrarlarıyla İsmihan bize gelecekti ve bunu bana söylediğinde pek sevinmiş gibi davranmadan hatta düzenimiz bozulur gibi surat asmıştım.
Bu şekilde zaten yıllar içinde Aysel’in güvenini kazandım ya, Aysel beni arkadaşları konusunda bursa escort bile böyle test ederdi, hatta bir keresinde farklılık olsun diye o dullardan ve kocası artık sikişemeyenlerden birini sikmiştim.

İsmihan geldi, 1 ay kalacaktı bizde muhakkak yalnız kalırdık bir gün ama 10 gün olmasına karşın kıza ne kadar iyi davransam ve kıvılcım alsam da yalnız bırakmıyordu Aysel.
İyi davranıyordum kıza, eee O benim kızım sayılırdı, Aysel yabancılık çektirmek istemediğim için iyi davrandığımı sanıyordu ve beni tebrik ediyordu ki bir gün teyzesi yani moruk baldırım bizi çağırdığında yeğenini görmek için Aysel ben yorgunum İsmi’yi sen götür getir escort bursa dedi.
En azından İsmi’ye bir iki cinsel şaka yapıp, ileride yalnız kaldığımız anlar için zemin hazırlayacaktım, planım buydu

arabada ara sıra bacaklarına baktım ve O bunu fark ettiğinde her seferinde gülüyordu, çaktırmadan ve ben tamam görev diyecektim ki bunaldım hava alalım baba çek bir köşeye dedi, ben de mal gibi otobanın kenarına durdum ama daha tenha bir yer yok mu dediğinde hemen uzakta olsa içimde büyük bir sevinçle ormanlığın girebildiğim kadar içine girdim

Araba durduğu anda baba diye elini bacağıma attı ve hızlı hızlı nefes alıp – inlemeye başladı bursa escort bayan İsmihan ben şok olmuştum, çoğu zaman düşüncelerimin hayallerle sınırlı olduğunu, asla sikemeyeceğimi düşünür, üzülürdüm ama neredeyse İsmihan beni sikecekti, sikimi elleriyle çıkarttı emdi.
Arabanın ön koltuğundaydım hala ve üstünde geniş, kısa bir etek vardı hiç birimiz soyunmadık, sadece sikim dışarıdayken öyle bir ön koltukta üstüme oturdu ki sikimin başı, amına değdi, bastırsa girecek.

Gözümün içine baktı, ben olanlara hala inanamıyordum ve zevkten ölüyordum ama yine de birden ittirdi amını sikimin üstüne, çok dardı ve İsmihan acı içinde, zevk alır gibi inledi.
Eteğini kaldırıp, zorla da olsa baktı sikimin nasıl amına girdiğine ve çok büyük baba bu dedi, o an ben de baktım kan geliyordu, İsmihan kızmış meğerse, hiç çıkartmadı zıpladı yarrağımın üstünde ve ben boşaldım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kocam ile fantezimiz

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kocam ile fantezimiz
Bunları normal bir kafayla yazmaya cesaret edemem. Aynı zevki de alamam herhalde. Kafam güzel… Ve kafamın her güzel olduğu zaman olduğu gibi, belimin aşağısından başlayan o tanıdık ve baştan çıkartıcı enerji tüm vücuduma yayılıyor. Beynime vardığında beynimden pompalanan yeni güç beni bir orospuya çeviriyor. Ondan sonraki saatlerim ve belki günlerim bu şeytana uyum sağlayarak geçiyor.

Kocam olmasaydı kendimi bu kadar tanıyamazdım, yaşayamazdım. Her şeyi bana o öğretti. Tüm gizlerim onun sayesinde vücudumda ve beynimde açıkça ortaya çıktı. Daha önceleri yapmadığım şeyleri yaptım, yaşamadığım şeyleri yaşadım, almadığım zevkleri aldım.

Kocamla tanıştığım ilk günlerde giydiğim daracık pantolon ve taytları beğenmekle birlikte, bana kısa etekler giyinmemin daha güzel olacağını söyledi. Fiziğimin çok güzel olduğunu, uzun, düzgün bacaklarımı giymeyi sevdiğim pantolonlarla kapatmamam gerektiğini anlattı uzun uzun…

Aslında çıplaklığı seviyordum. Kendimi sergilemeyi ve çaktırmadan röntgenlenmeyi, karşımdaki erkeğin tahrik oluşunu hissetmeyi ve görmeyi seviyordum. Erkeklik organını izlemek, dokunmak, öpüp yalamak, bir erkeğe yaklaşırken ilk adımımdır. Uzun uzun yalayıp emmeyi çok seviyorum. Erkeğimin spermlerini yutmayı da… Yüzüme ve göğüslerime sperm fışkırtılması beni çok tahrik eder.

Bacaklarım uzun, kalçalarım dik, belim ince ve kasıklarımla beraber en seksi bölgemdir. Kadınlığım uzun sure epilasyon yaptırmamdan dolayı kılsız ve yumuşacıktır. Dış dudaklarım kısa olduğu için amımın görüntüsünü çok estetik buluyorum. Pornolardaki ufacık kızların lahana gibi görüntüsü yoktur amımda… Dışa fışkırmadığı için her türlü tayt veya dar pantolonu giydiğimde erkeklerin ilk bakışı kasıklarımla beraber aşk üçgenime sabitleniyordu.

Sikici erkek bakışları amımdan sonra dik ve orta irilikte 85 numara göğüslerime odaklanıyordu. Göğüslerim dimdiktir. Uçları sürekli diktir. Kocamın evlendikten sonra bana ilk yaptığı zorbalık, sutyene veda etmemdir. Artık gömlek yada tişört altında memelerim hürdü. Her türlü elbisenin altında da istisnasız böyleydi.

kocam benimle sohbet ettiğinde sanki içimi biliyor gibi sırayla önerdiği şeyler zaten benim hayalimde bile yapmaktan heyecan duyup yaşamaya cesaret edemediğim şeylerdi. Geceleri yalnızken mastürbasyon yaparken düşlediğim şeyler, kocamla beraber bedenimde uyguladığım ve ruhumda yaşadığım şeylere dönüşüyorlardı.

Kumaş etek ve ceket takımları, döpyesler, bana iş kadını havası veren fakat mini etekli elbiseler aldık. İşyerimde etek boyu kalça yuvarlağımın hemen altında biten dar kumaş eteklerimle, altına giydiğim yüksek topuklu ayakkabılar beni harika gösteriyordu. Çalışanlarım ile müşterilerimin bakışlarından belliydi. Biliyordum ki, ellerini eteğimin altına atmak, külodumu, kalçalarımı, amımı okşamak, sikmek için can atıyorlardı hepsi de…

Öncesinde de seksi giyiniyordum ama şimdi kendimi daha açık teşhir ediyordum ve akşamı iple çekiyordum. Çünkü vücudumu gözleriyle yiyen bakışlar altında o kadar azıyordum ki o gece kocamla çok heyecanlı, şiddetli sevişiyordum. Onunla sevişirken gündüz beni izleyen erkekleri anlatıyordum. Bağıra bağıra boşalıyorduk.

Ve kocam çıtayı yükseltti. Teşhirciliğin bir sanat olduğundan bahsetti. Ortama ve kişiye bağlı teşhir biçimleri olduğunu, önemli olanınsa bunun ölçüsünü şaşırmamak gerektiğini anlattı. Bir arkadaşımın kocasından işyerimde çalışanıma, gece barda karşımdaki yabancı adamdan, dans pistindeki gence, arabadaki şoföre, iş adamlarına vs… Hepsinde bir doz ve ahenk farkı vardı.

Dozunu kaçırmadan bu oranı iyi ayarlarsam, sergilediğim teşhir ya da karşı taraf için frikik çok heyecanlı hale geliyordu. Uzaktan, kendime dokundurtmadan ortamla sevişmenin en etkili yoluydu. En yakın arkadaşlarımın kasıklarımı süzmelerinden aldığım hazla, geceleri o anı düşleyip çok mastürbasyon yapmıştım.

O günden sonra bilinçli teşhir dönemi başladı. Doğallığında frikik veriyordum. İşyerimde yanımda çalışan personel bir sure sonra kısa kumaş eteklerimle koltuğa oturduğumda zorunlu görünen küloduma alıştılar. Göğüs uçlarıma da… Ceketimi ofisimde çıkarmış olduğum için yakası her zaman bir düğme fazla açık gömleğimden, konuşurken masaya eğildiğimde uçları görülen memelerimin karşı tarafta avuçlama duygusu yaratıyormuş. Kocam öyle diyor…

Yüksek topuklu lacivert ayakkabılarımla işyerimde birisinin masasına yürüdüğümde her erkeğin ve hatta kadının gözlerinin bacaklarımı ve kalçalarımı izlemekte olduğunu görüyordum. Etek hizası kalçalarımın aşağı inen tepelerinin bittiği yerde bitiyordu ve masaya eğildiğimde külodum görünüyordu. Gömleğimin arasından da muhteşem göğüslerim…

Teşhir konusunda çok rahattım alışmıştım. 11 personelim var sekiz tanesi erkek. Hepsi de genç. İşim gereği personel alırken yakışıklılığa yada güzelliğe önem vermek zorundayım. Bir güzellik salonu sahibiyim.

Anlattığım gibi, kocamın sayesinde en yakın çevremden, günlük karşılaştıklarıma kadar tüm erkeklerin bana olan seviyelerinde bir dalgalanma yaşadım. Artık çok istenilen ve bunun bir şekilde hissettirildiği seksi bir kadın olmuştum. Farkında değilmiş gibi davranıp kocamla ya da onsuz verdiğim frikikler sayesinde çok farklı hazlar yaşıyordum. Cinsellikte kocamla çılgın bir aşk yaşıyorduk. Her başbaşa kaldığımızda, yatağa her girdiğimizde ona başka erkeklerin beni bakışlarıyla nasıl siktiğini, o adamlara amımı göğüslerimi nasıl teşhir ettiğimi anlatıyordum.

Kocam ara ara onların beni gerçekte de sikmelerini istediğini fısıldıyordu. Ona eşlik etmeye başladım. O gün beni dikizleyen erkeklerden beğendiğimi söylediğim erkekle hayal ettiğimiz seksi anlatmaya başladık sevişmelerimizde…

Gün geçtikçe bu konuşmalarla o kadar rahatlamıştım ki erkeklerin karşısında, özellikle alkol aldığım gecelerde, adeta bir aşk tanrıçası oluyordum. Frikik verirken tanımadığım bir erkekle gözlerimle yiyişiyordum. Oysa ki yakın zamana kadar erkeklerin gözlerine uzun sure bakamazdım.

Alkol aldığımda bazen daha da ileri gidiyor, külotumu çıkarıveriyordum. Kısacık eteğimin altından bacaklarımı aralıyor, külotsuz amımı seksi bir şekilde açıp sergiliyordum. Karşımdaki adamı çapkın bakışlar, anlamlar yüklediğim gözlerimle boşaltıyordum. Bunu kocamla yan yanayken yapıyordum.

Bir gece kocamın yakın bir arkadaşı gözleriyle bir verdiğim frikiği, bir kocamı kontrol edip sonra bakışlarıma yanıt vermekten şaşı olacaktı. Kocam hisseder diye çok ürkmüştü. Kocam ise karısının yanı başında başka erkeklere düpedüz amını gösterdiğini fark etmemiş gibi yaparak gizlice boynuzlanmanın hazzını yaşıyordu. Böyle anlarında genelde eli pantolonunun cebinde, sikini avuçlamış olurdu.

Akşamları bir kokteyl, yemek dönüşü, konuklarımızla eve kahve içmeye gelmek yine ikimizin en sevdiği andır. Dışarı çıkmamız nedeniyle giydiğim çok kısa ve transparan elbiseler, beyaz ya da siyah ince şeffaf taytlardan belli olan amım ya da külodumla kalçalarımı sergilediğimde kocam artık kopardı. Salonda koltuk ve kanepede bir arada oturup kahvelerimizi içerken, külodum ya da amım, kalçalarımın koltuğa gömülmesi nedeniyle nasıl oturursam oturayım ortaya çıkardı. Yabancı gözler şaşkınlıkla orama kilitlenirdi istemsizce ve ben bu durumu çok sever, kendimi olabildiğince sergilerdim.

Araba sürerken ya da yan koltukta otururken frikik vermeyi de çok severdim. Kocamın çok yakın arkadaşlarına özel frikikler verirdim araca binerken yada inerken… Kocam bir gece sevişme sonrası sohbet ederken erkek yada kadın fark etmeden onlara sık ve uzun dokunduğumu, buna engel olamadığımı anlattı.

Biraz düşününce bu yanımı hatırladım. Erkeklere ve kadınlara dokunmayı istiyordum sarhoşluğumun ilerleyen zamanlarında… Erkeklerin siklerini avucuma almayı ve diz çöküp emmeyi istiyordum. Kadınların kalçalarını ve göğüslerini okşamayı, onların benimle öpüşmelerini istiyordum.

Çıplaktık yatakta, sevişme sonrasının tatlı rehaveti, kocamın anlayışı, kolaylaştırmasıyla, hep içimde gizlediğim bu duygularımı itiraf ettim. Biseksüeldim. Kocamın da gizledikleri vardı. kendi duygularını bana tamamıyla itiraf etti. Benim başka erkeklerle, onunla ya da onsuz, tek ya da toplu seks yapmamı düşlediğini, yalnız olduğunda beni başkalarıyla seks yaparken hayal ettiğini ve masturbasyon yaptığını, bazen günde 6-7 kez bunu tekrarladığını ve boşaldığını anlattı.

Ben de kocam yokken, onun katılımıyla ya da onsuz kendimi teşhir edip etkilediğim erkeklere dokunmayı hayal edip masturbasyon yapıyordum. Onları ağzıma alıp emiyor ve sarsıla sarsıla boşaltırken spermlerini yutuyordum. Duvarın bir yanında kocam evdeki konuklarla sohbet ederken duvarın diğer tarafında yabancı erkeklerle sevişiyordum.

Tüm gece boyunca tahrik ettiğim adam mutfağa çıkmamı fırsat bilip beni duvara yaslıyordu. Külodumu, amımı avuçlayıp okşuyor, sonra hırsla külodumu yırtıp koca sikini zorla içime sokuyordu.Sikin başı sert bir şekilde içimde ilerliyor, rahmimin derinlerinde kayboluyordu.

O erkek beni koca sikiyle becerirken, yatakta parmaklarım amımda, kendi başıma çırpına çırpına boşalırdım. Sonra da kocamı aldattığım için, başka erkeklere karşı hissettiklerim nedeniyle pişmanlık duyardım. Ama kocam bu konuşmasıyla tüm pişmanlık duygularımı yok etti. İnsanın çok eşli bir varlık olduğunu, aşkın çokeşliliği yok etmediğini, tam tersine güzelleştirdiğini, özellikle aşk yaşanırken çok eşliliğin daha gerekli olduğunu anlattı bana.

Birbirini tanıma aşamasını geçmiş çiftler, bizim yaptığımız gibi gizli duygularını yaşamaya başlarlardı. Sonrasında yüksele yüksele başkalarını seks dünyalarına katma aşamasına gelirlerdi. Biz de şimdi o aşamaya gelmiştik.

Biraz tereddütlüydüm. Tedirgindim daha doğrusu… İleriyi göremiyordum ama tüm bu konuşmalar, benim olmasını istediğim konuşmalardı.Yaşamak istediğim şeyleri kocamdan gizlemeden yaşamalıydım. Adam bir sanatçıydı ve beni cinsellikte ağır ağır yukarı taşıyordu.Çok mutluydum.

Bir gece yakın arkadaşlarımızla dışarı çıktık. Üzerimde çok kısa bir çiçekli kumaştan, askılı önü düğmeli harika bir dekolte elbise giymiştim. Kocamın yakın arkadaşının kuzeni olan, iri yapılı, atletik vücutlu ve giydiği pantolondan iri olduğu belli olan sikiyle Akın yanıma oturmuştu. Bir ara bacaklarının bacaklarıma fazlasıyla yaslandığını fark ettim. Belimin çevresinde ve amımın içinde hafif bir dalgalanma oldu.

Bar fazlasıyla karanlık kalabalık ve gürültülüydü. Masadaki sekiz kişi mecburen yanındakiyle sohbet ediyordu.Ben de yüksek döner tabureyi yana çevirip Akın’la sohbete başladım.Yüzümü ve vücudumu ona dönüktü tamamen… Bacaklarından birini iki bacağımın arasına yerleştirdi. Mecburen, amıma temas etmemesi için bacaklarımı biraz araladım. Kırmızı minicik tül külodumdan amım ortadaydı. Karanlıkta loş ışık nedeniyle tam görülmeyen külodum ve aşk üçgenime dizini dokundurdu.

Ayağa kalkıp uzun oturaktan indik. Aşırı kalabalık nedeniyle dans eder gibi yapışarak konuşmaya çalıştık ve müziğin yükselen ritmiyle beraber, birbirine yapışmış vücutlarımıza dansı soktuk. Hafif salınarak dans ederken kabarmış sik amıma yaslanmıştı. Akın’ın elleri belimi hafifçe tutmuştu. Sonra bir eli aşağı inip kalçamı okşadı ve kavradı.

Gözlerimi kapamış, ona sarılmıştım. Parmakları amımı okşasa diye düşündüğüm anda parmakları külodumun üzerinden amımı kavradı. Öyle güzel sıkıp okşadı ki zevkten istemsizce boynunu dişledim. Karanlığın içinden külodumun ağını aralayıp amımın deliğini bulan ve içeri giren parmağıyla beni zaptetmişti. Yanıyordum. Sulanmıştım. Titriyordum.

Çektim kendimi… Ona bakmadan arkamı döndüm, uzaklaşıp kocamın olduğu tarafa yöneldim. Arkamdan geldi ve yarı yolda belime arkamdan sarıldı. Boynumu öptü. Bıraktı. Dönüp sikini elime almayı istedim deli gibi… Ama yapamadım. Kocamın yanına gittim. Kocam farkındaydı her şeyin, kulağıma eğilip,

“Rahat ol aşkım. İçinden geleni yap. Kendini, içindeki kadını, arzularını serbest bırak, kısıtlama…” dedi.

Onu minnetle dudaklarından öptüm ve yeniden geriye yürüdüm. Gözlerinin içine baka baka, kalabalığın içinde hareketsiz beni bekleyen Akın’a yaklaştım. Elinden tuttum, el ele kalabalığın içine karıştık. Yükselen müziğin ritminde dans pistinde tüm bedenler birbirine değiyordu. Yürürken diğer elimle kadınların göbeğini ya da kalçalarını kazara olmuş gibi okşuyor, sürtünerek geçerken erkeklerin siklerine dokunuyordum pantolonlarından… Kimsenin umurunda değildi. Dans en büyük cinsel ayindir. Kalabalıkta ve karanlıkta tamamen kaybolduğumuz bir yerde durdum, döne döne dans etmek istedim. Fakatk Akın durmadı,

“Gel benimle…” deyip elimden tuttu ve devam etti. Bardan çıktık, yana dönüp binanın asıl giriş kapısından içeri girdik. Sonra da bir kapıyı anahtarla açıp içeri soktu beni. Sonradan anlattığında öğrendim. Barın sahibi arkadaşıymış ve beni sikeceğini söyleyip anahtarı kapının üzerine koydurmuş. Barın sahibi olan ve benim de uzaktan tanıdığım Murat’ın bilgisiyle sikiliyordum.

Büroya girince dışarıdan gelen ışıkla aydınlanan kanepe ve koltukları seçti gözlerim.Saçlarımdan tuttu ve ağzımı yalamaya başladı.Yumuşak ve yaygın diliyle bastıra bastıra yüzümün her yerini yalıyordu.Bir yandan usul usul hırlıyordu.

Sonra beni diz çöktürdü ve sikini yüzüme dayayarak dimdik durdu.Anladım ve düğmelerini çözüp pantolonunu aşağı indirdim, çıkardım. Sonra önünde oluşmuş kabarıklığıyla güzel görünen slibini indirdim.

Şişmiş ama daha tam kalkmamış dev gibi bir sik vardı karşımda… Hayatımda böyle alet görmemiştim. Parmaklarıyla ağzımı açıp yalattı parmak uçlarını ve sonra sikin başını ağzıma bastırarak yerleştirdi. Ağzım ikiye ayrılmış, bir yılan gibi Akın’ın sikini somuruyordum. Ağzımda büyüyen sik kendine yol bularak gırtlağımı zorlamaya başladı.

Hoyrat davranmayı seviyordu. Sik kemik gibi sertleşmişti. Eğilip yere diz çökerek beni kucakladı. Kanepeye yatırıp bacaklarımı sonuna kadar açtı. Koca sikinin başını ıslanmış amıma yerleştirdi. Sonra da tüm bedenini vücuduma bastırdı. İçim yırtıldı adeta ve siki bir anda rahmimin duvarına dayandı.

Bacaklarım kalçalarımı kavrayan ellerinin ardından kollarının bastırmasıyla sonuna kadar açılmıştı ve kol kalınlığına yakın olan sik içimi de açmıştı. Durmadı ki acımı yaşayayım… Pompalamaya başladı ve hiç hız kesmeden hatta belirli aşamalarda ritmi yükselterek bir saat aralıksız pompaladı beni. Keskin bir acıyla başlayıp uzun acıların içinden çıkan zevk ve kasılmalar eşliğinde ara vermeksizin iki kez boşaldım. İkinci boşalmamda boynuna sarılıp omzunu dişlerken zevkten ağladım. Uzun süre öpüştük aralıksız…

En az bir saat süren vahşi sevişmemiz bitince uzun uzun öpüştük. Sonra istemeye istemeye giyindim ve aşağı indim. Kocam beni görünce sarılıp öptü ve Akın’la güzel güzel sohbet etti. Birbuçuk saatten fazla ikimiz birlikte yok olmuştuk ve masadaki diğer arkadaşlar bunun bilincindeydiler. Benimle Akın arasında bir sikişme yaşandığını bildiklerini hissettirerek manalı manalı bakıyorlardı üçümüze… Aldırmadık.

Gece eve gelince kapının girişinde beni yere yatıran kocam uzun uzun amımı yaladı. İçimde kalan spermleri yalamanın çok heyecan verici olduğunu anlatıyordu amımı yalarken… Sonra götten sikti beni ilk kez… Canımı yaka yaka sikti beni, ağlata ağlata… Sanki onu boynuzladığım için beni cezalandırıyordu.

Olduğu gibi anlattım her şeyi… Hiçbir şey saklamadan… En küçük ayrıntısına kadar… Ve kocam ballandıra ballandıra, yeniden yaşarcasına anlattıklarımı dinlerken karşılıklı mastürbasyon yaptık birlikte.

O günden sonra Akın’la bir kaç sevişmemiz oldu. Sadece onunla değil, başkalarıyla da… Ama kimseye bağlanmadan… Epey bir erkekle özenli kurulan seks ilişkileri yaşadım. Kocamla beraber ya da onsuz… Bir zaman sonra birbirimize her ayrıntıyı sormamaya başladık. İhtiyaç duymuyorduk.

Doğal bir kadındım. Çıplaklık bana yakışıyordu. Denizde yada herhangi bir yerde suya girerken asla bikini üzeri takmıyordum. Altımda minicik brezilya tarzı bikini altı olurdu. Dik göğüslerimi çekinmeden sergilerdim. İkinci bedensel ilişkim, Akın’la yaşadıklarımdan bir hafta sonra, hafta sonu tatili için gittiğimiz Çeşme’de oldu. Oldukça atletik yapılı dövmeli, esmer ve yanmış adeta zenci teninde İspanyol bir genç odamda bana tecavüz etti…

Havuz başında karşılaştım onunla… Kocamla sevişip oynaştığımız havuzdan yeni çıkmış, yan yana şezlongta uzanıyorduk. Suyun içinde yapmadığını bırakmamıştı bana… Minik bikini altından başka bir şeyin örtmediği bedenim çıldırtmıştı kocamı… Şezlongta yorgunluk atıyor, dinleniyorduk.

İspanyol delikanlı da o zaman dikkatimi çekti. Yan tarafımızdaydı. Bakışlarını benim üstsüz, ıslak bedenimden ayırmadan, dik dik, sikecek gibi bakıyordu. Güneş gözlüklerimin ardından ben de onu süzdüm. Öyle hoşuma gitti ki… Eridiğimi hissettim adeta… Islandım. Dudaklarımı yalayarak kocama seslendim arzuyla,

“Aşkım…” dediğim anda uzanıp elimi sıktı,

“Farkındayım karıcım.” dedi anlayışlı kocam… “Gerçekten harika oğlan, tam senin beğendiğin gibi… Hadi devam et, ne istersen yap onunla, ben buradayım. Bitince haber ver bana, merakla bekliyorum.”

Güneş gözlüklerimi indirip gülümseyerek oğlanın bakışlarına yanıt verdim. Gözlerimiz buluştu. Dudaklarımı yalayıp elimle uçları sertleşmiş, güneş yağıyla parlayan memelerimi şöyle bir okşadım ona baka baka… Ayağa kalkıp onun önünde durdum, altımdaki minicik bikini altını çekiştirip am dudaklarımın nasıl şiştiğini, onu nasıl istediğimi gösterdim ona… Bir kocama baktı, bir de ona gösterdiğim şeye…

Dönüp yürümeye başlarken onun da kalkıp arkamdan geldiğini gördüm gözümün ucuyla… Kalçalarımı kıvıra kıvıra yürüyordum yüksek topuklu terliklerimin üzerinde… Dil bilmediğimden konuşacak bir şeyimiz yoktu, konuşmadık biz de… Aramızdaki elektrik, seks isteği, arzuyla yanan bedenlerimiz tek müşterek noktamızdı. Asansöre birlikte bindik. Daracık asansörde göz göze, konuşmadan, birbirimizin nefesini alarak kata çıkmasını bekledik. Öylesine sabırsızdım ki… Hemen oracıkta kucağına atlamamak için kendimi zor tutuyordum.

Odamı açana kadar bekledi. Açtım ve kapıyı kapatmadan içeri yürüdüm. İçeri girdi, kapı kapandı. Yatağa yaklaştım, arkamdan sarıldı. Boynumu, omuzlarımı öptü. Hızlı nefesi yakıyordu adeta… Ben de heyecandan yeni gelin gibi titriyordum. Yatağa domalttı beni… Mayosunun altından çıkardığı kemik gibi aletinin sertliğini kalçalarımda duydum. Hızla bikinimi sıyırdı. Aletini kalçalarımın arasından amıma dayayıp beni ayağa kaldırdı. İlk defa daha iyi anlıyordum, boyu ve bedeni kocamdan oldukça iriydi. Kucakladığında kendimi kuş gibi hafif hissettim.

Ayağa kaldırdığı bedenime arkadan dayadığı aleti amıma sertçe girdi ve beni duvara yapıştırdı. Amımdan yukarda kalan siki beni adeta kazığa geçirmiş, sanki şişe takmıştı. Sıcak havada, klimanın ateşimizi söndürmekte yetersiz kaldığı otel odasında, ter içinde sırılsıklam vaziyette iki saatten fazla sikildim.

Evire çevire, bütün deliklerimden becerdi beni… Arka arkaya durmaksızın orgazm oldum o bana sert bir şekilde tecavüz ederken… İspanyolca bilmiyordum ama “fuck me” demesini biliyordum kocamın izlettiği pornolardan… Çıldırmış gibi çırpındım, bağırdım, fuck me diye diye inledim. Sonunda aygır beni sikmeye doydu. Yerde duran mayosunu alıp giydi, yüzüme şöyle bir baktı ve gitti.

Tüm yüzüm spermle sıvanmış şekilde, ellerim kollarım tutmaz, kukla gibi yatağa atılmış vaziyette kocama telefon edip bekledim. Biraz sonra yanımdaydı ve kollarının arasında yatarken ona uğradığım tecavüzü anlattım. Ben İspanyol gencinin beni nasıl haşin bir şekilde siktiğini, perişan ettiğini anlatırken kocam da bacaklarımın arasına girmiş, tatlı tatlı sikiyordu beni… İspanyolun spermleriyle kayganlaşan amımda gidip geliyordu usul usul, yüzümdeki spermleri yalayarak temizliyordu…

Hafta sonu diye geldiğimiz tatilimizi uzattık. Onbeş günlük tatil boyunca İspanyol tarafından aralıksız tecavüze uğradım. Amım ve götüm dağılmıştı. İki kere de yanında getirdiği dört tatil arkadaşıyla sikiştim. Zıpkın gibi dört gencecik delikanlı bütün deliklerimi sikerken kocam da yanımızdaydı. Eli sikinde, parlayan gözlerle sikilen karısını seyretti.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir Efendi Köle Hikayesi

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir Efendi Köle Hikayesi
Bir iş yerine cinsellik, dinsellik veya siyaset karıştığında işin boku çıkar. Ne iş yerleri duydum, gördüm sanki kerhane. İş yapabiliyorlar mı diye merak ettim. Evet.. “İş” yapabiliyorlarmış…

Kerhane benzetmesinde bulunurken genelevlerde çalışan zavallı kadınları benzetmekten utanıyorum tabi. Bahsettiğim yerlerde iş parayla olmuyor, kariyer kavgaları, patronun cazibesi, cinsellik kokuları ile birleştiğinde iş yerinde bir defa cinselliğin, cinsel gösterilerin başlaması diğerleri için de bir tetikleme oluşturur ve iş yeri oldukça seksi bir mekana dönüşüverir.

Bu arada bir iş yerinde mini etek giyiliyor olması bu iş yerinin böyle bir yer olduğu anlamına gelmiyor. Peşin söyleyeyim.

Buradaki hikaye bu türden bir yerde geçmiyor. Daha masum, başkalarının izlenmesinden uzak gizli bir hikaye.

Uzun bir aradan sonra soğuyan ilişkilerinin ardından efendinin daveti üzerine tekrar bir araya gelmek için can atıyordu genç kadın. Efendinin de bir istediği vardı ki tekrar “bu aradan sonra tekrar başlayalım mı” diye sormuştu. Diyalog başladı, eski havalarını buldular kısa bir sürede.

Yeliz efendisini evine davet edemiyordu, bekardı ve ailesi ile yaşıyordu, sürekli bir aradaydılar. Efendinin durumu da bundan pek farklı değildi, tek farkı bekar olmamasıydı.

Son zamanlarda kiralık mekanlar artık BDSM için pek güvenli değildi. Otel odaları BDSM için çok sıradan yerlerdi. Sürekli bir mekan bulundurmak pahalı bir işti ve ne yazık ki yine güvenli sayılmazdı. Yeliz o denli özlemişti ki efendisini fırsatı kendisi yarattı. O dönemler iş yeri Yeliz’in yalnızlığını paylaşacağı kadar tenha oluyordu, ofisini paylaştığı arkadaşı bile tatildeydi, o oradaydı ve yalnızdı ve birlikte olacak yer yoktu… Bu nasıl bir saçmalık diye düşündü. “Ah keşke o burada olsaydı şu an” diye iç geçirdi.

Bir gün bunu efendisine çıtlattı. Yeliz’in ofisi komşu bir şehirdeydi, efendiden araba yolculuğu ile yaklaşık 3 saat kadar uzaktaydı. Gelir misin? diye sordu. Efendisi “kimsenin olmayacağına, bir süpriz yaşamayacağımıza emin olamıyorum pek” dedi. Ancak boş da durmadı, mekanın resimlerini çektirtti ve inceledi ve acil bir durumda toparlanılacak önlemleri alabileceğini hissetti. “Peki, günü söyle o zaman” dedi…

Efendi sözleşmiş oldukları günde yola çıktı, kadının ofisinin olduğu yere ilk defa gidiyordu, bir yolculuktan ve şehir içinde birkaç hatalı giriş çıkıştan yaptıktan sonra yolu buldu.

Ofisin bulunduğu tesisin girişinde güvenlik vardı ve kapı girişinde en azından adetten olmak üzere aracı ile gelene geçene kim olduğu, kiminle görüşeceği soruluyordu. Efendi’nin güvenliği aşması hiç zor olmadı, öncelikle güvenliğin bir ziyaretçi geleceği konusunda bilgisi vardı, ancak buna pek gerek kalmamıştı. Düzgün iş kıyafeti ile gelen, pek de toy görünmeyen Efendi’ye aracı durdurduğunda kime geldiğini bile sormayacaklardı, belli ki bu ciddiyette geçenler sadece üst düzey müdürler ve patronlardı. Efendi’nin çok lüks olmayan ancak sosyal konumunu belli etmeye yeterli kalitede olan arabasının penceresinden sert ama samimi ses tonu ile “Günaydın” demesi yeterli olmuştu, “Günaydın efendim, gideceğiniz yer konusunda yardımcı olabilir miyim?”. Aynı sert ama kibar ses tonu ile “Teşekkür ederim” dedi Efendi, “Gideceğim yeri biliyorum”.

Ofise yaklaşınca bir kaç telefon konuşması oldu Efendi ile Yeliz arasında. Bunlar tamamen ofisin yerinin bulunmasına yönelik, kısa, adeta resmi bilgi alışverişi niteliğinde görüşmeler olmuştu. Telefonda her ikisi de birbirlerine karşı o kadar rahat değillerdi.

Tarif edildiği park yerine girildiğinde kölesi Efendi’nin aracının yanına geldi, her zamanki ağır olan çantasını aldı ve binanın içine girdiler. Bina içindeki kapıların çoğu kapalıydı, koridorlarda, merdivenlerden çıkarken bile hiç kimse ile karşılaşmadılar, birkaç açık kapının önünden sessiz ve hızlı adımlarla geçtiler. Ofisin kapısına varmışlardı. Yeliz anahtarı ile kapıyı açtı, içeri girdiler. O ana kadar neredeyse hiç konuşmamışlardı. Efendi tipik emreder ses tonu ile “Yandaki mi senin masan?” diye sordu, “Evet efendim” cevabını aldı, geçti o masadaki koltuğa oturdu. Oda yaklaşık 10-15 metrekare küçük bir ofis odasıydı, üç çalışma masası sığdırılmıştı. Yeliz uygun bir yere çantayı bırakmaya yeltendi, “çantanız için burası uygun mu efendim” dedi, Efendi evet anlamında sessizce başını salladı, “bıraktıktan sonra gidip bana bir bardak su getir” dedi, kadın “emredersiniz” dedi ve su getirmek için odadan çıktı. Bir süre sonra döndüğünde Efendi psikolojik hazırlığını tamamlamıştı. “Yaklaş bana” dedi, elindeki suyu aldı, “ayakkabılarını çıkar” dedi. Yeliz ayakkabılarını çıkardı, öylece bekliyordu, efendi hiç acele etmiyordu, onu biraz bekletti, suyundan yavaş yavaş yudumlar aldı.

Önünde dikilmekte olan Yeliz’in eteğini yukarı doğru sıyırdı Efendisi, bedeni soğuktu ama en soğuk yeri kalçalarıydı. Biraz masajdan sonra göğüslerini elbisesinden çıkarmasını emretti, elbisesini çıkartmadan. Yeliz efendisinin dediğini yaptı, Efendi külotu çıkarmayı ona bırakmamıştı. Üstünde içinden taşırılmış göğüslerini sıkıştıran, alttan da yukarı çekilmiş elbisesi garip görünüyordu. Efendisi elbisesinin üstünü çıkarmasını söyledi, elbisenin üstü sutyenle beraber çıkarıldı.

“Ağzını özledim” dedi Efendisi, mesaj netti; Yeliz eğildi efendisinin fermuarını açtı, sertleşmiş organı oradan çıkarmak onun için efendisinin yardımı olmadan mümkün değildi, bu nedenle Efendisi’nin desteği ile pantolonun üst kısmı açıldı ve görev icra edilmeye başladı. Efendisi oral seks sırasında dişlerin organına temas etmesinden nefret ederdi, Yeliz buna çok dikkat ediyordu, daha önce ilk buluşmalarında ciddi fırça yemişti bu yüzden. Efendisi arada elinde kalan su bardağını Yeliz’e verdi, “ağzını ıslat” dedi. Kadın ağzına aldığı suyu taşırmadan görevine devam etti. Yeliz’i masanın altına aldı. Genç kadın biraz zor sığmıştı oraya aslında, özellikle başını pek kolay hareket ettiremiyordu, ama görevin zorlaşması aldığı zevki azaltmamıştı. Efendisi bir süre bu şekildeyken bilgisayarda internette sörf etti, Yeliz’i en çok uyaracak olanın ona şifresini sorması olduğunu biliyordu, bu soru Yeliz’i doğrudan aşağılamaktı, efendisinin onu o anda, kendisi güç bela performans gösterirken çok da umursamadığını hissetmesi zevk alacağı bir şeydi ancak halen arada su içmesini isteyen sesi duymak kendisinden haz alındığı hissini tazeliyordu. Bu, kendisini kadın olarak değil, efendisinin bir aracı olarak görmesi güzelliğini veriyordu.

Efendisi sıkıldığında onu oradan çıkardı. Üstündekileri tamamen çıkartarak masasının karşısındaki duvara dayalı olarak durmasını istedi. Bu sırada Efendisi ayağa kalktı ve diğer masanın üzerine konulmuş olan çantasını karıştırmaya başladı. Bu çanta değil, küçük bir spor valizdi aslında, gerekli olacak, önceden öngörebildiği plana göre hemen her türlü malzeme içindeydi. Daha önce yaptığı göğüs vakumunun daha iyisini yapacaktı. Yaptı da, bu sefer arkasını delip akvaryum hava hortumu bağladığı rakı bardaklarını göğüslerine oturttu, supaplı düzenek aracılığı ile göğüslerinden hava vakumlamaya başladı.

Devam edecek…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

UZUN BİR HİKAYE – 7

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

UZUN BİR HİKAYE – 7
KALDIĞI YERDEN DEVAM
Tamer’in kasılmaları bitince Piraye hala kazık gibi sert olan penisi dudaklarının arasına aldı ve derin derin emerek içindeki son spermleri de çekip çıkardı. Ve ardından profesyonel bir porno oyuncusu gibi çenesindeki, burnundaki ve dudaklarındaki spermleri parmaklarıyla toplayıp, ağzına soktu. Bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini yuttu. Gülümseyerek Tamer’e baktı. Tamer zevkten ve mutluluktan kendinden geçmişti. İki partner nefeslerini toplamak için hareketsiz kaldılar. Sinan,
– “Ben de istiyorum” diyerek dev yarağını Bana uzattı. Ben
– “Bir dakika Sinan. Tuvalete gideyim” diyerek koşarcasına uzaklaştım.
Yarım dakika sonra geri döndüm ve yatağa sırtüstü uzandım. Başımı yatağın kenarından hafifçe aşağı sarkıttım. Sinan’a gelmesini işaret ettim.
– “Hadi Sinan. Bekliyorum. O kocaman şeyi ağzıma sok.”
Sinan bir an bile tereddüt etmedi ve hızla denileni yaptı. Yatağın kenarına geldi ve bir hamlede yarağının yarısını Benim ağzıma yerleştirdi. Zevkle titredi ve elleriyle de Benim göğüslerimi yoğurmaya başladı. Tüm maharetini göstermeye kararlıydım. Aldığım pozisyon sonucu Sinan’ın yarağının neredeyse tamamını hiç zorlanmadan ağzıma alabiliyordum. Zaten kıpırdamama da pek gerek yoktu; Sinan ritmik hareketlerle yarağını Benim boğazıma kadar sokup çıkarıyor, bir yandan da,
– “Ohh Sonay! Bak, nasıl da sikiyorum ağzını? Harikasın,” diye konuşup duruyordu.
Elleriyle başımın iki yanından tutup başımı kasıklarına doğru bastırdığında dudaklarım ve burnum kasıklarına değiyor, Gözlerimden yaşlar akıyor Ağzımın içerisindeki kocaman yarak bademciklerimi zorlayarak beni nefessiz bırakıyordu Arada sırada midesisin bulandığını, kusacak gibi olduğumu fark ediyordum Sinan bu arada hemen geriye çekilerek rahatlamamı sağlıyor sonra yeniden ağzımı sikmeye devam ediyordu. Sinan’ın penisi bugüne dek gördüğüm en büyük ve kalın penisti.
Arada ağzımda biriken salyalara engel olamıyor, nefes almam için Sinan’ın verdiği kısa aralarda tükürerek ağzımı boşaltıyordum. Bu sayede Sinan’ın penisi iyice kayganlaşıyor, Benim gırtlağıma kadar rahatça giriyordu. Sinan ritmini hiç bozmadan yarağını sokup çıkarmaya devam ederken, Becerebildiğim ölçüde penisin gövdesini yalıyordum. Sinan’ın kıllı taşakları burnuna ve gözlerime değiyor, görüş açımı neredeyse sıfırlıyordu.
Birden göğüslerimde sıcak bir temas hissettim. Bunlar Sinan’ın dakikalardır göğüslerimi kavrayan elleri değildi. güçlükle penisi ağzımdan çıkarıp, başımı kaldırdım. Gördüklerime inanamadım. Piraye ve Tamer iki yanıma uzanmışlar, göğüslerimi aralarında paylaşmışlardı Piraye sağ göğsümü, Tamer sol göğsümü emiyor, yalıyordu. Şoke oldum. Bugüne dek başka bir kadının vücuduma seks amaçlı teması hiç olmamıştı. Ayrıca, aynı anda birden çok kişiyle Adana daki tecavüz hariç gönüllü olarak hiç sevişmemiştim. Ama şu an, sanki sözleşmişler gibi 3 kişi birden benimle sevişiyordu.
Piraye’nin dilini meme uçlarıma teması hiç de rahatsız edici değildi. Aksine, çok hoşuma gitmişti. Bu arada Sinan’ın dudaklarını dudaklarımda hissettim. Sinan Benim üzerime eğilmiş, arzuyla dudaklarımı öpüyordu.
Müthiş bir heyecanla karşılık vermeye başladım. Sinan ve Sonay çılgınca öpüşüyordu. Sinan’ın dili Benim tüm yüzüm de geziyor, sonunda yeniden ağzıma giriyor, Benim ağzımın her noktasını keşfediyordu. Bende hırsla Sinan’ın dilini emiyor, tükürüklerimiz birbirine karışıyor, dillerimiz çılgınca dans ediyordu.
Bu arada Tamer Benim göğüslerimden aşağılara indi. Göbek deliğimi uzun uzun yaladı. İlerledi, kadınlık organımı pas geçti ve bacaklarıma yöneldi. Şimdi Tamer Benim gündüzleri hayranlıkla izlediği nefis bacaklarımla ilgileniyordu. Bir santimetrekaresini bile atlamadan kasıklarımdan ayak bileklerime kadar tüm bacaklarımı öptü, kokladı, yaladı. Baldırlarımı, diz arkalarımı uzun uzun emdi, hafif hafif ısırdı. Sonra, ayak parmaklarımı tek tek emmeye, ağzına almaya başladı. Önce tek tek, sonra ikisini üçünü birden emiyordu. Dilini fırça gibi kullanarak, tabanlarımı yalıyor, topuklarımı ısırıyordu.
Bu arada Piraye’de boş durmayıp. Yavaşça kadınlık organıma ilerledi. Usta hareketlerle vajinamın başlangıç noktasını, kanatların birleştiği yeri emmeye, yalamaya başladı. Dilini bastırarak Benim içime sokacakmış gibi yapıyor, sonra vazgeçip yalamaya devam ediyordu.
Ayaklarımı uzun uzun tadan Tamer de Piraye’ye katıldı. Şimdi iki dil birden Beni yalamaya başladılar. Piraye popomun altına bir yastık koyarak yükseltti. Böylece iki deliğimi aralarında rahatça paylaştılar. Piraye, Benim vajinamı, Tamer ise arka deliğimi iştahla yalamaya, emmeye, öpmeye devam ettiler.
Yapılanlardan çılgına dönmüştüm. Başım dönüyor, zevkten gözlerim kararıyordu. Sinan’ın yeniden ağzıma verdiği yarağını köküne kadar emmeye, ağzımda uzunca bekletip yalamaya hız verdim. Bu arada Tamer ve Piraye bir yandan Beni yalıyorlar, bir yandan da tutkuyla öpüşüyordu.
Vajinam vıcık vıcık olmuştu. Kadınlık sıvılarım Piraye ve Tamer’in dilleri arasında paylaşılıyor, ikili birbirlerinin dillerini çılgınca emiyordu.
Birden Piraye kendini Tamer’den ayırdı ve hızla yukarı yöneldi. Sinan’ın hızla pompaladığı Benim yüzüme yaklaştı ve salyalardan sırılsıklam olmuş yanaklarımı, boynumu yalamaya başladı. Bunun üzerine Sinan yarağını Benim ağzından güçlükle çıkardı ve iki kadın birbirimizi öpmemizi sağlamak için başlarınızı birbirimize yaklaştırdı.
Bir an tereddüt ettiysem de de karşı koyamadım ve arzuyla yanıp tutuşan dudaklarımız kenetlendi. Hayatında ilk kez bir kadınla öpüşüyordum ve bundan müthiş zevk alıyordum. Dilimi Piraye’nin sıcacık ağzıma sokuyor, ıslak dilini emiyordum. Piraye’nin dilin de kendi kadınlık kokumun, tadını hissediyordum ve bu da hoşuma gidiyordu. Piraye ise hem Beni büyük bir ateşle öpüyor, hem de arada dilini Benimkinden kurtarıp, Benim burnumu, yanaklarımı, çenesini yalıyordu.
Bu muhteşem manzara karşısında kendinden geçen Sinan yarağını Piraye ile ikimizin dudaklarının arasına uzattı. Böylece Sinan’ın yarağını Piraye ve ben birlikte yalamaya başladık. Hem öpüşüyor, hem de Sinan’ın yarağını yalıyorduk. Sinan’ın koca penisi kazık gibi olmuş, çatlayacak gibi gerilmişti. İki kadının birbirine karışan tükürüklerinden yağ gibi kayganlaşmış, pırıl pırıl parlıyordu.
Bu arada Tamer de keyfine bakıyor, bir Benim, bir Piraye’nin deliklerimize yöneliyordu. Biraz Benim kalçalarımı öpüp, ısırıyor; bu arada Piraye’nin ön deliğine parmaklarını sokuyor, sonra bu sefer mesela Piraye’nin arka deliğini emerken, Beni parmaklarıyla beceriyordu.
Herkes çılgına dönmüştü. Sinan’ın yarağının kocaman olmuş, kıpkırmızı başını emiyor, Piraye ise gövdesini boydan boya yalıyor, taşaklarını ağzına alıp uzun uzun emiyordu. Sinan gerçekten kendini tutmakta çok zorlanıyor, bu anların zevkini doyasıya çıkarmak için kendini boşalmamaya zorluyordu.
Piraye birden arkasında sıkı bir acı hissetti. Tamer birkaç dakikadır yalayıp, tükürerek ıslattığı arka deliğine tüm gücüyle yüklenerek yarağının başını Piraye’nin arka deliğine yerleştirmişti.
Piraye acıyla inledi. Duyduğu acıdan Uzun zamandır anal seks yapmadığı belliydi. Ama şu an hiçbir şeyi reddedecek halde değildi. Seks için her şeyi yapacak kadar azmıştı. Yarağının başını bir süre Piraye’nin arka deliğinde hareketsiz tutan Tamer,
– “Evet Piraye. Oyunda istediğimi şimdi alıyorum,” diyerek yeniden yüklendi ve yarağının neredeyse tamamını Piraye’nin göt deliğine gömdü.
Piraye o sırada benle öpüştüğü için çığlık atamadı ama arkasında korkunç bir sızı duydu. Bu sızı kısa sürede yerini en az onun kadar güçlü bir zevk duygusuna bıraktı. Tamer ritmik bir şekilde göt deliğinde gidip gelirken tatlı tatlı yaylanmaya başladı.
Bu arada Piraye’nin konsantrasyonun bir süre için bile olsa Sinan’ın penisinden uzaklaşmasından yararlanan ben, bu harika penisi tek başıma somurmaya başladım. Artık Sinan’ın spermlerini tatmak için sabırsızlanıyordum.
Tüm maharetimi kullanarak penisin tamamını ağzıma alıyor, hızlı hızlı başımı oynatıyor, Sinan’a ağzımla mastürbasyon yaptırıyordum. Sinan’ın yarağının ucunda beliren ilk sperm taneciklerini iştahla mideye indirdim.
Sinan’ın artık dayanacak hali kalmamıştı. Yarağını Benim tutkulu ağzımdan ve dudaklarımdan kurtardı ve sadece başını yalamama izin vererek 31 çekmeye başladı. Merakla ve hevesle bekliyor, önümdeki koca penisin başını tatlı tatlı yalıyordum.
Sinan birden inlemeye ve kasılmaya başladı. Gelmekte olan sperm selini Piraye’yle paylaşmamak için hemen penisi ağzıma aldım. Sinan başını arkaya attı ve muhteşem bir zevkle boşalmaya başladı.
Spermleri damağıma çarpıyordu. Bir an yutkunamadım ve penisi ağzımdan çıkardım. Sinan fışkırırcasına gelmeye devam ediyor. Spermleri saçlarıma kadar fırlıyordu.
Tamer’e zevkle arka deliği becerten Piraye de bu selden payını almak için ağzını Sinan’ın penisine uzattı, bir an Benim uzaklaşmamı fırsat bildi ve penisi ağzına alarak Sinan’ın spermlerin son dalgasını yakaladı. Göt deliğini Tamer hızlı hızlı sikerken oda Sinan’ın artık iyice boşalmak üzere olan yarağını son bir çaba ile yalıyordu.
Zevkten kendimi kaybetmiştim ve Piraye’ye spermlerin bir kısmını kaptırmak hoşuma gitmemişti. Piraye’nin başını kendime çevirdim ve dilimi dudaklarının arasından içeri soktum. Bu spermlerden yeterince alamamış olan Piraye’nin de işine geldi ve ikimiz aç kurtlar gibi birbirimizi yalamaya, ağızlarımdaki henüz yutulmamış spermleri paylaşmaya başladık.
Manzara muhteşemdi. Sinan’ın bol ve koyu kıvamlı spermleri Piraye ve Benim dillerimiz arasında köprüler oluşturuyordu. Sinan’ın kasılmaları ve inlemesi epey sürdü.
İki kadın birbirimizle işlerimizi bitirdikten sonra, yeniden Sinan’a döndük ve sırayla yarağını emip, yalayarak pırıl pırıl temizledik. Zevkten kendinden geçen Sinan yataktan uzaklaştı ve halının üzerine sırtüstü uzanarak dinlenmeye çalıştı.
Bu arada gördüğü sahneler karşısında aklı başından giden Tamer son derece seri hareketlerle Piraye’nin arkasını becermeye devam ediyordu. Piraye yüzünü yatağa gömmüş, gözlerini kapamış, kendini tamamen Tamer’in penisine teslim etmişti.
Ben ise hızımı alamamıştım. Piraye’nin arkasına yöneldim ve Tamer’in yarağını çıkarıp kendi işaret ve orta parmaklarımı Piraye’nin arkasına soktum. Bir yandan da Tamer’in yarağını emmeye başladım. Penisi uzun uzun yalayıp emdim ve vıcık vıcık olana dek kayganlaştırdım. Sonra da bir hamlede yeniden Piraye’nin arkasına soktum. Hem de köküne kadar!
Tamer inleyerek bu muhteşem deliği sikmeye devam etti. Çok kısa bir süre sonra dayanamaz oldu ve yarağını çıkarmadan Piraye’nin götünü sıcak sıcak doldurmaya başladı. Bu sırada ben de Tamer’in bacaklarını arasına başımı sokmuş, önüme gelen her yeri istisnasız yalıyor uzun uzun taşaklarını emiyordum.
Tamer bana dakikalarca gelen bir süre boyunca boşaldı, boşaldı. Sanki iliklerinin kuruduğunu hissediyordu. Sonunda yarağını Piraye’nin arka deliğinden çıkardı. Bir hamlede penisi ağzıma aldım ve emerek son damlaları da çıkarıp yuttum. Sonra hiç iğrenmeden Piraye’nin arka deliğinden sızan spermleri de yalayarak temizledim. Az sonra ortada sperm niyetine hiç bir şey kalmamıştı.
Kısa sürede iki kez boşalan Tamer sırtüstü yığıldı ve uyuklamaya başladı. Ben ise iyice azmıştım ve hiç ara vermeden Piraye’yi kendine çektim. Vajinamı Piraye’nin ağzına uzattım ve Piraye de hiç itiraz etmeden Benim vajinamı yalamaya başladı. Bir kaç dakika içinde zevkten çılgına dönmüştüm. Mutlaka birleşmek istiyordum.
Olanları uzandığı yerden izleyen Sinan da çoktan sertleşmişti. Bunu fark edince yerimden kalktım ve doğru Sinan’ın yanına gittim. Bir çırpıda Sinan’ın yarağını ağzıma alarak ıslatıp birleşmeye hazırladım. Çabucak kucağına çıktı ve yarağını içime aldım.
Hayatımda hiç bu kadar büyük bir penisi içine almadığımdan önce biraz zorlandım. Kısa sürede alışıp müthiş bir zevkle erkeğimin üzerinde yaylanmaya başladım. Sinan da sırtüstü uzanmış hayatın tadını çıkarıyordu. Piraye de geldi ve Sinan’ın başının üzerine çömeldi. Böylece ortaya yepyeni ve harika bir manzara çıktı.
Sinan bir yandan Piraye’nin önüne gelen iki deliğini yalıyor ve emiyor, bir yandan da Beni tatlı bir tempoyla beceriyordu. İki kadın ise zevk içinde birbirimizle öpüşüp, dilleşiyorduk.
Yaklaşık on dakika süren bu pozisyonun sonunda Sinan yeniden kasılmaya başladı. Beni üzerinde hoplatıyordu. Zevkten gözleri karardı. Piraye de boşalmaya başlamıştı ve kadınlık sıvıları Sinan’ın bütün yüzünü kaplamıştı. Ben de içimde yükselen müthiş bir orgazmı hissediyordum.
Az sonra Sinan’la neredeyse eşzamanlı olarak orgazm olmaya başladık. Sinan’ın ılık spermlerinin içime aktığını, taa en derin noktalarıma rahmime kadar fışkırdığını hissediyordum. Kendimde de zevkten kasılıyor, gözlerim kararıyordu. Dakikalar süren bu orgazmlar sona erdiğinde herkes yorgunluktan tükenmişti. Zaten içk**en de fena halde sarhoş olmuştuk.
Sonunda dördümüzün birden yatakta sarmaş dolaş uyuduğumuzu hatırlıyorum
Uyandığımdan saat 9’a geliyordu. Bir an nerede olduğumu anlayamadım. Sinan’ın odasında ve çırılçıplak onun yatağındaydı. Yanımda Piraye, Sinan ve Tamer vardı. Onlarda çırılçıplaktı. Sinan yüksek sesle horluyordu. Odanın havası sigara, içki, insan, ter, sperm kokuyordu. Benim fena halde başım ağrıyordu. Ses çıkarmadan yataktan çıktım. Hepsi derin bir uykuda olduklarından Beni duymalar. Odanın çeşitli yerlerine dağılmış külotumu, sutyenimi, bermudamı, gömleğimi, küpelerimi, ayakkabılarımı aldım ve banyoya gittim.
Aynaya baktım, kendimi hiç böyle görmemiştim. Makyajım akmış, sarı saçlarım darmadağınıktı. Yüzümün her yanında kurumuş sperm ve salyalar vardı. Boynumda, göğüslerimde ve vajinamın etrafında emilmekten çürümüş morluklar ve diş izleri vardı. Halim berbattı. Uzun uzun yüzümü yıkadım. Duş almak istiyordum ama bunun için kendi odama gidecektim. Çabucak giyindim. Kimseyi uyandırmadan odadan çıktım ve kendi odasına gittim. Uzun bir duş aldım, vücudumdaki dün geceye ait tüm kalıntıları temizledim. Yine de temizleyemeyeceğim şeyler vardı. Kalçalarında, boynunda, göğüslerimden ve bacaklarında kimi belli belirsiz, kimi oldukça dikkat çekici diş izleri morluklara bir şey yapamazdım.
– “Yapacak bir şey yok,” diye düşündüm. Aceleyle toparlanmaya başladım. Eşyalarımı bavula rastgele doldurdum. 15 dakika sonra resepsiyondaydım.
– “Check-out yapmak istiyorum. Numara 314.”
– “Henüz 3 gününüz daha var Sonay Hanım.”
– “Evet biliyorum. Acele bir işim çıktım, ayrılmak zorundayım.”
– “Tabii. Lütfen bekleyin.”
10 dakika sonra otelden ayrılmış çağırdığım taksinin arka koltuğunda şehir merkezindeki THY acentasına doğru ilerliyordum.
Piraye, Tamer ve Sinan sabah Beni bulamayınca epey meraklanmışlar. Havuz kenarına, sahile, restoranlara bakmışlar En sonunda akıllarına resepsiyona sormak gelmiş. Resepsiyondaki kız Piraye’ye adına yazmış olduğum notu verince anlamışlar oradan ayrıldığımı. Notta
– “Sevgili Piraye, Dün gece yaşadıklarımız benim için çok fazlaydı. Yalnız kalmak, düşünmek ve bazı kararlar almak istiyorum. Senden ricam adresimi, telefonumu filan Sinan ve Tamer’e vermemen. Onları bir daha görmek veya adlarını duymak istemiyorum. Kendine iyi bak.
Sonay.
O akşam THY’nin Antalya-İstanbul uçağı ile Atatürk havaalanına indim. Bulduğum ilk taksiyle eve doğru yola çıktım. Evet, kararımı vermiştim. Evime dönüyordum. Yaşadığım onca olaydan sonra Tolga ile olan problemlerim gözüme çok önemsiz görünüyordu. Tolga’yı affetmiştim. Tek istediğim yeniden evimde yaşamaya başlamak, son bir haftada olanları tamamen unutmaktı.
Yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuktan sonra taksi Benim evimin önünde durdu. Arabadan inince başını kaldırıp apartmana baktım. Kaç yıldır oturuyordum burada. Acaba ne düşünmüştü komşular beni uzun zamandır görmeyince? Tolga ne söylemişti soranlara? Kendimi çok tedirgin hissediyordum. Aklıma tüm bu yaşananlara sebep olan akşam geldi.
– “Ya yine Tolga’yı Mirey ile bulursam?” diye düşündüm. Bu düşünceyi kafam dan çabucak attım. Apartmanın kapısı açıktı. Asansörle dairelerimizin olduğu kata çıktım. Zili çaldım. Yüreğim pırpır ediyordu. Ayak sesleri. Ve işte, Tolga’nın sesi.
– “Kim o?”
– “Benim.”
Anahtar kilitte aceleyle döndü, kapı açıldı. Tolga şaşkın şaşkın Bana bakıyordu.
– “Girebilir miyim?”
Tolga apar topar kenara çekildi, İçeri girdim. Kapı kapandı.
– “Çok mu şaşırdın beni gördüğüne?”
– “Evet… Nasıl desem, beklemiyordum. Hatta umutsuzluğa kapılmıştım. Hala şoktayım. Geçsene salona. Hay Allah, bavullar dışarıda kaldı.”
3 aydır görmediğim salonuma baktım. Çok özlemiştim. El çantasını masaya bıraktım, televizyonun karşısındaki kanepeye oturdum. Bu kanepede hep Tolga’yla DVD izlerdik. Tolga bavulları antreye aldı, ne yapacağını bilemez halde salonda oradan oraya seğirtti, en sonunda gelip benim çaprazımdaki koltuğa ilişti.
– “Sonay. Seni gördüğüme nasıl sevindim bilemezsin. Döndün mü evimize?”
– “Döndüm.”
Kısa bir sessizlik oldu. Tolga yerinden kalktı, Benim yanıma oturdu. Birden beni kendine çekip, beceriksizce sarıldı. Bende başımı Tolga’nın göğsüne dayadım.
– “Seni affettim Tolga. Sen de beni evi bu kadar terk ettiğim için bağışla.”
Ertesi sabah uyandığımdan Tolga çoktan işe gitmişti. Saat 11’e geliyordu. Tolga işe giderken Beni uyandırmamıştı. Yatakta doğruldum, etrafıma bakındım. Uzun zamandır bu odada uyanmamıştım. Kendimi mutlu hissettim. Dün gece kendimi çok yorgun hissediyordum. Sanki gündüzleri uyumamıştım. Tolga ile barıştıktan sonra fazla oturmamış, hemen yatmıştık. Aralımızda cinsel bir yakınlaşma olmamıştı; ne de olsa çok yorgun ve uykusuzdum.
Yataktan kalktım. Harika bir yaz sabahıydı. Hava çok sıcaktı ama klimalar çalıştığından evin içi serindi. Neşeyle gerindim, doğru banyoya gidip duş aldım. Kahvaltımı ederken, gazeteye göz attım. Aklıma işim geldi. Pazartesi günü işbaşı yapacaktım. Önümde dolu dolu 4 günüm vardı. Hafta sonu Tolga ile bir yerlere gitmek istiyordum. Uzun zamandır bakmadığım e-maillerime bakmak için evdeki PC’yi açtım. Erman Bey’den gelen 1-2 önemsiz mesaj vardı. Derken heyecandan kalbi duracak gibi oldu. Alt alta duran iki mail: Turgut Öztürk ve Mirey Levi. Hiçbir şey düşünemedim. Mailleri açmadım. Mutfağa gittim, koyu bir kahve yaptım, bir sigara yaktım ve Mirey’in mailini açtım:
– “Merhaba Sonay, Tolga ile beni yakaladığın için evi terk ettiğini biliyorum. Ayrı olduğunuzu şirketteki herkes biliyor. Senden ricam ilişkimizden dolayı Tolga’ya kızmaman. Onu ben baştan çıkardım. İzak’la sorunlarımız vardı (hala da var!). Kendimi çok yalnız hissediyordum ve bir erkek tarafından beğenildiğimi bilmeye ihtiyacım vardı.
Evet, bugüne dek karşıma çıkan tüm erkekleri etkiledim, bu doğru. Ama neden Tolga’yı seçtiğimi soracak olursan en önemli neden şu: Tolga evli bir erkek ve üstelik seninle evli. Şirketimizin güzel ürün müdiresi Sonay Hanım’la. Şirketteki hemen tüm erkeklerin ilgisini çektiğini fark etmemiş olamazsın. Dolayısıyla senin eşini baştan çıkarabilirsem kendimi gerçekten çok iyi hissedecektim. Bunu başardım…
Sen evi terk ettikten sonra da Tolga ile ilişkimiz aralıklarla devam etti. Hatta birlikte küçük bir hafta sonu kaçamağı bile yaptık. Tolga harika bir erkek! İzak’a hiç benzemiyor. İzak hep biraz tutuk, biraz pasif, tedirgindir. Tolga ise çok ateşli, aktif bir erkek. Birlikte nefis vakit geçirdik. Sana bunları durumu bilmen gerektiğini düşündüğüm için yazıyorum.
Sakın beni İzak’a filan ispiyonlamayı düşünme. İzak zaten her şeyi biliyor. Birtakım cinsel problemleri var ve beni düzenli olarak mutlu etmesi olanaksız. Dolayısıyla bana cinsel özgürlüğümü verdi. Yeter ki, onun gözü önünde olmasın. Bu konuya ben de çok dikkat ediyorum. Ne de olsa İzak benim kocam ve yatak performansı hariç iyi bir eş. Ben de İzak’la evli kalmakla birlikte cinsel hayatımı keyfime göre yaşamaya karar verdim ve yaşıyorum. Senden ricam durumu bilmen ve kabullenmen. Tolga senin kocan ve aranızı bozmaya niyetim yok (istemeden sebep olduğum durum için özür dilerim). Zaman zaman onu benimle paylaşmanı istiyorum o kadar.
Bana kızabilirsin. Dediğim gibi İzak her şeyi biliyor. Ayrıca şirket içinde de yerim sağlam. Hem Rıfat Bey’le, hem de Erman Bey’le aram iyi. Bu maili belki de tatilden ofise dönünce okursun. Her halükarda kimseye kızmamanı rica ederim. Hayat böyle işte. Kendine iyi bak…”
Beyninden vurulmuş gibi olmuştum. Mirey’in mailindeki küstah tavır inanılmaz rahatsız ediciydi. Bir an telefon açıp ağzıma geleni söylemek istedim. Vazgeçtim. Acele hareket etmemeliydim. Demek Tolga ile Mirey birlikte olmaya devam ediyordu. Bu durum fena halde sinirime dokunsa da, Tolga’ya fazla kızamıyordum. İçten içe kendi yaptığımı düşünüyor, hele bir de Mirey’in gerçekten çok seksi bir kız olduğunu düşününce, Tolga’ya pek de kızamıyordum. Mirey’in bu kadar fahişe ruhlu olmasına çok şaşırmıştım. Yaptığını adeta gururla anlatıyordu. Ayrıca, İzak’ın cinsel probleminin ne olduğunu da merak etmiştim. Düğünde gördüğüm kadarıyla yakışıklı bir erkekti.
Bir süre bunları düşünerek zaman geçirdim. Nasıl bir tavır takınacağıma, ne yapacağıma karar veremedim. İşbaşı yapana dek iyice düşünmeliydim. Birden gözüm diğer maile takıldı. Fazla düşünmeden üzerine tıkladım;
– “Merhaba Sonay, ben Turgut. Seninle sevişeli 10 gün oldu ve hala sanki bir rüya alemindeyim. Çok uzun zamandır senin gibi güzel bir kadınla sevişmemiştim. Lafı fazla uzatmayacağım. Perşembe öğlen İstanbul’da olacağım. Gelmişken seninle de görüşmek istiyorum. Her ne kadar otelden ayrılırken bana çok kaba davrandıysan da ilişikteki dosyalar seni ikna edecektir.”
Mesajın ilişiğinde iki fotoğraf dosyası vardı. Korkarak ilkinin üzerine çift tıkladım. Gözlerime inanamadım. Turgut’la çırılçıplak yataktaydık. Sarmaş dolaş uyuyordum. Bir bacağımı Turgut’un üzerine atmıştım. Seks sonrası rehaveti içindeydik. İkinci fotoğraf daha da beterdi. Yatağa yüzükoyun uzanmış, Turgut da üzerime yerleşmiş, klasik bir seks sahnesindeydik. Korkarak üçüncüye baktım Turgut kocaman yarağını ağzıma sokmuş Sadık ise sokmaya çalışıyordu.
Gözlerime dolan yaşlara engel olamadım. Tanrım ne zaman çekmişlerdi bunları ve kim bilir buna benzer başka nasıl fotoğraflar vardı Demek Turgut o geceyi bir şekilde fotoğraflamıştı. Bu fotoğrafların başkalarına forward edilmesi ihtimali nefesimi sıkıştırdı. Ne yapacağımı bilemedim. Aceleyle bilgisayarı kapattım. Artık akıl danışabileceğim Piraye de yoktu. Bir sigara daha yakarken telefon çaldı. Kim olabileceğini düşünmek bile istemiyordum. Sesimi çıkarmadan ahizeyi kaldırdı.
– “Alo. Alo Sonay. Sen misin? Ben Piraye.”
Sonay bir an kendimi çok rahatlamış hissettim.
– “Benim.”
– “Merak ettim, neler yapıyorsun diye bir arayım dedim.”
– “Sağol Piraye. İyiyim. Kusura bakma, dün apar topar ayrıldım. O gece olanlardan sonra hiçbirinizin yüzüne bakacak cesaretim yoktu.”
– “Neden? Hep birlikte ne güzel vakit geçirdik işte. Seni ne rahatsız etti ki?”
– “Bilmiyorum. Hoşuma gitmedi işte.”
– “Hoşuna gitmedi demek. Bana hiç de öyle gelmedi. Sinan ve Tamer’i benimle paylaşamıyordun. İlahi Sonay. Ne komiksin. grup seks yaptık, hem de ne seks! Sen hala utangaç taze rollerindesin. Kendini kabullen artık.”
– “…”
– “Neyse. Hadi şimdilik hoşça kal. Sonra görüşürüz. Bey”
– “Bey.”
Telefonu kapattım ve öylece kalakaldım. 15 dakika içinde her şey değişmişti sanki. Kararsız ve amaçsız bir şekilde salonda otururken, telefon yeniden çaldı. Korkarak açtım
– “Merhaba canım, günaydın” Tolga’nın sesi Beni rahatlattı.
– “Günaydın Tolga.”
– “Nasıl, iyi uyudun mu, iyice dinlendin mi?”
– “Evet. Çok iyiyim.”
– “Harika. O zaman akşam 7,5 gibi hazır ol. Seni çok güzel bir yere götüreceğim.”
– “Bu akşam mı?”
– “Tabii. Bir araya gelişimizi kutlamalıyız. Hem çok özledim seninle dışarı çıkmayı.”
– “…”
– “Ne oldu sevgilim?”
– “Hiç. Peki, gidelim o zaman.”
– “Anlaştık. 7.5’da alırım seni. Öptüm. Bey.”
Hiçbir şey düşünemiyordum. Karar verme yetisini kaybetmiştim sanki. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmiyordum. Telefon yeniden çaldı.
– “Alo, Sonay?”
– “Evet. Kiminle görüşüyorum?”
– “Ben Turgut. Nasılsın?”
– “Telefonumu nerden aldın?”
– “Şirketten. Tatilde olduğunu söylediler. Ben de acil bir konu için aramam gerektiğini söyledim. Ev numaranı verdiler.”
– “…”
– “Hoş geldin demek yok mu? Bir saat olmadı henüz İstanbul’a ineli. Ne kadar sıcak şehriniz yahu? Adresi ver de geleyim.”
– “Ne adresi, ne demek bu?”
– “Ne adresi olacak, ev adresini. Yoksa onu da şirketten almamı mı istersin? Hem belki seninle neden görüşmek istediğimin ayrıntılarını da merak ederler.”
– “Çok adisin!”
– “Hadi bekliyorum. Şarjım azaldı.”
-“…”
– “Sonay? Şirketi arıyorum bak.”
– “Manolya sokak. Numara 16/9. Etik.”
– “Yarım saat sonra ordayım.”
Ve Turgut telefonu kapadı. Ne yapacağımı bilemez halde kalakaldım. Bir an evden çıksam mı diye düşündüm. Vazgeçtim. Bu sadece rezaleti büyütmeye yarardı. Adres, telefon her şeyi belliydi. En iyisi, bu işten serinkanlılıkla kurtulmak diye düşündüm. Saat 2’yi geçiyordu. Kapı çaldı. Gelen Turgut’tu. Gayet rahat tavırlarla davet beklemeden içeri giriverdi.
– “Merhaba Sonay.”
– “Merhaba.”
– “Çok sıcak, bayıldım. Soğuk bir şeyin var mı?”
– “Cola içer misin?”
– “Çok iyi olur.”
Böylece Turgut’la salona geçtik. O Cola’larını içerken tüm cesaretini toplayıp konuya girdim.
– “Söylesene Turgut. Bu şantajlarıma ne zamana dek devam etmeyi düşünüyorsun?”
– “Şantaj mı? Böyle adlandırmana üzüldüm. Ben iyi vakit geçirdiğimizi sanıyordum.”
– “Hayır, geçirmiyoruz. Bak Turgut, ben evli bir kadınım. Öyle ya da böyle yaşananlar geride kalmalı. Herhalde evliliğimin ve kariyerimin bitmesini istemiyorsun.”
– “Hayır, istemiyorum.”
– “O halde bu duruma bir son verelim.”
– “Sana doyamadım Sonay.”
– “Bak Turgut. Sana bir teklifim var. Bugün kocam gelene kadar burada kal. Ne istersen yapalım. Ondan sonra da hayatımdan sonsuza dek çık. Eğer şantajla ilişkimizi devam ettirmek istersen, emin ol benim de yapabileceklerim var.”
– “Neymiş onlar?”
– “Rıfat Bey beni çok sever. Durumu ona anlatmamı istemezsin herhalde. Ben belki rezil olurum ama sen de işini kaybedersin.”
– “Bakıyorum, çok kararlısın.”
– “Evet. Her aklına estiğinde yatacağın bir metres değilim ben. Olmaya da niyetim yok. Her şeyin tatlıya bağlanması için sana yaptığım teklifi kabul et.”
– “Kararlılığın hoşuma gittim. Tamam. Kabul ediyorum.”
– “O halde, git şimdi, çok terlisin, banyoya gir.”
– “Banyo ne tarafta?”
– “Koridorun sonunda solda.”
Turgut Benim kararlılığım ve cesaretim karşısında şaşkınlaşmıştı. O resimler sayesinde belki de benle her istediğinde sevişeceğini onun her zaman her istediğimi yapacağımı düşünü yordu. Teslim olmuş bir şekilde banyoya gitti. Acele acele duş alıp, havlulara sarınmış olarak salona döndü. Beni göremeyince.
– “Sonay. Neredesin?”
– “Buradayım. Koridorun diğer ucundan sağa dön.”
Turgut denileni yaptı. Burası yatak odasıydı. Çırılçıplak yatağa uzanmıştım. Vücudum tüm ihtişamıyla Turgut’un önündeydi. Turgut üzerindeki havluyu koltuğa fırlattı. Yatağın kenarına oturdu. Bir süre hayranlıkla Beni seyretti. Uzun ve biçimli bacaklarıma, mükemmel göbeğime, diri göğüslerime baktı. Sağ ayağımı avucuna aldı ve bileklerimi, parmak aralarımı yaladı. Tabanlarımı öptü, kokladı. Diliyle ayak parmaklarımın ucundan, dizlerime, oradan da kasıklarıma dek tüm bölgeyi katettim Beni yüzükoyun çevirdi ve aynı mesafeyi bu kez bacaklarımın arka tarafında tattı.
Diz kapaklarımın arkasını hafifçe inledim ve yastığı ısırdım. Turgut iki eliyle Benim popomu ayırdı dilini ön deliğime sokmaya başladı. İnanılmaz bir arzuyla Benim amımı emip yalarken, zonklayan yarağını serin çarşafa bastırıyordu. Arada biri amımı bırakıyor, kalçalarımı öpüp, ısırıyordu.
Bu durum belki 10 dakika sürdü. Zevkten kendimden geçmiştim. Bir yandan kendime kızıyor, bir yandan da artık eski Sonay olmadığımı iyice fark ediyor, seks arzusuyla yanıp tutuşuyordum. Kendimi Turgut’un ellerinden kurtardım ve erkeğime sırtüstü uzanmasını söyledim. Turgut merakla istenileni yaptı. Bir an karşısındaki canavara baktım. O güne dek gördüğü en iri ve kıllı organdı. Bir insandan çok, bir hayvanınkine benziyor diye düşündüm. Bu organı emmek, boşalmasını görmek için çıldırıyordum.
Organın pıtpıt atan başına bir öpücük kondurdum. Turgut hayret ve zevk dolu bir ifadeyle bana bakıyordu. Bundan aldığım cesaretle organın başını ağzıma aldım. Turgut’un gırtlağından bir zevk iniltisi koptu. Ağzımdaki yarağın başını ağzımdan çıkardım ve aşağı yöneldim. Kıllarla kaplı taşakları öpmeye başladım. Önce küçük küçük öptüm, sonra emdim. Taşakları uzun uzun yaladım, alabildiğim kadar ağzıma aldım ve emdim.
Turgut’un zevkten inleyip, kıvranması çok hoşuma gitmişti. Daha önce kimseye yapmadığım bir şeyi yapmaya karar verdim ve elime geçirdiğim bir yastığı Turgut’un poposunun altına yerleştirerek popoyu yataktan yukarı kaldırdım. Dilimi taşaklardan aşağı kaydırarak, Turgut’un arka deliğini yalamaya başladım. Turgut çılgına dönmüştü:
– “Ohh. Devam et Sonay, devam et sevgilim. Harikasın, tapıyorum sana!”
Devam ettim. Turgut’un kıllarla kaplı, kapkara arka deliğine dilimi ritmik hareketlerle sokup çıkarmaya, Turgut’u adeta dilimle sikmeye başladım. Böyle yaparak ondan Antalya’da olanların intikamını aldığımı da düşünüyordum. Bu arada ellerim de boş durmuyordu. Sol elimle taşakları okşuyor, sağ elimle de penisi kavramış, 31 çektiriyordum. Turgut’un dayanacak halinin kalmadığı çıkardığı seslerden belliydi.
– “Nasıl? Hoşuma gidiyor mu?”
– “Evet Sonay, evet. Harikasın.”
– “Sana ne yapıyorum, söyle bana. Yalvar.”
– “Ah Sonay. Dilinle göt deliğimi sikiyorsun. Ohh durma, devam et. Sik beni.”
Kendi kendime gülümseyerek sağ elimin işaret parmağını Turgut’un arka deliğine bastırırken, penisi yeniden ağzıma aldım. Önce tükürerek kayganlaştırdım, ardından nefesimi tutarak sokabildiğim kadarını ağzıma soktum. Turgut’un penisi gırtlağıma kadar girmişti, bademciklerime değiyordu. Turgut hiç itiraz etmeden Benim arka deliğimi parmaklamama izin veriyordu. Zevkten tüm vücudu kasılıyordu. Dilim de ilk sperm damlasını hissettim. Tadı güzeldi. Penisi ağzımdan çıkardım ve tüm hızımla otuz bire başladım. Bir yandan da penisin başını hızlı hızlı yalıyordum. Arka tarafı da parmaklamayı ihmal etmiyordum. Turgut haykırdı:
– “Geliyorum Sonay. Geliyor, ahhhh”
istifini bozmadım. Turgut çılgınca titremeye başladı, iliklerinde yakıcı bir ateşin yükselmekte olduğunu hissediyordum. Birden Benim yüzüme ve ağzıma patladı. Spermleri bir mermi gibi Benim gırtlağıma vurdu. Hemen penisi ağzıma aldım ve müthiş bir hızla vantuzlamaya geriştim. Turgut kasılarak, inleyerek, titreyerek taşaklarında toplanan tüm spermlerini Benim sıcacık ağzıma boşalttı. Emmeyi bırakmadım ve adeta Turgut’un penisinden hayat iksirini içer gibi tüm spermleri emdim, yuttum.
Turgut hayatında böyle bir orgazm yaşamamıştı. Kendini tamamen Benim dudaklarına teslim etmiş, bu harika iliklerini sömürürcesine içindeki tüm spermleri çekip almama izin vermişti. Dakikalar sonra boşalma tamamen sona erdiğinde Turgut’un yarağını ağzımdan çıkardım. Ortalıkta tek bir damla sperm yoktu. Tatlı tatlı penisin gövdesini yaladım ve masum gözlerle Turgut’a baktım.
Turgut rüyada gibiydi. Tüm Beyni boşalmış, her yanı uyuşmuştu. Kendimi yukarı çektim ve Turgut’u öpmeye başladım. Dilimi Turgut’un bıyıklarının arasından ağzına soktum Turgut bir anda ürperdi. Ağzımda sakladığım bir miktar spermi Turgut’un ağzıma bıraktım. Turgut ne yapacağını bilemedi. Yutsa, yutamayacaktı. Hiç istifimi bozmadan dilimle spermleri Turgut’un diline sürdüm ve spermler ikimizin dilleri arasında gidip geldi. Sonra bir hamlede hepsini yuttum. Yanımdaki kıllı erkeğe sarıldım ve kendimi uykuya teslim ettim.
Az sonra müthiş bir zevk duyarak uyandım. Bir an nerede olduğumu, hissettiklerimin gerçek mi, rüya mı olduğunu anlayamadım. Derken Turgut’u fark ettim. Turgut başını Benim kadınlık organıma gömmüş, ağır ama ustaca hareketlerle amımı yalıyor, dilini içeri sokup çıkarıyordu. Gırtlağımdan yükselen inlemeye engel olamadım. Bunu duyan Turgut yavaş yavaş yukarı çıkmaya başladı. Benim kusursuz göbek deliğime dilini soktu ve uzun uzun yaladı. Sonra göğüslerime geldi. Bir bebek gibi ikisinin de uçlarını ağzına alıp yumuşak hareketlerle emdi. Bir yandan da Benim amıma işaret ve orta parmaklarını sokup çıkarıyordu.
Zevkten kontrolümü kaybediyordum. Turgut bu nefis göğüslerimi iki yandan sıkıştırarak avuçladı ve diliyle ikisini birden yalamaya, ısırmaya, öpmeye başladı. Tadını çıkara çıkara memelerimi sömürdü. Öyle ki, artık bu şahane göğüslerde yapacak hiç bir işi kalmayana dek öptü, ısırdı. Sonra doğruldu ve kocaman yarağını göğüslerimin arasına yerleştirdi. Elleriyle yanlardan destek olarak 31 çektirmeye başladı. Kayganlaşması için yarağını Benim ağzıma verdi ve yalayarak ıslatmasını sağladı. Bir süre bu şekilde Benim göğüslerimin arasında gidip geldi adeta göğüslerimi sikiyordu.
Sonra aklına başka bir şey geldi ve Beni yüzükoyun yatırdı. Kalçalarımı ayırdı ve arka deliğimi şiddetle yalamaya başladı. Başıma gelebilecekleri sezmiştim ama karşı koyacak durumda değildim. Turgut bu nefis pembe deliği uzun uzun öpüyor, yalıyor, dilini içine sokmak için bastırıyor, Beni çıldırtıyordu.
Dakikalar süren bu seanstan sonra devam etmesi için yalvaran gözlerle ona bakan Beni biraz bırakıp, komedine gitti ve eline geçirdiği ilk kremi alarak geri döndü. Parmaklarını kreme daldırdı ve koca bir parça kremi Benim arka deliğime yaydı. Uzun uzun kremledi, ta ki iki deliğim de kremden ve kadınlık sıvılarından vıcık vıcık olana dek. Ben ise yalvarıyordum:
– “Hadi Turgut, ne olur sik artık beni. N’olur! Yarağını içimde hissetmek istiyorum.”
Turgut şu olanları rüyasında görse inanmazdı. Bu teklife hayır diyemezdi. Beni dört ayak üzerine getirdi ve bir hamlede yarağını amıma soktu. Kayganlığın da yardımıyla 25 cm’lik penis, dibine kadar amımın dudakları arasından içime kaydı. Acıdan ve zevkten inledim Amım kremin etkisiyle o kadar kayganlaşmıştı ki , Turgut pompalamaktan zevk almıyordu.
– “Bunun da çaresi var,” diye söylendi ve yarağını amımdan çıkarıp arka deliğime dayadı. Bir an karşı koydum ama bu pek de caydırıcı bir itiraz olmadı. İyice cesaretlenen Turgut yarağını santim santim arka deliğime sokmaya başladı. Bu umduğumdan kolay oluyordu. Kayganlaşan delik fazla zorlanmadan Turgut’un yarağını kabul ediyordu.
– “Harikasın Sonay çok tatlı götün var Ohhhhh”
– “Konuşma da devam et.”
Turgut yarağının yaklaşık 15 cm’ini Benim götüme sokmuştu. Bu şekilde, yarağını dışarı çıkarmadan Beni kavradı ve yatakta döndük. Turgut alta geçti ve Beni kucağına oturttu. Omuzlarımdan tuttu ve kendine çekti. Bu pozisyonda Turgut’un penisi neredeyse sonuna dek götüme girdi zevkten kasılarak erkeğimin üzerine uzandım. İkimiz birden önce tatlı tatlı, sonra gitgide artan bir tempoyla yaylanmaya başladık.
Turgut bir yandan da sağ eliyle Benim amımı parmaklıyor, sol eliyle de sol mememi yoğuruyordu. Ellerinin altındaki vücudumu uzun uzun okşuyor, her noktamın tadına varıyordu. Penisi ateş gibi sıcak göt deliğimde yağ gibi kayıyordu. Yaklaşan orgazmı tüm benliğimde hissediyordum. Saniyeler geçti ve inanılmaz bir zevkle orgazma ulaştım.
Bu yaşadığım en büyük orgazm sanıyordum ama yanılmıştım. Orgazmı sırasında salgıladığım sıvılarla Turgut’un iyice kayganlaşan penisi, sanki içimi dağlıyordu. Başım dönüyor, kendimi tamamen kaybediyordum. Turgut henüz boşalmadığı için gidip gelmeye devam ediyordu ve kısa sürede yeniden orgazma doğru doludizgin gitmeye başladım. Kulak memelerimde ve kulaklarımın içinde Turgut’un dilini hissediyordum. Turgut da hızlı hızlı nefes alıyordu.
– “Ben seninki gibi göt sikmedim Sonay. Olağanüstüsün. Allahım!”
Ve ikimiz birden orgazma ulaştık. Turgut, sanki 1-2 saat önce hiç boşalmamış gibi yeniden katı katı boşaldı, Benim götümü spermleriyle doldurdu. Dakikalar süren bu orgazm dalgasının ardından kendimize geldiğimizde ayrıldık. Turgut Beni başımdan tutarak yarağına yöneltti ve hiç itiraz etmeden denileni yaptım. Turgut’un yumuşamaya başlamış hali bile kocaman olan yarağını ağzıma aldım ve uzun uzun emerek, son sperm kırıntılarını da çıkardım ve afiyetle yuttum. Ağzımda kendi götünden çıkmış bu penisle poz verircesine Turgut’a baktım. Sonra uzun uzun öpüştük Turgut’a artık gitmeniz gerektiğini, kocamın 1 saat sonra geleceğini söyledim. Turgut:
– “Tamam mı şimdi Sonay? Bitti mi ilişkimiz, bir daha sevişmeyecek miyiz?”
– “Bilmiyorum. Ama sakın bana şantaj yapma, olayları kendi haline bırakalım.”
– “Peki. Sen bilirsin. Sanırım böyle bir sikişi sen de pek yaşamamışsındır.”
– “Evet. Çok iyiydi. Ama şimdi git artık.”
Turgut acele etmeden giyindi ve sokak kapısına yöneldi. Cep telefonu numarasını Bana verdi.
– “Ne zaman istersen ara. Seninle olmak için daima hazırım.”
– “Tamam. Sağol.”
Kapıdan çıkmak üzereyken Beni kendine çekti ve derin derin öpüşmeye başladık. Diller, dudaklar birbirine girdi. İki aşık öpüşe öpüşe ayrıldık. Turgut gidince salona geçtim ve sigaramı içerken olanları düşündüm. Hayatımda böyle güzel sevişmemiştim.
– “Sanırım Turgut’la görüşmeye devam edeceğim,” diye düşündüm. Tolga’yı kendi yatağında aldatmıştım ve en ufak bir pişmanlık duymuyordum. Aksine, sanki bir çeşit intikam duygusu mutlulukla gülümsememe neden oluyordu. Ama şimdi hazırlanmam lazımdı. Tolga’nın gelmesine az kalmıştı.
Hazırlanmak üzere banyoya girdim ve tazyikli suyun vücudumdaki aşk kalıntılarını alıp götürmesine izin verdim.
Tolga ile o akşam yemekte bol bol konuştuk. Evliliğimizi, geçmişte yaşadığımızı güzel günleri, gelecek beklentilerimizi, ayrıyken geçirdiğimiz zamanı. İkimizde de bu konuda yalan söyledik. Sanki ne Tolga Mirey’le birlikte olmaya devam etmiş, ne de Benim başından onca olay geçmemişti. Aramızdaki tek fark Benim aldatılmaya devam ettiğimi bilmem, Tolga’nın ise bilmemesiydi. Kötü günleri unutmaya, her şeye kaldığımız yerden devam etmeye karar verdik.
O gece çok seksi giyinmiştim ve yalnızca Tolga’nın ilgisini çekmekle kalmamış, ortamdaki herkesi bana hayran bırakmıştım. Gecenin ilerleyen saatlerinde içkinin de etkisiyle Tolga iyice tahrik olmuştu ve Beni bir an önce eve götürmek istiyordu.
Sonunda hesabı ödedik ve yola çıktık Sahil yolundan eve giderlerken, Tolga bir yandan arabayı sürüyor, bir yandan da sağ eliyle Benim mini eteğimin kesinlikle gizleyemediği bacaklarımı okşuyordu. Bir süre böyle gittikten sonra, eve kadar dayanamayacağımıza karar verip sahildeki ceplerden birine arabayı park ettik. Tolga Benim dudaklarıma küçük öpücükler kondururken, bir yandan da göğüslerimi okşamaya çalışıyordu. Birden Tolga’yı ittim ve:
– “Sana daha önce hiç yapmadığım bir şey yapmak istiyorum.”
– “Nedir o?”
– “Arkana yaslan.”
Tolga merak içinde arkasına yaslandı. Ağır hareketlerle Tolga’nın kemerini çözdüm, pantolonunun fermuarını açtım ve bir hamlede yarağını özgürlüğüne kavuşturdum. Bir süredir içerde sıkışıp kalan penis titreyerek Benim önünde dikildi. Hiç oyalanmadan penisin başını ağzıma aldım. Tolga’nın dudaklarından bir zevk iniltisi döküldü. Biraz penisin başını öpüp yaladım, sonunda tamamına yakınını ağzıma alıverdim. Son günlerde bu konuda o kadar tecrübe kazanmıştım ki, Tolga’nın standart boydaki yarağını ağzıma almam Gayet kolay olmuştu.
Tolga’yı çıldırtırcasına emmeye başladım. Bir süre ağzımda tutuyor, ağzımın sıcaklığını Tolga’ya hissettiriyor, sonra hızlı hızlı 31 çektirircesine emiyordum. Benden ilk kez böyle bir muamele gören Tolga, hem şaşırmış hem de zevkten gözü dönmüştü. Tolga’nın gelmek üzere olduğunu anlayınca hiç istifimi bozmadan emmeye devam ettim. Tolga adeta haykırarak boşalmaya başladı.
Gırtlağıma değen ilk sperm damlalarıyla emmeyi yavaşlattım yıllardır ilk kez tadına baktığım Tolga’nın spermlerini doya doya yuttum. Tadı hoşuma gitmişti.
– “Yıllardır boşuna zaman harcamışım,” diye düşünmekten kendimi alamadım. Tolga tüm spermlerini boşaltıp rahatladığında, Bir süre daha emip yalayarak penisi temizledim. Nihayet ağzımdan penisi çıkardığımda, ortada tek bir sperm taneciği bile yoktu. Gülümseyerek eşime baktım:
– “Nasıl, hoşuma gittim mi?”
– “Hem de nasıl. Ama şaşırdım da. Önceden hiç yapmazdın böyle?”
– “Seni çok özlemişim. Her şeyini.”
– “Ben de senin. Hadi eve gidelim.”
O gece Tolga ile evde de sevişmeye devam ettik Eve varır varmaz dudaklarımı dudaklarına uzattım. Önce dudaklarıma küçük küçük öpücükler kondurdu, sonra da alt dudağımı kaptı ve emmeye başladı. Daha sonra dudakları boynumu yalayarak gerdanıma, oradan da göğüslerimin birleştiği yere geldi. Askılarını omuzlarımdan sıyırarak, Baby-doll’umu yere düşürerek sadece dantelli külotumla kaldım. Tolga karşısında birden özgürce duran dim dik göğüslerimi görünce başladı daha da sertleşmiş göğüs uçlarımı yalamaya. Sırayla biraz birini, biraz diğerini yalıyordu. Ben de Tolga’nın saçlarından tutup kafasını göğüslerime bastırıyordum. Bu arada onun elleri de külotumun içinde boş durmuyordu, bir eliyle (yukarı aşağı – aşağı yukarı) amımın dudaklarını ve klitorisimi okşarken, amımım suyuyla ıslattığı diğer elinin orta parmağını da götümün deliğine sokup sokup çıkarıyordu. Bu zamana kadar bir kaç kez götümden yapmayı denemek istemiş ama her seferinde geri çevirmiştim onu. Ama bu sefer az önce arabada kendine yaptıklarımdan cesaret almış olacak ki sanrım şansını bir kez daha denemek istiyordu. Bu sefer istediğini verecektim ona
Ben Tolga’nın gömleğinin düğmelerini çözmeye başlayınca
– “Bir saniye sevgilim…” dedi, dudaklarıma bir öpücük kondurup, bir iki saniyede hem gömleğini hem de pantolonunu çıkardı. Gördüğüm manzara karşısında amımdan ılık ılık damlalar süzülmeye başladı. Tolga’nın yarağının yarısı, boxer şortunun bel lastiğinden dışarı çıkmış, yarağının mantar gibi kafası görünüyor sanki nefes alıp veriyormuş gibi, capcanlı bir şekilde bana bakıyordu ve sanki bana – “Beni bu boxer’den kurtar, beni özgürlüğüme kavuştur” diyordu.
Hemen Tolga’nın önüne çömeldim ve boxer’ını sıyırıp aşağıya indirdim, çıkardım. Tolga’nın yarağı artık serbestti ve yönünü bana doğrultmuştu. Son bir hafta içinde yediğim siklerden daha küçük ve daha ince bir yarağı vardı Tolga’nın. Önce ellerime aldım ve sanki bir kuş sever gibi okşamaya başladım, kafası, boynu ve taşakları dahil olmak üzere… Sanki okşamıyordum da her cm’sini keşfediyor ve Beynime kaydediyordum.
Dudaklarımı yarağının kafasına götürdüm ve ilk başta küçük küçük öpücükler kondurdum. Sonra dilimle yalayarak kafasını ıslattım. Dudaklarımla yarağının boynunu öpe öpe taşaklarına indim. Taşaklarından başladım ağzıma almaya, sonra yarağını hafif aşağıya eğerek, kafasını aldım ağzıma ve emmeye başladım. Bu arada Tolga saçlarımı yanlardan ellerine dolayarak, kafamı hafif hafif ileri geri kumanda ediyordu. Az sonra yarağı nerdeyse gırtlağıma kadar girip çıkıyordu. Ağzıma girerken nispeten rahat giriyor, fakat geri çekerken yanaklarımı biraz zorluyordu ve çıkarken de
– “Plopff” diye ses çıkarıyordu. Ben yalamayı ve ağzıma sokup çıkarmayı biraz hızlandırınca, Tolga saçlarımı bıraktı ve kafamı sımsıkı bir şekilde iki eli arasına alarak beni frenledi, daha doğrusu beni bir film karesi gibi – “Dondurdu”. Yarağını ağzımda sanki can çekişir gibi hissediyordum ve hiç kımıldamadan öylece bekliyordum ki, gözlerime bakarak bana
– “Sevgilim sakın kımıldama, yoksa yapacağın en ufak harekette ağzına boşalacak benim oğlan.” dedi. Oysa ben o anda ağzıma boşalmasını her şeyden çok istiyordum, ellerimle bileklerini tuttum ve ellerini yanlara ittirerek ve kafamı serbest bıraktırdım. Tolga’ya
– “Ağzıma boşal, çok istiyorum” anlamında göz kırptıktan sonra, yarağını ağzıma sokup çıkarmaya devam ettim. 3. Kez çıkarıp ağzıma soktuğumda, Tolga derin bir inlemeyle ağzıma boşaldı… Sımsıcak spermleri ağzıma büyük bir tazyikle fışkırırken, yarısı direkt boğazımdan aşağıya, mideme iniyordu, kalan yarısı da ağzımı doldurup dudaklarımdan dışarıya, çeneme ve göğüslerime akıyordu. Ben tam bitti diye düşünmeye başlamıştım ve ağzımı açtım, yarağını tam dışarı çıkardım ki, yarağı bir kez daha depreşti ve ilkine nazaran daha az bir miktar spermayı burnumun deliklerine ve üst dudaklarıma püskürttü. Ondan sonra yarağının gözünden bir iki damla daha çok katı sperma çıktı, onları da yarağının kafasını alt dudağıma sürterek çeneme akıttı. Derin bir
– “Ohh be” çektikten sonra, kollarımdan tutarak beni ayağa kaldırdı ve koltuğa oturttu. Ben yüzümdeki, çenemdeki ve göğüslerimdeki spermleri parmağımla sıyırıp ağzıma götürüp yalarken, Tolga önüme diz çöküp,
– “Kaldır bacaklarını hayatım.” dedi. Ben bacaklarımı yukarı çekince, iki eliyle külotumu tuttu ve çekip çıkardı. Amımın suyuyla ıslanmış külotumu yüzüne götürüp kokladıktan sonra yere bıraktı ve benim bu arada indirmiş olduğum bacaklarımı ayak bileklerimden tuttu, tekrar yukarı kaldırarak yanlara ayırdı. Dilini uzatarak, amımdan göt deliğime doğru süzülen sıvılarımı, (göt deliğimden başlayıp yukarıya, klitorisime doğru hareketlerle) yaladı ve yuttu. Sonra ayağa kalkarak bana – “Arkanı dön sevgilim!” dedi. Ben hiç ikiletmeden oturduğum koltukta ters döndüm, dizlerimi koltuğun oturulacak yerine koyarak, yüzümü koltuğun sırtlığına verdim ve göt deliğim Tolga’nın tam yüz hizasına gelecek şekilde domaldım ve bacaklarımı yanlara doğru iyice ayırdım. Tolga’dan
– “Muhteşem!” dışında bir söz çıkmadı.
Tolga beni çıldırtmayı çok iyi biliyordu, dilini ilkönce amıma sokuyor ve amımın içerisinde evirip çevirerek beni orgazmın eşiğine getiriyor, ben tam seller sular gibi boşalacağım zaman hemen dilini geri çekiyor ve bu sefer de göt deliğime sokuyordu. Birkaç kez böyle yapınca ben iyice kudurdum ve dayanamaz hale geldim. Tam dilini tekrar amıma sokacağı zaman, doğruldum ve koltuktan indim ve ayağa kalktım. Ardından Tolga’nın yüzünü iki elimin arasına alarak
– “Ne olur yeter, artık sik beni lütfen. Bana daha fazla işkence çektirme,!” diye yalvarmaya başladım.
Tolga ayağa kalktı ve beni koltuğa oturtturarak, bu arada yeniden sertleşmiş yarağını ağzıma verdi ve 2-3 dakika kadar yalatırdı. Sonra bana
– “Hadi sevgilim, deminki gibi ters dön!” dedi. Ben hemen ters dönüp dizlerimin üzerinde koltuğa çıktım ve domaldım yine. Kafamı mindere yapıştırıp, belimi mümkün olduğu kadar çukurlaştırdım ve göt deliğimin daha da meydana çıkmasını sağladım.
Tolga iki eliyle belimi kavrayarak beni biraz arkaya çekti ve kendine yaklaştırdı. Pozisyonu öyle bir ayarladı ki, yarağının kafası tam amımın deliğine dokunuyordu. Sağ eli belimdeydi ve sol eliyle yarağını tutarak, yarağının kafasını hafifçe amımın deliğine soktu. Yarağının kafası deliğimde birkaç saniye kaldıktan sonra sol eliyle de belimden kavrayarak, beni yavaş yavaş kendine doğru çekmeye başladı. Sonra biraz daha ve biraz daha derken yarağı yarısına kadar girmişti amıma. Bekaretimi yıllar önce kaybettiğim halde, sanki ilk kez bekaretimi kaybediyormuşum gibi hissediyordum. Ben tam, yarağının gerisini de sokacak diye beklerken, ellerini belimden çekti ve kalçalarımı kavrayarak beni öne ittirdi. Yarağı amımdan nerdeyse tamamen çıkmak üzereyken durdu ve iki eliyle tekrar belimden tutarak, beni bu sefer biraz daha hızlı ve sert bir şekilde kendine çekti. Bu sefer yarağı tamamen girmişti amıma ve taşakları amımın dudaklarına değiyordu. Yarağını yavaş yavaş çekiyordu ve hızlı bir şekilde geri sokuyordu. Sonra tempoyu değiştirdi ve hızlı çıkarıp hızlı sokmaya başladı. Ve her çıkarıp soktuğunda taşakları amıma çarpıyor ve
– “Şlap, şlop” şeklinde ritmik sesler çıkarıyordu. Bu arada sağ elinin başparmağını göt deliğime sokup içinde sağa sola çevirmeye başlayınca, ben zevkten kendimi saldım bıraktım ve titreye titreye boşaldım, ardı ardına orgazmlar yaşamaya başladım. Tolga da yaşadığım şiddetli orgazmlar karşısında şaşırdı ve yarağıyla içimde bir süre hareketsiz kaldı. Amım kasılıp kasılıp gevşiyordu ve boşalıyordum. Titremelerim biraz dindikten sonra, elimi arkaya uzattım, Tolga’nın yarağını tuttum amımdan çıkardım, kafasını götümün deliğine dayayıp – “Hadi sevgilim, ne olursun bir kez de götümü sik!” dedim. Tolga Söylediklerim karşısında şaşırdı çükü böyle bir şeyi beklemiyordu ama yine de belli etmedi yarağını eline aldı, kafasını tükürüğü ile ıslattı ve göt deliğime de tükürdükten sonra, yarağının tümünü, bir seferde köküne kadar götümün deliğine daldırdı. Götüm parçalandı, büzüğüm yırtıldı sandım. Çünkü yeterince ıslatmamış Adeta kuru kuru geçirmişti. Yarağının kafası nerdeyse midemin duvarını zorluyordu. Bağırmadım ama dudaklarımı ısırmıştım. Tolga’ya
– “Sevgilim ne olur, içimde bir süre hareketsiz kal, biraz alışmam lazım.!” dedim.
– “Tamam aşkım.” dedi ve yarağı götümde hareketsiz bir şekilde beklemeye başladı. Duyduğum acı korkunçtu, ama aldığım zevk te tarif edilmez oranda büyüktü ve sonunda Tolganın yarağı götüme girmişti!. Nihayetinde yıllardan beri beni götten sikme hasretiyle yanıp tutuşuyordu.
Götümün deliği biraz alıştıktan sonra, ben başladım götümü hafif hafif ileri geri oynatmaya. Bir süre sonra hızlandığımda, Tolga da bana eşlik etmeye başladı. Birbirimizin tersine hareket ediyorduk, ben ileri hareket edince Tolga geri çekiliyordu, sonra ben götümü geriye yanaştırırken, Tolga ileri yapıyordu. Sonra Tolga kalçalarımı daha sert bir şekilde tutmaya başlayınca ben hareket etmeyi bıraktım ve tüm idareyi Tolga’ya bıraktım. Tolga, yarağını kafası nerdeyse götümden çıkana kadar geri çekiyor ve ardından taşaklarına kadar, hızlı ve sert bir şekilde geri sokuyordu. Birkaç kere taşakları sert bir şekilde amıma çarpınca ben yeniden boşaldım ve orgazm oldum. Tolga durmak bilmiyordu, götüme sokup sokup çıkarıyordu yarağını…
Tolga’ya
– “Sevgilim, ben geldim. Sen de gel hadi. Götüme boşal nolursun.” deyince, Tolga önce biraz yavaşladı, ardından üç dört kez art arda, çok hızlı bir şekilde vurdurarak,
-“Geliyorum!” dedi ve götümün derinliklerine boşaldı ve üzerime yığıldı… Yarağı sertliğini kaybedene kadar içimde kaldıktan sonra, yarağını yavaş yavaş çekti. Yarağının kafası göt deliğimden çıkarken, götümden garip bir ses geldi ve ardından göt deliğimden spermler çıkmaya ve süzülerek amıma akmaya, oradan da koltuğa damlamaya başladı. Tolga sehpadan bir demet peçete getirdi, birazı ile amımı, göt deliğimi ve koltuğu sildikten sonra, kalanı ile yarağını temizledi. Sonra elimden tutarak beni kaldırdı ve birlikte, el ele banyoya gidip, ılık suyun altında yıkanıp temizlendik. Salona geri döndüğümüzde Uzun zamandır birlikte olmamanın verdiği özlemle günün ilk ışıklarına dek zaman zaman ara verip, güç toplayarak tekrar tekrar seviştik. Şimdiye kadar hiç denemediğimiz pozisyonları denedik. Ertesi sabah Tolga işe çok zor gitti; yorgundu ve uyumak istiyordu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

face nelere kadir:D

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

face nelere kadir:D
Hep sasırırdım internette tanısıp sex yapanlara. nerden buluyorsunuz diye sorardım arkadaşlarıma. bir gün facebook are you interested uygulamasında evet hayır falan derken hatunun biri evet demiş.

karsılıklı birkac evet ten sonra msnden ekledik. sohpet vs geyik muhabbeti. bu olaydan 10 gun sonra da askere gideceğim. geyik muhabbeti uyunca ertesi gunu bulusmaya karar verdik. o gun zaten el ele dolaşmalar caktırmadan sarılmalar 2 gun devam etti.

3. gun ne zaman beraber kalacağız diye sordum. ohooo daha 2 gundur cıkıyoruz dedi. ben de cıkıyormuyuz ki dedim. gülüştük. vermeyecek diye düşünürken 1 ay falan olsun anca öyle olabilir dedi. ne 1 ayı 10 gun sonra askere gidicem dedim. utanmıyormusun ozaman istemeye dedi yine gülüştük.

senin içinde benim içinde son fırsat bu hafta sonu dedim sonra evlerimize gitmek üzere ayrıldık. aksam telefonuma mesaj geldi. bu hafta sonu kalabiliriz diye.
ohaa dedim kendi kendime. bu kadar kolay olmamalıydı diye düşünürken hafta sonu geldi çattı. Taksim nevizade girişindeki otelde odayı ayırttım. otel inşaat halinde diyen kurnazlar cıkabilir. sene 2008 o zaman inşaat yoktu.

3 gun sonra askere gidicektim. hayatımın sexi olmalıydı ve o hatunun amını götünü dağıtmalıydım.

taksimde bi tur attıktan sonra hızlı adımlarla otele ulaştık. zaten sikim pantolundan fırlamak üzere halde girdik odaya. dudak dudağa öpüşürken ellerim vucudunda gezmeye başladı. parmaklarım derisini delercesine götünü okşuyordum.

hemen kafamı hafiften yukarı kaldırdım ve caktırmadan hatunun omuzlarından bastırmaya başladım. orala hevesli olmayan kadınlara yaparım bunu. muhtemelen herkes yapıyordur:D

o yarrağı ağzına almalıydı. döl yerine kan fışkıracak gibiydi. oyle sertlesmiştiki hatunu delip yatağa çivileyebilirdim 🙂
yok ben yapamam falan dediysede biraz ısrarla razı oldu ve ağzına aldı. saclarını tutup ağzında gidip gelmeye başladım. boğazına kadar girince zorlandığını farkedip yatağa yatırdım. bi altındayım bi üstünde bi arkasında bi yandan deli gibi içine girip cıkıyorum. 50 dk fazla sürdü gidip gelmeler. altımda kac kere titredi gözleri kaya kaya ne hale geldi bilmiyorum. zevk cığılıkları ağlamaklı inlemelere dönüyor kollarımı sıkıyor dudaklarını ısırıyor kendi saclarını cekiyordu.

bu halleri beni daha da cıldırtıyor darbelerimi artırıyordu. dayanamayıp bende geldim demeyecem oyle bir sey yok istediğim kadar dayanabilirim 😀 karnıma kramplar girmeye ve güçsüz kalmaya başlayınca boşalmaya karar verdim ve vucuduna bosaldım. spermleri eliyle vucuduna dağıtıyor ama sesi cıkmıyordu. ikimizinde kalbi göğsümüzden cıkacak gibi atıyordu. susuzluktan dilim damağım kurumuştu. sigara ve biraz uzanmanın ardından defalarca ve saatlerce devam etti.

sabah sexi kahvaltı ve otele veda sexinden sonra taksimde yuruduk. ve evlerimize döndük. aksam telefonuma mesaj geldi. askere gitmeden bir daha kalmalıymışız 😀

bir daha kalamadık ve askere gittim. 5 ay boyunca arayıp sormadım. izin kullanmadan askerliği bitirmeliydim. askerden gelir gelmez ertesi gunu ben geldim diye mesaj attım. iki gün sonra otele gitmek için buluştuk 😀

aramadın hayırsız falan dedi affettiririm dedim ve öylede oldu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tahrik edeyim dokunamaz derken ben

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Beden salonuna geçmeden önce arkadaşlarla idda ya girdik adamı tahrik ilaveten.
info edemezsin diye ben kendime güveniyordum neyse ben gittim salona spor kıyafetlerimi giydim başladım hareketleri yapmaya askılı badim ile adamın karşısında eğilip duruyordum çatalı felan gösterirken adam geldi arkadan sarıldı amacıma ulaşmıştım

bi anda kaskatı kesildim bişi diyemedim.
ne bu halin neden cıkardın üstünü her yerin acıkta bn de dayanamadım elledim dedi.
hiçbişi diyemiyordum cok utanıyordum bnm bu halimden cesaret alan hocam ellemeye dewam etti.
bi anda ıslandığımı hissettim.
daha önce masturbasyon yapmıstım cıktığım elemanlarla escort bayan öpüşmüş elleşmiştim ama hiç ilişkim olmamıstı bakireydim.
hocamın elleri yawasca hoyratlaşmaya basladı bn hala sessizce önünde duruyordum.
diğer elini amımda hissettiğim anda hocamın derin bi ıhh sesi cıktı benden ve arkasına bosalmaya basladım.

bi anda altımdaki tayt gibi eşofman sırılsıklam olmustu.
bunu farkeden hocam oooo hanfendiye bak sen bide hemen bosaldı demek sende istiyorsun o zaman bnden günah gitti deyip bi anda sikini çıkardı ve agzıma soktu.
3-5 saniye saskınlıktan sonra kızlığıma ellemez görükle escort nasılsa dedim ve emmeye basladım bn emdikçe hocamdan garip sesler gelmeye basladı.
bi anda beni çırılçıplak soydu ve domalttı önüme gecip tekrar agzıma verdi.
neden böel yaptıgını anlamamıstım ama emmeye dewam ettim.
bu arada götüm ve amım arka tarafa doğru apaçık meydandaydı.
bi anda amımdan içeri sert bişey saplandı o an ölecem sandım acıdan ve reflex olarak hocamın

sikini ısırdım tabi bunu üstüne suratıma tokadı yedim ve aglamaya basladım.
arkamı döndüğümde volkan cırıkçıplak bi şekilde amıma girmiş git gel yapıyordu.
bursa escort naptın demeye kalmadan hocam bidaha ısısırsan seni öldürürüm dedi ve tekrar agzıma verdi bu arada volkanda arkadan amıma sokup sokup çekiyordu.
acı yerini çok değişik ve siddetli bi hazza bırakmıstı.
hem hocama sakso çekiyor hemde inliyordum.
sonra hocam artık sıra bnm dedi ve beni yere yatırdı.
o kadar kıvama gelmiştimki hadi hocam sok artık demeye basladım.
hocam bacaklarımı ayırdı ve bi anda kökledi amıma.

offf o nasıl sokmaktı volkandan cok daya iyi sikiyordu ve beni ucuruyordu.
bu arada volkanda agzıma soktu we emdirmeye basladı.
resmen iki kişi tarafından hunharca sikiliyordum ve bunun tadını cıkarıyordum.
sonra hocam yere uzandı ve üstüne cıkmamı istedi dedigin yaptım ve üzerinde zıplamaya basladım sonra beni kendine cekti we vücutlarımı birleştirip alttan kendisi temmpo tutmaya basladı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yaz tatilinde odada dul kadına grup

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Dul kadın o kadar erkeğin içinde bende sizinle geleceğim diye ilaveten.
info tutturunca kırmadılar onuda götürdüler ama yanlış seçim yaptı azgın erkekler rahat dururmu hemde senin gibi güzelinin yanında biraz içince bu kafayı buldu sızdı zaten adamlarda azmış gel buna kayalım sabah hatırlamaz bile dediler dedikleri gibi oldu

seslendi sızdı için duymadı selçuk abim sercan abimle ban dediki olum bu aysun ablam sabah içitini bile hatılmaz dedi bende dedimki nezaman içitini hatılladıki selçuk görükle escort abim sercanlan ban dediki gelim ablam uysunu amını bakalım merak ettim sendan anlamaz ablam dedi bizde merak ettimiziçin olur dedi sercan abim ablamın altındaki şortu indirdi kilodunuda çıkardı şüdüyenide çekardı başladık ablamın bozulmuş amını

parmaklamaya sonar bizdes soyuduk sadece sikmizde oynayacaktık hepimizin bir eli amında diyer elise ablamı amındaydı sercan abim dediki gelin karaya çekelim escort bursa sonra izlerizd dedi abim selçuk kamaryı aldı kayıt yapmay başldı sercan abimse selçuk abime selçuk ablam uykun kısırdı demi o yüsden koçasından boşanmıştı evet abi edi olum biz ne kadar salakmız dedi neden abiki dedim gel sunu annemle babamın yata odasına çıkatalım dedi orda dahi parmaklarız deiyince bize uyar abi dedki ama hepimiz çıplatık abim sercan ablamı kuçana aldı uş kataçıkmaka için aldı ama alırken bursa escort bayan yaranı ablamın amına soktu görüken pompalayordu abi naptınsen dedi

olum saten ksır dedi merak etmeyi bişi olmaz sizde pompalarsız dedi yatao odasına görüedük abim başladı popalamaya 15 dakika sonra abim sercan abim ablamın içine boşaldı sercan abim çıktı selçuk abim girdi oda 20 dakika sonra oda boşaldı o çıktı ben girdim benden 15 dakika sonra boşaldım dinlenen demem etti sonara selçuk abimle sercan abim ablamı toş yaptı bende ablamın ağzına verdi ikisi akıtıktan sonra bende hemen amına girdim germemde akıtmam bir oldu sonra ssonra ablamı iyice yıkadık amını sobunladık kuruladık abim sercan ablamın amına işedi sabun kokmasın anlamsın diye sonra ablamı gidirdik yerine yatırdım ustunu kapatık

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben Karım ve Diğerleri 4.Bölüm

hikayeci No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben Karım ve Diğerleri 4.Bölüm
Tatilimizin beş günü geçmiş, kayınpederlerin evine dönmüştük. Kayınvalidem ve kayınpeder, biz beş gün Serpil’de kalınca, bunlar herhalde yalnız kalmak istiyor deyip, o günün akşamı bir bahane uydurarak yazlıklarına gitmişlerdi. Karımın anlattığına göre, çocukken bakıcısı olan Mualla teyze isminde bir kadın vardı ve annesiz babasız büyüttüğü torunu Asiye’yi zengin bir adamla evlendirecekti. Karım ve ailesinin de çok emeği olduğu için, kayınpederim hertürlü masraflarını karşılayıp düğününü yaptırmak için karıma talimat vermişti.
Onlar da karımın gelmesini bekleyip, düğün gününü ona göre ayarlamışlardı. Bir gün sonra kına ve ertesi gün düğün olacak ve biz de ondan sonra evimize dönecektik. O gün Mualla teyze ve torunu Asiye eve gelmişler ve kadının karıma olan sevgisini görmüştüm. Mualla teyze adeta karımı yalıyor ve müthiş bir sevgisinin olduğunu gösteriyordu. Beni de çok sevmiş ve beğenmiş, açık açık, “Bu deli kızın sünepe bir herifle evlenerek, herifin onu üzeceğinden korkuyordum!” demişti. Ama herhalde sınavı geçmiştim ki, bana çok sıcak
davranıp kaş göz hareketleriyle karıma işaretler göndermişti. Mualla teyze kısaca hayat hikayesini anlatmış, bundan sonraki hayatını torunu Asiye’nin hayatını kurtarmaya adadığını söylemişti.

Asiye çok fırlama bir kızdı, arkasında Mualla teyzenin olmasıyla, bütün hayatı gezip tozmakla geçmiş, bir iki kaçamak yapınca da, Mualla teyzenin gazabına uğrayarak, bu kızın hemen evlendirilmesi gerekiyor kararına maruz kalmıştı. Asiye 19 yaşında, 1.50 boyunda, sevimli, çıtı pıtı bir kızdı. O fiziğine rağmen iri göğüsleri ve güzel kalçaları olan fırlama bir şeydi. Mualla teyze, çok zengin ama saf bir akraba bulmuş ve Asiye’yi onunla evlendirmeye karar vermişti. Karım her nekadar, “Kızın yaşı daha küçük!” demiştiysede, Mualla teyze, “Sen bilmezsin senin için nekadar korktum, bu kız evde kalacak diye! Kız dediğin 18’inde evlenir!” deyip kararanı vermiş.

Asiye ilk geldiğinden beri etrafımda dönüp duruyor ve gözleriyle adeta beni yiyip bitiriyordu. Karım farketmesin diye epey bir mücadele veriyordum. Ama karımın çok rahat olduğunu görünce, ben de olayları akışına bıraktım. Asiye her fırsatta benimle konuşmak istiyor, ben de sohbet olsun diye nişanlısını sorunca, “Haa, benim öküz mü?” deyip duruyordu. Asiye, “Ya enişte, adamın dünyadan haberi yok, geçenlerde beni öpmesini söylediğimde, yanağımdan öptü! Tam bir öküz! Ne yapayım, parasını yiyip hayatımı yaşayacağım!” deyip kahkahayı patlatmıştı.

Ertesi gün karım, Asiye’yle buluşup kuaföre gideceğini, biraz temizlik işleri olduğunu, benim rahatıma bakmamı söyleyip çıktı. Ben de çıkıp biraz dolaşmış ve akşama doğru eve dönmüştüm. Bir duş almak için banyoya girdiğimde, Filiz’in verdiği parfümlü duş jelini kullanmış, öyle çıkmıştım. Üzerimde dar bir atlet ve geniş bir eşofman altı vardı. Kapı açıldığında bunların geldiğini anladım. Karım salona geçip Asiye’ye, “Şu kıyafetini bir deneyelim!” dedi. Kız kıyafetini giymek için odalardan birine girdi ve “Berna abla, fermuarımı çekemiyorum, yardım edermisin?” diye seslendi. Karım da bana, “Aşkım, Asiye’nin fermuarını çek, ben meşgulum!” deyince, içeri girdim.

Asiye kıyafeti üzerine geçirmiş, arkası dönük bekliyordu. “Tamam Asiye ben çekiyorum!” deyip elimi attığımda, bir anda dönerek, “Enişte sana bayılıyorum, nolur beni öp, memelerimi ye!” deyip elbiseyi bıraktığında, karşımda çırılçıplak kalmış, memeleri ve yeni ağda yaptırdığı amcığı gözümün önüne segilenmişti. “Ne yapıyorsun kız, karım görecek, çabuk giyin!” dedim. Ama Asiye, “Berna ablamın haberi var, ilk sana vereceğim, kızlığımı sen bozacaksın!” dediğinde, ben şaşkınlıktan dona kalmıştım.

Karımın son sürprizi bu diye düşündüm. Ama, “Kız sen yarın gerdeğe gireceksin, nasıl olur bu?” dedim. Asiye, “Enişte benim öküze ne versem onu alır, merak etme ben hallederim!” deyip boynuma sarılmış ve beni öne eğerek dudaklarıma yapışmıştı. Elini sikime atmış okşuyor ve biraz evvel kullandığım duş jelinin tenime sinmiş kokusunu alarak geniş göğüslerimi, meme uçlarımı somurarak, önünü yarağımı yapıştırmak için ayak uçlarında yükselip sürtünüyordu. Asiye’yi kucağıma alıp yatağa uzattım ve ben de boynundan başlayıp memelerine inerek, bu taze vücudu yalayıp yutuyordum. Altımda sanki kırılacak bir eşya gibiydi. Yavaş hareketlerle amına doğru indiğimde, tertemiz ve mis kokulu bir amcık ve yine harika bir göt deliği karşıma çıkmıştı.

Asiye’nin amını ve göt deliğini yalamaya başlamıştım. Fırlama kız çok azgın olduğu için amı hemen sulanmış, altımda yılan gibi kıvranıp duruyordu. Ufak tefek, ama fındık kurdu gibi bir şeydi. Eşofmanımı indirip yarağımı ağzına doğru uzattığımda, gözleri faltaşı gibi açıldı ve “Enişte, benim öküzün siki bunun dörtte biri kadar bile değil! Geçenlerde arabada tenha bir yerde fermuarını açıp yalamak istedim, ama benim öküz korkup hemen fermuarını çekti! Şimdi ben senin bu yarağına am göt vermem mi!” deyip, yarağımı emmeye başladı.

Değişik duygular içindeydim, ama ben de bu kızı arzuluyordum. Asiye yarağımı emmeyi bırakıp kapıya doğru bakınca, ben de kafamı o yöne çevirdim. Karım kapı aralığından, bana gülümseyerek, “Rahat ol aşkım, tadını çıkar!” deyip gitti. Karımdan da onay gelince, Asiye’nin bana göre minik bedenini altıma aldım ve yarrağımı amcığına bir iki sürtüp, yavaşça başını soktum. Sikim kızlık zarını yırtarak daracık amcıkta ilerlemeye başlamıştı. Asiye biraz zorlanmış, ama hepsini içine alarak, bacaklarını belime dolamış, amını siktiriyordu. Birkaç git gelden sonra bir sıcaklık hissettim. Baktığımda, sikimde kan vardı. Sikimi amından çıkardım ve Asiye’nin kanamasının durmasını beklerken, ikimiz de temizlendik.

Asiye elinde bir tomar peçeteyle odaya döner dönmez, tekrar yatıp bacaklarını açtı, “Hadi enişte, beni de Berna ablamı siktiğin gibi sik!” dedi. Nedense acaip azmıştım buna. Tekrar sokup, çok sert bir şekilde sikiyordum ve adeta Asiye’nin (Enişte çok sert sikiyorsun!) demesini bekliyordum. Ama Asiye, banamısın demediği gibi, ben hızlandıkça daha çok istiyor ve altımda bir yılan gibi kıvranıp duruyordu. Bir ara altımdan sıyrılmış, beni sırtüstü uzatıp, eliyle yarağımı amcığının deliğine koyarak, bütün ağırlığını verip yarağıma oturmuş, üzerimde resmen hoplayıp duruyordu.

Bir müddet böyle sikiştikten sonra, hızla üzerimde ters dönüp, tekrar yarağımı amcığına sokmuş ve öne doğru eğilerek parmaklarıyla göt deliğini okşamaya başlamıştı. Şaşkındım. Karımın evinin suyunu içen bütün kadınlar demek ki böyle azgın oluyorlar diye düşünüp, Asiye’nin altından kalkarak, önümde domalttım. Sikimde halen biraz kan vardı, peçeteyle silip, sikimin kafasını Asiye’nin amına tekrar sokarak dibine kadar geçirdim. Altımda küçük bir kedi gibi kalmıştı, ama banamısın demiyordu. Onun bu hali beni daha fazla azdırıyor, gittikçe sertleşerek, canını yakmak istiyordum. Sikim her girdiğinde kasıklarım poposuna vuruyor ve eminim çıkan ‘Şlap, şlup, şlop!’ sesleri karıma kadar gidiyordu.

Asiye’yi amından sikerek bezdiremeyeceğimi anlayınca, koltuğa geçip, kucağıma aldım, amını sikerken göt deliğini parmaklamaya başlamıştım. Kendi kendime gülüp, (Ulan Ferit, senin gibi efsane bir sikici şu fındık kurdu gibi kızla baş edemiyor!) dedim. Hakikaten Asiye doymak bilmiyordu, ben siktikçe sanki daha açılıyordu. Kucağımda kaç kez boşaldığını anlamamıştım. Neydi bu kız böyle derken, sikimi amından çıkarıp, önümde domalttım. İkimiz de ter su içinde kalmıştık. Terli göt yanaklarını iyice ayırıp, kara üzümünü yaladığımda, Asiye adeta kudurmuştu. “Erkeğim, eniştem, hadi sik, bekletme beni!” deyip, beni dahada azdırmıştı.

Bu kızın canını yakmak istiyordum. Sadece sikimin başını tükürükle hafif ıslatıp, göt deliğine dayadığımda, bırak öne kaçmayı, neredeyse kendini geri itip öyle sokacaktı. Elimle sikimin kafasını göt deliğinin üstüne koyup, yatağın kenarından da güç alarak, hepsini birden soktum. Sikim adeta Asiye’nin götünde kaybolmuştu. Hayretler içindeydim, bu ne azgın bir kızdı. Hız kesmeden 10 dakika kadar götünü siktim. Götü yarağımı bir vantuz gibi kavramış, çılgın gibi siktiriyordu götünü.

Daha fazla dayanamayacağımı anlayınca canım sıkılmıştı, daha uzun sikerim diye düşünmüştüm. “Geliyorum!” deyip, döllerimi götünün içine fışkırtmaya başladım. Aynı zamanda da Asiye’nin amını okşuyordum. Böylelikle o da bir kez daha boşalmıştı. Yarağımı götünden çıkardığımda, Asiye dönüp kucağıma oturarak, “Enişte, beni kadının yaptın ya, artık senin kulun kölenim, ne zaman istersen bu am göt senin emrindedir!” deyince, biraz moralim düzelmiş, kendime güvenim gelmişti. Asiye sanki bu yarağı hiç yememiş gibi, güle oynaya kalkıp giyinmiş, hem bana hem karıma teşekkür edip, kına için hazırlıklarına devam etmişti.

Karımla yalnız kaldığımız bir anda, “Aşkım, sana bir bakire amcık borcum vardı, onu da ödedim!” dedi. Ne diyeceğimi bilemeden karıma sarılıp teşekkür ettim. Kına düğün derken, orda iki gün daha geçirip, yaşadığımız şehre doğru yola çıktık. Yol boyunca, bu harika kadınla daha neler yaşayacağımı düşünüp durdum. Uzun bir yolculuktan sonra evimize vardık.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

bursa escort kocaeli escort bursa escort eskişehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort online slot bahis güvenilir bahis illegal bahis canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri webmaster forum sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan escort sakarya sakarya escort