Lüks Villada Seks! (4) (Tahsin 38 Y., Samsun)

Lüks Villada Seks! (4) (Tahsin 38 Y., Samsun)

No Comments

Yatak odaları evin en büyük odasıydı. Sadece yatak ve gardırop yoktu içerde. Bahçeye bakan camın önünde iki tane küçük tekli koltuk, ortalarında da bir sehpa vardı. Yatağın yan tarafında ise yatak olabilen ikili bir koltuk duruyordu. Odanın arka tarafında küçük bir giyinme odası ile büyük bir banyo vardı ayrıca. Büyük banyoda hem duşakabin hem de jakuzili bir küvet vardı.

Meliha Hanım ikili koltuğun sağ köşesinde oturuyordu. Bacak bacak üstüne atmış, dirseğini koltuğun koluna dayamış, yüzünü de eliyle kapatmıştı. Numan Bey hemen yanında oturuyordu. Meliha Hanım hiç istifini bozmadı, aynı şekilde oturmaya devam etti. Numan Bey ayağa kalkıp camın önündeki koltukları gösterdi oturmam için. Karşı karşıya tekli koltuklara oturduk, Meliha Hanım arkamızda kalmıştı.

50 yaşında, saçları gibi badem bıyığı da kırlaşmış, zayıf bir adamdı Numan Bey. Sol elini dizimin üstüne koyup, “Seni affediyorum!” dedi gülümseyerek. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Elini dizimin üstünde tutup bacağımı okşar gibi yaptı. Sonra da kulağıma eğilip fısıltıyla, “Hoşuna gitti mi?” dedi. Adamın normal olmadığı belliydi. Ben sessiz kalınca aynı soruyu tekrarladı. O zaman fısıltıyla, “Evet!” diyebildim.

“Güzel!” dedi elini çekip koltuğunda geriye yaslanarak. Parmaklarını birleştirip bir süre bana baktı gözünü kırpmadan. Süklüm püklüm oturuyordum. O an karıma yaptıklarını söyleyecek cesareti bulamadım kendimde. Hanife’nin gösterdiği tepk**en sonra söylememin de anlamı kalmamıştı zaten.

Yeniden öne doğru eğildi, elini dizime koydu tekrar. “Karın sana bir şeyler anlattı mı?” diye sordu. Başımı salladığımda, “Güzel!” dedi tekrar. Hemen ardından da, “Ben de karından memnun kaldım!” dedi. Hiç de samimi gelmeyen gülümsemesi vardı yüzünde bunu söylerken. Biraz daha öne doğru eğildi, elimi tutup, “O zaman ben senin karını, sen de benim karımı, anladın mı?” deyince kalbim küt küt atmaya başladı. Adamın sözleri karşısında bir an bayılacağımı sandım. “Ne diyorsunuz siz?” dediğimde, “Anlamadın mı yoksa?” dedi karşılık olarak.

“Yok, anladım, ama…” deyince, sözümü kesip, “Aması ne, açık açık söylüyorum işte. Sen benim karımı, ben de seninkini!” dedi eliyle de ‘sikmek’ anlamındaki herkesin bildiği hareketi yaparak. “Siz ciddi misiniz?” dediğimdeyse sorum onu rahatsız etmişe benziyordu. Sesini çıkartmadı. Onun yerine geriye dönüp sert bir sesle, “Meliha!” dedi. Meliha Hanım aynı şekilde oturmaya devam ediyordu o zamana kadar. Kocasının seslenmesiyle kalkıp yanına geldi. Ayakta duruyordu. Bana bakmıyordu, kızarmıştı yüzü.

Numan Bey başıyla bir hareket yapınca, pardesü ve eteğini kaldırdı yukarı. Küçük depoda yarı aydınlık yarı karanlık bir ortamda net göremediğim şey şimdi açık açık karşımdaydı. Meliha Hanımın süt gibi beyaz kalçaları, tertemiz tıraşlı amı önümde duruyordu. Görmeden siktiğim amı hafif kahverengi etli ve büyük dudaklara sahipti. Tüyden kıldan yana hiçbir şey yoktu bacaklarında ve kalçalarında. Dizlerinin altına gelen ince siyah çoraplar vardı ayağında.

Numan Bey yeniden bir işaret yapınca etrafında döndü. Şimdi götü karşımdaydı. Dolgun, beyaz göt yanakları iki yana ayrılmış gibiydi. Ortasında siyah derin bir yarık vardı. Yarağım sertleşmeye başlamıştı. Numan Bey karısının götünü avuçladı gülerek. Ardından da sert bir tokat attı götüne. Meliha Hanımın göt yanakları titredi bu tokatla, içerisi çınladı resmen. Ama kadından tek bir ses çıkmadı. “Geç otur!” dedi Numan Bey. Meliha Hanım ellerini çekti, pardesü ve eteği aşağı inerken aynı şekilde ikili koltuğa oturdu.

Numan Bey bacak bacak üstüne atıp, “Bu güzelliğin tadına doya doya varmak istiyorsan, sen de karınla konuş, onu ikna et, ikna etmekte zorlanacağını sanmıyorum zaten!” dedi. Ne diyeceğimi şaşırmıştım. Adam Hanife’yi sikecek, karşılığında ben de karısını sikecektim. Görüntüleri, yaşamları ile bu kadar zıt birilerini ilk defa görüyordum.

Daha sonra bir şey demeden yerinden kalktı. Yatağın yanındaki çekmeceyi açtı. Oradan bir miktar para alıp bana uzattı. “Al, bu senin. Daha fazlasını istiyorsan dediğimi yaparsın. Yapmazsan pılınızı pırtınızı toplayın siktirin gidin!” dedi sert bir sesle.

Parayı alıp tek kelime etmeden çıktım dışarı. Hanife mutfaktaydı. Allak bullak halimi görünce, “Ne oldu?” dedi telaşla. Hemen ardından da, “Yoksa kovdular mı bizi?” dedi sinirli ama ağlamaklı bir sesle. “Yok, kovmadılar!” dediğimde, “Ne oldu o zaman, söylesene!” dedi kolumu tutup. “Gel biraz, konuşalım seninle!” diyerek bahçeye çıkmasını istedim. Hanife peşimden bahçeye geldi, ağaçların arasında bir yere kadar yürüdüm. Bizi görmelerini, duymalarını istemiyordum.

Yanıma gelip, “Ne oldu be, deli misin, söylesene!” dedi. Cebimden parayı çıkarıp uzattım. Alıp saydı keyifle. 1000 liraydı. “Nerden aldın bunu?” diye sorunca, “Numan Bey verdi!” dedim. “Niye, ne için?” diye sordu merakla. Nasıl söylesem, nasıl söylesem diye daha fazla uzatmamın bir gereği yoktu. Pat diye gerçeği söylemek en iyisiydi. “Seni sikmek istiyormuş, onun için verdi!” dediğimde ağzı açık halde bakakaldı.

Derin bir nefes alıp, “Onun için verdi, seni sikmek istediğini söyledi, onun için çağırmış yanına!” dediğimde, “Tövbe tövbe, bu nasıl bir adammış böyle?” dedi. Ancak elindeki para onu mutlu etmişti. “Sen ne dedin?” diye sordu. Bir sigara yaktım, birkaç nefes çektikten sonra, “Söylesene, sen ne cevap verdin?” diye yeniden sordu. “Bir şey demedim. Sen zaten kararını vermişsin, ne yapıyorsan yap!” dediğimde küçük bir şaşkınlık yaşadı.

Ama kolayca geçti şaşkınlığı. “Elbet ya, ben biliyorum ne yapacağımı. Sana kalsa açlıktan nefesimiz kokacak!” dedi. Kendini Numan Beye siktirmeyi kafasına koymuştu bir kere. Ben ne desem de bunu yapacaktı. Onu sevdiği, beğendiği için değildi elbette, para için yapacaktı bunu.

“Ama başka bir şey daha var…” dediğimde, “Neymiş?” dedi. Parça parça konuşmam onu kızdırdı. Omzuma vurup, “Konuşsana be, dilini mi yuttun?” deyince, Ben de onun karısını sikecekmişim!” dedim. Hanife’nin yüzü garip bir hal aldı. Kekeleyerek, “Ne dedin?” diye sordu. Anlamamıştı sanki. “Ben de onun karısını sikecekmişim karşılık olarak. O seni sikecek, ben de Meliha Hanımı. Eğer kabul ediyorsanız edin, yoksa siktirin gidin dedi bana. Şartı buymuş!” dediğimde Hanife bir elini ağzına götürdü.

“Sen ne dedin?” diye sordu. “Bir şey demedim, ama kabul etmeyip de ne yapacağız?” dediğimde, “Seni parçalarım vallahi, öyle bir şey yaparsan seni gebertirim!” dedi. Kendisinin adamla sikişmesinde sorun yoktu, ama benim kadınla sikişmeme gelince delirdi. Koluma sertçe vurup, “Seni gebertirim öyle bir şey yaparsan!” dedi yine.

Ona Meliha Hanımı sikerken yakalandığımızı söyleyemezdim. Bunu bilmemesi en iyisiydi. “Geri zekalı, anlamadın herhalde? Adam sadece seni sikmek istemiyor. Benim de karısını sikmemi istiyor. Yoksa diyor, siktirin gidin. Anlamıyor musun, kafan basmıyor mu?” dedim öfkeyle. Sinirden deliye dönmüştü. Elindeki parayı sıkı sıkı tutuyordu. Öyle ki, (İstemiyorum, buradan gidelim!) diyeceğini sandım, ama yanıldım. “Bana bak, o karıya takıldığını, aklının gittiğini görmeyecem, öyle bir şey olursa seni gebertirim!” dedi dişlerini sıkarak.

“Ulan kancık, kıskançlığın mı tuttu şimdi?” dedim alay ederek. “Ben diyeceğimi dedim, aklın gönlün kaymasın sakın, yoksa seni gebertirim!” dedi yine. “E, sen adamla sikişirken iyi de, ben yaparken mi kötü?” dediğimde, “Salak, ben adamı seviyor muyum, para için yapıyorum, sen de başka türlü bir şey yapmayacaksın, anladın mı?” dedi öfkeyle. Ardından da parayı şalvarının kalın lastiğine sıkıştırıp eve doğru yürüdü.

Numan Beyin teklifini kabul etmiştik. Başka da yapacak bir şeyimiz yoktu zaten. Eve geçip odalarının kapısını çaldım. Numan Bey biraz sonra kapıyı açtı, yüzümden ne diyeceğimi anlamış gibi gülümsedi. Fısıltıyla, “Tamam, kabul ediyoruz!” dediğimde, elini omzuma koyup, “Aferin!” dedi sırıtarak. Sonra da bir şey demeden kapıyı kapattı.

Yeniden aşağı indim. Hanife yemeği pişirmiş, sandalyede oturuyordu. Yanına gittiğimde, “Nasıl olacakmış peki?” diye sordu. “Bilmiyorum, bir şey demedi. Teklifi kabul ediyoruz dedim, o da bir şey demedi. Bu adam normal biri değil Hanife. Ne gelenleri var ne gidenleri. Bunların da bir yere gittikleri yok. İlk karısı da kim bilir niye bırakmıştır bunu?” dediğimde, “Ne bileyim niye bırakmıştır. Umurumda da değil, ben alacağım paraya bakarım!” dedi.

“Hay sana da, parana da!” diyerek bahçeye çıktım. Havuzun yanına gittim. Su daha da azalmıştı. İçi yapraklarla, otlarla ve rüzgarın savurup getirdiği başka şeylerle dolmuştu. Bir sigara yakmış içiyordum. Dalmıştım ki arkamdan karımın da sesi geldi. Yanıma geldi çekine çekine. Yüzünün hali değişmişti. “Ne oldu?” diye sorduğumda, “Numan Bey beni çağırdı!” dedi. Yutkundum, “Bir şey dedi mi?” diye sordum. “Yok, Meliha Hanım merdivenin başından seslendi sadece!” dedi.

14 yıllık karım başka bir adamla sikişecekti. İkimiz de her şeyi kabul etmiştik. Bu saatten sonra da yapacak bir şeyimiz yoktu. Hanife şalvarının lastiğine sıkıştırdığı parayı bana uzattı. “Sende kalsın, düşürürüm falan!” dedi. Yukarı çıkarken en büyük korkusu parayı düşürüp kaybetmekti. Ben parayı alırken o arkasını dönüp gitti. Karımın götü çiçekli şalvarının altında sağa sola oynuyordu. Numan Bey ile sikişmeye giderken benim aklıma gelen sadece Hanife’nin götüydü…

Parayı cebime koydum. O yukarı giderken bir sigara daha yaktım. Ama daha bir nefes çekmişken, “Tahsin!” diyen Meliha Hanımın sesi ile irkildim. Bahçeye açılan kapının önündeydi, eliyle yanına gitmemi işaret etti. Sigarayı atıp yavaş adımlarla gittim yanına. Elimi tuttu, “Senden çok hoşlandım, senin de benden hoşlanmana sevindim!” dedi. Yanağımdan öptü, ardından da elimi tutup halen çıkartmadığı pardesüsünün altına soktu.

Elimin altında dolgun kalçasını hissedince ister istemez heyecanlandım. Bir süre elimi tutup kalçalarını okşamamı istedi. Ardından da, “Hadi yukarı gidelim!” dedi gülümseyerek. Bahçe kapısını ve dış kapıyı kilitlememi istedi öncesinde. Dediğini yaptıktan sonra elimden tutup merdivenlerden çıktık.

İkinci katın sahanlığında durup, “İçeri bakmak ister misin?” dedi kendi yatak odasını göstererek. İçerden ses seda gelmiyordu. Meliha Hanım izlemek isteyip istemediğimi sordu yeniden. “Hayır, yukarı gidelim!” dediğimde, “Tamam, sen bilirsin!” diyerek önüme düştü. Üçüncü kata çıktık. Bizim kaldığımız odaya girince Meliha Hanım kapıyı kilitledi. Pencerelerde kalın tüller vardı perde yerine. İçerisi yavaş yavaş çökmeye başlayan akşam nedeniyle hafiften loş bir hale bürünmüştü.

“Beni senin soymanı istiyorum!” dediğinde yutkuna yutkuna gittim yanına. Gülümseyerek bakıyordu bana. Başındaki büyük türbanı kendi açarken ben de pardesünün düğmelerini açtım tek tek. Altına siyah bir gömlekle siyah pileli uzun bir etek giymişti. Gömleğin düğmeleri memelerinin şişkinliği ile birlikte kopacakmış gibi gergindi. Pardesüyü çıkardım üstünden, sandalyenin üstüne koydum. O da başını açmıştı. Uzun, beline inen boyalı sarı saçları vardı. Böyle bir kadının saçlarının boyalı olması garibime gitti, ama garibime giden o kadar çok şey vardı ki, bu onların yanında önemsizdi.

Başı açık haliyle çok değişik ve farklı bir güzelliğe bürünmüştü Meliha Hanım. Teninin beyazlığı ve temizliği sarı saçları ile uyumluydu. Siyah gömleğinin düğmelerini açarken kendisi kollarını iki yana açmıştı. Düğmeleri açtığımda beyaz sutyeninin taşımakta zorlandığı şişkin memeleri göründü. Karım dantelli sutyenleri ve külotları olduğunu söylemişti, ama üzerinde alelade beyaz bir sutyen vardı. Küçük depoda çıkardığı beyaz külotu da pazar malı pamuklu külotlara benziyordu. Gömleği de tamamen açtığımda eteği ve sutyeni ile kaldı. Yine bir şey söylemeden gülümsemesine devam ediyordu.

“Arkanı dönsene!” dediğimde yavaşça döndü. Sutyenin izi sırtında çıkmıştı. Eti dolgun ve sıkıydı. Bu da sutyenin iz yapmasını kolaylaştırmıştı. Gergin ve kopacakmış gibi görünen kopçayı açmak için bir süre uğraşmam gerekti. Karımın sutyen kopçalarını zaman zaman kapatır, ya da açardım, ama bu kadar zorlanmazdım. Meliha Hanımın dolgun vücudu nedeniyle biraz zorlandım. Ama sonunda başardım.

Sutyenini tutup sandalyenin üstüne fırlattı, benden yana döndü. Memeleri çıplak halde karşımdaydı. Karımınkilerden daha büyük daha beyaz ve uçları daha etli, pembeydi. Müthiş bir güzellikti bu. Pembe meme başları biraz tomurcuklanmış gibiydi. Bembeyaz biçimli ve yuvarlak karnının ortasında minik bir delikten ibaretti göbeği.

Yarağım kot pantolonun altında hareketlenmeye, oynamaya başlamıştı kendi kendine. Depoda tamamlayamadığım işi şimdi yatakta, üstelik karımın yatağında tamamlayacaktım. Ancak 31 çektiğim için yarağım kalkacak mıydı yeniden? Meliha Hanıma mahcup mu olacaktım yoksa? Kafam bu sorularla doluydu, halimi anlamış olmalıydı ki, “Neyin var, niye böyle düşüncelisin?” diye sordu.

Cevap vermek yerine eteğini lastiklerinden tutup indirdim. Aşağıda kocasının yanında kısa bir süre gördüğüm tıraşlı etli amı santimlerle karşımdaydı. Diz altına gelen ince siyah çoraplarını çıkardığımda anadan doğma bir hale gelmişti sonunda. Cevap vermemi beklemeden yatağın üstündeki örtüyü ve altındaki kalın battaniyeyi açtı.

Yatağa uzanırken, “Hadi, sen de soyunsana!” dedi. Üstümdekileri çıkartırken gözlerini bir an olsun üstümden ayırmadı. Külotumu indirip yarağım ortaya çıktığında gözleri aşağı kaydı. “Hımmm!” dedi dudaklarında belli belirsiz bir gülümsemeyle. Bunun ne anlama geldiğini anlayamadım. Tamamen çıplak kaldığımda yanına uzandım. Ancak aklım halen yarağımın kalkıp kalkmayacağındaydı. Bu hali ile onu sikemezdim.

Omzuma koydu sağ elini, “Neyin var, nedir bu halin?” deyince meseleyi anlattım. Dudaklarımın kenarına bir öpücük kondurup, “Genç ve güçlü bir erkeksin, yeniden ereksiyon olmana engel bir durum yok. Hatta boşalmış olman daha iyi, erkenden boşalmanı önlemiş olur!” dedi. Bunları söylerken omzumdaki eli yarağıma kaymış, onu kavramıştı. “Hadi şöyle uzan!” dedi.

Heyecandan her yanım zangır zangır titriyordu. Hanife aşağıda ne yapıyordu? Numan Bey sikmeye başlamış mıydı, yoksa sevişme aşamasında mıydılar? Acaba o da beni düşünüyor muydu? Meliha Hanımın aşağı kayıp dizlerinin üstünde çömeldiğini ve yarağımı emmeye başladığını fark etmem gecikti bu düşünceler nedeniyle.

Sol eli karnımda, kalçalarımda gezerken sağ eliyle taşaklarımı tutmuş, yarağımın kafasını etli pembe dudaklarının arasına almıştı.

[Tahsin]

Ensest isterken teyzemin kızında buldum

No Comments

Ensest ilişkiye kesinlikle karşı olmayan biriyim. Ablam olsa her gün çatır çutur sikerim kısaca. Sizlere teyzemin kızıyla yaptığım ensest sexi anlatayım. Öncelikle olayın nasıl başladığından bahsetmem gerek sanırım. Teyzemin kızıyla başlayan ateşli saatlerin başlangıcını, olay anını ve olaydan sonra olanları da anlatmakta fayda var. İyi okumalar…

Bir gün geldi ve ben bunu aldım ele. Çatır çutur içine ağzına götüne neresi varsa girdim. İlk başta direndi ama sonrasında dahada sik dahada sik diye bağırmaya başladı. Kış günü teyzemlerle beraber evde oturmuş hoş beş muhabbet derken baya gülüp eğlenmiştik. Buse bana ilk defa bir kadın gibi gelmişti o gece bakışlarımla onu sikmiştim resmen. O da bunu anladı ki bazen utangaç bakışlarla beni kesiyordu. İlerleyen saatlerde annemler ve teyzemler komşumuzun rahatsız olduğunu söyleyerek ziyarete gidelim diye teklif ettiler. Ben yorgunum kusura bakmayın televizyon izleyeceğim dedim. Busede bende ders çalışırım dedi ikimiz kalmıştık evde.

Aradan yarım saat geçmişti ki şu kızı bir yoklayim bana karşı boş mu dolumu anlarız dedim. Odaya girdiğimde tedirginliği okunuyordu gözlerinden, yanına oturdum saçlarına dokundum Buse ne kadar büyümüşsün kız vücudun gelişmiş falan dedim. O da sağol abi dedi ama bir yandan da benden uzaklaşıyordu. Benim iyicene gözüm dönmüştü. Dur seni bir öpim dedim yanağına doğru uzandım ve birden dudaklarına yapıştım. Elimden kurtulmaya çalışıyordu ama bunu başaramıyordu. Ben iyicene kızı zorlamaya başladım üzerindeki kazağı çıkarmaya çalışıyordum. Ama Busede benden kurtulmaya çalışıyordu. Bağırmak istiyor ama bağıramıyordu. Çünkü onun adı çıkacaktı. Kazağı çıkarmayı başarmıştım, Göğüslerini yalamya koyuldum bu bir yandan bana engel oluyor eliyle yüzümü tırnaklıyordu. Ayağa kalkıp ona öyle bir tokat attım ki görmeniz lazımdı. Gözlerinden yaş geldi. Uslu dur sikip bırakacağım seni, yoksa beni sik diye bana yalvardı derim adını çıkartırım senin dedim.

Abi yapma ben bakireyim bana kıyma dedi. Acıdım bende, tamam o zaman sadece götten sikecem ve bana engel olursan adını çıkartırım dedim. Tamam dedi. Sikimi çıkardım ve yalamasını emrettim. Yalıyordu ama çok acemiceydi. Zevk almıyorum desem yeriydi o kadar sapıtmıştım ki o birkaç dakika yalaması bile benim sikimi kazık gibi yapmasına yetmişti. Altındaki eşofmanı çıkardım bunu çekyatın üzerine domalttım ve kalçalarını araladım. Biraz amcığını götün yaladıktan sonra kara incisine girmemin zamanının geldiğini söyledim. Kasıyordu kendisini kasarsan canın çok acır kendini rahat bırakmalısın dedim. Bu arada üzerine doğru yüklendim sikim girmiyordu.

Ben acı çekmeye başladım zorluyordum, benim yarrağımın başı ağrımaya başlamıştı. Suratına tokat attım rahat bırak kasma kendini diye bağırdım. Kendini bırakır bırakmaz içine girmiştim. O anda bir çığlık attı ve ağlıyordu. Bende sıkılmıştım bu işten bir an önce boşalmalıydım tempomu arttırmaya başladım artık zevke gelmiştim iniltiler içerisinde boşalmaya başlamıştım. Götünün derinliklerini döllerimle doldurdum.

Karım değişti…

No Comments

Altı yıllık evliyim ve karımı çok seviyorum. İşim gereği belirli aralıklarla evimden ve Gül’den uzak kalıyor, Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde hasret dolu günler geçiriyorum. Eşimle deliler gibi sevişerek evlendik. Doğrusunu söylemek gerekirse karım Gül seks yaptığım ilk kadındır.

Onunla fakülteye dayanan, uzunca süren bir arkadaşlığımız vardı. Fakültede okuduğumuz yıllarda başlayan dostluğumuz, zaman içinde tutkulu bir aşka dönüşünce, Gül o güzel cinselliğini, dar kutusunu çekinmeden bana vermişti. Peşi sıra da evlenip öğrencilikle aile sorumluluğunu bir arada götürmeye çalışmıştık.

Ancak eşim bir süre sonra öğrenimini yarım bırakarak evle ilgilenmeye başladı. Dediğim gibi ben sık sık iş seyahatlerine çıkmaya başlayınca eşim Gül buna tepki göstermiş, zaman içerisinde de olayı kabullenip ses çıkarmaz olmuştu. İlk tepkisinin aksine, hiç tepki göstermemesi beni şaşırttı açıkçası…

Gerçekten de üzülmek, surat asıp huzursuz olmak bir yana, adeta sevinir olmuş, iş gezisine çıkmamı sabırsızlıkla bekler bir hava takınmaya başlamıştı. Önceleri buna bir mana verememiştim, ama bir iş dönüşü eşimi salonda çırılçıplak oturur bulunca daha değişik şeyler düşünmeye başladım. Üstelik salonda yoğun bir sigara kokusu vardı.

Hoş beşten sonra, bir sigara yakmak için sehpadaki pakete uzandığımda kül tablasında rujlu izmaritlerin yanı sıra rujsuz ve ayrı marka izmaritleri görünce birden eşimin beni aldattığından şüphelenmeye başladım. “Aldatılma” gibi bir düşünce anlık da olsa beynimden geçince inanamadığım bir şey oldu.

Penisim olanca çabukluğu ile dikilip sertleşti ve pantolonumu zorlayıp adeta fermuarı parçalarcasına eşimin deliğine girmek için çırpınmaya başladı. Nefesimin tutulduğunu, soluk almakta güçlük çektiğimi fark eden eşimin meraklı gözleri önüme takıldı.

Hatırı sayılır büyüklüğe erişen kabarıklığı görünce gülümsedi, çırılçıplak, yumuşak, bembeyaz bedeniyle kıvırarak yanıma geldi… Bacaklarının, kalçalarının dolgunluğu artmış, kıçı daha da yuvarlaklaşmış, memeleri daha bir dikleşmiş, daha bir sertleşmişti sanki… Yüzündeki sevimli ama seksi ifade karşısında bir an boşalacağımı sandım. Onun başka biriyle sikiştiği düşüncesi beni bir anda tahrik etmiş, onun ateşli kıvraklığı karşısında penisimi kontrol edemez olmuştum.

Karım cilvelenerek, kıçını oynatarak, memelerini sallayarak kucağıma oturdu… Bir süre kıçıyla penisime basınç yapıp, oturup kalkmaya başladı. Peşi sıra iri götünü daireler çizerek çevirmeye başladı. Sanki kumaşın altındaki irileşen sikimi yaptığı büyülü bir seks dansı ile nemli, küçük deliğine çekecek, pantolonumu parçalayan aletim yuvasına giren bir piston gibi, gürültüler, çılgın sesler çıkararak deliğine kendi kendine yerleşiverecekti…

Beni deli etmeye çalışır bir edayla kıçını dönerek kucağıma yeniden yerleşti… Kıçındaki mor çürükleri, o güzel yuvarlakları sıkan, beyazlıkları morartan parmak izlerini görünce, aldatılmak düşüncesine kesinlikle inanmaya başladım.

Bu düşünce beni daha da tahrik etmişti. Dikkatlice bakınca belinde, memelerinin yanında, omuz başında ve sağ kalçasında da iri birer çürük daha görünce bu güzel, diri bedeni bu hale getiren şahsı ve elleri şiddetle kıskanmaya başladım…

Belli ki eşim yokluğumda birisiyle sikişmiş, benim aniden eve dönmem karşısında giyinmeye bile vakit bulamadan, morarmış, terli, çırılçıplak vücudu ile ve evdeki hiçbir izi yok edemeden kalakalmıştı. Kime vermişti bilmiyorum ama, sikiştiği kişi ile ateşli bir birleşme yaşamışlar, hoyratça sevişmişler, erkeği onun bedenini acımasızca hırpalamıştı.

Sanırım erkeğin bedeni de çürüklerle, tırnak çizikleriyle dolmuştu. Eşimin ne kadar ateşli birleştiğini, orgazma doğru nasıl kendini kaybedip çırpınmaya, debelenmeye başladığını, şuursuzca çığlıklar atıp, bas bas bağırdığını bildiğim için, adamın nasıl zevk aldığını, eşimin bacaklarının arasına nasıl fışkırttığını, neden onu böylesine hırpaladığını tahmin etmem hiç de zor değildi…

Gül, orgazm öncesi heyecanı doruklara yükselirken ne dediğini bilmez bir halde sesler çıkartır, aldığı zevki, çıkardığı sesler ve çığlıklarla benimle paylaşırdı… Arkası bana dönük, ata biner gibi kucağımda oturur ve kıçını sağa sola kıvırırken attığı feryatları belleğimde canlanıverdi.

“Oh! Daha… Daha…”

“Derine sok… Dibine kadar…”

“Ah, çıkma… Hayır, çıkartma…”

“Tanrım, deliriyorum, Tanrım…”

“Kalbim duracak, dur yavaşla biraz… Yapma… Oh”

“Beni bırakma… Evet, evet…”

“Hayır, dur yapma… Hayır…”

“Kıçımdan, evet kıçımdan… İşte tam oradan…”

“Sok hadi, sok durma…”

Gül kıçını çevirmesini hızlandırınca elimi beş adet parmağın morarttığı el izine atıp, ayı yerden olanca gücümle sıkmaya başladım. Yumuşak kıçı, beyaz cildi avcumda ezilip, uzadı. Zevkle karışık derin bir “Oh” çekti… Onun çığlıkları yeniden hayalimde sıralanmaya başladı.

“Yapma. Canımı yakıyorsun”

“Canım yanıyor, biraz krem sür lütfen…”

“İçimden hiç çıkma, asla ayrılma…”

“Oh, içime fışkırt…”

“Tanrım, içime fışkırıyor, evet… Evet…”

“Seni emmek istiyorum…”

“Emzirt bana…”

“Hayır, sakın çekme… Senin sütünü istiyorum…”

Eşimin morarmış, dolgun, etli bedeninin sıcaklığı, kıçının aletime yaptığı basınç, beni aldattığı adamla çiftleşmesinin hayalleri, sikiş anılarımız bir araya gelince, doruktaki heyecanım yerini manyak bir orgazma, dizginlenemez bir fışkırmaya bırakıverdi aniden… Ne olduğunu anlamadan ve asla böylesine bir orgazm yaşadığımı hatırlamadan pantolonuma attırmaya başlamıştım.

Eşim kucağımdan inip aralık bacaklarımın önünde diz çöktü ve kıpkırmızı, şehvetten gerginleşmiş bir yüzle pantolonumdan dışarı sızan bellerimi yalamaya, emip yutmaya başladı. Öyle bir arzu ile, öyle bir iştahla yutuyordu ki, yeniden direk gibi oldum, sikimin bütün damarları yeniden kabardı, aletim iri bir balon gibi şişiverdi…

Gül bu kabarıklığı dişliyor, kumaşla birlikte ağzına almaya çalışıyor, ucunu bulup, sızan beyaz sperm parçacıklarını diliyle titreterek yalıyordu… Yeniden boşalabilirdim ama bu sefer spermlerimi içine fışkırtmak, sütümü sıcak deliğinin içine sağmak istiyordum.

Eşim, hızla ıslak kumaşım fermuarını aralayıp, iki eliyle kavradığı yapış yapış sikimi dışarıya çıkardı ve sağ eliyle dibinden sıkıp şişirdiği ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi. Bir an duralayıp gözlerini yüzüme dikti ve sikimin dibini daha yüksek bir basınçla sıkıp, son haddine kadar şişirdi. Sikim avurtlarına basınç yapmaya, ağız boşluğunda ezilip, içine sığmaz hale gelmeye başladı.

Beklemediğim bir hamle ile, müthiş bir vakumla penisimi ağzının içine doğru çekti. Koca yarak büyük bir hızla ağzına, boğazına doğru kayıverdi. Eşim mırıltılı sesler çıkarmaya başlayınca, boğazına dayandığımı anlamıştım, ama bir iki vakum daha yapınca boğazının darlığının sikimi lastik gibi sardığını hissettim.

Şu anda kasık tüylerime kadar onun ağzına girmiştim… Birkaç saniye öyle tuttu ve derhal ağzından dışarıya çıkarttı, gözleri irileşmiş, zorlanma nedeniyle yaşarmıştı. Birkaç derin soluktan sonra yeniden ağzına soktu ve dibine kadar yutuverdi. Sanki gerçekten de yutmaya, kopartmaya çalışıyordu…

Dört beş sokup çıkartmadan sonra boşalacağımı anladım ve bir terslik olmaması için daha içeriye almasına izin vermedim… Gül de olacakları anlamış, üç-dört santimlik ucunu emmeye, kemirmeye başlamıştı… İkinci defa boşalıyordum. Eğer birkaç kez daha dilini, dudağını ya da parmağını değdirirse güçlü bir volkan patlaması gibi fışkıracaktım.

Anlaşılan o da bunu arzu ediyor olmalı ki, dudaklarını büyük bir “O” yaparak aralayabildiği kadar araladı. İki elini yumruk yaparak kavradığı sikimi deliler gibi aşağı yukarı çekiştirip, sütümü sağmaya başladı. Sikim ellerinin arasında kocaman olup titremeye başlayınca, ağlamaklı bir yüz ifadesiyle, pembeleşen yüzünü buruşturarak,

“Tanrım, fışkıracak… Geliyor… Geliyor!” diye bağırdı.

Gerçekten de ayak parmaklarımın uçları sızlayarak, iliklerim çekilerek, sikim tir tir titreyerek ağzına fışkırmaya başladım. İlk iri ve bembeyaz damla tam isabetle ağız boşluğunda kayboldu. İkincisi de yerini bulunca dudağını kapatıp yutkundu. Bu sırada diğer damlalar kapalı, pembe dudaklarına yapışıp çenesine doğru akmaya başladı.

Sersemlemiş bir halde, onun da orgazm olduğunu anladım. Tüm vücudu titriyor, her yeri kasılıyordu. Zangırdayan ellerini halsizce sikime uzatıp ucunu dudaklarının arasına yerleştirdi, sıkıca kapatıp ağzına hapsetti… Şimdi fışkıran damlalar, beller ağzına boşalıyor, oradan boğazına akıyordu.

Öylesine bir iştah ve çabuklukla emiyordu ki, beni kurutacağını sandım. Yaptığı her vakumda avurtları çöküyor, adeta iki yanağı birleşiyordu. Daha fazla dayanamadım, her yer kararmaya başladı. Koltuğa doğru yıkıldım…

O haftayı evden çıkmadan geçirdik. Pazartesi günü yeni bir iş seyahati bahanesiyle evden ayrıldım. Amacım ben uzaklaşınca neler olacağını görmekti. Gözden ırak, sote bir yere saklanıp evi gözlemeye başladım.

Az sonra karım dışarıya çıktı. Giyinmiş, süslenmişti. Arabasına bindi ve şehrin dış mahallelerine doğru yola koyuldu. Hemen uzaktan izlemeye başladım. Bir inşaatın önünde durup beklemeye başladı. Merak etmiştim ama uzun sürmedi.

İri kıyım bir amele inşaatın dış kapısında belirdi ve acele adımlarla arabaya yöneldi, ön kapıyı açıp eşimin yanına oturdu. Kendi arabamı onlardan biraz uzaktaki çalıların arkasına çekmiş, onları rahatça görebileceğim şekilde park etmiştim.

Karım adamın kucağına doğru eğildi, adam da geriye doğru yaslandı. Çevrede bu inşaattan başka bir yaşam belirtisi yoktu… Adam inlemeye, acı ile yüzünü buruşturmaya başlayınca emildiğini anladım, Gül adamın sikini emiyordu. Amele geriye doğru yay gibi kıvrıldı, vücudunun kasıldığı buradan belli oluyordu. Sonra ellerini sağa sola savurmaya başladı, belli ki eşim onunkini getirmiş, ağzına boşaltıyordu.

Amele rahatlayınca karım doğruldu, kağıt mendile dudaklarını sildi, aynaya bakarak saçlarını düzeltti. Bu sırada adam arabadan inip inşaata girmişti. Biraz sonra, amele peşi sıra, daha çirkince ama daha iri kıyım bir tiple birlikte dışarı çıktı ve aynı şekilde karımın yanına oturdu.

Titreyerek olanları izliyor, müthiş bir arzu duyuyordum. Yaşadığım sürece tahrik olamayacağım kadar tahrik olmuştum… Adam karımın kucağına doğru eğilirken karım, bacaklarını karnına doğru çekti, kıçını yükseltip, kadınlığını iyice açtı. Bacaklarını da aralamıştı.

Adam yüzünü karımın bacak arasına yerleştirip yalamaya başladı. Karımın çırpınmaları ve çığlıkları hemen boşalmaya başladığını gösteriyordu ama adam karımı fazla yalamadı. Zorlukla kucağına alıp, am, göt, bacak, kalça meydanda inşaata soktu.

Hemen açık pencerelerden birine yöneldim. Fırsatını bulup içeri girmeli, onları seyretmeliydim. Bereket bu fırsatı da buldum. Karımı henüz tamamlanmamış bir odaya sokmuşlar, üzerindekileri çıkartıyorlardı.

Eşim zevkten, heyecandan perişan görünüyor, ayakta zor duruyordu. Zangır zangır titreyen bacaklarına sarılıp düşmesini engellediler… Gül, sevgili karım, iki amelenin yüzünü okşuyor, “Sevgilim, sevgilim” diyerek inliyordu. İki amele tarafından sikilmeyi beklerken heyecanını yenemiyor, onun bu hali beni de heyecanlandırıyordu.

Hiç eşiniz sizi aldattı mı, hiç eşiniz gözlerinizin önünde başkaları tarafından sikildi mi, bilmiyorum ama böyle bir sahne, kıskançlık, öfke gibi duyguların yanında erkeği müthiş etkileyebiliyor, duyamayacağı heyecanları da yaşatıyor…

Gül’ün önüne ve arkasına çöken iki amele, onun göt deliğini ve amını yalarken attığı çığlıkları, boş duvarlarda yankı bulan haykırışları, sikimi taşa çevirdi, çimentodan bir kalıba döndürmeye yetti de arttı bile.

Özellikle göt deliğini yalayan adam, karımın kıçını resmen yiyor, deliğinin içine başını sokmaya çalışıyordu. İyice büzdüğü dudaklarıyla anüsünü içine çekiyor, emmenin basıncıyla küçük büzük lastik gibi uzuyor, tükürükten ve kendi oluşturduğu ter, salgı arası sıvıdan pırıl pırıl parlıyordu. Amele dişleri ile küçük ısırıklar atmaya başlayınca geri kaçıracağını sandığım kıçını,

“Ah, evet… Parçala sevgilim, evet… Evet…” diye geriye, adamın ağzına yaslayıverdi.

Onu kıçından sikmek için ne kadar uğraşmıştım, aylarca bana götünü teslim etmemişti, ama şimdi hiç tanımadığı bir adama sunuyor, bana vermediği tavırlarla ona veriyordu.

Önündeki amele yalamayı kesip, amının dudakları ile oynamaya, parmaklarını deliğe sokup çıkartmaya başladığı zaman karım kapıp koyuverdi. Yırtınıyor, tecavüze uğrayan yeni yetme bir kız çocuğu gibi bar bar bağırıyor, çırpınıp kıvranıyor, zevkten ağlıyordu.

Önündeki amelenin üzerine atılıp sikini yakaladı ve adamı sikinden çekip kaldırarak, iriliği anlatılmaz yarağı önüne sokmaya çalıştı. Yarak deliğe girmekte zorlanıyor, karım dibinden tuttuğu siki içine doğru çektikçe, ittirdikçe, adam da iki elini kullanarak onun amını lastik top gibi açmaya, girmeyi kolaylaştırmaya çalışıyordu.

Ucu girmişti ki, karım sarılmaya başladı, yeniden bağırmaya, yırtınmaya başlayınca orgazmın daha şiddetli olduğunu anladım ve elimi sikime attım… Adam da karımın deliğine tam sokamadan haykırarak boşalmaya, fışkırmaya başladı.

İkisi de boşalırken birleşmeye çalışıyor, karım onu kıçından tutup kendine çekerken, amele karımın mengene gibi sıktığı ince belini bırakmıyor, onun vücudunu kendi vücuduna yapıştırıyordu. Eşimin güzel memeleri amelenin kıllı göğsünde ezilirken, adamınki de içeri giremiyor, yay gibi bükülüp, fışkırmaya devam ediyordu. Muhallebi gibi beyaz renkli yoğun spermler, damla damla karımın amından aşağı süzülüyor, adamın sikinden kasıklarına doğru akıyordu.

Bu müthiş bir şeydi, oraya koşup onlara katılmak, akan belleri elimle alıp tadına bakmak, karıma tattırmak, kalanını da onun yumuşak bedenine yaymak istiyor, bunu yapabilmek için çıldırıyordum. Adam boşaldığı halde, karım onu bırakmıyor, hala sikine yükleniyor, lastik cop gibi bükülen aleti almaya çalışıyordu…

Arkadaki amele akan bellerle kremlediği göt deliğine girmeye çalışırken daha fazla dayanamayıp, elime aldığım sikimi titreterek sağmaya başladım, bir-iki çekişten sonra duvarlara doğru attırırken karım götüne giren yarağın zevk ve acısıyla yere düşmemek için önündeki diğer ameleye sarılıyordu…

Biraz sonra ikisi de haykırarak boşaldılar. Karım adamlara teşekkür edip toparlanmaya başladığında ben de apar topar arabama geri dönmüştüm. Bir süre oturup olan biteni kafamın içinde tarttım.

Karımın iki amele tarafından sikilirken aldığı müthiş zevk gözümün önünden gitmiyordu. Ve benim onları seyrederken yaşadıklarım… Daha olayın ilk kokusunu aldığımda geçirdiğim büyük şok, bembeyaz tenindeki çürük izlerini görünce nasıl istemsizce, çılgın gibi tahrik olduğum…

Yerimden kalkıp arabamın kapılarını kilitledim, karımın arabasına gittim hızla… Yanında durup karımın çıkmasını bekledim. Fazla beklememe gerek kalmadı, yanında iki sikicisiyle beraber dışarıya çıktı karım… İkisinin de dudaklarına birer öpücük kondurup arabaya yöneldiğinde beni gördü. Donup kaldı. Gözleri şaşkınlıktan faltaşı gibi açılmıştı.

“Sen? Ne… Ne işin var burada senin?” diye kekeledi o şaşkınlıkla… Kollarımı açıp sevgili karıma sarıldım sımsıkı… Kabarmış önümü karımın kasıklarına bastırıp ne hissettiğimi ona anlatmaya çalıştım. Olabildiğince yumuşak, güleç bir yüzle,

“Senin ne işin varsa benim de nedenim aynı karıcığım…” dedim. “Hadi geç arka koltuğa da evimize gidelim.” Karım şaşkınlığı tavan yapmış, robot gibi arabasının kapısına yönelirken bizi merakla izleyen iki ameleye döndüm,

“Beyler, şaşırdınız biliyorum ama, hadi hep beraber bizim eve gidelim. Karımla inşaat işlerinizi bitirirken ben de size bakayım, öğreneyim.” dedim.

Hala birbirlerine ve bana bakıp duruyorlardı. Güvensizlik vardı yüzlerinde, soru işaretleriyle doluydu yüzleri… Cüzdanımı çıkarıp bir kaç tane yüzlük çıkardım,

“Yevmiyeleriniz peşin, merak etmeyin. Korkmanıza gerek yok, bana güvenin. Hadi siz de arka koltuğa, karımın iki yanına geçin bakayım.”

Onlar işi anlamış, karımın iki yanına geçip otururken ben de şoför koltuğuna oturup arabayı çalıştırdım. Daha hareket etmeden ikiz aynasından baktığımda karımı aralarına almışlar, biri memelerine, biri bacaklarına dalmışlardı…

Karımla dikiz aynasında gözgöze geldik. Göz kırptım ona… Gaza basarken amelenin biri pos bıyıklarıyla karımın körpe dudaklarına yumuldu. Anlaşılan eve kadar zor dayanacaktı bu azgın herifler…
ALINTIDIR…

No Comments

Can, yanında ikimizin de tanımadığı orta yaşlı bir herifle karşımıza çıktığında; İstanbul’un o popüler gece klüplerinden birinde, kafalarımız oldukça iyi, oturuyorduk. Neredeyse beş yılllık bir aradan sonra Türkiye’ye gelince, gazetelerden adını bildiğimiz bu yere gelmiş ve biraz eğlenmek istemiştik. Barın dip tarafında, iki taburelik küçük bir yer vardı. Oranın boş olduğunu görünce hemen kapmış ve çevremizi seyretmeye başlamıştık.

Karım bayağı mutluydu. Gülüyor, eğleniyor, biraz da çevredekilerle dalga geçiyordu. Çeşitli Avrupa ülkelerinde geçirdiğimiz o beş yıllık süre içinde, bir çok yeni tip çıkmıştı piyasaya.

Derken kalabalık arasında Can’ı gördüm. O da beni görmüştü hemen. Doğruca yanımıza geldi. Tabii, o adam da gelmişti. Öpüştük Can’la. Aslında karımla yalnızca göz aşinalıkları vardı. Ama Can onu da öptü. Sonra da yanındaki yabancıyla tanıştırdı bizi. Adı Hakkı’ydı ve söylediğine göre reklam fotoğrafçılığı yapıyordu. Uzun boylu ve kumral Can’ın aksine, ortadan da biraz kısa, saçları ve kısa sakalları iyice kırlaşmış biriydi. Kaynatmaya başladık.

Başka boş tabure olmadığı için, Can’la Hakkı, yanımızda ayakta duruyorlardı. Ben Can’la konuşurken, Hakkı da karımla meşgul olmaya başlamıştı. Kısa bir süre sonra onun karıma büyük bir ilgi gösterdiğini farkettim. Hem hızlı hızlı bir şeyler anlatıyor, hem de karımı tepeden tırnağa inceliyordu. Aslında pek haksız sayılmazdı tabii. En iyisi, size burada biraz karımdan söz edeyim.

Karım, yani Şule 30 yaşında, uzun boylu, uzun bacaklı, ince ve nefis vücutlu bir kadın. Ayrıca çok da güzel ama, onun asıl özelliği, güzelliğinden çok çekiciliğiyle dikkati çeken biri olması. Açık kumral ve dalgalı saçları omuzlarına kadar iniyor. Şehvetli ağzı ve ilginç ışıklar saçan gözleri, yüzünü büsbütün güzelleştiriyor. Memeleri küçük, karnı hafifçe çıkık, beli incecik ve kalçaları dolgun ve yusyuvarlak. Ama bunlar yalnızca dış görüntüsü tabii. Bir de değişik, onu büsbütün çekici kılan özellikleri var. Bu özelliklerin en belirgini de, zaman zaman sınırları zorlayan ve onu hep etkisi altında tutan teşhircilik tutkusu. Doğaldır ki, tüm giyim felsefesi de, bu tutkuya uygun biçimde kurulu. Altı yılllık evliliğimiz süresince, onun bir tek kez bile sutyen taktığını görmedim. Kilot ise Şule için yalnız kanama dönemlerinde zorunlu olarak kullanılması gereken bir giysi. Bütün bu özelliklere; bir de bütün giysilerinin, güzelliklerini gizlemekten çok göstermek amacıyla seçilmiş şeyler olduğunu eklemek gerekiyor.

O gece de karım, hakkındaki tüm bu tanımlamalara uygun bir haldeydi. Üstündeki giysiyi, aslında “sade” sözcüğüyla tanımlamak en doğrusuydu ama, yine de, görenin gözlerini yuvasından fırlatacak türden bir şeydi bu. İnce ve kaygan, siyah üstüne küçük beyaz benekleri olan bir kumaştan yapılmıştı. Üst kısmı karımın vücuduna iyice yapışıyordu. Dekoltesi de, neredeyse göbeğine kadardı. Kolsuz olduğu için, kollarıyla omuzlarını da meydanda bırakıyordu. Eteği ise oldukça bol ve alabildiğine kısaydı. Böyle bar taburesinde bacak bacak üstüne atıp oturduğunda, neredeyse kalçalarına kadar sıyrılıyordu. Ayaklarında da; yüksek topuklu, dekolte ayakkabılar vardı. Memelerinin dekolteden görünen kısımlarıyla kumaşın altından birer düğme gibi belli olan başları, sutyeni olmadığının hemen anlaşılmasına yol açıyordu. Eteğinin altında kıçının çıplak olduğunu ise gerçi başkaları görmüyordu ama, ben gayet iyi biliyordum.

Muhabbet koyulaştıkça içki bardakları da peşpeşe devriliyordu tabii. Zaten iyi olan kafalarımız, iyice dumanlanmaya başlamıştı. Sonra Hakkı, yakınlarda olan evine gitmemizi teklif etti. Anlattığına göre, hem stüdyo hem de ev olarak kullandığı bir teras katı vardı. Hep birlikte kalkıp bir taksiye atladık.

Gerçekten hoş bir yerdi Hakkı’nın evi. Yüksek bir apartmanın terasının tam ortasında inşa edilmiş bir eve benziyordu. Bütün odalardan alabildiğine geniş terasa çıkılabiliyordu. Biri stüdyo haline getirilmiş iki büyük salonu, iki yatak odası, geniş bir mutfağı ile banyosu vardı. Salondaki geniş koltuklara oturduk. Hakkı salonun dip tarafındaki barın arkasına gitmiş ve hepimize içki hazırlamaya koyulmuştu. Normal olarak ona dikkat etmemem gerekiyordu ama, kaçamak hareketleri ilgimi çektiği için, çaktırmadan yaptıklarını izlemeye başlamıştım. Tezgahın üstüne önce üç bardak koymuştu. Ellerini tekrar tezgahın altına götürdüğünü ve birşeyler yaptığını farketmiştim. Sanki elindeki bir şeyi sallıyor gibiydi. Sonra bir dördüncü bardağı çıkarıp ötekilerin yanına ve sol başa yerleştirdiğini gördüm. Birden o bardağın içine bir şeyler koyduğu kuşkusuna kapılmıştım.

Bir yandan da, onu seyrettiğimi anlamasını istemiyordum. Gidip mutfaktan bir kova buz getirdi. Önce buzları attı bardaklara, sonra da viski doldurdu. Kuşkulu bardağı sağ eline, bir diğerini de sol eline alıp bize doğru geldi. Sol elindeki bardağı bana, sağ elindekini de, Can’la konuşmakta karıma verdi. Sonra gidip öbür iki bardağı da aldı ve birini Can’a verip, diğeri elinde, koltuklardan birine oturdu. Şimdi sırf dikkat kesilmiştim. Karımın bardağına viski dışında bir şeyler koyduğundan emindim artık. İçimden gidip bara bakmak geliyordu ama, sabretmeye çalışıyordum. Nasıl olsa bir fırsat geçerdi elime.

Hakkı’nın yerine oturduğu andan itibaren gözlerini karımndan ayırmadığını farketmekten geri kalmamıştım. Yine bacak bacak üstüne atmıştı Şule. Böylece, seyrine doyum olmayacak nefis bir manzara sergiliyordu. Arasıra konuşmasını destekleyen hareketler yaparken hafifçe öne eğildiğinde de, memeleri, yarıyarıya ortaya çıkıyordu. Hakkı da, bunların hiç birini kaçırmıyor, karımı gözleriyle yiyordu sanki.

Hakkı’nın yerinden kalkıp içeri gittiğini gördüğümde, beklediğim fırsatı elime geçirdim. Bardağımı elime alıp, sanki buz eklemek istiyormuşum gibi barın arkasına gittim. Hemen yanımda, mutfağa açılan küçük bir pencere vardı ve Hakkı’nın orada birşeyler yaptığını duyabiliyordum. Çaktırmadan tezgahın altına bakındım. Gözlerim, bardakların yan tarafında, geriye doğru itilmiş küçük şişeyi yakalayıverdi. Can’ın da yerinden kalkıp içeriye gittiğini görünce, elimi uzatıp şişeyi aldım. Gerçekten minik bir şişeydi bu ve üstünde “Spanish Fly” yazıyordu. Birden her şeyi anlamıştım. Hakkı, karımı azdırmak için afrodizyak vermişti ona.

Sonra mutfaktan gelen sesler dikkatimi çekti. Hakkı’yla Can alçak sesle bir şeyler konuşuyorlardı. Elimde bulduğum minik şişe, dikkatle dinlemeye başladım. Doğrusu sırf merak kesilmiştim.

– “Ulan ne biçim karı be…” diyordu Hakkı, “Hani ilik gibi derler ya…”

– “Güzel, değil mi..?”

– “Güzel de laf mı..? İlik gibi dedim ya… Her yeri am, karının. Baktıkça sikim kalkıyor…”

– “Ne adamsın be…”

– “Ne adamı var mı şimdi bunun… O götün güzelliğine baksana… Üstelik bir de açıyor orospu… Valla sikemezsem deliririm…”

– “Olur mu yav..? Kocası var…”

– “Kocasını boşver canım…”

– “Nasıl boş vereyim yani… Herif burada…”

– “Ne yani..? Sen sikmek istemez miydin..?”

– “Tabii ki isterdim… Ama nasıl yapıcaz ki..?”

– “Sandığın kadar zor değil oğlum… Sen bana bırak bu işleri…”

– “Lan manyaklık etme… Nasıl sikeceksin karıyı kocasının yanında..?”

– “Orasına karışma… Sen sikmek istiyor musun onu söyle bana…”

– “İstiyorum tabii deli misin..? Yıllardır istiyorum zaten de, bir türlü denk getiremiyorum işte…”

– “Tamam o zaman… Önce ben sikerim, sonra sen… Sonra da, istersen beraber sikeriz…”

– “Sen uçuyorsun valla…”

– “Ne uçması oğlum..? Karının amı yanıyor amı… Vermek için içi gidiyordur şimdi…”

– “Tabii, senin yakışıklılığına tav oldu değil mi..?”

– “Oğlum sen hakkaten safsın be… Karının içkisine ilacı dayadım… Görmüyor musun, yerinde duramıyor…”

– “Sen şeytanın tekisin… Peki kocası ne olacak..?”

– “Onu da; içkiyle bayıltırız nasıl olsa…”

Konuşmaları bitmek üzereydi. Elimdeki şişeyi aldığım yere koyup, yakalanmadan bardan uzaklaştım ve gidip yerime oturdum. Duyduklarım ve bulduğum afrodizyak şişesi beni serseme çevirmişti. Hakkı’yla yeni tanışmıştık. Can’a söylerken duyduğum kadarıyla da, herif daha ilk görüşte karımın içine düşmüş ve onu sikmeyi kafaya koymuştu. Bizi eve davet etmesinin ardında yatan nedenin bu olduğunu, artık biliyordum. Kafasından geçenleri gerçekleştirebilmek için de, daha oturur oturmaz, karıma afrodizyaklı içki vermişti. Onu böylece azdırıp, beni de sarhoş edip bayılttıktan sonrasıyla ilgili niyetlerini de, Can’a açık açık söylemişti zaten. Üstelik bu yetmiyormuş gibi, Can da karımı sikmek niyetindeydi.

Doğrusu, iyi yere dükkan açmıştık.

Bütün bu olanlar son derece garipti tabii. Ama, aynı anda daha da garip bir bir şey dikkatimi çekmişti. O da hiç kızmamış olmamdı. Normal olarak içimi doldurması gereken öfke ortada yoktu. Onun yerine, son derece tahrik olduğumu hissediyor ve şaşırıyordum. Şaşmayacak gibi değildi zaten. Herifler karımı sikmeye niyetlenip, bunun için planlar yapıyordu ve benim tepkim ise, sikimin kalkması olmuştu.

Karşımda oturan Şule’ye baktım. İçkisi bitmek üzereydi ve anladığım kadarıyla afrodizyak etkisini göstermeye başlamıştı bile. Yanaklarının hafifçe kızardığını, gözlerinin parlamaya başladığını görebiliyordum. Eteği de, sanki başta olduğundan daha fazla sıyrılmış gibiydi. Bacaklarının güzelliği, Hakkı’yı anlamama yardımcı oluyordu. Gerçekten de sik kaldırıcı bir manzara sergiliyordu karım. Fazla düşünmeme zaman kalmadan, Can’la Hakkı salona geri döndüler.

Hakkı artık en küçük bir hareketini bile kaçırmadan Şule’yi izliyordu. Böylece ortala ilginç bir durum çıkmış oluyordu. Can’la Hakkı’nın üstünde, planlarıyla ilgili bir gerilim vardı. Ben onların niyetini bildiğim için gerilim içindeydim. Şule ise bütün bu gelişmelerin dışında kalmıştı. Hiç bir şeyden haberi yoktu ve hem akşam boyu içtiği viskilerden kaynaklanan kafa iyiliğiyle, keyfi son derece yerinde, oturuyordu. Afrodizyak da üzerindeki etkisini göstermeye başlamış olmalıydı. Eskisi kadar sakin görünmüyor, yerinde kıpırdanıp duruyordu. En hareketlenen yeri de bacaklarıydı. Bu yüzden eteği artık iyice sıyrılmıştı.

İçkisi bittiğinde, Hakkı yerinden fırlayıp bardağı onun elinden neredeyse kaptı. Bu arada benim içkim de bitmişti. İkimizin bardaklarıyla yeniden barın arkasına dolandı ve Şule’nin bardağını yine tezgahın altına indirdi. Herif karımın yeteri derecede azmamış olduğunu düşünüyor olmalıydı. Onu uyandırmamak için, bakışlarımı yeniden Can’a çevirdim. Galiba en iyisi, olayları kendi akışına bırakmaktı. Neler olabileceğini merak etmeye başlamıştım.

Hakkı viski bardağını elime verdiğinde, neredeyse tepeleme doldurmuş olduğunu gördüm. Adamın niyeti, benden biran önce kurtulmaktı. Ama, benim içkiye ne kadar dayanaklı olduğumu bilmiyordu tabii. Sesimi çıkarmadan, koca bir yudum aldım visk**en. Sonra da karımın viskisini dudaklarına götürüşünü ve içişini izledim. Gerçekte içtiğinin ne olduğunu bilse, ne düşünürdü acaba?

Bir süre sonra Şule içkisini de yarılamıştı. Bu arada afrodizyak da, etkisini iyice göstermeye başlamış ve artık yerinde duramaz olmuştu. Birara eğilip ayakkaplarını çözdü ve çıkardı. Sonra da koltukta yan dönüp, bacaklarını koltuğun kol dayama yerinin üstünden sarkıttı. Şimdi eteği daha da sıyrılmıştı tabii. Üçümüz de, çıplak kalçasını görebiliyorduk. Üstelik böyle otururken vücudu iyice büküldüğü için; giysisinin ön kısmı da oyunlar oynamaya başlamış, memelerinden biri, neredeyse ucuna kadar meydana çıkmıştı. Hakkı’nın da, Can’ın da gözlerinin parladığını görebiliyordum.

Çaktırmadan Hakkı’yı incelemeye başladım. Can’a mutfakta, “karıya baktıkça sikim kalkıyor” derken yalan söylememişti. Gerçi bacak bacak üstüne atıp biraz gizlemişti ama, yine de, pantolonun önünde kocaman bir kabarıklık meydana geldiğini görebiliyordum. Sonra Can’ın sikinin de kalkmış olduğunu farkettim. Bu durum; daha da tahrik olmama yol açarak, beni iyice şaşırttı. Sanki benliğimin derinliklerinde hep gizli kalmış bir şeyler ortaya çıkıyordu. Başka türlü bir açıklama bulamıyordum. Öyle ya, iki erkek karımı sikmeyi kafalarına koymuştu ve ben bunu biliyordum. Uygun zamanın gelmesini beklerlerken de, kalkmış sikleriyle onu seyrediyorlardı. Şule de peşpeşe devirdiği afrodizyaklı iki bardak visk**en sonra, güzelliklerini büyük bir umursamazlıkla sergilemeye başlamıştı. Benim bütün bunlara tepkim ise tahrik olmak ve sikimin kalkması oluyordu.

Hakkı yerinden kalkıp Şule’ye doğru yürüdüğünde, düşüncelerim dağıldı. Dikkatimi, yine onu izlemeye verdim. Çünkü niyetinin, onun boşalan bardağını almak olduğunu anlamıştım. Sırtı bana dönük olduğu için ben göremiyordum gerçi ama, Şule, Hakkı’nın pantolonundaki kocaman kabarıklığı mutlaka farketmiş olmalıydı. Dumanlı gözlerle oraya baktığını gördüğümde, yanılmadığımı anladım. Kendisi için kalkan siki görmüştü. Hakkı da, bilinçli bir biçimde yavaş hareket ediyor ve sanki kendini seyrettirmek istiyordu. Sonunda elinde bardakla bara yöneldiğinde, yine ustaca bir manevrayla kendini bana önden göstermeden geçip gitti. Onun bu işleri çok iyi bildiğini anladım ben de.

Bu sefer viskiye afrodizyak karıştırmaya gerek görmemişti. Ama barda epeyce oyalandı. Sikinin inmesini beklediğini biliyordum. Sonra Şule’nin içkisini getirip, benim daha tam boşalmamış bardağımı aldı. Öyle ya, sarhoş edilip devre dışı bırakılması gereken bendim. Karım ise kıvamına gelmiş gibi görünüyordu. Bu sefer de tepeleme doluydu bardağım. O an için yapabilecek tek şay vardı. O da; Can ve Hakkı’nın yaptığını yapıp, Şule’yi seyretmekti.

Doğrusunu söylemek gerekirse; gözlerimizin önündeki manzara, gerçekten de seyretmeye değerdi. Karım bizlere yan dönmüş, bacakları koltuğun kol dayama yerinin üstüne uzatmış otururken, dış tarafta kalan bacağını ötekinin üstüne atmıştı. Böylece çıplak kalçası daha çok görünür hale gelmişti. Gerçi Can’la Hakkı, onun kıçında külot olmadığından henüz emin olamamışlardı ama, iyice kuşkulanmışlardı herhalde. Bu yetmiyormuş gibi, sürekli olarak ayak parmaklarını oynatıp duruyordu. Üçümüz de başka tarafa bakamaz olmuştuk. Ama o, böyle oturmaktan sıkılmıştı galiba. Bacaklarını indirip, tekrar yüzünü bize döndü. Bunu yaparken bacakları iyice aralanmış ve kısa bin an için amının kılları ortaya çıkmıştı. İşte bu öldürücü darbeydi. Artık Can da Hakkı da, karımın kilotu olmadığını biliyordu.

Hızla düşünüyor, duygularımı inceliyor ve ne yapmak gerektiği konusunda bir karar vermeye çalışıyordum. Gözlerimin önünde, Can ve Hakkı’nın karımı nasıl sikeceklerinin resimleri uçuşmaya başlamıştı. Bunu son derece güçlü bir biçimde arzuladığımın farkındaydım. Peki nasıl olacaktı bu iş? Aklıma ilk gelen, Hakkı’nın istediği gibi sarhoş olup bayılmak ve böylece onlara aradıkları fırsatı vermekti. Ama olup bitecekleri mutlaka seyretmek de istiyordum. Üstelik karımın seyredildiğini, en azından şimdilik bilmemesi de gerekiyordu. Aksi halde kendini bırakamayacağından emindim. Her neyse, ilk yapmam gereken, bayılma nuramasıydı.

Bardağımda kalan viskiyi kafama dikip, peltekleştirmeye özen gösterdiğim bir dille Hakkı’ya “kendime bir içki daha alıp alamayacağımı” sordum. Bu onu öylesine mutlu etmişti ki, anlatamam. Bardan doldurduğum bardakla tekrar yerime oturduğumda, Şule, biraz daha yerinde duramaz hale gelmişti. Şimdi kalçalarını koltuğun ön tarafına getirip iyice arkasına yaslanmış durumda oturuyordu. Çıplak ayaklarının yalnızca parmak uçları yere değiyordu. Dizleri, bir karıştan fazla ayrıktı ve eteği alabildiğine sıyrılmıştı. Eteğin kumaşını bacaklarının arasına soktuğu için, amı görünmüyordu.

Beklenenin aksine, duyduğum heyecanın etkisinden olacak, cin gibi ayılmıştım sanki. Ama bunu kimse bilmiyordu. Aksine, Can da Hakkı da, artık düşmek üzere olduğumdan emin gibiydiler. Hakkı, Şule’nin tam karşısında oturuyordu. Artık beni fazla umursamadığı için de, ilginç şeyler yapmaya başlamıştı. Tıpkı karım gibi, o da kalçalarını koltuğun ön tarafına kaydırmış, arkaya iyice yaslanıp, yarı yatar duruma gelmişti. Bacakları alabildiğine aralıktı. Pantolonun önündeki kocaman kabarıklık, açıkça görülüyordu. Üstelik, sanki işi garantiye almak istiyormuş gibi, zaman zaman elini götürüp kalkmış sikini okşuyor ve bunu yapaken de, Şule’nin gözlerinin içine bakıyordu.

Karım da gözlerini, kendisi için kalktığını bildiği sikten alamıyordu bir türlü. Ağzı yarı aralıktı. Gözleri buğulanmıştı. Burun kanatlarının oynadığını görebiliyordum. Artık tam sikilecek kıvama gelmişti ve sikilmeyi son derece istediğini de belli ediyordu. Birden yerinden kalkması, üçümüzü de şaşırttı. Parmaklarının ucunda, kalçalarını çalkalayarak bara doğru yürümesini hep birlikte seyrettik. Barın arkasına geçip bardağını tezgahın üstüne koydu ve elini buz kovasına daldırdı. Aynı anda da Hakkı fırladı yerinden ve hızla onun yanına gitti. Şimdi ikisi de tezgahın arkasındaydılar ve Hakkı karıma yardım ediyormuş gibi görünüyordu.

Can da ben de onları dikkatle seyrediyorduk. Ama ikisinin de bize aldırdığı yoktu. Bizimle hiç ilgilenmiyorlardı sanki. Şule’nin iki eli de tezgahın üstündeydi. Bir eliyle bardağını tutmuştu, diğeriyle de buz kovasından aldığı buzları bardağa koyuyordu. Hakkı onun sol tarafındaydı. Sol eliyle viski şişesini tutmuştu. Sağ eli ise aşağıdaydı. Karıma biraz daha sokulduğunda, bir şeyler yapacağından kuşkulandım. Neredeyse aynı anda Şule’nin yüzünde garip bir ifade belirdi. Sarsıldığını ve alt dudağını ısırdığını gördüm. Hakkı’nın elini arkadan getirip eteğinin altına, bacaklarının arasına soktuğundan emindim. Doğrusu herifi alkışlamak gerekiyordu. Gerçekten son derece cesurdu.

Sonra karımın vücudu daha da şiddetle sarsıldı. Gözlerini kapamıştı. Bir eli bardağı kavramış, öbür eli buz kovasının içinde, donup kalmıştı sanki. Hakkı’nın amıyla oynadığını anlamamak için salak olmak gerekirdi. Sikimin çatlayacak hale geldiğini ve zonkladığını hissediyordum. Şule de son derece heyecanlanmış olmalıydı. Vücudunun görünen üst kısmına bakarak, alt kısmının kıvrılıp büküldüğünü anlayabiliyordum. Herif karımı parmağıyla sikiyordu düpedüz. O da bundan çok büyük bir zevk alıyordu. Zaman kavramını yitirdiğim için, öyle ne kadar kaldıklarının farkında değildim. Sonra Şule’nin vücudu hafif hafif sarsılmaya başladı. Beli geliyordu. İşler, kelimenin tam anlamıyla kontrolden çıkmıştı artık.

Kendini toparlayıp elinde bardağıyla tekrar yerine giderken, benimle gözgöze gelemedi karım. Ama oturuşuna bakılırsa, yaşadığından pişman olduğu söylenemezdi. Şimdi dizleri daha da aralık oturuyordu. Gerçi yine eteğin kumaşını bacaklarının arasına sokup kasıklarını örtmüştü ama, yalnızca ancak küçük bir kilotun örtebileceği kadar bir yer gizlenmiş durumdaydı. Buna karşılık, iki bacağının da iç tarafında, hafifçe parlayan bir ıslaklık olduğunu görebiliyordum. Hakkı ise hala barın arkasındaydı ve Can’a bakarak, pis pis sırıtıyordu. Sonra o da gelip yerine oturdu ve Şule’nin gözlerinin içine bakarak, sağ elinin işaret parmağını ağzına götürüp emmeye başladı. Gerçekten de ustaydı herif.

Artık işi fazla uzatmamak gerektiğinin farkındaydım. Ya karımı alıp oradan gidecektim, ya da kalıp onu sikmelerine izin verecektim. Mantığım gitmeyi, duygularım ise bir yolunu bulup, Hakkı’ya Can’a aradıkları fırsatı vermeyi ve onlar karımı sikerken seyretmeyi emrediyordu. Sonunda duygularım kazandı.

İyice sallanarak kalktım koltuktan. Sonra da Hakkı’ya, içerde biraz yatıp kendime gelebileceğim bir oda olup olmadığını sordum. O da, Can da çok sevinmişlerdi tabii. Bu arada Şule’nin de rahatladığını farkediyordum. Hakkı önüme düşüp beni, içerdeki küçük bir odaya götürdü. Kilitteki anahtarı görünce, deli gibi sevindim.

– “Ben uyuycam… Tamam mı..?” dedim iyice yayılan bir dille, “Kimse beni rahatsız etmesin bak haaa…”

Sonra da kapıyı kapatıp anahtarı çevirdim. Bir süre kapının önünde kaldı Hakkı. Hatta kapıyı açmayı bile denedi. Sonra uzaklaştığını duydum. Hemen terasa açılan kapıya yöneldim. Hiç gürültü çıkarmadan açıldı kapı. Ayakkabılarımı çıkarıp, terasın beton zemininde sessizce yürüyerek salonun pencerelerine doğru gittim. İnce tül perdeler, içeriyi olduğu gibi görmeme olanak veriyordu. Onların beni görmesi ise çok zordu. Ayrıca kimsenin bakacağını da sanmıyordum. En büyük avantajım, üstlerdeki üç küçük camın da açık olmasıydı. Bu sayede, her şeyi duyabilecektim.

Şule’nin oturduğu koltuk cama çok yakındı. Bulunduğum yerle arasında yalnızca iki metre kadar mesafe vardı. Onu yandan seyrediyordum. O kadar hızlı gelmiştim ki, Hakkı daha yeni giriyordu salona. Hiç duraklamadan, karımın oturduğu koltuğa doğru yürüdü ve önünde yere diz çöktü. Elini uzatıp karımın bacağının iç tarafını okşamaya başladı.

– “Can…” dedi sorda da, “Sen biraz stüdyoya gitsene…”

Ona bakmamıştı bile. Gözleri karımın bacaklarının arasına dikiliydi. Şule de, gözlerini ondan ayıramıyordu. Hakkı öteki elini de götürüp bacaklarını iyice birbirinden ayırdığında, koltukta biraz daha öne kayıp, kalçalarını iyice kenara getirdi yalnızca. Şimdi eteği neredeyse beline kadar sıyrılmıştı. Hakkı, az önce parmağını soktuğu o güzelim amın şimdi tam içine bakıyordu. Sonra başı, karımın kasıklarına gömülüverdi.

– “Ohhhhh…” diye inledi Şule.

Ayaklarının yerden kesildiğini ve havalanıp Hakkı’nın omuzlarına yerleştiğini gördüm. Daha iyi yalanmak için, kendini tabak gibi açmıştı şimdi. Bir elini uzatıp parmaklarını Hakkı’nın saçları arasına geçirirken, öbür eli de memelerini okşamaya başlamıştı. O kadar çok heyecanlanmıştım ki, neredeyse belim gelecekti. Gözlerimin önündeki manzara o kadar güzeldi ki, kelimelerle anlatılması mümkün değilmiş gibi geliyordu bana. Karım kendinden geçmiş gibiydi. Afrodizyak etkisiyle saatlerden beri alev alev yanmakta olan amının içine giren dil, onu mestetmişti. Sonra tüm vücudu sarsılmaya başladı. Beli geliyordu. Kendini tutamamıştı.

Şule’nin ne kadar güzel sikiştiğini, sikilmeyi ne kadar sevdiğini, benim kadar iyi bilen olamazdı. Şimdiye kadar yaptıklarına bakarak, Hakkı’nın da hızlı bir sikici olduğu yargısına varıyordum. İkisi biraraya geldiklerinde, ortaya seyrine doyum olmayacak bir sikiş çıkacağınan emindim. Gördüklerim de, bu düşüncemin yanlış olmadığını belli ediyordu.

Karım yine çırpınmaya başlamıştı. Hakkı dilini çok ustaca kullanıyor olmalıydı. Yıllardır yalamaya doyamadığım o güzelim amın, şimdi onun ağzının altında nasıl açıldığını görür gibiydim. Birden derin bir “Iımmmmmhhhhh” çıktı Şule’nin ağzından. Tük vücudu sarsılıyor, tekrar beli geliyordu.

Sonra Hakkı’nın durduğunu ve başını karımın bacakları arasından çıkardığını gördüm. Birden ayağa kalktı ve pantolonunu çözmeye başladı. Akıl almayacak kadar kısa bir süre sonra belden aşağısı çıplak kalmıştı. Gözlerimi sikinden alamıyordum. Beklediğimden, sandığımdan çok daha büyüktü. Tıpkı sahibinin çıplak bacakları gibi, onun da neredeyse her tarafı kıllarla kaplıydı. Şule’nin gözleri de o noktada kitlenip kalmıştı sanki. Büyülenmiş gibi, biraz sonra içine girecek olan bu allameyi seyrediyordu. Elini götürüp, amını okşamaya başladı. Bulunduğum yerden göremiyordum ama; parmaklarının altındaki amın, tıpkı susamış bir ağız gibi açılmış, içine girecek siki sabırsızlıkla beklemekte olduğundan emindim.

Hakkı da acele ediyordu zaten. Yeniden karıma sokuldu ve bacaklarını dizlerinin arkalarından tutarak kaldırdı, sonra da göğsüne doğru bastırıp, onu adeta ikiye katladı. Kendi de, dizlerini biraz büküp iyice sokuldu ona. Siki, az sonra içine gireceği o güzelim amın dudaklarına sürünmeye başlamıştı bile. Birden Şule’nin elini uzattığını ve parmaklarının Hakkı’nın sikinin çevresine dolandığını gördüm.

– “Hadi sok artık n’olursun…” dedi, yalvaran bir sesle, “Ohhhh sok bana hadi…”

– “Sikilmek mi istiyorsun..?”

– “Ohhh evet… Ohhhh sikilmek istiyorum… Hadi sok n’olursun…”

– “Kocan içerde sızdı, biliyorsun değil mi… O baygın yatıyor ve sen sikilmek istiyorsun, öyle mi..?”

– “Ohhh evet… Beni sikmeni istiyorum anlıyor musun..? Saatlerce kalkmış sikini seyrettirdin bana… Şimdi onu yemek istiyorum… Hadi geçir bana… Gel hadi sik beni… Sik beni… Ohhhh sik beni n’olur…

Birden dibine kadar geçirdi Hakkı. Koltukta neredeyse ikiye katladığı karımın üstüne çökmüş, onu altına alıp ezmişti. Sonra pompalamaya başladı. Tam bir fırlamaydı doğrusu. Dediğini yapmıştı işte. Şule’yi sikiyordu. Üstelik onu bir de yalvarttırmıştı.

Olduğum yerde çömelmiş, nefes bile almadan seyrediyordum. Bulunduğum yerden, Hakkı’nın o kocaman sikinin karımın amına girip çıkışını, en ince ayrıntısına kadar görüyordum. Şule’nin amının dudakları, içindeki sikin çevresine sımsıkı sarılmıştı. Müthiş bir manzaraydı bu. Ben de, yüzlerce kez sikmiştim o amı. Fakat sikimin girip çıkışını böylesine yakından izlememe, elbetteki imkan olmamıştı. Başka bir yere bakamıyordum sanki.

Uzun ve sert hareketle sikiyordu Hakkı. Geri çekildiğinde siki neredeyse ucuna kadar çıkıyor, sonra bir hamlede dibine kadar geçiriyor ve taşakları karımın o güzelim götüne yapışıyordu. O da iyice tahrik olmuştu tabii. Bütün akşam boyunca Şule’nin içine düşmüş ve siki neredeyse hiç inmemişti. Fazla dayanabileceğini sanmıyordum. Hareketlerinin giderek hızlanması da, haksız olmadığımı belli ediyordu zaten. Bu arada ben de kendimi zor tutuyordum doğrusu. Sanki o koltuğun üstünde karımı siken Hakkı değil de benmişim gibi hissediyordum kendimi. Tarifi imkansız bir duygunun pençesindeydim. Heyecandan titreyen parmaklarımla pantolonumun fermuarını indirdim ve zonklamakta olan sikimi dışarı çıkardım. Belim geldiğinde, çamaşırlarımın berbat olmasını istemiyordum.

Karımın yüzü iyice çarpılmıştı artık. Duyduğu zevk, onu kendinden geçirmişti sanki. İki eliyle, Hakkı’nın, bacaklarını göğsüne doğru bastıran ellerini bileklerinden kavramıştı. Kalçaları kıvranıyor, içine girip çıkan sikin altında adeta dansediyordu. İnlemeleri, artık küçük birer çığlığa dönüşmüştü. Belinin gelmek üzere olduğunu görebiliyordum. Sonra Hakkı’nın ağzından ulumaya benzer bir ses çıktı. Bir anda dibine kadar geçirmişti karıma. Kalçalarının titrediğini görüyordum. Bu titremeler, tıpkı bir elektrik akımı gibi Şule’ye de geçiverdi. O ikiye katlanmış haliyle, koltukta çırpınıyordu karım.

Aynı anda, ikisinin de beli geliyordu.

Ben de bunu bekliyordum sanki. Belim terasın betonuna fışkırmaya başladı. Elimi bile değmemiştim sikime. Ama kendimi daha fazla da tutamamıştım işte. Tek yapabildiğim, duyduğum büyük zevkin verdiği duyguların, dudaklarımdan naralar halinde dışarı taşmasını önlemeye çalışmaktı.

Kendimi topladığımda, yeniden içeriye baktım. Hakkı sikini karımın amından çıkarmış ve geri çekilmişti. O kocaman siki, biraz inmiş gibiydi. Karım ise koltuğun üstünde, mestolmuş bir halde kendini toplamaya çalışıyordu. Bu ilk sikişin ne Hakkı’ya, ne de Şule’ye yetmediği belliydi. Yalnızca nefeslenmek için durmuş gibiydiler. Bunun farkına varmak, daha kendime tam gelememişken, yeniden heyecanlanmama neden oluyordu.

İlk hareket karımdan geldi. Doğrulup, elini Hakkı’nın sikine uzattığını gördüm. Parmakları, biraz önce amına girip çıkan, tohumlarını rahminin ağzına fışkırtmış, yarı inik o koca sikin çevresine dolandı. Sonra; hafif hafif, sanki incitmekten korkar gibi okşamaya başladı. Gözleri yine yarı kapalıydı. Yüzüne, sikilmek istediği zamanlarda hakim olan o anlatılmaz ifade, yine gelip yerleşmişti. Onca afrodizyaktan sonra, yalnızca bir kere sikilmekle yetinmesine olanak olmadığı belliydi.

Sikinde dolaşan parmaklar, Hakkı’nın üstünde beklenen etkiyi yaratmakta gecikmemişti tabii. Büyük bir hızla huylanıyordu. Bir anda, yeniden dimdik ve kocaman olmuştu siki. Biraz daha sokuldu karıma. Aklını başından alan sikin böyle yakınına gelmesi, Şule’yi daha da heyecanlandırmış gibiydi. Koltukta kıpırdanıp duruyordu. Sonra iyice doğrulup, o da Hakkı’ya sokuldu biraz. Şimdi herifin kocaman siki, neredeyse karımın yüzüne deyiyordu. Nefes bile almadan olup bitenleri izliyordum. Büyülenmiş gibi Şule’nin ağzını açışını ve o güzelim dudaklarının Hakkı’nın sikinin koca bir mantara benzeyen başına kapanışını seyrettim. Az önce amına girip çıkan, içinde tohumlarını fışkırtan sik, şimdi ağzındaydı karımın.

Şule’nin; alev alev yanan, kıpır kıpır diliyle insanın aklını başından alan, o çıldırtıcı ağzını çok iyi biliyordum. Yüzlerce kez, sikimin o ağzın içinde eridiğini hissederek mestolmuştum. Şimdi ise benim yerimde Hakkı vardı. Sikim yeniden taş gibi sertleşmişti. Hiç bir şeyi kaçırmamaya çalışarak seyretmeyi sürdürüyordum.

Karımın başı sürekli oynuyor, Hakkı’nın sikini ağzının derinliklerine alıp çıkarıyordu. Herifin yüzünde, ne kadar zevk almakta olduğunu açıkça belli eden bir ifade vardı. Başı hafifçe arkaya devrilmiş, gözlerini yarı kapatmıştı. İki eli, birer pençe gibi Şule’nin omuzlarını kavramıştı. Sonra kalçalarını ileri geri oynatmaya başladı. Artık sikini karımın ağzına sokup çıkarıyor, onu ağzından adeta sikiyordu. Manzara müthişti.

Sonra gözlerim salonun kapısında farkettiğim kıpırdanmaya takıldı. Can çaktırmadan gelmiş, tıpkı benim gibi, onları seyrediyordu. Aramızdaki mesafe yüzünden yüzünü tam göremiyordum ama, onun da son derece tahrik olduğundan emindim. Karımı sikmek için sırasını beklerken, seyretme fırsatını da kaçırmak istemiyordu anlaşılan.

Bu arada Hakkı’nın hareketleri giderek hızlanmış, sikini Şule’nin ağzına hırsla sokup çıkarmaya başlamıştı. Karımın gözleri kapalıydı. Yüzünde zevkten erimiş olduğunu açıkça gösteren bir ifade vardı. İki eliyle koltuğun kenarlarını sımsıkı kavramış, kendini alabildiğine bırakmıştı. Herif onu ağzından sikiyor, o da büyük bir teslimiyetle veriyordu. Burnundan çıkan mırıldanma ve inlemeler, bundan ne kadar çok hoşlandığını açıkça belli ediyordu.

Hakkı’nın ağzından hırıltılar çıkmaya başlamıştı. Belini getirmek üzere olduğu belliydi. Kalçalarının hareketleri giderek hızlanıyor, siki her bastırışında, karımın ağzına biraz daha çok giriyordu.

– “Ohhh ağzın am gibi…” dedi hırıldayan bir sesle. “Hadi iyice em bakayım sikimi… İyice em… Ohh şimdi fışkırtacağım ağzına… Gırtlağına fışkırtacağım şimdi… Ohh hadi yut tohumlarımı orospu… Yut tohumlarımı…”

Kalçalarının titrediğini görebiliyordum. Sonra vücudu da kasılmaya başladı. Aynı anda karımın boğazı da oynamaya başlamıştı. Tanrım, herif gerçekten de ağzında fışkırtıyor, o da büyük bir iştahla hepsini yutuyordu. Aynı anda onun da bütün vücudu titremeye, sarsılmaya başlamıştı. Hakkı’nın tohumları midesine inerken, o da belini getiriyordu.

Aslında yine patlama noktasına gelmiştim ama, kendimi kontrol etmeye çalışıyordum. Seyredeceklerimin bu kadarla kalmayacağı kesindi. Doğrusunu söylemek gerekirse, Hakkı planını aynen uyguluyordu. En azından söylediklerinin ilkini yerine getirmiş ve karımı sikmişti. Şimdi Can’a verdiği “ona da siktirme” sözünü tutacağından kuşkum yoktu. Zaten Can da hazırdı buna. Öte yandan, Hakkı’nın işi şimdilik bitmiş gibi görünüyordu. Şule’nin ağzında patlattıktan sonra, karşısındaki koltuğa oturmuş dinleniyordu. O kocaman siki yarıyarıya inmişti. Sonra yerinden kalkıp, salondan çıktı.

Karım, hala koltukta oturuyordu. Eteği artık beline kadar sıvalı, bacakları alabildiğine açıktı. Sağ elinin parmakları ise amıyla oynuyordu. Tanrım, sikilmeye doymamış olduğu öylesine belliydi ki. Çok geçmeden geri döneceğini tahmin ettiği Hakkı’yı beklediğini anlıyordum.

Gözlerimi ayırmadan onu seyretmekte olduğum için, Can’ın salona girdiğini, ancak Şule’nin yüzünde beliren şaşkınlıktan anlayabildim. Gözlerimi kapıya çevirdiğimde gördüğüm manzara beni de şaşırttı. Çırıl çıplaktı Can. Adaleli ve güneş yanığı bir vücudu vardı ama, ne karım ne de ben, işin bu tarafıyla pek ilgilenmiyorduk. İkimizin de dikkati, çelik bir yay gibi yukarıya kıvrık duran sikine yönelmişti.

Acele etmeden, karıma doğru yürüdü Can. Gözleriyle sanki onu yiyip bitiriyor gibiydi. Şule’yi “yıllardan beri sikmek istediğini” söylemişti Hakkı’ya. Şimdi yakalamıştı bu fırsatı işte. Karım, parmakları hala yeni sikilmiş amında, dudakları yarı aralık ve yüzünde içindeki sikilme isteğini açıkça ortaya koyan bir ifade ile onu bekliyordu. Can iyice yaklaştığında, birden kalkıverdi koltuktan. Sonra arkasını Can’a dönüp, dizlerinin üstünde, yeniden çıktı koltuğa. Ellerini koltuğun arkalığına dayamış, kıçını dışarı çıkarmış, belini bükmüştü.

Yeni bir siki içine almak için hazır bekliyordu.

Fazla bekletmedi Can onu. Arkadan sokulup sikini önünde açılmış bekleyen o güzelim amın dudakları arasına yerleştirdi ve bir anda dibine kadar geçirdi karıma. Şule’nin gözleri kaymıştı. Hiç itiraz etmeden, kendini ikinci bir adama siktiriyordu. İtiraz etmek ne kelime, zevkten bayıldığını görebiliyordum. Can da zevkten uçmuştu tabii. İki eliyle karımı belinden kavramış, gözleri yarı kapalı, hırsla sikiyordu. Birden belini getirmeye başladı. Vücudu sarsılıyor, kıçının yanakları titriyordu. Bütün gece heyecanla bu anın gelmesini beklemiş, üstelik, Hakkı karımı sikerken seyretmişti. Bunun onu daha da tahrik etmiş olduğu kesindi. Kendini tutamamıştı işte. Tohumlarını Şule’nin amına dolduruyordu.

İçindeki sikin fışkırdığını hissetmek de, karıma yetmişti tabii. Vücudunun dalga dalga sarsılıp çırpındığını, adeta kendinden geçerek belini getirdiğini görebiliyordum.

Durulmalarını elbetteki beklemiyordum ama, Can’ın sanki hiç bir şey olmamış gibi karımı sikmeyi sürdürdüğünü görünce, yine de şaşırdım. Yoksa Hakkı ona da mı afrodizyak vermişti acaba?

Şule’nin yüzü bana dönüktü. Zevkten kaymış gözleriyle, hiç bir yere bakmıyor gibiydi. Beni aklına bile getirmediğinden emindim. Normal halinde bile sikilmekten ne kadar hoşlandığını bildiğimden, şimdi bir de afrodizyak etkisindeyken ne hale geldiğini tahmin edebiliyordum. Dünyadan kopmuş gibiydi. O anda içine girip çıkan sikten başka hiç bir şeye ilgi duymadığı belliydi.

Can, başını arkaya atmış, gözlerini kapamıştı. Ne kadar zevk aldığı yüzünden açıkça belli oluyordu. Durmadan pompalıyor, sikini, karımın artık iyice şişmiş ve içi tıkabasa bellerle dolmuş olması gereken amına sokup çıkarıyor, onu çıldırtıyordu. Manzara müthişti doğrusu. Seyretmeye doyamıyordum. Elimi sikime dokundurursam hemen patlayacağımın farkındaydım. Bunu mümkün olduğu kadar geciktirmek istiyordum. İçimden gelen bir ses, daha da müthiş şeyler seyredeceğimi söylüyordu sanki.

Daha bu düşünceler kafamın içinden tam geçemeden, Can’ın Şule’nin belindeki ellerinden birini çekip, hemen önündeki o yusyuvarlak kalçalara götürdüğünü gördüm. Önce birini avuçladı. Sonra da başparmağını aralarındaki yarığa sokuverdi. Karımın vücudunun elektrik çarpmış gibi titrediğini gördüm. Can’ın parmağı altındaki o küçük ve pembe göt deliğinin ne kadar duyarlı olduğunu benim kadar iyi bilen olamazdı. Onu kimbilir kaç kere yalamış, içine parmağımı, dilimi ve sonunda da sikimi sokmuştum. Kısacası o güzelim götü sikmeye bir türlü doyamamıştım. Şimdi ise orada bir başka erkeğin parmağı vardı.

Ama iş bununla kalmayacaktı tabii. Gerçi Can şimdilik yalnızca yoklama çekiyordu ama, karımın gösterdiği tepki nedeniyle, sikini bu iştah açıcı küçük deliğe de sokabileceğinden emin olmuştu bile. Bir taraftan da sikinin çevresine sımsıkı dolanmış olan amı sikmeyi sürdürüyordu. Sonra eli iyice haraketlendi. Artık başparmağını Şule’nin götüne sokup çıkarıyor olmalıydı.

Karım çıldırmış gibiydi. Kalçaları çalkalanıyor, dalgalanıyor, kıvranıyordu.

– “Ohhhh… Hadi götümden sik beni…” diye inlyedi birden. “Oh hadi götümden sik beni, n’olursun… Hadi götüme sok sikini…”

Can’ın o ana kadarki niyeti neydi, pek emin değildim ama, Şule’nin son sözleri, eğer varsa, kontrolü elinden kaçırmasına neden olmaya yetmişti. Kalçalarını geri çekerek, am suları ve bellerle sırısıl sıklam ıslanmış, pırıl pırıl parlayan sikini karımın amından çıkardığını gördüm. Sonra eliyle dibinden tutup, başını önündeki pembe göt deliğine dayayışını ve bastırmaya başlayışını, büyülenmiş gibi izledim. Yavaş yavaş giriyordu.

Şule’nin yüzü zevkten iyice çarpılmıştı. Yarı aralık gözlerle benim bulunduğum yere doğru bakıyordu. Ama hiçbir şey görmediğinden emindim. Can’ın kasıkları kalçalarına yapışıp, o çelik gibi sik tümüyle götüne gömüldüğünde, tüm vücudu sarsılmaya başladı. Ağzından küçük çığlıklar kaçırarak, kimbilir kaçıncı kez belini getiriyordu. Götü, Can’ın sikini bir mengene gibi sıkıştırmış olmalıydı. Sonra Can, karımın götünü sikmeye başladı. Yavaş ve uzun hareketlerle, sikini, o yumuşacık, ateş gibi yanan deliğe sokup çıkarıyor, sokup çıkarıyordu. Manzara, tek kelimeyle müthişti.

Belimin heran gelebileceğinin bilincinde ve bütün gücümle bunu geciktirmeye çalışarak, karımın sikilişini seyrediyordum. Sanki tepeden tırnağa, kocaman bir sik gibi hissediyordum kendimi. Tüm hayatım boyunca bu kadar çok tahrik olduğumu hatırlamıyordum. Bir taraftan da, Hakkı’nın mutfakta Can’a söylediği sözler kafamın içinde dansediyordu. Hakkı “karımı önce kendisinin sonra da Can’ın sikeceğini, en sonunda da birlikte sikebileceklerini” söylemişti. Şimdiye kadar seyrettiklerim, karımın gözlerimin önünde, ağzından, amından, götünden sikilmesi yetmezmiş gibi, şimdi de, büyük bir istekle bu sözlerin gerçekleşmesini bekliyor, umuyordum.

Bu arada Can da Şule’nin götünü sikmeyi sürdürüyordu. İki eliyle karımın ince belini sımsıkı kavramış, kalçalarının sert hareketleriyle ileri geri hareket ediyor, artık iyice kızarmış olan sikini sokup çıkarıyordu. Vücudunun adeleleri gerilip şişmişti. Onun da çok büyük bir zevk almakta olduğu açıkça belliydi. Gözlerimi biran için bile olsa onlardan ayıramadan, hiç bir ayrıntıyı kaçırmamaya çalışarak, büyülenmiş gibi seyrediyordum. Bu yüzden de, Hakkı’nın gelişini, hemen farkedemedim.

Tıpkı Can gibi, o da içerde soyunmuş, çırıl çıplak kalmıştı. O kocaman siki, yine kazık gibiydi. Sessizce gelip yanlarına sokuldu. Sonra da elini uzatıp, karımın sırtını okşamaya başladı. Şule’nin onun varlığından haberdar olması da, vücudunun üstünde dolaşan bu üçüncü el nedeniyle oldu. Başını çevirip Hakkı’ya baktığını gördüm. Sonra gözleri, o kocaman kıllı sike takıldı ve mümkünmüş gibi, daha da çok şehvet ve sabırsızlıkla parlamaya başladı. Tanrım, artık beklentim gerçekleşmek üzereydi. İkisi birlikte sikeceklerdi karımı.

Hakkı’nın da fazla sabırlı olmadığı kesindi. Koltuğun arka tarafına dolandı. Parmaklarını saçlarının arasına geçirip Şule’nin başını tuttu ve ona doğru sokuldu. O kocaman sik, şimdi karımın yüzüne değmeye başlamıştı. Büyük bir heyecanla, o öpmeye doyamadığım dudakların açıldığını gördüm. Hakkı biraz daha yaklaştı ve sikini biranda Şule’nin ağzına sokuverdi. Bu, karımın belinin bir kez daha gelmesi için yeterli olmuştu. Yine tüm vücudu sarsılıp dalgalanıyor, kalçaları sağa sola dansediyordu. Can hareketsiz kalmıştı. Siki, o küçük göt deliğinin içinde tekrar hapsolmuş olmalıydı.

Sonra duruldu karım. Aynı anda da, hem Can, hem de Hakkı pompalamaya başladılar. Biri götüne, öbürü ağzına sokup çıkarıyorlardı şimdi. Tıpkı Hakkı’nın söylediği gibi, önce ayrı ayrı sikmişlerdi karımı, şimdi de ikisi birden, iki taraftan sikiyorlardı. Artık kendimi tutmama olanak kalmamıştı. Elimi bile dokundurmadım sikime. Ama belim, birden fışkırmaya başladı. Başım dönüyor, gözlerim kararıyordu.

Yeniden içeriyi seyredebilecek kadar kendimi topladığımda gördüklerim yine müthişti. Can da, Hakkı da iyice hızlanmışlardı şimdi. Sikleri, birer piston gibi karımın götüne ve ağzına girip çıkıyordu. Şule ise kendini onlara bırakmış gibiydi. Gözleri sımsıkı kapalı, beli aşağı bükülmüş, kalçaları götüne girip çıkmakta olan sikin işini kolaylaştırmak için iyice havaya kalkmış, dudakları ağzına girip çıkmakta olan o kacaman kıllı sikin çevresine bir vantuz gibi yapışmış, sikiliyordu. Hem de ne sikiliyordu. İnlemeleri gerçi burnundan geliyordu ama, o kadar şiddetliydi ki, ben bile duyabiliyordum.

– “Ohhh, ağzın am gibi…” diye homurdandı Hakkı birden. “Ağzın am gibi orospu…”

Belini getirmek üzere olduğunun farkındaydım. Ama Can ondan çabuk davrandı. Birden dibine kadar geçirdi karımın götüne. Hayvani sesler çikarıyor, kalçaları kasılıyordu. Tanrım, belini Şule’nin o küçük götünün derinliklerine boşaltıyordu. Bir taraftan da, iki eliyle karımın dalgalanan, çırpınan vücudunu kontrol altında tutmaya çalışıyordu. Sonra Hakkı da getirmeye başladı.

Şule, gırtlağına fışkıran ilk salvoyla birlikte kontrolden çıkıverdi. Hakkı’nın kocaman siki biranda ağzından çıktı ve ikinci salvoyu yüzünün tam ortasına yedi. Bu onu daha da çıldırttı sanki. Öyle ki, Can da tutmayı beceremedi karımı. Bir anda onun siki de çıktı dışarı. Ama hala fışkırmaya devam ediyordu. Beyaz erkeklik sıvılarının havada geniş bir kavis çizip karımın o baştan çıkartıcı kalçalarına yağması öylesine tahrik edici bir manzaraydı ki, sikim yeniden taş gibi oluverdi bir anda.Sonra ayrıldılar. Can bir koltuğa, Hakkı bir koltuğa oturdu. Şule de oturduğu koltukta hafifçe yan dönüp, bacakları altında, adeta yığılıp kaldı.

Artık her şeyin bitmiş olması gerektiğini düşünüyordum. Öyle ya, Hakkı üç, Can da iki kere patlatmışlardı. Ama rekor tartışmasız karımdaydı. Tam sekiz kez çıkmıştı bulutların üstüne. Orada koltuğun üstünde, tüm yorgunluğu ve sikilmişliğiyle öylece otururken o kadar güzel, o kadar sikilesiydi ki, başımı döndürüyordu. O anda en çok istediğim, az öncesine kadar siklerin girip çıktığı, bellerin dolduğu amıyla götünü görebilmekti ama, oturuş biçimi buna izin vermiyordu. Şimdi yerinden kalkıp içeriye, beni uyuduğumu sandığı odaya gelse ve o birbirinden güzel deliklerini bana gösterse, bütün o vıcık vıcıklıklarıyla, sikilmişlikleriyle, bir kere de benim sikimin oralara girip çıkmasına olanak verse ne güzel olur diye düşünüyordum. En iyisi ses çıkarmadan ve görülmeden odaya geri dönmem olacaktı galiba.

On saniye sonra odaya geri dönmüş, pencereyi kapamış ve yatağın üstüne oturup Şule’yi beklemeye başlamıştım. Yaklaşık on dakika kadar da bekledim. Ama bir türlü gelmiyordu karım. Doğrusunu söylemek gerekirse merak etmeye başlamıştım yeniden. Sonunda dayanamadım ve tekrar terasa çıktım.

Salonda her şey, bıraktığım gibi değildi artık. Gerçi Hakkı ve Can, hala koltuklarda oturuyorlardı ama, Şule yerinde değildi. Koltuktan kalkmış, tam ortalık yere, yumuşak halının üzerine, sırtüstü yatmıştı. Bacaklarını alabildiğine açmış ve dizlerinden bükerek göğsüne doğru çekmişti. Tabak gibi açıktı yani. Sol elini kalçalarının altından geçirerek getirmiş, orta parmağını, az önce Can’ın sikinin girip çıktığı, tohumlarını fışkırttığı götüne sokmuştu. Sağ elini ise önden uzatmış, yine orta parmağını, işaret ve yüzük parmaklarıyla şişmiş dudaklarını iyice açtığı amına sokmuştu. Gözleri yarı kapalı, Hakkı ve Can’ın önünde, kendini parmaklarıyla sikiyordu karım. Hem amından, hem götünden.

Tanrım, hala sikilmeye doyamadığı belliydi. Hakkı’nın afrodizyakı onu öylesine etkilemişti ki, tam sekiz kez belini getirmesine rağmen, hala doymamıştı sikilmeye. Olduğum yerde donmuş kalmıştım. Biraz önce görmek istediğim iki delik de, vıcık vıcık olup iyice açılmış amı da, götü de gözlerimin önündeydi şimdi. Seyrine doyulmayacak bir manzaraydı bu.

Sonra akledip Hakkı’yla Can’a baktım. Onlar da büyülenmiş gibi seyrediyorlardı Şule’yi. Eze eze, amından, götünden, ağzından sikip yine de doyuramadıkları karımı, alev alev yanan gözlerle seyrediyorlardı. Can’ın siki bir kere daha kalkmış, dimdik olmuştu. Hakkı ise yarı kalkık sikini okşuyordu.

– “Sikilmek istiyorum…” dedi karım birden… “Ohhh daha çok sikilmek istiyorum… Hadi gelin sikin beni… Hadi gelip sikin beni n’olur… Ohhh hadi… Ohhh hadi n’olur..? Ohhh n’olur…?”

Can bir anda fırladı yerinden. Halının üstünde, Şule’nin yanına diz çöktü. Ama karım bakmıyordu bile ona. Gözleri hala kapalı, parmakları amıyla götüne hızla girip çıkıyor ve konuşmayı sürdürüyordu.

– “Hadi sikin beni… Ohhhh sik istiyorum… Siklerinizi istiyorum… Hadi sikin beni… İkiniz birden n’olur… Ohhh ikiniz birden sikin beni hadi… Ohhh sikilmek istiyorum… Hadi sikin beni… Hadi sikin… Ohhh hadi… Sikin beni…”

Bu kadarı Hakkı’ya da yetmiş, o kacaman siki, tekrar kazık gibi olmuştu. Hızla yerinden kalkıp, karımla Can’ın yanına geldi. Şimdi son derece ilginç bir manzara vardı gözlerimin önünde. Şule pozisyonunu hala değiştirmemişti. Parmakları hala iki taraftan içine girip çıkmayı sürdürüyordu. Yalnızca konuşmaktan vazgeçmiş gibiydi. Şimdi yalnızca inliyordu. Bir taraftan da, yanındaki iki erkeği algılamıştı tabii. Bunun onu daha da çok heyecanlandırdığını, içindeki sikilme isteğini daha da arttırıp dayanılmaz hale getirdiğini farkedebiliyordum. Sonra birden beli gelmeye başladı. Dokuzuncu kez belini getiriyor ve can çekişen bir hayvanınkine benzeyen sesler çıkarıyordu. Vücudu gevşeyiverdi aniden. Parmakları içinden çıktı. Bacaklarını indirdi.

Aynı anda da Hakkı girdi devreye. Karımın yanına uzandı önce. Sonra da onu tuttuğu gibi üstüne çekti. Kalçalarının bir an için havalandığını gördüm. Elinin yardımına bile gerek duymadan, o kocaman sikini Şule’nin amına sokuverdi. Tek bir harekette dibine kadar geçirmişti.

– “Ohh ne güzel soktun…” dedi karım, “Ohhh ne güzel soktun bana… Ama yetmedi ki… Bir sik daha istiyorum… Ohhh bir sik daha istiyorum… Götüm boş kaldı bak… Ohhh bir sik de götüme istiyorum…”

Kulaklarıma inanamıyordum. Hayal edebileceklerimin en çılgınını istiyordu karım. Hakkı’nın üstüne uzanmış, o kocaman sikini dibine kadar amına almış, götüne girecek ikinci sik için yalvarıyordu. Başım uğulduyordu artık. Kendimden geçmiş gibi, Can’ın doğruluşunu ve Şule’nin arkasına geçişini izledim. Sikini getirip karımın götüne dayadı. Sonra da hiç zorlanmadan sokmaya başladı. Bir anda kasıkları, önündeki o baş döndürücü kalçalara yapışıverdi. Şimdi iki sik birden vardı karımın içinde. Biri amına, öbürü götüne girmişti. Dibine kadar.

Çığlığa benzer bir ses çıktı Şule’nin ağzından. İki erkeğin arasına sıkışmış vücudunu sarsılmaya, çırpınmaya başladı. Yine beli geliyordu. Onuncu kez.

Sonra Hakkı’ya Can, karımı sikmeye başladılar. Biri amından, biri götünden sikiyordu. Sikleri birer piston gibi giriyor, çıkıyor, giriyor, çıkıyordu. Şule ise zevkten çıldırmış gibiydi. Durmadan belini getiriyordu artık. Durulmaları en çok 15-20 saniye sürüyor, sonra yine vücudunu titremeye başlıyor, beli yine geliyordu. Artık saymama da olanak kalmamıştı. Çılgın bir şeydi bu. Seyretmeye doyamıyordum. Bu çılgın akşamın başlamasından bu yana tahrik olmadığım kadar çok tahrik olmuştum. Karımın, gözlerimin önünde, benden yalnızca bir kaç metre uzakta, iki çıplak erkek vücudunun arasına sıkışmış, hem amından hem götünden sikilişini seyrediyor ve uçuyordum.

Hepimiz zaman kavramını yitirmiştik herhalde. Ya da en azından bana öyle geliyordu. Bu nedenle, Can’ın birden bağırması beni beklemediğim kadar şaşırttı. Garibim, sikini bir mengene gibi sıkıştırıp saran o kadife yumuşaklığındaki götün etkisine daha fazla dayanamamış olmalıydı. Belini getiriyor, tohumlarını karımın götünün derinliklerine boşaltıyordu yine.

– “Ohhh fışkırt…” diye inledi Şule,bilmem kaçıncı kez kendi de belini getirirken, “Ohhh fışkırt götüme hadi… Ohhh doldur içimi yavrum… Doldur karnımı… Immmmnnnnnhhhh…”

Hakkı ise aşağıdan pompalamayı, sikini karımın amına sokup çıkarmayı sürdürüyordu. Ne de olsa, Can’dan bir kere fazla getirmişti belini o. Bu nedenle de hala dayanıyordu.

Sonra Can Şule’nin arkasından uzaklaştı. Karımın götü, içinden çıkan siki sanki bırakmak istemiyor gibiydi. Ama bunu başaramadı tabii. Can’ın yarı inmiş siki içinden çıktığında ise ürperdiğini farkettim. Birden doğrulup, kendi de Hakkı’nın üstünden kalkıverdi. Bir eliyle Can’ın elini tutmuş, gitmesine izin vermiyordu. Sırtını Hakkı’ya dönüp tekrar üstene oturduğu gördüm. Bu arada öbür elini aşağı uzatıp herifin o koca sikini tutmuş ve mosmor başını getirip götüne dayamıştı. Kendini bıraktı ve Hakkı’nın siki, Şule’nin götüne gömülüverdi. Can’ın elini de bırakmamıştı, bütün bunlar olup biterken. Hakkı’nın kıllı taşakları amının dudaklarına yapıştığında ise Can’ı kendine çekmeye başladı. Ağzı açıldı ve dudakları, götünden daha yeni çıkmış o yarı inik sikin üstüne kapanıverdiler. Hırsla emmeye başladı. Aynı anda da kalçaları hareketlendiler. Şimdi bir taraftan Can’ın tohumlarını içine henüz fırkırtmış sikini emiyor, bir taraftan da götünü dolduran o koca sikin üstünde oturup kalkıyordu.

Tanrım, gerçekten doymayacak gibiydi karım. Kendini sikişin labirentlerinde kaybetmişti sanki. Geri dönmeye de hiç niyeti yokmuş gibi görünüyordu.

Can dinlenememiş, kendine gelememişti bile. Ama Şule’nin ağzı o yarı inik sikine öyle şeyler yapıyordu ki, kendini yeniden kaptırmıştı. Giderek daha çok kalkıyordu siki. Sonunda iki eliyle karımın başını tuttu ve sikini hırsla sokup çıkarmaya başladı. Bu doymak bilmeyen kadınının ağzını sikme sırası ondaydı artık.

Karımı bu sefer de, bir sik götünde, bir sik ağzındayken seyrediyordum. Tıpkı daha önce olduğu gibi. Tek fark, bu sefer siklerin yer değiştirmiş olmasıydı. Gözleri sımsıkı kapalıydı Şule’nin. Zevkten kendinden geçmişti. Hakkı’yla Can da, yine transa girmiş gibiydiler. Dünyadan kopmuş, karımı sikiyor, sikiyor, sikiyorlardı.

Şule birden durup, Can’ın sikini ağzından çıkardı. Hayran gözlerle, dibinden sımsıkı kavradığı siki seyretti bir süre. Sonra vücudunu geriye verdi ve ellerini Hakkı’nın iki tarafından yere dayadı. Bacaklarını iyice açıp, dizlerini karnına doğru çekti. Manzara müthişti. Herifin o kacaman siki, dibine kadar gömülmüştü götüne. Onun üstünde de, vıcık vıcık olmuş, susamış bir ağız gibi açılmış amı görünüyordu. İçine yeni bir sik almaya hazır, hatta bunun için yalvarır gibi duran o güzelim am, başımı döndürdü.

– “Hadi sok…” dedi zevkten ağdalanmış bir sesle, “Hadi gel amıma sok sikini… Çabuk ol n’olursun… Hadi gel sik beni… Ohhh hadi… Yine amımdan götümden sikin beni n’olur…”

Hırsla saldırdı Can. Bir anda üç vücut birbirine girmişti yine. Aynı anda da, karım yine peşpeşe belini getirmeye başlamıştı. İki sik birden yemek, aynı anda iki erkeğe birden sikilmek, bir sikin amına, diğerinin götüne girip çıkması, onu zevkten çıldırtıyordu. İp tam anlamıyla kopmuştu artık. Üçünün de hareketleri giderek hızlanıyor, sertleşiyordu. Sanki dövüşür gibiydiler. İnlemeleri, haykırmaları, tam anlamıyla birbirine karışmıştı.

Can ayakları yere basılı, öne doğru eğilmiş ve kollarını Şule’nin bacaklarının altından geçirerek, onu omuzlarından kavramıştı. Güçlü kollarıyla yarı havada tutuyordu karımı. Sikini de büyük bir hırsla amına sokup çıkarıyor, neredeyse öldüresiye sikiyordu onu. Hakkı ise üstünden karımın ağarlığının kalkmasıyla rahatlamış, iki eliyle onu leğen kemiklerinden kavramıştı. Kalçaları bir motor hızıyla yerden havalanıp geri dönüyor, o koca siki Şule’nin götüne dibine kadar giriyor, ucuna kadar çıkıyor, tekrar dibine kadar giriyordu.

Sonra karımın vücudu, şimdiye kadar hiç görmediğim bir biçimde sarsılmaya başladı. Öyle ki, onu tutabilmek için, Hakkı da, Can da durmak zornda kalmışlardı şimdi. Beli kıvrulup bükülüyor, kalçaları sert hareketlerle sağa sola, yukarı aşağı oynuyordu. Bu sefer çok büyük geliyordu beli. Çıldırmış gibiydi. Üstelik bir türlü de durulmuyordu. İçindeki siklere acayip şeyler yapıyor olmalıydı. Ne Hakkı’nın ne Can’ın buna dayanamayacaklarına emindim. Sorun hangisinin önce patlayacağıydı. Herhalde Hakkı ilk olacaktı.

Ama yanılttılar beni. Çünkü birlikte patladılar. Biri amının öbürü götünün derinliklerindeki iki sikin aynı anda fışkırmaya başlaması, karımı da bitirdi.

Çığlıklar atarak, yığılıp kaldı.

Bense tepeden tırnağa sik kesilmiş bir halde kalmıştım olduğum yerde. Bu sefer onlar getirmiş, ben getirmemiştim. Şikayetçi de değildim. Çünkü artık karımı sikmek istiyordum. Saatlerdir sikildiği her yerinden ben de sikmek istiyordum onu.

İçerdekiler hala halının üstünde yatıyorlardı. Hakkı altta, karım onun üstündeydi. Can ise hemen yanlarında uzanmıştı. Bu sefer onları bıkarıp içeri gitmeyecektim. Bunu karımın odaya gelmeye kalkışmasından sonra yapmaya kararlıydım. Gerçi bu sefer her şey gerçekten bitmiş gibiydi ama, yine de emin olmak, bir şeyler kaçırmamak istiyordum.

On dakika kadar öylece yattılar içerdekiler. Sonra Şule kımıldadı ilk olarak. Hakkı’nın üstünden inip yere, ikisinin arasına oturdu. Gözleri bir Hakkı’nın, bir Can’ın sikine takılıyordu. Ama artık ikisi de inmiş, süklüm püklüm olmuştu siklerin. Sahiplerinin de, hiç bir şeye aldıracak halleri yoktu. Karım ellerini uzatıp ikisinin de siklerini okşamaya başladığında, hafifçe kımıldandılar, o kadar.

– “Sikilmek istiyorum…” dedi karım, “Daha sikilmek istiyorum…”

Can’ın yanıtı, yalnızca derin bir inlemeydi. Hakkı ise sesini bile çıkarmamıştı.

– “Heyyy, duymuyor musunuz..? Sikilmek istiyorum dedim size… Hadi kalkın bir daha sikin beni… Ohhhhh çabuk olun… Sik istiyorum…. Daha çok sik istiyorum…”

– “Pezevenk kocanı denesene…” dedi Hakkı, “İçerde uyuyor kocan… Biz burada orospu karısını sikerken, kocan içerde uyuyor… Git uyandır onu… Git ona siktir artık kendini orospu… Hadi git kocana ver artık… Böyle taze sikilmiş halinde git, onu uyandır, amını, götünü, ağzını ona da siktir hadi…”

Tam bir rüya aleminde gibi, karımla birlikte ben de dinliyordum bu rezil herifin söylediklerini. Ve tıpkı karım gibi benim üstümde de müthiş bir etki yapıyor, beynime işliyordu bu sözler. Çünkü sonuçta doğru söylüyordu Hakkı. Beni içerde uyuyor sanıyordu. Ve bu süre içinde karımı sikmişlerdi. Tanrım, hem de nasıl sikmişlerdi. Ama sonunda işleri bitmişti onların da. Karım ise bol afrodizyak etkisindeydi hala. Doymamıştı sikilmeye.

Şule birden kalktı ayağa. Saçı başı iyice dağılmış, giysisi vücudunun orta kısmında toplanmıştı. Onlara bakmadan içeri yöneldiğini görünce, ben de yıldırım gibi odama döndüm. Pencereyi kapadım, kapının kilidini açtım ve yatağın üstüne uzandım. Aynı anda da karım girdi içeri. O kapıyı kaparken, ben de başucumdaki küçük lambayı yaktım.

Üstünü başını düzeltmek zahmetine bile katlanmamıştı Şule. Bacaklarının iç tarafları, am suları ve bellerle sırılsıklam ıslaktı. Hakkı yüzüne fışkırttığı sırada saçlarına gelen beller kurumuştu. Gözgöze geldik.

– “Sik beni sevgilim…” dedi yavaşça, “Canım sikilmek istiyor…”

Sonra yürüyüp yatağın üstüne sokuldu. Elleri uzanıp içeri sokmaya fırsat bulamadığım, dim dik sikimi okşamaya başladı. Ama fazla dayanamadı. Bacaklarını açıp üstüme oturdu ata biner gibi. Yattığım yerden amını görebiliyordum. Şişmiş dudakları iyece açık, içinden peltelenmeye yüz tutmuş beller sızan amı başımı dördürdü. Biraz doğruluşunu ve sikimi dibinden kayvayıp amının altına getirişini izledim. Bir anda oturdu sikimin üstüne. Alışık olmadığım kadar gevşemişti amı. Bir anda, taşaklarıma kadar aldı beni içine. Ellerini göğsüme dayamış, gözlerimin içine bakıyordu. Amından sızan beller ılık ılık taşaklarıma akıyordu. Zevkten çıldıracak noktaya geldiğimi hissediyordum.

– “Canım sikilmek istiyor…” dedi şehvet dolu bir sesle, “Canım sikilmek istiyor kocacım…”

– “Doymadın mı..?” dedim.

Birden donup kaldı karım. Hala gözgözeydik ama artık hareket etmiyordu. Sorumu anlamaya çalıştığının farkındaydım. Kalçalarımı yukarı doğru bastırıp, sikimi biraz daha kökledim gevşemiş amına. Bu, vücudunun elektriklenmesine neden oldu. Sonra yeniden hareketlendi. Kalçaları şimdi üstümde dansediyordu.

– “Doymadın mı…?” diye tekrarladım sorumu…

– “Biliyorsun…” dedi, “Neler olduğunu biliyorsun…”

– “Biliyorum…”

– “Ama nasıl..?”

– “Seyrettim…”

– “Her şeyi mi…?

– “Her şeyi, en ince ayrıntısına kadar hem de…”

– “Kızmadın mı..?”

– “Saçlamala, aksine çok hoşuma gitti…”

– “Doğru mu söylüyorsun..?”

– “Evet… Çok hoşuma gitti…”

– “Neler yaptılar bana sevgilim…”

– “Siktiler…”

– “Ah evet sevgilim, siktiler beni… Hem de ne biçim siktiler… Ahhh ikisi birden siktiler beni ve zevkten uçtuğumu sandım… İki sik birden yemek o kadar güzeldi ki… Bir sik amımda, bir sik götümde… Ohhh öyle güzeldi ki… Dünyadaki hiç bir şey bunun yerini tutamaz biliyor musun sevgilim… Hiç bir şey… Yine istiyor canım…”

Hem konuşuyor, hem sikişiyorduk. Elimi götürüp orta parmağımı götüne değidirdim. Vıcık vıcık ve alabildiğine açıktı o küçük delik. Parmağımı sanki içine çekti. Birden vücudu yine titremeye başladı. Bir kez daha geliyordu beli. Ben de fışkırmaya başladım.

– “Ohhh canım çok sikilmek istiyor sevcgilim…” dedi durulduğumuzda, “Canım çok sikilmek istiyor sevgilim… İki sik birden istiyorum hem de… Biri amıma, öbürü götüme…”

– “Hadi yine git içeri o zaman…”

– “Faydası olmaz ki… O sikler kalkmıyor artık… İkisini de boşalttım… Bir daha kalkmayacak kadar boşalttım ikisini de…”

Şimdi yatakta oturmuş, sırtını duvara dayamıştı. Bacaklarını iyice açıp dizlerini toplamıştı. Hem konuşuyor, hem de amını okşuyordu.

– “O zaman talihine küs…” dedim, “Kalkmıyorlarsa, sen de siksiz kalacaksın demektir…”

– “Niye..?” diye sordu gözlerimin içine bakarak, “Dünyadaki tek sikler onlar mı sevgilim… Hadi gel gidelim buradan… Sokağa çıkalım ve bana sik bulalım… Bir sik daha bulalım, ikiniz sikin beni… Ya da daha güzeli, iki sik birden bulalım, üçünüz birlikte sikin… Ohhhh o daha da güzel olur sevgilim… Amımdan, götümden, ağzımdan aynı anda sikersiniz beni… Ohhhh o çok daha güzel olur sevgilim…”

Saate baktım. Neredeyse dörde geliyordu. “Neden olmasın” diye düşündüm kendi kendime. Türkiye’deydik, İstanbul’daydık. Burada abazan erkekten bol ne vardı ki..?

– “Hadi kalk o zaman…” dedim karıma, “Ama önce biraz üstünü başını düzelt… Bakalım neler bekliyor bizi sokakta…”

Sevinçle fırladı yerinden. Giysisinin askılarını omuzlarına geçirdi. Eteklerini biraz düzeltti. Odadan çıktık birlikte. Salonda Hakkı ve Can sızıp kalmışlardı. Şule sessizce içeri girip ayakkaplarını buldu ve yanıma geldi. Sırtını duvara dayayıp onları giyerken, gözlerim bacaklarının iç taraflarına takıldı. Hala sırılsıklam ıslak ve yapış yapıştılar. Nereye baktığımı görmüştü.

– “Böyle daha güzel sevgilim…” dedi, “Her gören sikildiğimi anlar böyle olunca… Yeni sikler istediğimi, aradığımı da…”

Heyecan Dolu Günlere Uyanmaya Hazır Olun

No Comments

Samimi tavırları ve etkileyici güzellikleri ile sizi büyüleyecek kadınlarla tanışmaya hazır olun. Kendinize ayırdığınız zamanlarda sizinle ilgilenecek ve sizi sıcak bir sohbetin içine çekecek kadınlar ile harika zaman geçireceğinize emin olabilirsiniz. escort sincan bayan ile tanıştıktan sonra hayatınızda yeni ve heyecanlı bir döneme başlayacak ve bu dönemin içinde kendinizi fazlası ile iyi hissedeceksiniz. Sıkıldığınız monoton günlerin her birini bu kadınlar ile arkanızda bırakacak ve bu kadınlar sayesinde heyecan dolu günlere uyanacaksınız. Heyecanınızı zirveye çıkaracak kadınlar ile oldukça güzel zaman geçirecek ve bu kadınlar ile tanıştığınız için fazlası ile mutlu olacaksınız. Kendinizi bu güzel kadınlar sayesinde heyecan dolu günlerde bulacak ve bu escort etlik kadınların her birinden günün her anında ilgi göreceksiniz. Dilediğiniz zaman konuşabileceğiniz çekici kadınlar ile konuşacağınız konuların hiçbir sınırı olmayacak ve bu kadınlar sayesinde tüm duygularınız fazlası ile özgür kalacak. escort eryaman bayan ile tanıştığınız için kendinizi fazlası ile şanslı hissedecek ve bu kızlardan fazlası ile hoşlanacaksınız.

Her Zaman Olduğundan Daha Da Güçlü Bir Film Anlayışınız Olacak

No Comments

Film izlemek bile en büyük faydaların peşinden getirilmesi ve kendi zevkinizin bir imzası demektir. Bu kadar farklı olan bir alanda bile zevklerin konuşturulabilmesi hem de elinizin altında zaman içinde çok geniş bir film arşivinin tutulması da bu yolla desteklenmektedir. Hem de en çok istediğiniz hd porno filmi film izle imkanlarını tanımanızı da sağlayarak elinizdeki tüm filmler ile farklılığı yaşamanızın önü açılmaktadır. Sadece izlemek değil aynı zamanda bu filmler içinde de farklı olan birçok yapılanmanın da elinizin altında tutulmasına destek verebilirsiniz. Zaten zaman içinde en büyük desteğin de günümüzde ilerlemesi de buna verilecek olan en büyük örneklerden biridir. Hemen hemen herkesin istediği ve elde ettiğinde de rahata erdiğini anlattığı konulu porno film izle imkanları sayesinde de her zaman farklı bir şansınızın olduğunu görebileceksiniz. Bu kadar farkındalığın yaşanması hem de aklınızda bulunan en büyük filmlerin de hemen dakikalar içinde ulaşılabilir olması da konulu seks film izle imkanları içindedir.

Annemle Askerden İzine Geldiğimde

No Comments

Annemle başımdan geçen o şehvetli geceyi önncesi ve sonrası olarak detaylı biir şekildeanlatacağım. Askerden bayram içiin izne geldiğimde nasıl biir gün geçirdiğimi, ve annemle olanhikayemizin nasıl başladığını tüm detaylarıyla açıklayacağım. Evet sevgili ensest severarkadaşlar hikayeme başlıyorum. Sizlerle Annemle başımdan geçen o şehvetli geceyi önncesi vesonrası olarak detaylı biir şekilde anlatacağım. Askerden bayram içiin izne geldiğimde nasıl biirgün geçirdiğimi, ve annemle olan hikayemizin nasıl başladığını tüm detaylarıyla açıklayacağım.Evet sevgili ensest sever arkadaşlar hikayeme başlıyorum.Annem işveli, yani biiraz nazlı biir bayandı. Olgun ve çook tecrübeli olması beenim ona olan arzumudaha da çekici kılıyor. Onu tadından yenmeyen biir bal peteği yapıyordu. 43 yaşıında 1.70boylarında sarışın yeşil gözlü, vücudunun hatları oldukça belirgin, dolgun biir vücuda sahip vebeyaz tenlidir. Açık giyinen biir kadındır. Fakat dışarıdaki giyimi daha tutarlıdır. Evde ise daharahat ve güzel kıyafetler giymeyi tercih eder. Özellikle iç giyiminde çook zevklidir. Gardrobunu çookkurcaladığım içiin biliyorum. Anneme olan ilgimin başlangıcı çocukluk yıllarımdan beridir.Annemin beenii banyoda temizlediği zamanları hala unutamıyorum. Dantelli sutyeninden taşan dirigöğüslerinin salınmasını, kalçalarının arasında sıkışan küçük siyah külotunu, kasıklarının zevküçgeni bugün bile gözümün önünde canlanıp duruyordu.Annemde boş kadın değildi. Biirşeylerin farkındaydı. Ne kaddarını bildiğini bilmiyorum amma beenimona karşı müthiş biir ilgi duyduğumu anlamıştı galiba. Arada şak yolluda olsa yakınlaşıyordukama gerçek niyetimi hiçç biir zaman anneme açamamıştım. Zaten maddi durumu yerinde mutlubiir aileydik. İşleri zorlaştırmaya gerek yoktu, aramızda belki olacaksa kendiliğinden biirşeylerolabilirdi. Günler aylar böyle geçerken askerlik zamanım gelmişti. Üniversiteyi kazanamayınca biiran önnce askere gidip geleyim dedim. Gidiş zamanım yaklaştıkça evden çıkmıyor, annemle dahafazla vakit geçiriyordum. Aklımda hepp o fikir vadı acaba biirşeyler olurmu diye düşünüyordum.Ama yinede anneme biirşey söylemeye cesaret edemiyordum. Sonunda askere gittim. Acemilikteen çook annemi özledim. Herrgün telefonla arıyor en çook annemle konuşuyordum. Sesini duymakrahatlatıyordu beeni. Banyo zamanıda annemin resminide elime alıp içeri giriyordum. Kısa banyosüresinde ilk yaptığım şey annemi düşünüp mastürbasyon yapmak oluyordu. Acemilikte kararverdim eve gidince anneme bütün olanları ve ona karşı düşündüklerimi söylüyecek yani ilanı aşkedecektim. Üç ay zorda olsa geçti eve geldim izinim biir hafttaydı. O da çabucak gelip geçmiştiama beende kayda değer biir gelişme yoktu. Nasıl edecek ne yapacakta söylüyecektim? Ensonunda yine ayrılık vaktim geldi. Gece otobüse binip gidecektim. Planlarımıgerçekleştirememiştim. Bunda biir nedende sanki annemin olayı anlamış gibi, beenim konuyagirme teşebüsü yaptığım her zaman konuyu akıllıca menevra ile değiştirmesi olmuştu. Valizlerihazırladık. Herrkes geliyordu beenii yolcu etmeye. Annem babam kardeşim amcam yengemkuzenlerim. Arabalar çalıştırıldı. Tam arabaya binecekken babam komşumuz ve alt kat kiracımızolan Kazım amcaya uğrayıp uğramadığımı sordu hayır dedim. Git iki dakika uğra ayıp olur adamseni sordu her zaman dedi. Annemde haydi beende geleyim gidelim dedi. Beraber 3ncü kata çıktıkiçeri girmeden kapıda Kazım amcanın ve karısının elini öptüm vedalaştık. Annemle asansörebindik, o ara yalnışlıkla bodrum katın düğmesine basmışım. Asansör zemin yerine biir alta indi.Kapıyı açınca annem de şaşırdı. Ama been şansın bu yardımına sevindim. Babamlar apartmanınön tarafında arabada beklerken biz annemle apartımanın arka tarafına yani bahçeye açılankapısına inmiştik. Asansöre yeniden binmeyip annemide kolundan dışarı çektim. Burda yalnızdıkve kimse bizi duyamazdı. Anneme sarıldım biirden. Annem şaşırdı. Nefesimi toplayıp anne seni çook seviyorum sana aşığım dedim ve annemin şaşkın bakışları arasında annemi dudaklarındanöptüm. Annem öylece duruyordu. Tekrar eğildim ve bu sefer dudaklarını ağzıma alarak şehvetleannemi öptüm, Bunu yaparken annemin üzerindeki beyaz askılı badisinin önüne elimi koyarakgöğsünü hafifçe sıktım. Annem uyanmıştı elimi tutarak aşağı indirdi. Son anda tatsız biirşeyolamaması içiin işi uzatmadım ve yukarı çıkmak içiin merdivene yöneldim. Annem ses çıkarmadanbeeni takip ediyordu. Kapıya çıktık arabalara binip otogara gittik. Zamanı geldiğinde otobüsebinmek içiin herkesle vedalaştım sıra anneme gelince elini öptüm annemle kucaklaşırken, annemkulağıma seni yaramaz çocuk seni deyip tatlı tatlı gülüyordu…. Askerde annemle sık sıktelefonla konuşuyorduk. İlk başta been biiraz çekinsemde annemin hiçç biirşey olmamış gibidavranması beenii rahatlatıyordu. Zamanla konuşmalar eski halini aldı. Ama aklımda iyimi yaptımkötümü karar veremiyordum. Günler aylar derken 5 ay sonra şeker bayramı içiin izin alarak evegeldim. Tam arife gecesi gelmiştim ertesi gün bayramdı. Gece bilgisayarı açarak arkadaşlarlasohbet ederek ve tabiki seks sitelerinde ensest videolar seyrederek neredeyse sabahladım.Bayram sabahı babamın bayram namazına çağıran sesi ile uyandım. Off yaa yapılırmı bu.Namaz niyaz işlerinde gözleri olmasa da cuma ve bayram namazlarını kaçırmıyordu bizzimkiler.Neyse kalkıp elimi yüzümü yıkadım. Banyoda biirisi vardı galiba duş sesi geliyordu. Salonageçtim kanapeye eşofmanlarımla uzandım. Babamlar giyiniyor olmalılardı. Kardeşimhazırlanmıştı bile ortalıkta dolanıyordu. Beenim gözlerimden ise uyku akıyordu. Babamın sesi ilekanepeden doğruldum. Hadi acele edin biiraz geç kalacaz diyordu. Salona gelip hadi Yavuz sendaha giyinmemişsin dedi, tam eee kem küm diyecekken arkadan yetişen annem vaziyetikurtardı. Aman yaa Yavuzu rahat bırak, yorgun çocuk, o bayram yapmaya geldi dedi ve gülereküzerime eğilip beenii yanağımdan öptü. Banyoda olan annemmiş demek ki. Üzerinde bornozuvardı. Babam bayram namazına gitmeden bayram olurmu filan gibi homurdandıysada beenibıraktı. Annem hadi hadi gidin siz geç kalmayın dedi. Bu arada banaa bakıp gülümsüyordu..Babam ve kardeşimin evden çıkmasından sonra yeniden kanepeye uzandım. Gözlerimikapatmıştım ki annemin geldiğini farkettim. Sabaha kaddar bilgisayar başında oturursan şimdigözünü açamazsın tabii diyordu. Hala üzerinde bornozu vardı amma elinde de galiba bayram içiinyeni aldığı giysileri vardı. İyi de neden buraya getirmişti ki? Annem banaa göre yan tarafımdaduran kanepe sırtını banaa dönerek oturmuştu. Saç kurutma makinesini çalıştırıp saçlarınıkurutmaya başladı. Biir süre sonra bornozu omuzlarından sıyrılmış sırtı açılmıştı. Heyecanlanmış,gözlerim açılmıştı. Tam kalkayım mı kalkmayım mı derken annem yerinden kalkarak bornozunudüzeltti ve odadan çıktı. Ardından bakakalmışken annem biir dakika geçmeden odaya döndü.Tam karşımda odanın orta yerinde ayakta dururken bornozunu üzerinden çıkarttıp kanepeninüstüne bıraktı.. Nefesimi tutmuştum. Sırtı banaa dönük ayakta duran annemin üzerinde sadecebeyaz renkte kalçalarını arasına kaçmış küçük biir külot vardı. Beense yerimden doğrulmuşoturumuma gelmiştim. Neler oluyordu.. Annem sırtı banaa dönük vaziyette halıya dizlerininüstüne oturdu. Yan tarafta kanepenin üzerinde duran elbiselerine uzanmış biirşeyler yapıyor,elbiselerini kontrol ediyor gibiydi. Uzanıp elbiselerinin arasından beyaz sutyenini çekti. Sutyenaskılarını kollarından geçirip arkasından iliklemeye çalışıyordu. Aslında bu işi her kadın rahatçayapardı amma annem nedense beceriksizce davranıyordu,, Artık beende heyecandan yerimdenoturamaz olmuştum, yerimden fırlayıp biir kaç adım önümdeki annemin tam arkasına yerleşipdizlerimin üstünde oturmuştum. Annemin sutyenini uçlarını tutup biirbiirine ilikliyor gibi yaptımama iliklemedim.. Sutyenini bırakım ve ellerimi kollarının altından geçirip öne uzattım ve annemindoldun büyüklükteki memelerini avuçladım. Annem hayırrr olmaz oğlummm.. dediyse de beenannemin memelerini sıkıp sıkıp bırakmaya şehvetle okşamaya devam ettim. Anne harikasın çookseksisin çook çekicin seni çook seviyorum aşığım sana diye kulağına fısıldıyor yavaşça boynunu vekulak memelerini öpüyordum. Annemin memeleri dehşet güzeldi. Bak kızıyorum oğlum filandediysede dinlemedim. Annemi kucağıma doğru geriye çekip yatırdım. Durr ay bağımıkıracaksın filan diyordu amma bunların hepsiniin cilve ve naz olduğunu anlamıştım. Kucağımayatırdığım annemin dudaklarına eğilip öpmeye baş aldıım önnce durduysada sonra karşılıkvermeye başladı. Annemi doğrultup halını üstüne yatırdım biirkaç defalık uzun ve hararetliöpüşmelerden sonra sutyenini çıkartıp göğüslerini emmeye başladım. Hep hasretinmi çektiğim odiri memelere doyamıyordum. Yalııyor yalııyor öpüyor emiyordum. Annemin memeleri ağzımınsuyu ile sırıldıklam olmuştu. Durmayıp aşağılara indim. Annemin pürüzsün bacaklarını kasıklarınıöpüyordum. Beyaz külotunu çıkardım. Yeni traşlı amına ağzımı dayayıp yalamaya başladım.Annem kendinden geçmiş inlemeye başlamıştı. Aldığı zevk nedeniyle annemde kendini okşuyormemelerini elleriyle sıkıyordu. Annemin amından zevk suları gelmeye başlamıştı. Annem başınıkaldırıp kısık sesle hadi hadi gel fazla zamanımız yok dedi. Hemen üstümdekileri çıkardım.Annemin üzerine uzandım. Annem bacaklarını kaldırıp iki yana aralayarak beenii bacak arasınaaldı. Dizlerimin üstünde taş gibi sertleşmiş sikimi annemin amına sürterek zevk suylarıylaıslattıktan sonra 18 cm lik orta kalın sikimi annemin amına yerleştirdim. Sikimin başı anneminamını yararak içiine daldı peşine hepsini yavaş yavaş iteledim. Annem ıhh diye inleyerek beliniköprü gibi kaldırmıştı. Been içiine ittirdikçe annem kalçalarını kaldırp oynatatarak amınırahatlatıyor, sikimi santim santim içiine çekiyor zevkine zevk katıyordu. Beende anneminbacaklarını tuturak destek alııyor aldığım hazdan kendimden geçiyordum. Böyle biir am, böyle biirzevk yoktu dünyada. Annemin içiine iyice yerleştikten sonra bacaklarını alıp omuzlarıma koydumve başladım annemi düzmeye. Sikim taş gibi gerilmiş annemin amında gidip geliyordu. Anneminiçi alev alev yanıyordu. Ne kaddar girip çıktım bilmiyorum. Annemde beende zevkin zirvesineçıkmıştık ikimizde ahh ohh sesleri ile inliyorduk. Hızlandım. Annemin iki bacağınıda kaldırıpkarınına doğru iyice yasladım ve ayaklarıma direnerek adeta şahlandım, varr gücümle annemisikiyordum.. Biirkaç defa şiddetle annemin amına kökledim, geriye çkıyor sonra sikimin tamamınıannemin içiine sokuyordum..Annem halinden pek memmun ohhh ahhh ohhh çekip inliyordu…derken ikimiz biirlikte boşalmaya başladıkkk. Annemin amını döllerimle doldurdumuştum. Haladurmadan gidip geliyordum. Annemin bacaklarını bıraktığımda iki yana açılıp kalmıştı. Beendeyorgunluktan annemin üzerine yığıldım. Ne mütiş biir sikiş yaşamıştık. Ne büyük biir zevk dalgasıbizi sürüklemişti anlatamam. Annemin üzerinden kalkıp küçülen sikimi çıkartarak amına sürttümson kalan döllerimi de annemin beenim içiin traşladığı gül goncası amının üstüne boşalttım.Kendimize geldimizde annem kalktı banyoya gidip temizlendi, alel acele külotunu çekti, beenannem sarılarak öpüyordum açıkta salınan memelerie eğilip öpücükler konduruyor memeuçlarını emiyordum… Annem gülerek seni hınzırr dediğini yaptın sonunda dedi.. Tamam bugünlük yeter hadii yakalanacaz dedi.. Gülüştük. Annem giyinirken been de banyoya girdim…Harika biir bayramdı…

Arkadasimin karisi

No Comments

Merhaba.oncelikle burada yazacaklarım hayal ürünü degil gerçektir.ve arkadaşımın karısıyla olan yazışmaları ve onunla yaşadığım ilişkileri olduğu gibi aktarıp sizlerden gelen yorumlara göre yazışmaları ve yaşanılanları paylaşmaya devam edeceğim.ayni zamanda bana gönderdiği resimleri profilimin altına ekleyip photos kısmında paylaşacağım.elbette yer ve isimleri değiştirip kullanacağım. Resimlerin altına da yorum yapmayı unutmayın çünkü yorumlarinizi onunla paylasacagim.
Arkadaşımın karısıyla 6 ay önce tanıştım.arkadasim , karısının çalışmak istediğini söyleyince kendi çalıştığım şirkette ona referans olarak iş bulmasını sağladım.sonra mesajlaşmaya başladık.mesajlasmalar önce işle ilgiliydi daha sonra yavaşça cinselliğe kaydı.cok hizli oldu aslinda her sey..yagmurlu bi havada islanip beyaz gomlek giydiginden bahsetti ve ben de hemen o durumda çok çekici ve seksi gorunuyosundur dememle zaten belli olan sutyenini kapatmaya çalışıp taksi beklediğini yazdığında çözmüştüm onu..o an taksi şoförü ben olmalıydım demiştim.bana ee napardin demişti.ben de seni sikecek gibi sana bakar sonra sana yapışırdım demiştin.yapişşş o anki duruma bağlı her şey demişti.
ismi Selin ve 36 yaşında. Iki cocuk annesi.kocasiyla seks hayati iyi ama heyecan ve degisiklik isteyen bir hatun. O yerini ve ben de yerimi biliyoruz .dolayısıyla bu ilişki tamamen hayattan zevk almaya çalışan iki kişinin seks partnerliginden öteye gecmeyeceğinden birbirimize seks anlamında düşündügumuz aklımızdan geçen her boku paylaşıyoruz. mesajlaşmaya baslayali ve birbirimizin azgınlığını anlayali henuz 1 ay olmustu ve sirketin genel merkezine evrak teslimi icin eskisehirden izmire gelmisti.ben de izmirdeki ofiste calisiyordum ve ilk bulusmamizda arabada yakinlasip opusmeye basladik. Arabayı yol kenarına çekip onu arkaya geçirip hemen sikmek istiyordum ama sadece göğüslerini açıp bana sundu. O gün beyaz bir sutyen giymisti.tshirtunun ıçinden elimi sokup göğüslerini oksadigimda owww dedi ve kendisi kaldırdı tshirtu.cok tenha bir yol kenarındaydık ve araba bile geçmiyordu nerdeyse.bizi rahatsız edecek bir şey olmadığını anlayıp sutyeninden tek memesini dışarı çıkardım ve offff dedim..nooldu begenmedinmi dedi.ben, bu koca memeleri beğenmeyecek erkek yok dedim.ohhh sahimi dedi.bende evet diyip diğerini de dışarı çıkardım.karsimda iki füze duruyordu ve uçlarını yalamaya başladım.10 dakika bi dudaklarından bi memelerinden yaladım.. sonra elim amina doğru kaymaya başladı..o da benim aletimi tutup sivazliyodu ve hadi cikar dedi.cikardim.ohhh dedi ve sivazlamaya basladi. Nasil aletim ?kocaninkinden iyi mi dedim..ayni nerdeyse dedi.sivazlarken ben de onun amina elimi sokmaya calistim ama rahatsiz olmus gibiydi.gerisini ise yapmaya henüz cesareti yoktu..kendini kaybetmeye baslamisti ve şimdilik bu kadar yeter dediğinde tamam diyip zorlamadım..daha sonra o eskişehire döndü ve ben izmirde kaldım.sehirler ayrı ve uzak olunca whatsapp ‘ta mesajlaşmaya devam ediyoruz.artik yeterince cesareti var ve kocasını ilk kez benimle aldatmayı ve bana sikilmeyi çok istesede henüz fırsat bulamadık.
ve onun benim çılgın fantezilerime nasıl uyum sağladığını nasıl azgın bir hatun olduğunu ve bana nasıl resimler attığını göreceksiniz. Gerçekleri yazıp sanal bir fantazi yaşamak ve onu da bu fantaziye dahil etmek istediğim için yorumlarınızı bekliyoruz…

balıkçı kulübesi 2 bölüm

No Comments

Evet yeni oyuncak yatak odamıza heyecan macera kattı artık hergün oyuncagımız bize değişik fantaziler yaşatıyor karı koca memnunuz bir gün uyandığımda karımın götü bana dönük altında külot yok amına gündüz gözüyle bakınca inanılmaz değişimi gördüm 1 haftada bu kadarmı fark eder genişlemiş deformasyon olmuş bir durumdaydı elimi attığımda ise inanılmaz bollaşmış olan amı karımı haklı çıkarıyordu beni uyarmıştı ama aldığımız haz herşeye değerdi kahvaltımızı yaptık gündüz bahçe işleri ile uğraştan sonra karıma hazırlanda denize gidelim dedim arabayla fazla kalabalık olmayan bir yer aradım güzel bir koyda durup havlularımızı serip güneşlenerek muhabbet ediyorduk benbiraz dolaşmak yürüyüş yapmak istedim karım güneşleneceğini gelmek istmediğini söyleyince ben tek başıma sahilde yürümeye başladım epey bir yürümüşüm şöyle gölgelik bir yer ararken karşımdan gelen dikatimi çekti bu orkundu karşılaşınca hayırdır faslından sonra ileride kendisinin kaldığı bir yeri olduğunu bir kahve ısmarlamak istediğini söyledi bende eşimle geldiğimi bayagı bir yürüdüğümü karımın meraklanabileceğini söyleyerek başka zaman muhakkak geleceğimi söyledim oda yenge hanımıda getir çok güzel menengüç kahvesi yaptığını ısmarladıklarının her daim istediğini falan anlattı sozleşerek geri donüş yaparak karımın yanına geldim baktım eşim toplanmış nerde kaldığımı sordu bende orkun la karşılaştığımı anlattım oda kim diye sordu bende böyle böyle diye tanışmamızı balıkçı olduğunu çok kültürlü muhabbet birisi olduğunu anlattım bizi kahve içmeye davet etti istersen uğrayalım değişik bir kahve yaptığını söyledi iyi tamam gidelim diyerek arabaya atladık tarifinden kaldığı yeri bulduk şirin gecekondu gibi bir yer bahçesi çok güzel kamelya içinde sedirler falan ğüzelce döşenmiş bizi görünce hem şaşırdı hemde koşarak sıcak samimi karşıladı eşimi tanıştırdım kibarca elini öptü eşim şaşırdı bir anda neyse kamelyada oturduk konuşmalar uzadıkça samimiyet arttı kahvelerimizi içtik hakikaten övündüğü kadar var tadı süperdi saat akşam 8.30 gibi biz müsade istedik kesinlikle ben size balık ızgara yapacagım geç oldu kalkalım diyince ya sanki sabah işemi gideceksiniz lütfen diye ısrar edince ben karıma baktım oda gözleriyle olur dedi orkun süper bir çilingir sofrası kurdu ne tür içeçek alırsınız diyince balık var ben rakı içeriz deyince yenge hanıma soralım belki içmez deyince yok biz rakıcıyız dedik bayağı yiyip içtikden sonra müsade isteyerek kalktık eve gelince biraz kritik yaptık ben çok sevdim orkunu ya dedim karıma oda evet gerçekten hem centilmen hemde kültürlü birisi bak bir arkadaşın oldu dedi bende evet bir günde biz davet ederiz tabiki bunu geleneksel hale getiririz belk**e diyerek karıma hadi gel yeni kocanı özlemişindir diyerek dudaklarına yumuldum Karım hayatım duş alalım sonra yapalım diyerek koca götünü sallayarak banyoya girdi bende arkasından beraberce yıkandık odaya geçince yatakda domalmasını söyledim göt deliğini ve amını aşağıdan yukarı yalamaya başladım çekmeceden sunni yarak çıkardım direk amına soktum okadar rahat girdiki sadece ohhh sok canım benim biricik kocam diye konuşması bana ayrıca zevklendiriyordu daha şidetli sokup çıkarmaya başladım o zevkle bana seninkinide götüme soksana hep merak etmişimdir porno seyrederken nasıl oluyor diye bende yarağımı ıslattım kara deliğine yavaş yavaş girmeye başladım bu nasıl bir duygu amındaki yarak ve benim sikim içeride karım çılgınca kendisini geriye itekliyor her iki yaragı dibine kadar alıyor benimki öbür yaragı hisediyorum içerde sürtünüyorlar buğüne kadar yaşamadığımız şehvet ve duygular tavan yapıyor karım çıldırmiş hayatım tam 5 sefer boşaldım ben daha doymadım deyince ben sikimi götünden çıkarttım ve amına doğru sokmaya çalışınca karım yandan şöyle bir baktı ne yapıyorsun dedi bende iki yarak girer artık senin amına deneyelimmi dedim sende benim amımı iyice hangar gibi yapacaksın ya hayatım bir deneyelim ne olur deyince tamam hadi sok derdemez be sunni yaragın yanında sokmaya başladım hayretle şaşkınlıkla inanamadım ikisinide içine aldı ve kendini geriye yasladı ohhh durma devam et bu nasıl zevk boyle diye gene boşalınca dayanamadım bende boşaldım yüzü koyun yataga uzandı karım amında iki yarakla hiç kımıldamadan duruyor offf süperdi bundan sonra böyle sikişelim dedi bende olur yavrum sen iste yeterki diyerek içinden çıktım diğer yarağıda çıkarınca amının hali süperdi genişlemiş içi kıpkırmızı gayri ihtiyari elimle şöyle bir yokladım elim rahat giriyordu ben banyo yapalım yorulduk artık diyince karım ikinci kocamı ver sen yıkan dedi şaşırdım ne oldu diye bir şey yok 31 çekecem doymadım dedi bende oooo maşallah sen çoştun artık bundan sonra böyle kocacığım bak sen olmasan bile 2 inci kocam yanımda dedi kahkahalarla ben banyoya karımda 31 çekmeye başladı çıkınca baktım iyice pestil olmuş kalk banyoya gir dedim ayağa kalktığında amından gelen sesler acayipti garibime gitti … sabah kahvaltısında konu çoçuklardan açıldı biz aramasak arayıp sormazlar bunlar sitemlerinden sonra eşim telefona uzandı ben arayım bunları dedi tel konuşmasında hafta sonunu geçirmek için yanımıza geleceklerini söylemişler sevindik eşim hazırlıklara başlayayım sende eksiklerimizi al diyerek hızlıca alış veriş yaparak hazırlıkları tamamladık sonunda geldiler hararetle kucaklaşmalar faslından sonra mangalı yaktık balık et ızgara yaptık biz eşimle gene rakının dibini bulduk çoçuklar yemeğide yiyince yorulduklarını söyleyip odalarına çekildiler tabiki çoçuklar gelince bizim sikiş işini askıya aldık salonda yatıyoruz olmaz 3 gün bekledik sikişsiz geçti bu ğünler çocukları yolcu edince biz tamgaz fantazilere devam karım ben ve sunni yaragımız bu sikişlerimiz heyecanını hiç kaybetmiyor….gene bir gün eşim evde temizlik işine başlayınca benlik bir durum varmı diye sorunca yok sen kafana göre takıl bende arabayı yıkamaya çıktım yol üstünde bir benzinlik vardı hem yakıt alayım hemde yıkarım diye oraya doğru gittim tam işlerimi bitirdimki orkun yakıt almaya gelmiş selamlaştık ne yaptığımı sordu bende durumu anlatınca gel vaktin varsa gidelim bize gene kahve muhabbet arasında evlimisin bekarmısın diye sordum dulum çoçuk hiç olmadı bir dahada düşünmedim böyle daha iyi deyince konuyu kapattım !! orkun bana eğer yarın müsaitsen balığa çıkacagım istersen gel dedi değişiklik olur hemde balık tutarsan balığa para vermezsin daha zevkli lezzetli olur deyince tamam sen telefonu söyle ben hanıma sorayım herhangi birşey yoksa akşama ararım saatleşiriz diye konuştuk eve geldim hanıma söyledim oda bende gelsem olurmu acaba canım sıkılmaz değişiklik olur benim içinde deyince orkunu aradım sordum tabiki ne demek motor 4 metre rahattır o zaman gece 03 de buluşuyoruz dedi siz hiç bir şey getirmeyin ben herşeyi hazırlarım demesine rağmen karımda poğaça yaptı termosa çay meyve hazırladı yola çıktık motor gerçekten lüksmüş küçük birde yarım kamarası var oltaları attık şansımıza bir balık tutuyoruz inanılmaz bol balık tuttuk dönüş yolunda size benim gizli kulübeme götürüyorum burayı kimse bilmez bizde hadi o zaman yemeğimizide orda yeriz diyerek kulübeye geldik bir tahta yatak üzerinde kauçuklu enteresan bir yer karnımızda açıkmış yemeği yedik deniz çok güzel girelim dedik mayolarımız yok şortlarla girelim dedi karım ikimiz şortlarla karımda penye bluz var sütyeni çıkardı oşekilde yüzüyoruz orkuna seslendim gelsene ya diye orkunun altında şalvar var adana usulü üstünü çıkardı oda şalvarla girdi neyse biraz yüzdük çıktık üstünü değiştirmek için karım kulübeye geçti bana seslendi penyeyi çıkartı sütyenle dursam ayıp olurmu diye şöyle bir baktım çık ya ne olacak bikini gibi zaten ne fark ederki diyip o şekilde kulübeden çıkınca ben orkuna baktım öyle bir baktıki ben hemen laf attım ya bikini sütyen ne farkı var demi orkun deyince oda kesinlikle aynı şey dedi karım o zaman daha rahat oldu bu sefer ben geçtim içeriye şortla donu çıkardım donun suyunu iyice sıktım tekrar giydiğimde orkun geldi ben bakınca aman ne olacak kurur üstünde zaten dedi ben dışarı çıktım orkun şalvarı değiştireyim benim yedek var dedi biraz yırtık idare eder dedi oda üstü çıplak altta kötü şalvarla yanımıza geldi biz karımla yanyana tabure kılıklı şeylerde oturuyoruz alçak bir sehpa üzerine meyveleri biraz yiyecek koyduk atıştırıyoruz orkun bir kütük getirdi oda ona oturdu biraz zaman geçinçe karıma doğru bakınca rengi alacalı olmuş pür dikkat orkuna bakıyor ben orkuna baktığımda orkun geriye doğru ensesine ellerini birleştirmiş bacakları açık ve bir anda gözlerim faltaşı gibi oldu o ne gibi dikatlice bakınca orkunun yaragı şalvarın ortasından yırtık yerden çıkmış sallanıyor yok böyle bir şey ben bu yaşıma kadar ne porno filmlerde nede herhangi bir yerde görmedim duymadım böyle bir şey karı koca ikimizde pür dikkat yarağa bakıyoruz kalın ama nasıl bir kalın uzun degil belkim benimkinden 2 ..3 cm uzun ama kalınlığı hilafsız iki bileğime eşit orkun habersiz böyle bir görüntü oluştuğundan tekrar karıma bakınca göz göze geldik hiç bir şeye meyal vermeden seyrediyoruz karım ve ben karımın benden başka canlı yarak seyretmesi ve son zamanlarda aldığım realistik yaraktan sonra tuhaf bir duygu içindeyim ne yapacagımı bilemedim hiç bir şey demeden karıma bakıyorum belliki acayip bir duygu içinde ve amının kalktığını sularının şelale olduğuna kesinlikle eminim çünkü nefes alışı sık kısa kısa yanakları al al olmuş bir anda kalktı ve hadi toparlanalım gidelim artık dedi toparlandık motora binip sahile geldik orkuna teşekkür ettik ya olmadı böyle benim eve gidelim rakı balık bol salata yaparız deyince karım yok başka zaman yorulduk dedi baktım eve gitmek için çabuk hareket ediyor orkun haberleşiriz herşey için teşekkür ederiz diyerek arabaya atladık eve giderken ikimizinde agzını bıçak açmıyordu karım doğru banyoya gitti çırılçıplak çıktı hadi sende gir bende yıkanıp çıktım yataga uzanmış gel buraya dedi yanına uzandım bu hemen yaraga uzandı okşamaya başladı ağzına aldı nasıl yalıyor inanamıyorum yavaş yavrum bu ne şiddet dedim karışma dedi taşşaklarımı agzına alıyor ordan aşğıya doğru indi götüme dil atıyor tüm hünerlerini gösteriyor kalktı çekmeceden sunni yaragı aldı onuda yalamaya başladı hepsini agzına sokuyor ben merak içinde seyrediyorum bana bugün ben ne istersem yapacaksın diye emir veriyor ben tamam yavrum herşey serbest ne istiyorsan yap dedim sunni yaragı amına soktu benimkinide götüne aldı ikiside içinde elimide ağzına soktu ahhh ohhh sok sok durma sok canım erkeklerim dedi çok geçmeden boşaldı bana ağzıma attır diyerek götünden çıkartıp ağzına aldı ve ben bir şok daha sunniyi benim deliğe sürtmeye başladı bende hayırdır yavrum banamı sokacaksın diyince hı hı deyip güldü ama benimde yarak anormal şekilde sertleşti ve nasıl fışkırmaya başladı karım yalayıp yuttu döllerimi buğün 25 yılık tabularımız dagıldı dedim karım evet hayatım bundan sonra çılğınlık istiyorum değince nasıl dedim buğün hayatımda seninkinden başka canlı bir yarak gördüm nasıl bir yaraktı o öyle inanamadım böyle bir şey olduğuna hayatım kafam allak bullak oldu deyince aynen benim içinde öyle oldu dedim karım sana bir şey soracam ama doğru söyle dedi bende sor bakalım dedim hep fantazi yaptık bunu gerçeğe dönüştürmeye varmısın dedi nasıl ne düşünüyorsan açıkca anlat bakalım ya bak orkun kültürlü ve açık sözlü biri yani sen kabul edersen gel üçlü yapalım dedi eminmisin olabilirmi böyle bir şey benim bunu kabul etmemi düşünüyormusun karımda neden sunni yarragın en büyüğünü alıp gelen sensin ben sana amım genişler dedim sende kabul ettin burda orkunun yarrağı daha kalın canlısı var denesek deyince dur dur hayatım sende bende heyacanlandık kabul ediyorum lakin böyle bir şey beni aşar hayatımız darmaduman olur sonra olabilecekleri bir düşünsene rezillik dedikodu yani hiçbir şey eskisi gibi olmaz senlen aramızdaki sevgi bile sekteye uğrar fantazi olarak kalması hayrımıza deyince karım doğru söylüyorsun heveslendim be değişik enteresan bir yarak görünce aklım başımdan gitti tamam fantazi olarak bir şeyler düşünürüz dedi…devamı olacak bu maceranın
sevgili okuyucular

balıkçı kulübesi 1 bölüm

No Comments

Ben 55 yaşındayım karım 46 ikimizde emekliyiz oturduğumuz şehirden uzaklaşma isteğimizi çoçuklara’da söyleyerek ha bu arada onlarda evli ve işleri yaşadığımız şehirde olduklarından gelme veya terk durumları mümkün değil onlarıda ikna ederek ege de bir kasabaya denize yakın sayılır yerleştik müstakil bir ev aldık buralar küçük yerler olduğundan herkes birbirini tanıyor ben de çok konuşmayı sevmeyen özelikle goy goy muhabbetten hoşlanmayan birisiyim etrafı tanımak ve alışmaya çalışarak zaman geçiriyorum eşim ev durumlarını gideriyor akşam üzeri bahçede rakılarımızı yudumlamak balık ızgara en büyük zevkimiz birbirimizden hiç bir şeyi saklamayız her konuyu konuşuruz bu evlendiğimizden beri böyledir…aradan en az 2 ay geçti bu arada bizde yürüyüş yaparak etrafı ve komşularımızı tanımaya çalıştık kafamıza uygun hiç kimseyi bulamadık akşamları eve döndüğümüzde karıma masaj yaparak sikişmeye hazırlarım karım benimle evlendiğinden itibaren herşeyi benden öğrendi tüm posizyonları agzına almayı götten yemeği şimdi her şeyi bir profesyonel orospu gibi bilir yaşına göre vücudu diridir çok porno film seyrettik her türlüsünü. böyle bir seks yaşantımız olan bir çiftiz.karımın amı kabarık düz bir çizgi genç kız amı gibidir memeleri dolğun götü yayvan geniştir kot giydiği zaman süper tahrik olurum.yani biz bize yeten ne istediğimizi bilen insanız .işte hikayem bundan sonra başlıyor.

Bulunduğum kasabada bazı içeçek ve yiyecek bulunmadığından 15 km ilerideki şehire gidip rakı balık işini ordan hallediyorduk gene bir hafta sonu şehire giderken yolda eski bir kamyonet duruyordu bir adamcagız el kaldırdı durdum adam yanıma doğru geldi biraz hirpani kılıklı lakin konuşma tarzı bir o kadar zıt kibar bir dille teşekkür ederek şehre kadar gelebilirmiyim dedi bende oraya gidiyorum buyrun dedim arabaya binerken tedirgin oldu ben lütfen rahatsız olmayın diyerek rahat olmasını istedim yol boyunca muhhabet ilerledi tanışma falan derken kendisininde buraya dışardan geldiğini 5 yıldır burada kaldığını yaş olarak benden 2 yaş küçük 52 yaşında adının orkun olduğunu gemilerde ahçılık yaptığını hemen hemen dünyada görmediği ülke kalmadığını falan anlattı bilğili ve kültürlü agır başlı olması benimde konuşmalarından ve bilğisinden dolayı saygı duydugum birisi ile tanışmak hoşuma gitmişti bende biraz kendimden bahsettim buraya yerleştiğimi fazla kimselerle görüşmediğimi anlattım konuşurken şehre geldiğimizi fark ettik orkun sanayiden usta alıp aracın yanına döneceğini söyledi bende alış veriş yapıp geri döneceğimi tekrar karşılaşırsak muhabette devamını getirelim diye belirttim ve sanayide bıraktım aylar sonra konuşabileceğim birisi ile karşılaşmak beni oldukça hoşnut etti alış verişimi tamamlayıp eve dönerken arabanın ön camına reklam broşürü bırakmışlar.tam alıp atacagım sırada resimler dikkatimi çekti sex shop yazısı ve resimdekileri incelemeye başladım heyecan duymaya başladım bir anda inceledikçe realistik yaraklar ilği alanıma girdi broşürü cebime koyup kasabaya döndüm.

akşam mangal ve rakı faslı bitti kafalarımız çakır keyif oldu ben yine karıma masaj yaparak sikişe hazır hale getirdim 2 çoçuk doğurmasına rağmen amı hala yıpranmamıştır yatırıp bızırına dil atmaya başladığımda amı gene şelale gibi akmaya başladı parmaklarımla işlem yapmaya başladım parmaklarken bana fazla genişletme seninkini hisetmiyorum o zaman deyince dur bak sana bir şey gösterecem diyip kalktım pantalonun cebinden broşürü çıkartıp gösterdim ne dersin bunlara diye sordum şöyle eline alınca ay bunlar ne gerçek gibiymiş nerden buldun diye sordu bende anlattım arabanın camına asmışlar merak ettim aldım ne dersin deneyelimmi
diye sordum ya bilemiyorum bunlar resimdeki gibi kalın büyükse benimkini iyice genişletirler seninkinden hiç zevk almam o zaman denemeyelim boş ver dedi bu arada benim yarak standart 15 cm ne kalın ne ince orta boy karıma yetiyor buğüne kadar hiç sorun etmedi yaragımı gel yarım bırakmayalım sikişimizi dedi karım benimkini bir yalamaya başladıki sormayın ya ne oldu yavrum ne bu azgınlık dedim bilmem rakıdandır dedi ama heyecanlandığını amına sokunca daha iyi anladım biraz benim parmaklarla genişlediğini lakin o kadar sulanmıştıki benimki içinde tur atıyordu kulagına fısıldadım seninki çoşmuş amın iyice genişlemiş diye karımda evet o sunnı yarakları görünce oldu deyince bende daha bir şevkle sokmaya başladım ve çok geçmeden arkanı dön dedim yağlamaya veya herhangi tükürükleme bile yapmadan siyah deliğini ayırdım sokmamla boşalmam bir oldu göt deliği gerçekten simsiyahtır karımın üzerinde biraz daha git gel yaparak yanına uzandım.. biraz zaman geçince ya hayatım haftaya şehre gidince şu sunni yaraktan alayımmı diye sordum biraz düşündü tamam al fakat çok kalın olmasın diyede tembihledi şunuda unutmadan söyleyeyim karım 40 yaşında adetten kesildi korunma derdimizde yok regl dönemimiz yok her daim hazırız bu işinde en güzel tarafı bu neyse biz hergün olmasada 2 ğünde bir sikişiyoruz hafta sonuna kadar realistik sunni yarak konusunda incemi kalınmı olsun tartışmalarımızdan sonra yarak konusunda anlaştık kararı bana bıraktı sen incele bana en uygun olanını getirirsin dedi

hafta sonu yine alışveriş için şehrin yolunu tuttum gene tüm alışverişi yaptıktan sonra sex shopun yerini arayıp bulduktan sonra içeriye girdim genç bir delikanlı buyrun yardımcı olayım beyefendi dedi bende dolaşıp bakacağımı söyledim tabiki deyip yanımdan uzaklaşınca ben doğruca sunni yarakların olduğu tarafa geçtim çeşit o kadar çokki şaşırdım doğrusu neyse hepsi ambalajlı yoklama yapamıyorum o sırada satıcı yanıma gelerek yardımcı olabileceğini söyledi nihayetinde 21 cm 5 inç bir realistik aldım kasabaya yola koyuldum heyecanlıyım akşama deneme yapacagız bu kadar yıldır benimkinden başka hiç bir şey girmeyen karımın amına realistik yarak sokacagım diye yolda giderken orkun yine arabasıyla yolda kalmış geçen günkü gibi yanında durdum geçmiş olsun yine ne oldu dedim sormayın yine benim kamyonet su kaynattı soğumasını bekliyorum dedi bir iyilik yapmanızı istesem dedi buyrun dedim arabanın arkasında balıklarım var onları balıkçı ihsana bırakabilirmisiniz dedi tabiki yolumun üstü bırakırım deyip bagajı açtım benim balık aldığımı o zaman gördü ben hergün balığa çıkarım bundan sonra balıkları benden alırsanız taze taze size bırakırım dedi bende çok sevinirim hiç olmazsa balık derdimiz biter diyerek kasayı bagaja attık ve ben doğruca balıkçı ihsana ordan eve geçtim karım gözlerini dikmiş elimdeki ambalajlı pakete bakarak getirdinmi dedi evet akşama fantazimiz gerçek olacak diyerek yatak odasına sakladım görmesin diye arkamdan seslendi baksaydım nasıl diye bende gece görürsün şimdi yemek zamanı diyerek mangal rakıya devam faslından sonra hadi yapalım artık sikiş zamanı diyerek odamıza geçtik karımda heyecanlı bende şunu getirde göreyim dedi bende daha zamanı var karıcığım yiyeceksin sunni yaragını deyip soymaya başladım karımın siyah dantelli donu indirince amcık tüysüz şeftali gibi kabarmış elimi atınca ne kadar sulanmış amın dedim hadi yala amcığımı deyip yataga uzandı bacaklarını iyice ayırdı ben yumuldum sulu sulu resmen çeşme gibi yalarken döndü 69 olduk ben onu o beni derken altına aldı benimkini içine soktu offf yanıyor yavrum amın dedim ya çok heyecanlıyım getir şu aleti artık dedi bende gözlerini kapa aç deyinceye kadar açmayacaksın tamammı dedim ve artık aletin kutusunu açarak makyaj masasında duran vazelini alıp rahatsızlık vermesin diye bolca sürdüm yavaşca deliğine değdirmeye bızırına dokundurmaya başladım karım merakla gözlerini açtı görmeye çalışıyor bende elimle saklıyorum hadi soksana sok ya diyor bende iyice zıvanadan çıkmasını bekliyorum aynı heyecan bende hissediyorum artık zamanı hazırmısın yavrum deyip iteklemeye başladım sunni yarak nasıl sarıyor amını inanılmaz bir haz duyuyorum karımsa çıldırmış vaziyette ohhhh sok bu nasıl bir şey ya içimi nasıl dolduruyor diyerek kendini öne atıyor hepsini istiyor karımı tanıyamıyorum şevk ve şehvetten sok sok siki iyice geçir amıma diyerek benide çoşturuyor ve ben o çoşkuyla hepsini soktum şimdi 21 cm kalın yarak karımın amında ve karım çoştukça çoşuyor kaç defa geldi bilmiyorum bende dayanamadım sunni yaragı çıkarıp benimkini soktum aman allahım karımın amı acayip bir şey olmuş genişlemiş lakin çok tatlı bir boşluk o yediğinin şeklinde kalmış bir amcık dayanamadım içine nasıl boşalıyorum bu nasıl bir haz nasıl bir zevk anlatılmaz üzerinden zor kalktım yanına uzanınca karım ver bakayım şunu dedi ben uzatınca şaşırdı oha bununlanmı siktin beni ya bu ne hayatım içimden bu geçti onun için bunu aldım kızdınmı dedim yok kızmadım ama bundan sonra benim kocam bu olur ona göre ben sana söyledim dedi elinede yakıştı dedim gülerek… devamı olacak bu maceranın sevgili …XHAMSTER… okuyucuları !!!!!

bursa escort
istanbul escort
çanakkale escort adana escort mersin escort emek escort bursa escort bursa escort bursa escort canlı bahis illegal bahis illegal bahis kaçak bahis sakarya escort sakarya escort bayan adapazarı escort